İnsan kendini nasıl tanır?

insan kendini nasıl tanır

İnsanın kendini tanıması, kendini bulması ve daha sonra kendini bulması anlamına gelir. Kendinizi tanımayı başladığınız zaman, hayatınız boyunca atıp atabileceğiniz en ihtişamlı adımlardan birini atmış olursunuz. Kendi kendinize yetmeye başlayabilirsiniz. Kendi işlerinizi daha kolay halledebilirsiniz. İnsanın kendini tanıması zordur ama bu yolda ortaya koyacağınız çaba kesinlikle kayda değerdir.

Kendini tanımak isteyen ama bunu bir türlü başaramayan biri misiniz? Endişelenmeyin. Bu yazıyı okumayı bitirdikten sonra bu yolda neler yapabileceğinizi öğrenebileceksiniz. Size basit adımlarla kendinizi tanıma konusunda neler yapabileceğinizi anlatacağım. Bu konuda başarılı olup olamayacağımı elbette bilemem ama daha önce “değişim” ve “gelişim” üzerine yazmış olduğum iki yazının ilgi çekici bulunduğunu söylersem sanırım biraz olsun içinizde okuma hissi uyandırmayı başarabilirim.

İnsan Kendini Nasıl Tanır?

İnsan kendini nasıl tanır sorusunu birkaç ana başlıkta ele alacağım. Bu ana başlıkların içerisinde size yardımcı olabilecek çeşitli alt başlıklar yer alacaktır. Eğer işinize yaramayacağını düşündüğünüz başlıklar olursa okumadan geçmeyi düşünebilirsiniz. Ancak emin olun birkaç dakikanızı ayırarak edineceğiniz bilgiler kendinizi tanıma konusunda size fazlasıyla yardımcı olabilir.

Okuma Önerisi:  Kendini değiştirmek için 7 soru ve 10 pratik uygulama

Karşınıza çıkacak ilk başlık daha bilinçli olma” konusunda size yardımcı olabilecek pratik bilgilerden oluşacaktır. İkinci ana başlıkta “kendi dünyanızın derinliklerine inerek” kendinizi keşfetmeyi ve kazanmayı başarabileceksiniz. Üçüncü ana başlık “bakış açınızı değiştirme ve iyileştirme” odaklı bilgilerden oluşmaktadır. Son ana başlıkta ise “iyi ile yararlı olanı yakalama ve bu konuda ısrarcı olma” merkezli ipuçları yer almaktadır.

Yazının sonuna geldiğinizde kendinizi tanımaya başlayabilecek ve kendiniz için neyin iyi olduğuna daha iyi karar verebileceksiniz. İnsanın kendini tanıması gerçekten zordur. Dürüstlük, çaba, vakit, süreklilik ve vakit gerektirir. Bunların hepsi bir insan için en değerli nitelikler arasındadır. Kendinizi tanımaya hazırsanız okumaya devam edebilirsiniz.

Okuma Önerisi:  Kendini geliştirmek için 8 yol ve 21 pratik uygulama

1. Bilinçlenme Aşaması

Bilinçlenme aşaması kendinizi daha iyi tanımanız için atmanız gereken ilk adımdır. Bu adım gayet basit ve anlaşılırdır. Yapmanız gereken kendinize yol göstermektir. Kendinizi daha iyi tanımak istiyorsanız atabileceğiniz daha farklı adımlar olabilir ama en iyisi bilinçlenme aşamasıyla başlamaktır.

Bugüne kadar yerine getirdiğiniz tüm hedeflerinizi aklınıza getirin ve bu hedefleri bir yere not edin. Ardından belirlemiş olduğunuz hedefleri not edin. Hedeflerinizi tam olarak ortaya koyduktan sonra hayatınızda yaşanmış olan son olayları düşünmeye başlayın. Bu olaylardan sizi en çok etkileyen ve davranışlarınızı şekillendiren olaylar neler ise bunları da not edin. Örnek için aşağıya göz atabilirsiniz.

  • Blog sahibi olmak gerçekleştirdiğim bir hedeftir.
  • Kitaplar, okuma, tarih ve kişisel gelişim üzerine kaliteli bir blog sahibi olmak gerçekleştirmek istediğim bir hedeftir.
  • Popüler bir oyun sitesinin alınan yanlış kararlar ile uçuruma yuvarlanması yakın zamanda yaşadığım ve blog yazarlığı üzerine takip ettiğim stratejileri değiştiren bir olaydır.

Not etmeniz gerekenleri bir kenara yazdıysanız şimdi en başından itibaren okumaya başlayın. Okurken mutlaka bir şeylerin farkına varacaksanız. Evet, hedefleriniz ve elde ettikleriniz dahil olmak üzere hayatta yaşanan her şey geleceğinizi, düşüncelerinizi ve davranışlarınızı etkilemektedir. Not ettiğiniz her şey aslında sizi oluşturan etkenlerdir.

Bilinçlenme aşaması sorunları ve durumları netleştirme aşamasıdır. Yaşadığınız olaylar sizin bir daha o yönde bir atılım yapmanıza engel olup kendinizden tam verim alabilmenize engel olabilir. Örneğin, yeni bir oyun sitesi kurup yola devam etmek bu blog adresini güncel tutmaktan daha basit olsa bile aynı sonuçla karşılaşmaktan çekindiğim için bu gerçekleştirmeyi düşünmüyorum.

Geçmişinizi netleştirmeniz için biraz vaktiniz olacaktır. Bu netleştirme gayretiniz sonuç verecek ve ufak bir şey olarak gözüken ama gerçekte sizi etkileyen olayları tespit edebilmenizi sağlayacaktır. Olumsuz olaylar konusunda ise onların sonuçlarına değil onlardan ne öğrendiğinize odaklanmanız gerekir. Herkes geçmişinde olumsuz bir takım olaylar yaşamış olabilir, bunları tamamen görmezden gelmek veya bunlara tamamen takılı kalmak size yardımcı olmayacaktır. Yapmanız gereken olumlu ve olumsuz tüm yaşadıklarınızdan ders çıkartmaktır.

2. Diğerlerinin düşüncesinden uzaklaşın

Bilinçlenme aşamasının ikinci evresinde ise kendinizi diğerlerinin düşüncelerinden uzaklaştırmalısınız. İnsanların büyük bir kısmı benzer yapıda hayata sahiptir. Okulu bitirmek, iş bulmak, evlenmek, çocuk sahibi olmak, torun sahibi olmak şeklinde devam eden bu yapı her bir kimse tarafından her bireye tavsiye edilir. Bu tavsiyeyi alan herkes hemen yapıya ayak uydurmaya çalışarak kendisini topluma kabul ettirmeye çalışır. Sonucunda ise toplumun/çevrenin istediği şekilde bir birey olabilirsiniz fakat kendiniz olamayabilirsiniz.

  • Çevrenizdeki insanların size ne söylediği değil sizin kendinizi nasıl hissettiğiniz önemlidir. Okulu bitirdikten sonra iş bulmuş olabilirsiniz ama bu sizin hemen evlenmeniz gerektiği anlamına gelmez. Bunu yapmadığınız sürece çevrenizdeki insanların üzerinizdeki baskısı artış gösterebilir. Onlara göre “istenmeyen”, “başarısız” ve “aykırı” bir birey olabilirsiniz. Önemli olan kendinizi nasıl hissettiğinizdir.
  • Başkalarının düşüncesine saygı duymanız gayet doğaldır. Fakat onların istediği gibi hareket etmek zorunda değilsiniz. Çevrenizdeki insanların size söylediklerine geçerli nedenlerle karşı çıkabiliyorsanız bu durumda onlardan farklı hareket edebilecek bir bireysiniz demektir. Bu size daha fazla şey öğrenme olanağı ve hedeflerinizi yakalama fırsatı sunar.

Kendinize güvenmeye ve inanmaya başlayın. Başkalarının size söylediklerine göre hareket ediyorsanız sorun bellidir. Sizin kendinize saygınız yok demektir. Önce bu sorunu ortadan kaldırmalısınız. Kendinize ve kendi hislerinize inanmanız gerekmektedir. Her şey zaman içerisinde yaşanacağı için biraz sabırlı olmanız gerekmektedir.

  • Geçmişten bugüne kadar getirdiğiniz sorunlarınıza artık veda etme zamanı gelmiş demektir. Bunu gerçekleştirmek kolay olmayacaktır ama yaptıktan sonra kendinize olan güveniniz artacaktır.
  • Yanlış bile olsa kendi düşüncelerinize ve düşünme biçiminize inanmalısınız. Herkesin hata yapabileceğini kabul ederek hareket etmelisiniz. Hayatta sorumluluk almaya başlamalısınız.
  • Plan yaparken detayları atlamadan ilerlemeli ve plan yaptığınız konuyu geniş bir biçimde ele almalısınız.

3. Hayatınızda beyaz bir sayfa açın

Bilinçlenme aşamasında son adıma geçmeden önce kendinize en büyük iyiliği yapın ve hayatınızda beyaz bir sayfa açın. Bu beyaz sayfanın kolayca karalanmasına izin vermeyin. Kötü alışkanlıklarınızdan vazgeçin.

  • Sigara, alkol, aşırı yemek yeme gibi alışkanlıklarınız varsa bunları bırakın. Alışkanlıklar insanın yaşayış şeklini belirlemektedir. Bu nedenle daha faydalı alışkanlıklar edinmeye çalışın.
  • Bazı bireyler için alışkanlıkları düzenlemek, kötü alışkanlıklardan kurtulup iyi alışkanlıklar edinmek zorlayıcı olabilir. Bunun için profesyonel destek almayı düşünebilirsiniz. Unutmayın, her şey kendinizi tanıyabilmeniz ve gerçek potansiyelinizi ortaya çıkarabilmek içindir.

Bilinçlenme aşamasının son adımında ise artık kendinize çeki düzen vermelisiniz. Yapmanız gereken güne erken başlayıp günü doğru vakitte bitirmek, bahanelere sığınmadan gün içerisinde yapmanız gerekenleri yapmaktır. Hayatınızı bir düzene oturttuğunuz zaman hedeflerinizi gerçekleştirme, kendinizi tanıyıp geliştirme konusunda daha fazla şansa sahip olabilirsiniz.

4. Kazanma Aşaması

Bilinçlenme aşamasından başarılı bir biçimde geçtiyseniz artık kendinizi tanımaya çok yakın olabilirsiniz. Hatta kendinizi tanımayı başarmış bile olabilirsiniz. Fakat kendinizi tanıdıktan sonra her şeyin bittiğini düşünmemelisiniz. Yeni hedefiniz kazanma aşamasına geçiştir. Kendinize değer katmalısınız.

Kazanma aşamasının ilk adımı gün içerisinde belirli süreyle tek başınıza kalmak ve düşünmektir. Yürüyüşe çıkıp hem spor yapıp hem de kendinize düşünme alanı oluşturabilirsiniz. Yapmanız gereken bellidir. Her zaman duyduğunuz seslerden, gürültülerden ve etkilerden uzak durmalısınız. Uzak durduğunuz bu süre zarfında ise planlarınızı yapmalısınız.

  • Her insanın yalnız kalmaya ihtiyacı vardır. İçine kapanık bir insansanız bu size oldukça doğal gelecektir çünkü gün içerisinde belirli bir zamanınızı zaten kendinizle geçirirsiniz. Bunu tümüyle yalnızlık olarak nitelendirmek doğru olmayacaktır. Belirli bir süre tek başınıza kalmanız düşünme ve yaratıcılığınızı konuşturmak için iyi bir fırsattır. Kalabalığın ve seslerin içerisinde odaklanmanız o kadar kolay olmayacaktır.

Bir şeyin güzel olduğunu düşünüyorsanız ve size olumlu katkıları olacaksa, başkaları ne düşünürse düşünsün bu şeyi gerçekleştirmelisiniz. Karşınıza çıkacak bu durum en fazla keyif aldığınız şey olacak ve hayatınızı büyük ölçüde etkileyerek sizde itici bir etken olarak görev alacaktır. Örneğin yazı yazmaktan hoşlanıyorsanız tüm vaktinizi buna ayırabilir ve kendinizi daha iyi yazmaya teşvik edebilirsiniz. Hayatınız artık yazmaktan ve yazarak kendinizi mutlu edip başkalarına değer kazandırmakla devam edecektir.

  • Burada yazı yazma örneğini verdim ama sizi memnun eden etkinlikler çok daha farklı şeyler olabilir. Sizi memnun edecek ve hayatınıza olumlu katkı sunacak herhangi bir şeyi tutkuyla gerçekleştirmeye çalışabilirsiniz. Seçeceğiniz bu etkinliğin/faaliyetin hayatınıza etki edeceğini unutmayın.

5. Destekleyici birilerini bulun

Kazanma aşamasında işinizi en çok kolaylaştıracak şey size destek olabilecek birilerini bulabilmektir. Bu profesyonel bir yardım (psikolog, yaşam koçu veya akıl hocası vb.) olabileceği gibi sizi yakından tanıyan bir kişi (iyi bir dost vb.) olabilir. Sürekli olarak danışabileceğiniz ve hatalar yaptığınızda size destek olup doğruyu gösterebilecek kişiler kendinizi tanıdıktan sonra kazanma aşamasında fazlasıyla size katkı sağlayacaktır.

  • Destek unsuru kişisel gelişimin en önemli katkı araçlarından birisidir. Pek çok insan takip ettiğiniz yolun ne olduğunu bilemeyecek durumda olsa bile akıl hocası veya danışman olarak nitelendirdiğiniz kişiler size bu konuda yeteri kadar destek olabilecektir.

Gerçek anlamda hayatınızın bir kazanının olmasını istiyorsanız sizi mutlu edecek bir iş sahibi olmalısınız. Bir işte çalışıyorsanız ama yeteri kadar mutlu veya memnun değilseniz o işi bırakmayı düşünebilirsiniz. Elbette hayat planınızı bu tür kararlara uygun şekilde ayarlamalısınız. Bir işi bırakıp mutlu olacağınız başka bir işe geçiş yapmak aradığınız fırsat olabilir ama bunu ekonomik durumunuzu zora sokarak gerçekleştirmekten kaçınmalısınız.

  • Kendinize zaman ayırın. Neleri yapmayı sevdiğinizi ve neleri sevmediğinizi ortaya koyun. Aklınıza gelen fikirleri daima not edin. Kendinize ayırdığınız süre dışında sizi en çok memnun edecek işin ne olduğuna karar verin ve kariyerinizi bu yöne doğru yönlendirin.
  • Gerçekten kendinizi memnun ve mutlu ederek bir işte çalışmak istiyorsanız ekonomik koşulları göz önünde bulundurmak durumundasınız. Kariyer tercihinize en uygun iş daha fazla çalışmanızı ve daha az kazanmanızı sağlayabilir veya daha fazla çalışıp aynı zamanda daha fazla kazanmanız anlamına gelebilir. Bunlara tür durumlara hazırlıklı olmalısınız.

Bilinçlenme aşamasının ardından kazanma aşamasına geçiş yaptıktan sonra artık yavaş yavaş kendinizi daha yakından tanımış, hayatınızı anlamış ve kariyer hedeflerinizi detaylı bir biçimde belirlemiş olmalısınız. Bir sonraki aşama bakış açınızı değiştirip gelişiminize ve ilerlemenize engel olacak etkenlerden kurtulmayı kapsamaktadır.

6. Bakış açısını değiştirme aşaması

Bakış açınızı değiştirmek sandığınız kadar kolay olmayabilir. Gerçekten uzun süre kendinizle dahi mücadele etmeniz gerekebilir. Fakat verdiğiniz mücadele sizi sonucunda doğru noktaya ulaştıracaktır. Hayatınızda yer alan her insanı sevmek ve onunla mutlaka yakın ilişki kurmak zorunda değilsiniz. Bunun farkında olup gerekli adımları atmalı ve size hiçbir değer katmadığı halde çok sevdiğiniz insanlarla aranıza mesafe koymayı başarmalısınız.

  • Bir insan alışkanlıklarını değiştirmeye başladığında karşıdaki kişiler bu durumdan pek hoşnut olmayabilirler. Kıskançlık ve çekince gibi hisler devreye girer. Kendinizi geliştirmiş olmanız ilişkilerinizde değişimler yaşamanız anlamına gelecektir. Karşınızdaki kişi bunun farkında olacağından ve size yetişmekte zorlanabileceğinden dolayı çekincelere sahip olabilir. Bu tür durumları anlayışla karşılamalısınız ve karşınızdaki insanlara bir fırsat tanıyarak bir süre size ayak uydurmalarını sağlamalısınız. Size ayak uydurmayı başaramıyorlarsa aranıza mesafe koymalı ve artık bu insanlarla yakın ilişki kurmamaya çalışmalısınız. Her ne kadar üzücü olsa bile sizin için en doğru karar bu olacaktır.

Bakış açınızı değiştirmek sadece ilişkilerinizi gözden geçirmekle alakalı değildir. Aynı zamanda mevcut ve yeni unsurlara olan bakış açınızı değiştirmelisiniz. Olumsuz düşünmekten mutlaka uzak durmalısınız. Olumsuzluk en büyük düşmanlarınızdan birisidir. Bunun temelinde iki farklı neden bulunmaktadır. Olumsuz düşündüğünüz zaman sizi mutlu edecek birçok şeyi kendinizden uzaklaştırmış olabilirsiniz. Benzer şekilde, olumsuz düşünceleriniz yoğunsa yeni şeyler öğrenmekten kaçınırsınız ve bu sizi daha mutlu olacağınız fırsatlarla tanışmaktan alıkoyar.

  • Düzenli olarak veya periyodik olarak bir şekilde yeni şeyler denemeye çalışın. Bu yeni şeylere karşı göstereceğiniz reaksiyonu takip edin. Yeni şeyleri denerken kendi güvenli alanınızın dışına çıkarsınız ve bu sayede potansiyelinizi, neleri yapabileceğinizi veya yapamayacağınızı daha net bir biçimde öğrenmiş olursunuz.

7. Kendinizi sorgulayın

Bakış açınızı değiştirmek için en etkili adım kendinizi sorgulamaktır. Kendinizi sorgulayın, zor ama etkileyici sorular sormaya çalışın. Sorulara vereceğiniz cevapları bir kenara not edin. Aynı soruyla tekrar karşılaştığınızda yeni cevaplar üretmek veya aynı cevabı yeniden vermek durumunda kalmaktan kurtulabilirsiniz.

  • Ekonomik sıkıntılarınız olmasa veya ekonomik olarak çok iyi durumda olsanız ne yapmak istersiniz? Bu soru aslında ne yapmak ve ne olmak istediğinizi size gösterir. Dünyayı gezmek, yazmaya devam etmek veya hangi işle uğraşıyorsanız onu yapmaya devam etmek gibi cevaplar verebilirsiniz. Sizin ruhunuz yapmak istediğiniz faaliyetle özdeşleşmiş demektir.
  • Geriye doğru baktığınızda nelerden pişmanlık duyardınız? Pişmanlık duyacağınız şeyler maddi veya manevi olarak nasıl ayırt edilebilir? Ağırlıklı olarak maddi olaylardan ötürü mü pişmanlık duyuyorsunuz yoksa manevi olaylardan mı? Hayattan beklentilerinizi ortaya çıkarabilecek bu soruyu cevaplamakta oldukça zorlanabilirsiniz.
  • Kendinizi tanımlamak için hangi sıfatları kullanırdınız? Maceracı, atılgan, girişimci, dürüst gibi olumlu sıfatların yanına hangi olumsuz sıfatları iliştirmeyi düşünürdünüz? Eğer bu soruya cevap verirken tamamen olumlu sıfatlar kullanma yoluna giderseniz “olmak istediğiniz kişiyi” ortaya koymuş olursunuz. Her insanın olumlu ve olumsuz yanları olacaktır. Soruyu cevaplarken olumsuz yanlarınızı gizlemeye çalışmayın. Çünkü bu kendinizi kandırmaktan başka bir işe yaramayacaktır.

Bakış açısını değiştirme aşamasının son kısmına geldik. Artık bahanelere yer vermeden kendinizi tam anlamıyla tanımış olmalısınız. Yukarıdaki sorular sabit sorular olmaya devam edeceklerdir. Ne zaman kendinize bu soruları sorsanız benzer ve birbirine yakın cevaplar sunarsınız. Kim olduğunuzu sorgulamayı ise hayatınız boyunca gerçekleştirerek doğru yolda ilerlediğiniz konusunda emin olmalısınız. Çekinmeyin, kendinizi sorgulayın ve kim olduğunuzu asla unutmayın.

8. Yola Çıkma Aşaması

Artık kendinizi tanıyorsunuz. Bu size yola çıkma konusunda yeterli bir neden sunmaktadır. Yola çıkıp yapmak istediklerinizi yapmaya başlamalısınız. Gezmek istiyorsanız gezmelisiniz, çalışmak istiyorsanız çalışmalısınız, değişim gerekliyse değişimi gerçekleştirmelisiniz. Sonuç olarak neyi yapmak istiyorsanız size katkı sağladığı müddetçe onu yapmalısınız.

  • Yola çıktığınızda karşınıza gelecek bazı basit bahaneler olacaktır. Zamanım yok, param yok, ailem izin vermiyor şeklinde sıralanıp gidecek bu bahanelerin hepsi birer engeldir. Zamanınız yoksa kendinize zaman oluşturmalısınız. Paranız yoksa para kazanmaya başlamalısınız. Aileniz izin vermiyorsa bir şekilde onları mutlu ve memnun edeceğinizi dile getirip izin almaya çalışmalısınız. Önünüze her zaman bir takım engeller çıkacaktır. Bunları aşmak için çaba göstermeniz gerekir.

Bahanelere sığınmak oldukça kolaydır. Bahanelerden uzak durmaya çalışmalısınız ve onları aşmak için mücadele etmelisiniz. Bahaneleri ortadan kaldırdıktan sonra yola çıkabilirsiniz. Fakat yola çıktığınızda her yolun açık olduğunu düşünmemelisiniz. Mutlaka çıkmaz sokaklarla veya sizi aynı yere yeniden getirecek yollarla karşılaşacaksınız. Bunun için hazırlıklı olmalısınız.

  • Kendinizi tanıma yolculuğu basit değildir. Zorluklarla karşılaşmanız normaldir. Her zorluk size yeni bir tecrübe kazandırır. Her kazandığınız tecrübe ise yeni fırsatları beraberinde getirebilir. Gerçek potansiyelinizi ortaya koyduğunuz zaman insanlar size daha fazla saygı gösterecektir. Sizi daha fazla takdir edeceklerdir. Takdire ve saygıya ihtiyacınız olmasa bile bunların hepsi doğru yolda olduğunuzun işaretidir.

Yolculuk esnasında tek başınıza olduğunuzu asla düşünmeyin. Tek başınıza olduğunuz zamanlar olacaktır ama siz bu dünyada yaşıyorsanız neden yaşadığınızın bilincinde olmalısınız. Kendinizi tanımaya çalışırken veya kendinizi tanıdıktan sonra mutlaka etrafınızdaki insanlara bir değer katmalısınız. Topluma faydalı bir birey olmaya çalışmalı, başarılarınızı bencillik yapıp kendinize saklamamalı ve yakın çevrenizdeki kişilerle paylaşmalısınız.

Okuma Önerisi:  Kendinizi tanımanıza destek olacak 10 etkileyici kitap

Umut ediyorum bu yazı kendinizi tanıma konusunda size destek olmuştur. Yazımı okuduğunuz için teşekkürler. Buradaki bilgilerin her birisini kendinize yardımcı bilgiler olarak değerlendirmeye çalışmalısınız. Eğer kendinizi tanıma konusunda daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız aşağıdaki kitap listesinden faydalanabilirsiniz.

Kaan Karadeniz

İstanbul Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi bölümünden mezunum. Yazı yazmayı ve araştırma yapmayı seviyorum. Psikolog, terapist veya yaşam koçu değilim. Hedefim insanların hayatlarına değer katabilecek bilgileri insanlarla buluşturmaktır.

You may also like...

88 Responses

  1. halil can dedi ki:

    En büyük sıkıntım başarısız olduğumu düşünmem.Hukuk fakültesi öğrencisiyim ve ilk iki senemi okula gitmeden çalışmadan gezerek geçirdim.Bundan çok pişmanlık duydum.3 senemde çalıştım ama başarılı olamadım 4 dersimi veremedim.Ama bu çalışma sisteminin yanlış ve kendim için değil ailem ve diğer laf söyleyen insanlar için olduğunu fark ettim.Yeni bir sayfa açıp kendim için ders çalışıp doğru ders çalışma yolunu bulmak istiyorum.Ve çok boş geçirdiğim günlerimi bir avukatın yanında staj yaparak doldurmak istiyorum.Ama başlangıç yaparken çok zorlanıyorum.Her şey gözümde büyüyor ve gene başarısız olursam korkusunu yaşıyorum.Bu yazının ciddi anlamda faydası oldu ama hala bu korkuları duyacağım lafları düşünüyorum.

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Çok fazla başınızı ağrıtmadan çözümü söyleyeceğim. Korkular insanın pusulasıdır. Onları takip ederseniz başarılı olabilirsiniz. Korkularınızın üzerine gidin ama onları bir düşman olarak değil bir dost olarak görün. Onlarla yaşamaya çalışın. Her şey sizin için çok daha kolay olacaktır. Başlangıcı yapın, ders çalışın ama dersleri belirli zaman sürelerine ayırmayı deneyin. Mesela, günde 1 saat ders çalışın ama o aralıkta hiçbir şeyle ilgilenmeyin. Ardından bu süreyi belirli bir zaman sonra 1.5 saate çıkartın.

      Daha fazlasını yapmanız gerekiyorsa daha fazlasını yapın ama kendinizi baskı altında tutmak yerine kendinizi rahatlatmaya çalışmalısınız. Tek yapmanız gereken korkuları beraberinizde getirerek işinizi kolaylaştırmaktır. Onları uzakta tutmaya çalışırsanız onların esiri olursunuz.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  2. Hediye dedi ki:

    Merhaba yazınızı okudum gerçekten başarılı bir yazı. Ben tyt yks öğrencisiyim. Sorunum şu ki kendimi tanımaya vakit ayıramadıgım için belli bir hedefim yok yok demiyim belirsiz. birseyler basarmak istiyorum ama olmuyor yapamiyorum cumku dedigim gibi kendimi tam olarak tanimadigim icin hedefim belirsiz sanki var ama ne oldugu belli degil. Bu bana artik cok engel olmaya basladi cabaliyorum ama umutsuz ve mutsuzum bunun tek nedeni kendimi tanimamam . yazinizda sunu farkettim size destek olacak bir insan olsun diye benim yolumu duzeltecek bak yanlis yoldasin bu ypldan git diyen yok. Herkes ne yapmamamiz gerektigini soyluyor ama yapmamiz gerekenleri soylemiyorsinava kalmis 4-5 ay benim bunlari soylemem ne kadar komik dimi .daha da yazardim o derece dolu ve üzgünüm. Umarim anlatabilmisimdir. Bana yardimci olursaniz cok sevinirim…

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Değerli görüşleriniz için teşekkür ederim. Buradaki ikilemin sebebi zamana karşı yarışıyor olmaktan kaynaklanmaktadır. Daha basit bir ifadeyle stres altında ne yapacağınızı tam olarak bilmiyorsunuz. Kendinizi tanımak hissediyorsanız her şeyi “söz” ile bırakmamalısınız. Bunları bir yere yazmalısınız. Hedefleriniz varsa hedeflerinizi de yazmalı ve onları tek tek değerlendirmelisiniz. Hangi hedefin sizin için ideal olduğuna karar vermelisiniz. Yakınınızda size yardımcı olabilecek birileri yoksa bunu kendi başınıza da yapabilirsiniz. Bunu çok fazla düşünmemelisiniz.

      Yapmanız gereken tek şey her şeye adım adım yaklaşmak. Hedef, gelişim, tanıma, ilerleme, doğrulama veya düzenleme gibi konulardan hangisini yapıyorsanız yapın ilk işiniz bunları detaylıca düşünmek için onları bir yere yazmaktır. Hepsini aynı anda değil hepsini tek tek inceleyerek sizin için, hayatınız için en önemli olanların neler olduğuna karar verebilirsiniz.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  3. irem dedi ki:

    ben hiç bişey anlamadım lütfen kendinizi güncelleyin ve insanların gözüne girmeye çalışmaktan vazgeçin yoksa çok şeyler kaybedersiniz

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Değerli eleştiriniz için teşekkür ederim. Bu yazıya yapılmış onlarca yorum var ve bunlardan “hiçbir şey anlamadığını” söyleyen tek kişi sizsiniz. Bu konuda benim yapabileceğim bir şey yok maalesef. Yazı içeriği güncel olduğu gibi örneklendirme yoluyla tüm adımları doğru bir biçimde açıklamaya çalıştım. İnsanların gözüne girmek gibi bir hedefe sahip değilim. Tek hedefim çok az bile olsa insanlara yardımcı olabilmektir.

      Sormak istediğiniz ekstra bir şey olursa çekinmeden sorabilirsiniz. Hayatınızda başarılar dilerim.

  4. kübra dedi ki:

    Merhabalar yazınızı okudum gerçekten güzel ve etkileyici. Bu adımların çoğunu attım şimdi ye kadar fakat attığım gerbadim hep yarım kalmış onu farkettim su andada bende eksik olan oturmayan bir şeyler olduğunu hissediyorum yardımcı olmanızı rica ediyorum.

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Memnuniyetle yardımcı olmaya çalışırım ama benden tam olarak ne istediğinizi anlamış değilim. Biraz daha açıklayıcı olabilir misiniz?

      • kübra dedi ki:

        Bir karmaşa içinde gibi hissediyorum kendimi sürekli kararsız kalıyorum neredeyse her konuda bana uygun olanın ne olduğuna veya neyi secmem gerektiğine… Duygularimi ifade etmekte zorlanıyorum mesela bir konuda bir şey hissediyorum ama bunu anlatmaya bi cümle bi kelime bulamıyorum aynı şeyi hisseden ve bunu tanimalayan biri olduğunda hah bende aynen böyle hissettim ama ben neden bunu tanimlayamadim diyorum kendimi eksik hissediyorum özellikle özgüven konusunda

        • Kaan Karadeniz dedi ki:

          Merhaba,

          Öncelikle cevap verdiğiniz için teşekkürler. Sürekli kararsız kalmanızın asıl sebebi alacağınız kararın yanlış olma ihtimalinin bulunmasıdır. Diğer bir ifadeyle, aldığınız kararın kesinlikle doğru olduğunu bilirseniz kararsız kalmazsınız. Sizi zorlayan kısım burasıdır. Ancak, kararsızlığı her zaman kötü bir şey olarak görmemek lazım. Kararsızlık aceleyle verilecek hatalı kararların önüne geçebilen bir durumdur. Tabi keyifli bir şey değildir çünkü genellikle baş ağrıtır.

          Kararsız bir insan olduğunuzu bilmeniz güzel bir şey ama bunu değiştirebileceğinizi de bilmeniz gerekir. Kararlı olabilmek bir tür kabiliyettir. Her nasıl zaman içerisinde yemek yemeyi, çatal veya kaşık tutmayı öğrenmişsek kararlı olabilmeyi de bu şekilde öğrenebilme şansımız vardır. İlk olarak “kararın yanlış olabilmesi” korkusundan uzaklaşmaya çalışmalısınız. Bir karar alacaksanız o kararı alın, doğru veya yanlış düşünmeden o kararı uygulamaya koyun. Bu konuda zorlanıyorsanız eğer bir karar listesi oluşturun, daha sonra listeyi analiz ederek hangisinin sizin için doğru karar olduğunu saptamaya çalışın. Son olarak, en önemlisi elbette kendinize güvenin ve kendinize inanın.

          Kendinize güveniniz çok düşük ise aşağıdaki yazımdan faydalanmanızı öneririm. Hayat boyu başarılar dilerim.

          https://www.grisayfalar.com/ozguven-nasil-kazanilir-gelistirilir/

          • kübra dedi ki:

            Merhaba,
            Cevabınız için teşekkür ediyorum. Söyledikleriniz benim için gerçekten iç ferahlatıcı oldu bundan sonra söylediklerini uygulayacagim. Tavsiye ettiginiz yazı içinde ayrıca teşekkürler.

          • Kaan Karadeniz dedi ki:

            Merhaba,

            Asıl ben teşekkür ederim. Umarım hedefleriniz konusunda başarılı olabilirsiniz.

  5. su dedi ki:

    merhabalar yazınız beni çok etkilendirdi , fakat şöyle bir sıkıntı var hayata dair kararlar almak ve kendimi disipline etmek istiyorum , kalbime mi inanmalıyım yoksa beğnime mi bilemiyorum.içimden gelen hiçbirşey yok . Mutlu olmak için hayata dair kararlar vermeliyim . Ama kendimi nasıl buna ikna etmeliyim? kendimi yanlız bırakınca düşüncelerimde boğuluyorum…

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Öncelikle kafanızda yer alan karışıklığa bir son vermelisiniz. Hayata dair alacağınız kararlar önceliğiniz ise bu konuda kendinize vakit ayırmanız gerekir. Önceliğiniz daha farklıysa o zaman bu kararları ertelemek zorundasınız. Mutlu olmak hemen isteyince ulaşabileceğiniz bir durum değil. Hayatınızda yer alan onlarca hatta yüzlerce farklı etkenin bir araya gelip bir koalisyon oluşturduğu noktadır. Kalbinize inanmak ile zihninize inanmak arasındaki farklılık sizin kişiliğinizle ilgilidir. Bazı insanların kalplerinden geçenlerden daha doğru olanlardır ama bazı insanlar ise zihinlerindeki düşüncelerle daha doğru hareket ederler.

      Şimdi tüm bunları nasıl anlayabilirim diye soracak olabilirsiniz. Sorunuzun cevabı çok basit. Geçmişte karar almak zorunda kaldığınız anları hatırlayıp bir liste oluşturmalısınız. Bu listede kararları nasıl verdiğinizi not etmeli ve sonucunda elde ettiklerinizi yazmalısınız. Örneğin, okulla ilgili bir karar vermiş olabilirsiniz. Bu kararı kalbinizi dinleyerek verdiğinizi ama sonucunun olumsuz olduğunu düşünün. Bu durumda kalbinizi dinlemek sizin için doğru bir seçenek değil demektir. Listede size olumlu sonuçlar sunan hareket yöntemi hangisiyse onu tercih etmeniz gerekmektedir.

  6. Ahmet dedi ki:

    Selamun aleyküm on numara bi yazı bunu okuduktan sonra ikilemde kaldım kararsızlık sardı beni

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Nasıl bir ikilemde kaldınız? Size daha fazla nasıl yardımcı olabilirim? Bu sorulara cevap verirseniz hem yazıyı iyileştirebilme fırsatını elde edebilirim hem de size aradığınız cevapları bulabilme konusunda yol gösterebilirim.

  7. çilekeş dedi ki:

    Hayat şartları izin vermez ki insan kendisine zaman ayırsın kendisini düşünsün tanısın herkesi silsin

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Her insanın hayatındaki şartlar farklıdır. Bu şartları düşünmeden hareket edebilmek pek kolay değildir. Her ne bilgi ediniyorsanız edinin öncelikle kendi şartlarınızı düşünüp onları pratiğe dönüştürmeniz gerekmektedir. Burada verdiğim bilgiler, hayatın geri kalanında öğreneceğiniz bilgiler ve daha fazlası… Hepsi buna dahildir. Kendiniz için en iyi olanı yine en iyi siz bilirsiniz.

      Bir insanın hayatınızdan çıkması gerekiyorsa bunda tereddüt etmeden bunu başarmanız gerekir. Hayatın şartları çok zorlayıcı olabilir. Siz zaten hayatınızı bu şartlara göre şekillendirdiğiniz için bu zorlukları yaşarsınız. Öyleyse bir adım atmanız gerekiyorsa işe öncelikle şartları değiştirmekten başlamalısınız. Bol şans…

  8. Eylül dedi ki:

    Merhaba Kaan bey yazınızı okudum gerçekten çok güzel bizleri böyle bilgilendirdiğiniz için bu güzel düşüncelerinizle aydınlattığınız için çok teşekkür ederim.
    Bende kendimi çok basit ve değersiz biri olarak görüyorum malesef özellikle kendime güvenim hiç yok diyebilirim bunu aşmayı çok istiyorum ama bir türlü beceremiyorum. Her zaman kendimi eksik hissediyorum karşımdaki insanlar benden herzaman daha bilgiler ve ben her zaman onlardan daha düşük seviyededir diye düşüncelere kapılıyorum düşüncelerimi ifade etmekte zorlaniyorum konuşursam sanki insan ne saçma konuşuyorsun dilekler diye korkuyorum çünkü ailem genelde hep böyle davranıyordu bu da benim hiç kimse tarafından sevilmediğimi begenilmedigimi hissettiriyor fikirlerinize ihtiyacım var şimdiden çok teşekkürler kendimi anlatabilmişimdir umarim

  9. Şerife dedi ki:

    Merhaba kaan bey yazınızı büyük bir merakla okudum gerçekten çok faydalı oldu. Bu geçici biz gaza getirme yazısı değil gerçek anlamda bir bilinlendirme yazısı olmuş. Tebrik ederim.

  10. Esra dedi ki:

    Amacim basit insan hissetmemek kendimi tek duze yasamamak tek cabam bu bunun icin onerebileceginiz kitap dergi film veya düsüncelerinizi bana iletebilir misiniz rica etsem ??

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Kendinizi fark etmelisiniz. Sizin tek çıkış yolunuz bu. Belirli yeteneklere sahip olan ve birçok şeyi iyi yapabilen bir insan onun kadar kabiliyetli olmayan birisini basitlik olmakla suçlar. Siz kendinizi neden basit olmakla suçluyorsunuz? Neyi yapmak isteyip yapamadınız? Hayatta var olan şey her insana tanınmış olan belirli meziyetlerdir. Sizin kabiliyetleriniz farklıyken, benim kabiliyetlerim sizinkiyle aynı olabilir veya sizden çok daha farklı olabilir. Önemli olan bunları bilmek, bunların üzerinde durmak ve kendinizi bu şekilde yansıtmaktır. Bunu başarabilirseniz kafanızdaki basitlik düşüncesinden kurtulabilirsiniz.

      Monotonluk yani düz yaşamak ise tamamen farklı bir şey. Hayatına renk katmak için mandalina soyup televizyon karşısında dizi izlemekten bir gece ansızın evin terasında partiler vermeye doğru evrilmek aklınıza gelmemeli. Ufak şeylerden mutlu olmaya çaba gösterirseniz eğer düz yaşamaktan kurtulabilirsiniz. Bir yaprakta yolunu bulmaya çalışan uğur böceğine yol göstererek dahi hayatına renk katabilirsiniz. Sadece düşüncelerinizi, memnuniyet çıtanızı ve hayattan beklentilerinizi yeniden gözden geçirmelisiniz.

  11. Cihan dedi ki:

    Yazınız gerçekten çok güzel hiç sıkılmadan okudum,başarınızın devamını dilerim sn Kaan KARADENİZ

  12. Ayşenur dedi ki:

    Merhabalar. Blogunuzla yeni tanıştım.Öncelikle okuduğum her yazınız için çok teşekkür ederim, hepsi birbirinden güzel.Benim için yol gösterici oldunuz.Hayat iyiyi ve kötüyü bir arada barındırır ve maalesef ki çoğunlukla mutluluk denen şekerin hayalini kuran çocuklar misali önümüzdeki taşları görmeyiz.Takılıp düştüğümüzde beklentimiz, düşüncemiz bu olmadığı için oradan nasıl kalkacağımızı bilemeyiz kısacası yaşantımıza hayallerimize sadece tebessümü değil hüznü de serpiştirmek gerektiğini unutuyor ve bu yüzden derin yaralar alıyoruz.Ben de herkes gibi temelini mutluluk ile attığım hayallerim vardı ve hala da var.Yaşadıklarım ile hayatımın altı üstüne, doğru bildiğim yanlışa döndü.Bir defa düştüm yere ve kalkmak için çabaladıkça daha da gömüldüm karanlığa.Mutsuzluk bir bataklıktan farksızmış.Bataklığa düşen bir insana bilmeden el uzatıp oradan çıkmasına yardımcı oldunuz.Nasıl kurtulacağımı, ne yapacağımı, ilk adımın ne olduğunu gösterdiğiniz için size minnettarım.Sözü dolandırıp değerli zamanınızı çaldığım için sizden özür dilerim.Yardımınız için teşekkür ederim, hayatınızın en güzel renklerle süslenmiş bir bahçe gibi olması dileğiyle…İyi günler.

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Gerçekten ne diyeceğimi bilemiyorum… Bugüne kadar aldığım en iyi yorumlardan birisini yapmışsınız. Asıl ben size teşekkür ederim bana bu mutluluğu yaşattığınız için. Umarım hayatınız yoluna girer ve siz de aradığınız mutluluğa kavuşabilirsiniz.

  13. Hamza Erdoğan dedi ki:

    Güzel bir yazı olmuş tebrik ediyorum. Yapabileceklerinizin daha fazlasına odaklanmanızı tavsiye ederim.

  14. Gül dedi ki:

    Merhaba Kaan bey yazınızı ikinci kez okuyorum ve şimdiden çok teşekkür ediyorum. kendimi bulmak istiyorum artık. Son bir iki aydır hatalar yapıyorum ve bu hatalardan biri daha önce yaptığım ve bir daha yapmayacağım dediğim bir şeydi ve bu yüzden bu hatayı tekrar yapmamdan dolayı kendime olan saygımı zedeledim.iradesiz ve güçsüz hissediyorum. Bu durumdan kurtulmanın tek yolu olarak yalnız kalıp tekrar kendime olan saygımı kazanmanın irademe olan güvenimi kazanmanın yollarını düşünüp uygulamak olarak görüyorum. Yaptığım hatayı düzelttim sayılır ama bu sefer de başka bir insanı kırdım. Kendi ruhsal bunalımım ve dengesiz ruh halimde verdiğim bir karar yüzünden bir ilişkiye başlamaktı benim hatam. Duygularımdan emin olduğumu düşündüm ama değilmişim yalnızlığın verdiği boşlukla sadece kendimi kandırmışım bunu fark edip hatadan döndüm ama yine de böyle bir hata yüzünden saygım zedelendi kendime. Yazdıklarınızı uygulamaya koyuldum bile umarım işe yarar. Cevabınızı bekliyorum

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba Gül,

      Yazdıklarını okumaya başladıktan sonra yaptığın hatanın ne olduğunu az çok tahmin edebiliyordum. Bir ilişki uzmanı değilim ama bana kalırsa biraz nasıl denir acele etmişsin gibi görünüyor. Biraz kendine vakit ayır, zamanı iyi değerlendirmeye çalış ve yeni maceralara yelken açma. Kısacası suların durulmasını beklemeni öneririm. Zamanla ne istediğini ve istemediğini fark etmeye başlayacaksın, eğer kendini tanımaya çalışıyorsan bu cevapları bulabileceksin. Cevapları bulduktan sonra kendi yolunda daha kolay ilerleyebilirsin.

  15. Zeynep dedi ki:

    Merhaba kaan bey şuan kafam çok karışık ne yapmalıyım bilmiyorum üniversite sınavına çalışmam gerekiyor ama ben derslere kendimi veremiyorum sürekli bir düşünce içindeyim ve bu düşünceden uzaklasamıyorum derste sürekli aklıma geliyor bu durum beni artık çok rahatsız etmeye başladı ne yapmam gerekli ?

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba Zeynep,

      Öncelikle başarılar diliyorum. Umarım hak ettiğin yeri kazanabilirsin. Şu an yaşadığın problem çok doğal bir durum ve halk arasında buna sınav stresi denmektedir. Psikolojik olarak sınav geçene kadar seni etkilemeye devam edecektir. Genelde sen onu ne kadar düşünür ve önemsersen kendini daha fazla göstermektedir. Bu durumda kafanı dağıtman gerekmektedir. Evet, sınav önemli ve hayatını şekillendirecek bir niteliğe sahip olabilir. Ders çalışırken kendini rahat bırakmayı seçmezsen bu fırsatı elinin tersiyle itmiş olacaksın.

      Demek istediğim gayet açık. Sınavı düşünmeyi bir kenara bırakıp elinden geldiğince çalışmalısın. Çalışmadan sınavı kazanmanın bir yolu yok ve zaman senin için çok değerli. O halde ders çalışırken sınavı değil elde edeceğin bilgiyi düşünmen gerekir. Belki çok uzun süre kendi içine kapanıp ders çalışma fırsatını elde edemiyor olabilirsin ama ne kadar çalışırsan o kadar avantajlı duruma geçeceğini kabullenirsen bunu aşmayı başarabilirsin. Sınavı veya onun sonucunu düşünmeyi bir kenara bırakıp hazır olup olmadığını düşünmelisin. Eğer çalışırsan hazır olursun ve bunu yapabilecek tek kişi sensin. Korkularını bir kenara bırakıp sınavı yenmek zorundasın.

  16. büşra dedi ki:

    merhabalar yazınız benim için çok faydalı oldu.Teşekkür ediyorum öncelikle.Kendimi tanımaya çalışsam da kararsız olmam benim nereden, başlayacağım neleri değiştirmek istediklerim, konusuna çıkmaza girmeme sebep oluyor.Kararsızlıkla nasıl mücadele edebilirim sizce ?

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba Büşra, yorumun için teşekkür ederim. Bana iyi bir yazı konusu sunmuş oldun. Bu konuda enine boyuna biraz araştırma yapmaya başlayacağım. Şimdilik sana vereceğim bilgiler sınırlı olsa bile işine yarayabileceğini düşünüyorum.

      Kararsızlık aslında bir karardır. Önce bunu kabul etmelisin. Bir şeyleri yapma konusunda kendini biraz daha ikna etmen gerekir. Kararsız olmanı sağlayanların neler olduğunu senin hakkında çok fazla bir şey bilmeden söyleyemem. Fakat genel olarak insanları kararsızlığa iten düşündüğü şeyin yanlış olduğu fikri ve hata yapmaktan korkma hissiyatıdır. Bunlara sahip olduğunu düşünüyorsan öncelikle bunları ortadan kaldırmalısın. Bu problemleri aşabilmek için biraz zamana ihtiyacın olacaktır ama kararlı olmaya karar vermek ile işe başlayabilirsin. Hayatındaki öncelikleri tanımlayarak adımlarını ufak ufak atmaya başlamalısın. Yapmak istediklerin hakkında ne kadar fazla bilgi sahibi olursan karar verme konusunda o kadar az sıkıntı yaşarsın.

      Hayatında her şeyin dilediğin gibi olmasını dilerim. Yeni soruların olursa yorum yapabilir ve bunları bana ulaştırabilirsin.

  17. cihansnmz dedi ki:

    Merhabalar Kaan bey ben aslinda sizden oneri almak istiyorum cevaplarsaniz cok memnuniyet duyarim ben universiteye hazirlik donemindeyim ve bu hayatim boyunca cok az derslerle aram olmadi yani soyle diyim okulla ilgim zor oluyodu okumak icin okuyodum diyebiliriz. Simdi asil sorun su ki herkez deliler gibi ders vb calisiyo ama bana cok sacma geliyo ben ileride kendimin isletme konusunda basarili olucagima inaniyorum ailemin maddi durumu iyi diyebiliriz acaba bu yuzdenmi geliyor bu tembellik anlamiyorum ama maddi durum bana yansitilmiyorda yani oyle istedigim felan yapilmiyor orta halli ev gecimi saglaniyor gibi dusunun ben belkide bu sebebe guvenip nasil olsa is kurarlar gibisinden dusunup uni bile okumak dahi istemiyorum annem okumami istiyor iste sorun burda cikiyor mesela danistigim cogu kisi diyorum ki isletme ticaret kendi yerimi acicam ve burada calisicam herksz diyorki universite mezunlarina baska goz ile bakiliyor ve bu bana oldukca sacma geliyor hatta ogretmenlerin dedi gi sey su oyle bir bolume git diyolar ben ama ne test kitabi nede defter yuzu acan biriyim ama kendimi sadece okul yonunde basarili gormuyorum ne yapmaliyim ben okuyupda yine kendi kafama goremi davranmaliyim yoksa erken vazgecip bu okuma sureci icerisinde kendimi taniyip gelistirmelimiyim uzun kusuruma bakmayin 🙂

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba Cihan, yorumun için teşekkürler. Kafanın karışık olması gayet normal. Bu ikileme düşüyor olman aslında karar alma aşamasında olduğunun bir göstergesi. Ailenin maddi açıdan durumunun iyi olması seni biraz rahat davranmaya itiyor olabilir. Tabi bu bir olasılık, bu konuda en doğru kararı annen ve baban verebilir. Bir işletmeci olmak sana hayatını sürdürebilmek için gerekli maddi kazancı sağlayabilir. Peki, entelektüel bilgi, üniversite tecrübesi, eğitim-öğretimin en üst kademelerinden birisinde vakit geçirmiş olmak gibi bir dizi niteliği nasıl kazanmayı düşünüyorsun?

      Üniversite okumadan bunların hiçbirisine sahip olamazsın. Sana tavsiyem üniversiteyi iyi bir üniversitede okumaya çalışman. Bu iş kitaplarla, testlerle ilgili değil. Bu iş tamamen seninle ilgili. Artık üniversiteye girmek eskisinden çok daha kolay. Üniversite okumuş adama sadece eskiler farklı gözlerle bakarlar. Yeni kuşakta böyle bir durumun olduğunu söyleyebilmek çok kolay değildir.

      Toparlamak gerekirse mutlaka bir üniversite okumanı tavsiye ederim. En azından kazanmayı dene, sonra denemedim diyerek kafayı taşlara vurmak yerine denemiş olmanın rahatlığına sahip ol. Baştan savma bir şekilde hazırlanma. Sen elinden geleni yap gerisini sınav anındaki kendine bırak. Bu düşünceler bir süre daha seni meşgul edecektir. Üniversiteye gidene kadar işletmeci olma idealin varken üniversite bittikten sonra hedefini büyütmüş birisi olabilirsin.

      Hakkında hayırlısı neyse o olsun. Eğitim hayatında başarılar dilerim.

  18. Hilal dedi ki:

    Hissettigim ama kendime “şunu yapmalisin” diye birlestiremedigim kelimelerle yazmissiniz sanki…
    Okuyunca farkettim ki bende şu yok; motive edemiyorum kendimi, illaki bi davranis degisikligi meydana geliyor ve cevremi bu halime okadar alistirdim, potansiyelimi okadar azaltim ki gozlerinde..en ufak bi degisimime aldigim davranislardan kiriliyorum…onlarin tanidigi kisiyle asıl ben çok farkliyim..ikiyuzluluk olarak degil kisilik olarak..ya davranislarimdan farkli cikarimlar cikariyolar.ya da ben yanlis davraniyorum..kendimi tanimadan davranislarimi duzeltemem sanirim..tepkilerden korktugum icin sadece dusunuyorum harekete gecemiyorum..ve bu durum beynimi alt üst ediyor.
    Sıkıntım büyük ve ben kafamda hep ayni yere dönüyorum..
    İcimde kendimle olan sorunlarim yuzunden baska kimseye lafta edemiyorum..aşiri öz elestiri de zararli sanirim..
    Bilgilerinizi paylastiginiz icin tesekkur ederim..

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Yorumunuz için teşekkürler. Yazdıklarınızdan çok şey anladığımı söyleyemem çünkü yaşadıklarınızla bir orantı söz konusu olduğunu düşünüyorum. Beni yanlış anlamayın ama biraz karmaşık buldum. Bana göre bu karmaşıklık sadece gönderdiğiniz yorumda yok. Öncelikle bunun üstesinden gelmelisiniz. Düşüncelerinizi biraz daha sadeleştirmeli, kafanızı dağıtmaya çalışmalı ve tek bir şeye odaklanmalısınız.

      Davranışlarınız başkasına komik, anlamsız veya itici geliyor olabilir. Gösterdiğiniz davranış sizi memnun ediyor mu? Bunu bir hedef uğruna mı gerçekleştiriyorsunuz? Bu sorular önemli cevaplar taşır. Ayrıca doğallık bir insanın en özgün yönüdür.

  19. Eda dedi ki:

    Sayın Karadeniz ; blogunuzla yeni tanıştım okuduğum ikinci yazınıza yorum yapıyorum. Ne zaman kendimi tanıma yolculuğuna çıksam ya bahaneler üretiyorum ya da bahaneler üretiyorum yazınızı okudum notlar da aldım listemi de çıkardım belki büyük adam olamam ama umarım yazınız hayal kurmamda ve hayallerimi yaşamamda bana yardımcı olur…

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba, umarım hayallerinizi gerçekleştirebilirsiniz. Burada söylediklerimin büyük bir kısmının teoride kalacağını unutmamalısınız. Her şey yine sizde bitiyor olacak. Bu bilgiler size yol gösterecektir ama sizi bir yere kadar götürecektir. Sıkıntı yaşadığınız konular olursa yorum yapmanız yeterli. Size elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım. Fakat ben ne bir kişisel gelişim uzmanıyım ne de yaşam koçu. Sadece değerli bulduğum bilgileri okumak isteyen kişilerle paylaşan araştırmacı bir insanım. Size de araştırmayı ve elde etmek istediğiniz bilgiden daha fazlasını elde etmenizi öneririm.

  20. Bahadır dedi ki:

    Anlayamadığım bazı şeyleri nasıl anlayabileceğimi anladım.Kısacası teşekkürler.

Yorum yapıp katkı sağla...