İnsan kendini nasıl tanır?

insan kendini nasıl tanır

Kaan Karadeniz

28 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini "Bilgi ve Belge Yönetimi" bölümünde sürdürmekteyim. Psikolog veya terapist değil, araştırmacıyım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanlardanım.

48 Cevaplar

  1. PERİHAN dedi ki:

    Kaan Bey merhabalar. Kaleminize, emeğinize sağlık. Size birkaç sorum olacak. Erkek arkadaşım iş hayatına başladıktan sonra çok değişti, ilgisizliği. Ona bunu defalarca anlattım. Ve evet şuan değiştiğini kabul etti. Şu sıralar beni haketmediğini, mutlu edemediğini ve kendini tanıyamadığından yakınıyor. Ben şuan arkadaşım bunu yaşadığı için, daha doğrusu benim yüzümden yaşadığını düşündüğüm için üzülüyorum. Onun için ne yapabilirim. Bu bunalımı atlatması için bana vereceğiniz tavsiyeler inanın çok değerli. Şimdiden teşekkür ediyorum.

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Üzgünüm ancak çok komplike bir durum. Birçok varyasyon işin içerisine girdiği için çözümlemesi zor. Hem aşk gibi ikili ilişkiler benim için çok zor bir alan. Kendi deneyimim çok az. Bu nedenle çok fazla yardımcı olamayacağım. Erkek arkadaşınız kendisini işe kaptırdığı için bu durum olmuş olabilir. Belki dikkati başka yerdedir. Belki fiziksel ve zihinsel olarak artık kendisini size yakın hissetmiyordur. Belki hayat ona eskisi kadar ilgi çekici gelmiyordur. Daha pek çok şey sıralayabilirim ama doğru olanı saptamam çok zor. Hem ilişkinizin boyutunu bilmiyorum hem son derece tecrübesizim.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  2. Faruk dedi ki:

    geçen yıla göre insanların gözündeki dğerim azalmış hissediyorum ve başka insanların benim yerimi aldığını düşünüyorum bu yüzden saçma bi kısknaçlık oluştu bu şaçma düşüncelerden kurtulup kendimi iyi hissetmek istiyorum

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Bu şekilde bir hisse kapılmanızın temel nedeni geçmişle alakalı. Geçmişte biri veya birileri tarafından bu şekilde bir muameleye maruz kalmış olabilirsiniz. Zihninizde oluşan bu kalıbı yıkmayı başaramadığınız sürece bu şekilde hissetmeye devam edeceksiniz. Bu zinciri nasıl kırabilirim diye düşünüyorsanız net bir cevabı yoktur.

      Sebebi ise bu noktaya nasıl geldiğinizin bilinmesinin gerekli olmasıdır. Birisi sizin üzerinizde aşırı baskı kurup sizi bu kalıba sokmuş olabilir. Tümden bir depresyonun içerisinde olabilirsiniz. Hayatınızı bugüne kadar hep başkalarından onay alacak derecede şekillendirmiş olabilirsiniz.

      Bunu benim doğrudan anlamam pek mümkün değil. Neler yaşadığınızı bilmiyorum çünkü. En kısa zamanda profesyonel destek almak adına doktora veya terapiste gitmenizi öneririm.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  3. halil can dedi ki:

    En büyük sıkıntım başarısız olduğumu düşünmem.Hukuk fakültesi öğrencisiyim ve ilk iki senemi okula gitmeden çalışmadan gezerek geçirdim.Bundan çok pişmanlık duydum.3 senemde çalıştım ama başarılı olamadım 4 dersimi veremedim.Ama bu çalışma sisteminin yanlış ve kendim için değil ailem ve diğer laf söyleyen insanlar için olduğunu fark ettim.Yeni bir sayfa açıp kendim için ders çalışıp doğru ders çalışma yolunu bulmak istiyorum.Ve çok boş geçirdiğim günlerimi bir avukatın yanında staj yaparak doldurmak istiyorum.Ama başlangıç yaparken çok zorlanıyorum.Her şey gözümde büyüyor ve gene başarısız olursam korkusunu yaşıyorum.Bu yazının ciddi anlamda faydası oldu ama hala bu korkuları duyacağım lafları düşünüyorum.

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Çok fazla başınızı ağrıtmadan çözümü söyleyeceğim. Korkular insanın pusulasıdır. Onları takip ederseniz başarılı olabilirsiniz. Korkularınızın üzerine gidin ama onları bir düşman olarak değil bir dost olarak görün. Onlarla yaşamaya çalışın. Her şey sizin için çok daha kolay olacaktır. Başlangıcı yapın, ders çalışın ama dersleri belirli zaman sürelerine ayırmayı deneyin. Mesela, günde 1 saat ders çalışın ama o aralıkta hiçbir şeyle ilgilenmeyin. Ardından bu süreyi belirli bir zaman sonra 1.5 saate çıkartın.

      Daha fazlasını yapmanız gerekiyorsa daha fazlasını yapın ama kendinizi baskı altında tutmak yerine kendinizi rahatlatmaya çalışmalısınız. Tek yapmanız gereken korkuları beraberinizde getirerek işinizi kolaylaştırmaktır. Onları uzakta tutmaya çalışırsanız onların esiri olursunuz.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  4. Hediye dedi ki:

    Merhaba yazınızı okudum gerçekten başarılı bir yazı. Ben tyt yks öğrencisiyim. Sorunum şu ki kendimi tanımaya vakit ayıramadıgım için belli bir hedefim yok yok demiyim belirsiz. birseyler basarmak istiyorum ama olmuyor yapamiyorum cumku dedigim gibi kendimi tam olarak tanimadigim icin hedefim belirsiz sanki var ama ne oldugu belli degil. Bu bana artik cok engel olmaya basladi cabaliyorum ama umutsuz ve mutsuzum bunun tek nedeni kendimi tanimamam . yazinizda sunu farkettim size destek olacak bir insan olsun diye benim yolumu duzeltecek bak yanlis yoldasin bu ypldan git diyen yok. Herkes ne yapmamamiz gerektigini soyluyor ama yapmamiz gerekenleri soylemiyorsinava kalmis 4-5 ay benim bunlari soylemem ne kadar komik dimi .daha da yazardim o derece dolu ve üzgünüm. Umarim anlatabilmisimdir. Bana yardimci olursaniz cok sevinirim…

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Değerli görüşleriniz için teşekkür ederim. Buradaki ikilemin sebebi zamana karşı yarışıyor olmaktan kaynaklanmaktadır. Daha basit bir ifadeyle stres altında ne yapacağınızı tam olarak bilmiyorsunuz. Kendinizi tanımak hissediyorsanız her şeyi “söz” ile bırakmamalısınız. Bunları bir yere yazmalısınız. Hedefleriniz varsa hedeflerinizi de yazmalı ve onları tek tek değerlendirmelisiniz. Hangi hedefin sizin için ideal olduğuna karar vermelisiniz. Yakınınızda size yardımcı olabilecek birileri yoksa bunu kendi başınıza da yapabilirsiniz. Bunu çok fazla düşünmemelisiniz.

      Yapmanız gereken tek şey her şeye adım adım yaklaşmak. Hedef, gelişim, tanıma, ilerleme, doğrulama veya düzenleme gibi konulardan hangisini yapıyorsanız yapın ilk işiniz bunları detaylıca düşünmek için onları bir yere yazmaktır. Hepsini aynı anda değil hepsini tek tek inceleyerek sizin için, hayatınız için en önemli olanların neler olduğuna karar verebilirsiniz.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  5. irem dedi ki:

    ben hiç bişey anlamadım lütfen kendinizi güncelleyin ve insanların gözüne girmeye çalışmaktan vazgeçin yoksa çok şeyler kaybedersiniz

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Değerli eleştiriniz için teşekkür ederim. Bu yazıya yapılmış onlarca yorum var ve bunlardan “hiçbir şey anlamadığını” söyleyen tek kişi sizsiniz. Bu konuda benim yapabileceğim bir şey yok maalesef. Yazı içeriği güncel olduğu gibi örneklendirme yoluyla tüm adımları doğru bir biçimde açıklamaya çalıştım. İnsanların gözüne girmek gibi bir hedefe sahip değilim. Tek hedefim çok az bile olsa insanlara yardımcı olabilmektir.

      Sormak istediğiniz ekstra bir şey olursa çekinmeden sorabilirsiniz. Hayatınızda başarılar dilerim.

  6. kübra dedi ki:

    Merhabalar yazınızı okudum gerçekten güzel ve etkileyici. Bu adımların çoğunu attım şimdi ye kadar fakat attığım gerbadim hep yarım kalmış onu farkettim su andada bende eksik olan oturmayan bir şeyler olduğunu hissediyorum yardımcı olmanızı rica ediyorum.

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Memnuniyetle yardımcı olmaya çalışırım ama benden tam olarak ne istediğinizi anlamış değilim. Biraz daha açıklayıcı olabilir misiniz?

      • kübra dedi ki:

        Bir karmaşa içinde gibi hissediyorum kendimi sürekli kararsız kalıyorum neredeyse her konuda bana uygun olanın ne olduğuna veya neyi secmem gerektiğine… Duygularimi ifade etmekte zorlanıyorum mesela bir konuda bir şey hissediyorum ama bunu anlatmaya bi cümle bi kelime bulamıyorum aynı şeyi hisseden ve bunu tanimalayan biri olduğunda hah bende aynen böyle hissettim ama ben neden bunu tanimlayamadim diyorum kendimi eksik hissediyorum özellikle özgüven konusunda

        • Kaan Karadeniz dedi ki:

          Merhaba,

          Öncelikle cevap verdiğiniz için teşekkürler. Sürekli kararsız kalmanızın asıl sebebi alacağınız kararın yanlış olma ihtimalinin bulunmasıdır. Diğer bir ifadeyle, aldığınız kararın kesinlikle doğru olduğunu bilirseniz kararsız kalmazsınız. Sizi zorlayan kısım burasıdır. Ancak, kararsızlığı her zaman kötü bir şey olarak görmemek lazım. Kararsızlık aceleyle verilecek hatalı kararların önüne geçebilen bir durumdur. Tabi keyifli bir şey değildir çünkü genellikle baş ağrıtır.

          Kararsız bir insan olduğunuzu bilmeniz güzel bir şey ama bunu değiştirebileceğinizi de bilmeniz gerekir. Kararlı olabilmek bir tür kabiliyettir. Her nasıl zaman içerisinde yemek yemeyi, çatal veya kaşık tutmayı öğrenmişsek kararlı olabilmeyi de bu şekilde öğrenebilme şansımız vardır. İlk olarak “kararın yanlış olabilmesi” korkusundan uzaklaşmaya çalışmalısınız. Bir karar alacaksanız o kararı alın, doğru veya yanlış düşünmeden o kararı uygulamaya koyun. Bu konuda zorlanıyorsanız eğer bir karar listesi oluşturun, daha sonra listeyi analiz ederek hangisinin sizin için doğru karar olduğunu saptamaya çalışın. Son olarak, en önemlisi elbette kendinize güvenin ve kendinize inanın.

          Kendinize güveniniz çok düşük ise aşağıdaki yazımdan faydalanmanızı öneririm. Hayat boyu başarılar dilerim.

          https://www.grisayfalar.com/ozguven-nasil-kazanilir-gelistirilir/

          • kübra dedi ki:

            Merhaba,
            Cevabınız için teşekkür ediyorum. Söyledikleriniz benim için gerçekten iç ferahlatıcı oldu bundan sonra söylediklerini uygulayacagim. Tavsiye ettiginiz yazı içinde ayrıca teşekkürler.

  7. su dedi ki:

    merhabalar yazınız beni çok etkilendirdi , fakat şöyle bir sıkıntı var hayata dair kararlar almak ve kendimi disipline etmek istiyorum , kalbime mi inanmalıyım yoksa beğnime mi bilemiyorum.içimden gelen hiçbirşey yok . Mutlu olmak için hayata dair kararlar vermeliyim . Ama kendimi nasıl buna ikna etmeliyim? kendimi yanlız bırakınca düşüncelerimde boğuluyorum…

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Öncelikle kafanızda yer alan karışıklığa bir son vermelisiniz. Hayata dair alacağınız kararlar önceliğiniz ise bu konuda kendinize vakit ayırmanız gerekir. Önceliğiniz daha farklıysa o zaman bu kararları ertelemek zorundasınız. Mutlu olmak hemen isteyince ulaşabileceğiniz bir durum değil. Hayatınızda yer alan onlarca hatta yüzlerce farklı etkenin bir araya gelip bir koalisyon oluşturduğu noktadır. Kalbinize inanmak ile zihninize inanmak arasındaki farklılık sizin kişiliğinizle ilgilidir. Bazı insanların kalplerinden geçenlerden daha doğru olanlardır ama bazı insanlar ise zihinlerindeki düşüncelerle daha doğru hareket ederler.

      Şimdi tüm bunları nasıl anlayabilirim diye soracak olabilirsiniz. Sorunuzun cevabı çok basit. Geçmişte karar almak zorunda kaldığınız anları hatırlayıp bir liste oluşturmalısınız. Bu listede kararları nasıl verdiğinizi not etmeli ve sonucunda elde ettiklerinizi yazmalısınız. Örneğin, okulla ilgili bir karar vermiş olabilirsiniz. Bu kararı kalbinizi dinleyerek verdiğinizi ama sonucunun olumsuz olduğunu düşünün. Bu durumda kalbinizi dinlemek sizin için doğru bir seçenek değil demektir. Listede size olumlu sonuçlar sunan hareket yöntemi hangisiyse onu tercih etmeniz gerekmektedir.

  8. Ahmet dedi ki:

    Selamun aleyküm on numara bi yazı bunu okuduktan sonra ikilemde kaldım kararsızlık sardı beni

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Nasıl bir ikilemde kaldınız? Size daha fazla nasıl yardımcı olabilirim? Bu sorulara cevap verirseniz hem yazıyı iyileştirebilme fırsatını elde edebilirim hem de size aradığınız cevapları bulabilme konusunda yol gösterebilirim.

  9. çilekeş dedi ki:

    Hayat şartları izin vermez ki insan kendisine zaman ayırsın kendisini düşünsün tanısın herkesi silsin

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Her insanın hayatındaki şartlar farklıdır. Bu şartları düşünmeden hareket edebilmek pek kolay değildir. Her ne bilgi ediniyorsanız edinin öncelikle kendi şartlarınızı düşünüp onları pratiğe dönüştürmeniz gerekmektedir. Burada verdiğim bilgiler, hayatın geri kalanında öğreneceğiniz bilgiler ve daha fazlası… Hepsi buna dahildir. Kendiniz için en iyi olanı yine en iyi siz bilirsiniz.

      Bir insanın hayatınızdan çıkması gerekiyorsa bunda tereddüt etmeden bunu başarmanız gerekir. Hayatın şartları çok zorlayıcı olabilir. Siz zaten hayatınızı bu şartlara göre şekillendirdiğiniz için bu zorlukları yaşarsınız. Öyleyse bir adım atmanız gerekiyorsa işe öncelikle şartları değiştirmekten başlamalısınız. Bol şans…

  10. Eylül dedi ki:

    Merhaba Kaan bey yazınızı okudum gerçekten çok güzel bizleri böyle bilgilendirdiğiniz için bu güzel düşüncelerinizle aydınlattığınız için çok teşekkür ederim.
    Bende kendimi çok basit ve değersiz biri olarak görüyorum malesef özellikle kendime güvenim hiç yok diyebilirim bunu aşmayı çok istiyorum ama bir türlü beceremiyorum. Her zaman kendimi eksik hissediyorum karşımdaki insanlar benden herzaman daha bilgiler ve ben her zaman onlardan daha düşük seviyededir diye düşüncelere kapılıyorum düşüncelerimi ifade etmekte zorlaniyorum konuşursam sanki insan ne saçma konuşuyorsun dilekler diye korkuyorum çünkü ailem genelde hep böyle davranıyordu bu da benim hiç kimse tarafından sevilmediğimi begenilmedigimi hissettiriyor fikirlerinize ihtiyacım var şimdiden çok teşekkürler kendimi anlatabilmişimdir umarim

  11. Şerife dedi ki:

    Merhaba kaan bey yazınızı büyük bir merakla okudum gerçekten çok faydalı oldu. Bu geçici biz gaza getirme yazısı değil gerçek anlamda bir bilinlendirme yazısı olmuş. Tebrik ederim.

  12. Esra dedi ki:

    Amacim basit insan hissetmemek kendimi tek duze yasamamak tek cabam bu bunun icin onerebileceginiz kitap dergi film veya düsüncelerinizi bana iletebilir misiniz rica etsem ??

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Kendinizi fark etmelisiniz. Sizin tek çıkış yolunuz bu. Belirli yeteneklere sahip olan ve birçok şeyi iyi yapabilen bir insan onun kadar kabiliyetli olmayan birisini basitlik olmakla suçlar. Siz kendinizi neden basit olmakla suçluyorsunuz? Neyi yapmak isteyip yapamadınız? Hayatta var olan şey her insana tanınmış olan belirli meziyetlerdir. Sizin kabiliyetleriniz farklıyken, benim kabiliyetlerim sizinkiyle aynı olabilir veya sizden çok daha farklı olabilir. Önemli olan bunları bilmek, bunların üzerinde durmak ve kendinizi bu şekilde yansıtmaktır. Bunu başarabilirseniz kafanızdaki basitlik düşüncesinden kurtulabilirsiniz.

      Monotonluk yani düz yaşamak ise tamamen farklı bir şey. Hayatına renk katmak için mandalina soyup televizyon karşısında dizi izlemekten bir gece ansızın evin terasında partiler vermeye doğru evrilmek aklınıza gelmemeli. Ufak şeylerden mutlu olmaya çaba gösterirseniz eğer düz yaşamaktan kurtulabilirsiniz. Bir yaprakta yolunu bulmaya çalışan uğur böceğine yol göstererek dahi hayatına renk katabilirsiniz. Sadece düşüncelerinizi, memnuniyet çıtanızı ve hayattan beklentilerinizi yeniden gözden geçirmelisiniz.

  13. Cihan dedi ki:

    Yazınız gerçekten çok güzel hiç sıkılmadan okudum,başarınızın devamını dilerim sn Kaan KARADENİZ

  14. Ayşenur dedi ki:

    Merhabalar. Blogunuzla yeni tanıştım.Öncelikle okuduğum her yazınız için çok teşekkür ederim, hepsi birbirinden güzel.Benim için yol gösterici oldunuz.Hayat iyiyi ve kötüyü bir arada barındırır ve maalesef ki çoğunlukla mutluluk denen şekerin hayalini kuran çocuklar misali önümüzdeki taşları görmeyiz.Takılıp düştüğümüzde beklentimiz, düşüncemiz bu olmadığı için oradan nasıl kalkacağımızı bilemeyiz kısacası yaşantımıza hayallerimize sadece tebessümü değil hüznü de serpiştirmek gerektiğini unutuyor ve bu yüzden derin yaralar alıyoruz.Ben de herkes gibi temelini mutluluk ile attığım hayallerim vardı ve hala da var.Yaşadıklarım ile hayatımın altı üstüne, doğru bildiğim yanlışa döndü.Bir defa düştüm yere ve kalkmak için çabaladıkça daha da gömüldüm karanlığa.Mutsuzluk bir bataklıktan farksızmış.Bataklığa düşen bir insana bilmeden el uzatıp oradan çıkmasına yardımcı oldunuz.Nasıl kurtulacağımı, ne yapacağımı, ilk adımın ne olduğunu gösterdiğiniz için size minnettarım.Sözü dolandırıp değerli zamanınızı çaldığım için sizden özür dilerim.Yardımınız için teşekkür ederim, hayatınızın en güzel renklerle süslenmiş bir bahçe gibi olması dileğiyle…İyi günler.

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Gerçekten ne diyeceğimi bilemiyorum… Bugüne kadar aldığım en iyi yorumlardan birisini yapmışsınız. Asıl ben size teşekkür ederim bana bu mutluluğu yaşattığınız için. Umarım hayatınız yoluna girer ve siz de aradığınız mutluluğa kavuşabilirsiniz.

  15. Hamza Erdoğan dedi ki:

    Güzel bir yazı olmuş tebrik ediyorum. Yapabileceklerinizin daha fazlasına odaklanmanızı tavsiye ederim.

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Teşekkür ederim, yazıyı beğenmiş olmanız beni mutlu etti. “Yapabileceklerinizin daha fazlasına odaklanın” demişsiniz. Acaba önerileriniz var mı?

  16. Gül dedi ki:

    Merhaba Kaan bey yazınızı ikinci kez okuyorum ve şimdiden çok teşekkür ediyorum. kendimi bulmak istiyorum artık. Son bir iki aydır hatalar yapıyorum ve bu hatalardan biri daha önce yaptığım ve bir daha yapmayacağım dediğim bir şeydi ve bu yüzden bu hatayı tekrar yapmamdan dolayı kendime olan saygımı zedeledim.iradesiz ve güçsüz hissediyorum. Bu durumdan kurtulmanın tek yolu olarak yalnız kalıp tekrar kendime olan saygımı kazanmanın irademe olan güvenimi kazanmanın yollarını düşünüp uygulamak olarak görüyorum. Yaptığım hatayı düzelttim sayılır ama bu sefer de başka bir insanı kırdım. Kendi ruhsal bunalımım ve dengesiz ruh halimde verdiğim bir karar yüzünden bir ilişkiye başlamaktı benim hatam. Duygularımdan emin olduğumu düşündüm ama değilmişim yalnızlığın verdiği boşlukla sadece kendimi kandırmışım bunu fark edip hatadan döndüm ama yine de böyle bir hata yüzünden saygım zedelendi kendime. Yazdıklarınızı uygulamaya koyuldum bile umarım işe yarar. Cevabınızı bekliyorum

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba Gül,

      Yazdıklarını okumaya başladıktan sonra yaptığın hatanın ne olduğunu az çok tahmin edebiliyordum. Bir ilişki uzmanı değilim ama bana kalırsa biraz nasıl denir acele etmişsin gibi görünüyor. Biraz kendine vakit ayır, zamanı iyi değerlendirmeye çalış ve yeni maceralara yelken açma. Kısacası suların durulmasını beklemeni öneririm. Zamanla ne istediğini ve istemediğini fark etmeye başlayacaksın, eğer kendini tanımaya çalışıyorsan bu cevapları bulabileceksin. Cevapları bulduktan sonra kendi yolunda daha kolay ilerleyebilirsin.

  17. Zeynep dedi ki:

    Merhaba kaan bey şuan kafam çok karışık ne yapmalıyım bilmiyorum üniversite sınavına çalışmam gerekiyor ama ben derslere kendimi veremiyorum sürekli bir düşünce içindeyim ve bu düşünceden uzaklasamıyorum derste sürekli aklıma geliyor bu durum beni artık çok rahatsız etmeye başladı ne yapmam gerekli ?

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba Zeynep,

      Öncelikle başarılar diliyorum. Umarım hak ettiğin yeri kazanabilirsin. Şu an yaşadığın problem çok doğal bir durum ve halk arasında buna sınav stresi denmektedir. Psikolojik olarak sınav geçene kadar seni etkilemeye devam edecektir. Genelde sen onu ne kadar düşünür ve önemsersen kendini daha fazla göstermektedir. Bu durumda kafanı dağıtman gerekmektedir. Evet, sınav önemli ve hayatını şekillendirecek bir niteliğe sahip olabilir. Ders çalışırken kendini rahat bırakmayı seçmezsen bu fırsatı elinin tersiyle itmiş olacaksın.

      Demek istediğim gayet açık. Sınavı düşünmeyi bir kenara bırakıp elinden geldiğince çalışmalısın. Çalışmadan sınavı kazanmanın bir yolu yok ve zaman senin için çok değerli. O halde ders çalışırken sınavı değil elde edeceğin bilgiyi düşünmen gerekir. Belki çok uzun süre kendi içine kapanıp ders çalışma fırsatını elde edemiyor olabilirsin ama ne kadar çalışırsan o kadar avantajlı duruma geçeceğini kabullenirsen bunu aşmayı başarabilirsin. Sınavı veya onun sonucunu düşünmeyi bir kenara bırakıp hazır olup olmadığını düşünmelisin. Eğer çalışırsan hazır olursun ve bunu yapabilecek tek kişi sensin. Korkularını bir kenara bırakıp sınavı yenmek zorundasın.

  18. büşra dedi ki:

    merhabalar yazınız benim için çok faydalı oldu.Teşekkür ediyorum öncelikle.Kendimi tanımaya çalışsam da kararsız olmam benim nereden, başlayacağım neleri değiştirmek istediklerim, konusuna çıkmaza girmeme sebep oluyor.Kararsızlıkla nasıl mücadele edebilirim sizce ?

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba Büşra, yorumun için teşekkür ederim. Bana iyi bir yazı konusu sunmuş oldun. Bu konuda enine boyuna biraz araştırma yapmaya başlayacağım. Şimdilik sana vereceğim bilgiler sınırlı olsa bile işine yarayabileceğini düşünüyorum.

      Kararsızlık aslında bir karardır. Önce bunu kabul etmelisin. Bir şeyleri yapma konusunda kendini biraz daha ikna etmen gerekir. Kararsız olmanı sağlayanların neler olduğunu senin hakkında çok fazla bir şey bilmeden söyleyemem. Fakat genel olarak insanları kararsızlığa iten düşündüğü şeyin yanlış olduğu fikri ve hata yapmaktan korkma hissiyatıdır. Bunlara sahip olduğunu düşünüyorsan öncelikle bunları ortadan kaldırmalısın. Bu problemleri aşabilmek için biraz zamana ihtiyacın olacaktır ama kararlı olmaya karar vermek ile işe başlayabilirsin. Hayatındaki öncelikleri tanımlayarak adımlarını ufak ufak atmaya başlamalısın. Yapmak istediklerin hakkında ne kadar fazla bilgi sahibi olursan karar verme konusunda o kadar az sıkıntı yaşarsın.

      Hayatında her şeyin dilediğin gibi olmasını dilerim. Yeni soruların olursa yorum yapabilir ve bunları bana ulaştırabilirsin.

  19. cihansnmz dedi ki:

    Merhabalar Kaan bey ben aslinda sizden oneri almak istiyorum cevaplarsaniz cok memnuniyet duyarim ben universiteye hazirlik donemindeyim ve bu hayatim boyunca cok az derslerle aram olmadi yani soyle diyim okulla ilgim zor oluyodu okumak icin okuyodum diyebiliriz. Simdi asil sorun su ki herkez deliler gibi ders vb calisiyo ama bana cok sacma geliyo ben ileride kendimin isletme konusunda basarili olucagima inaniyorum ailemin maddi durumu iyi diyebiliriz acaba bu yuzdenmi geliyor bu tembellik anlamiyorum ama maddi durum bana yansitilmiyorda yani oyle istedigim felan yapilmiyor orta halli ev gecimi saglaniyor gibi dusunun ben belkide bu sebebe guvenip nasil olsa is kurarlar gibisinden dusunup uni bile okumak dahi istemiyorum annem okumami istiyor iste sorun burda cikiyor mesela danistigim cogu kisi diyorum ki isletme ticaret kendi yerimi acicam ve burada calisicam herksz diyorki universite mezunlarina baska goz ile bakiliyor ve bu bana oldukca sacma geliyor hatta ogretmenlerin dedi gi sey su oyle bir bolume git diyolar ben ama ne test kitabi nede defter yuzu acan biriyim ama kendimi sadece okul yonunde basarili gormuyorum ne yapmaliyim ben okuyupda yine kendi kafama goremi davranmaliyim yoksa erken vazgecip bu okuma sureci icerisinde kendimi taniyip gelistirmelimiyim uzun kusuruma bakmayin 🙂

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba Cihan, yorumun için teşekkürler. Kafanın karışık olması gayet normal. Bu ikileme düşüyor olman aslında karar alma aşamasında olduğunun bir göstergesi. Ailenin maddi açıdan durumunun iyi olması seni biraz rahat davranmaya itiyor olabilir. Tabi bu bir olasılık, bu konuda en doğru kararı annen ve baban verebilir. Bir işletmeci olmak sana hayatını sürdürebilmek için gerekli maddi kazancı sağlayabilir. Peki, entelektüel bilgi, üniversite tecrübesi, eğitim-öğretimin en üst kademelerinden birisinde vakit geçirmiş olmak gibi bir dizi niteliği nasıl kazanmayı düşünüyorsun?

      Üniversite okumadan bunların hiçbirisine sahip olamazsın. Sana tavsiyem üniversiteyi iyi bir üniversitede okumaya çalışman. Bu iş kitaplarla, testlerle ilgili değil. Bu iş tamamen seninle ilgili. Artık üniversiteye girmek eskisinden çok daha kolay. Üniversite okumuş adama sadece eskiler farklı gözlerle bakarlar. Yeni kuşakta böyle bir durumun olduğunu söyleyebilmek çok kolay değildir.

      Toparlamak gerekirse mutlaka bir üniversite okumanı tavsiye ederim. En azından kazanmayı dene, sonra denemedim diyerek kafayı taşlara vurmak yerine denemiş olmanın rahatlığına sahip ol. Baştan savma bir şekilde hazırlanma. Sen elinden geleni yap gerisini sınav anındaki kendine bırak. Bu düşünceler bir süre daha seni meşgul edecektir. Üniversiteye gidene kadar işletmeci olma idealin varken üniversite bittikten sonra hedefini büyütmüş birisi olabilirsin.

      Hakkında hayırlısı neyse o olsun. Eğitim hayatında başarılar dilerim.

  20. Hilal dedi ki:

    Hissettigim ama kendime “şunu yapmalisin” diye birlestiremedigim kelimelerle yazmissiniz sanki…
    Okuyunca farkettim ki bende şu yok; motive edemiyorum kendimi, illaki bi davranis degisikligi meydana geliyor ve cevremi bu halime okadar alistirdim, potansiyelimi okadar azaltim ki gozlerinde..en ufak bi degisimime aldigim davranislardan kiriliyorum…onlarin tanidigi kisiyle asıl ben çok farkliyim..ikiyuzluluk olarak degil kisilik olarak..ya davranislarimdan farkli cikarimlar cikariyolar.ya da ben yanlis davraniyorum..kendimi tanimadan davranislarimi duzeltemem sanirim..tepkilerden korktugum icin sadece dusunuyorum harekete gecemiyorum..ve bu durum beynimi alt üst ediyor.
    Sıkıntım büyük ve ben kafamda hep ayni yere dönüyorum..
    İcimde kendimle olan sorunlarim yuzunden baska kimseye lafta edemiyorum..aşiri öz elestiri de zararli sanirim..
    Bilgilerinizi paylastiginiz icin tesekkur ederim..

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Yorumunuz için teşekkürler. Yazdıklarınızdan çok şey anladığımı söyleyemem çünkü yaşadıklarınızla bir orantı söz konusu olduğunu düşünüyorum. Beni yanlış anlamayın ama biraz karmaşık buldum. Bana göre bu karmaşıklık sadece gönderdiğiniz yorumda yok. Öncelikle bunun üstesinden gelmelisiniz. Düşüncelerinizi biraz daha sadeleştirmeli, kafanızı dağıtmaya çalışmalı ve tek bir şeye odaklanmalısınız.

      Davranışlarınız başkasına komik, anlamsız veya itici geliyor olabilir. Gösterdiğiniz davranış sizi memnun ediyor mu? Bunu bir hedef uğruna mı gerçekleştiriyorsunuz? Bu sorular önemli cevaplar taşır. Ayrıca doğallık bir insanın en özgün yönüdür.

  21. Eda dedi ki:

    Sayın Karadeniz ; blogunuzla yeni tanıştım okuduğum ikinci yazınıza yorum yapıyorum. Ne zaman kendimi tanıma yolculuğuna çıksam ya bahaneler üretiyorum ya da bahaneler üretiyorum yazınızı okudum notlar da aldım listemi de çıkardım belki büyük adam olamam ama umarım yazınız hayal kurmamda ve hayallerimi yaşamamda bana yardımcı olur…

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba, umarım hayallerinizi gerçekleştirebilirsiniz. Burada söylediklerimin büyük bir kısmının teoride kalacağını unutmamalısınız. Her şey yine sizde bitiyor olacak. Bu bilgiler size yol gösterecektir ama sizi bir yere kadar götürecektir. Sıkıntı yaşadığınız konular olursa yorum yapmanız yeterli. Size elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım. Fakat ben ne bir kişisel gelişim uzmanıyım ne de yaşam koçu. Sadece değerli bulduğum bilgileri okumak isteyen kişilerle paylaşan araştırmacı bir insanım. Size de araştırmayı ve elde etmek istediğiniz bilgiden daha fazlasını elde etmenizi öneririm.

  22. Bahadır dedi ki:

    Anlayamadığım bazı şeyleri nasıl anlayabileceğimi anladım.Kısacası teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir