İnsan kendini nasıl tanır?

İnsanın kendini tanıması, kendini bulması ve daha sonra kendini bulması anlamına gelir. Kendinizi tanımayı başladığınız zaman, hayatınız boyunca atıp atabileceğiniz en ihtişamlı adımlardan birini atmış olursunuz. Kendi kendinize yetmeye başlayabilirsiniz. Kendi işlerinizi daha kolay halledebilirsiniz. İnsanın kendini tanıması zordur ama bu yolda ortaya koyacağınız çaba kesinlikle kayda değerdir.

Kendini tanımak isteyen ama bunu bir türlü başaramayan biri misiniz? Endişelenmeyin. Bu yazıyı okumayı bitirdikten sonra bu yolda neler yapabileceğinizi öğrenebileceksiniz. Size basit adımlarla kendinizi tanıma konusunda neler yapabileceğinizi anlatacağım. Bu konuda başarılı olup olamayacağımı elbette bilemem ama daha önce “değişim” ve “gelişim” üzerine yazmış olduğum iki yazının ilgi çekici bulunduğunu söylersem sanırım biraz olsun içinizde okuma hissi uyandırmayı başarabilirim.

İnsan Kendini Nasıl Tanır?

İnsan kendini nasıl tanır sorusunu birkaç ana başlıkta ele alacağım. Bu ana başlıkların içerisinde size yardımcı olabilecek çeşitli alt başlıklar yer alacaktır. Eğer işinize yaramayacağını düşündüğünüz başlıklar olursa okumadan geçmeyi düşünebilirsiniz. Ancak emin olun birkaç dakikanızı ayırarak edineceğiniz bilgiler kendinizi tanıma konusunda size fazlasıyla yardımcı olabilir.

Okuma Önerisi:  İnsan kendini nasıl değiştirir?

Karşınıza çıkacak ilk başlık daha bilinçli olma” konusunda size yardımcı olabilecek pratik bilgilerden oluşacaktır. İkinci ana başlıkta “kendi dünyanızın derinliklerine inerek” kendinizi keşfetmeyi ve kazanmayı başarabileceksiniz. Üçüncü ana başlık “bakış açınızı değiştirme ve iyileştirme” odaklı bilgilerden oluşmaktadır. Son ana başlıkta ise “iyi ile yararlı olanı yakalama ve bu konuda ısrarcı olma” merkezli ipuçları yer almaktadır.

Yazının sonuna geldiğinizde kendinizi tanımaya başlayabilecek ve kendiniz için neyin iyi olduğuna daha iyi karar verebileceksiniz. İnsanın kendini tanıması gerçekten zordur. Dürüstlük, çaba, vakit, süreklilik ve vakit gerektirir. Bunların hepsi bir insan için en değerli nitelikler arasındadır. Kendinizi tanımaya hazırsanız okumaya devam edebilirsiniz.

Okuma Önerisi:  İnsan kendini nasıl geliştirir?

1. Bilinçlenme Aşaması

Bilinçlenme aşaması kendinizi daha iyi tanımanız için atmanız gereken ilk adımdır. Bu adım gayet basit ve anlaşılırdır. Yapmanız gereken kendinize yol göstermektir. Kendinizi daha iyi tanımak istiyorsanız atabileceğiniz daha farklı adımlar olabilir ama en iyisi bilinçlenme aşamasıyla başlamaktır.

Bugüne kadar yerine getirdiğiniz tüm hedeflerinizi aklınıza getirin ve bu hedefleri bir yere not edin. Ardından belirlemiş olduğunuz hedefleri not edin. Hedeflerinizi tam olarak ortaya koyduktan sonra hayatınızda yaşanmış olan son olayları düşünmeye başlayın. Bu olaylardan sizi en çok etkileyen ve davranışlarınızı şekillendiren olaylar neler ise bunları da not edin. Örnek için aşağıya göz atabilirsiniz.

  • Blog sahibi olmak gerçekleştirdiğim bir hedeftir.
  • Kitaplar, okuma, tarih ve kişisel gelişim üzerine kaliteli bir blog sahibi olmak gerçekleştirmek istediğim bir hedeftir.
  • Popüler bir oyun sitesinin alınan yanlış kararlar ile uçuruma yuvarlanması yakın zamanda yaşadığım ve blog yazarlığı üzerine takip ettiğim stratejileri değiştiren bir olaydır.

Not etmeniz gerekenleri bir kenara yazdıysanız şimdi en başından itibaren okumaya başlayın. Okurken mutlaka bir şeylerin farkına varacaksanız. Evet, hedefleriniz ve elde ettikleriniz dahil olmak üzere hayatta yaşanan her şey geleceğinizi, düşüncelerinizi ve davranışlarınızı etkilemektedir. Not ettiğiniz her şey aslında sizi oluşturan etkenlerdir.

Bilinçlenme aşaması sorunları ve durumları netleştirme aşamasıdır. Yaşadığınız olaylar sizin bir daha o yönde bir atılım yapmanıza engel olup kendinizden tam verim alabilmenize engel olabilir. Örneğin, yeni bir oyun sitesi kurup yola devam etmek bu blog adresini güncel tutmaktan daha basit olsa bile aynı sonuçla karşılaşmaktan çekindiğim için bu gerçekleştirmeyi düşünmüyorum.

Geçmişinizi netleştirmeniz için biraz vaktiniz olacaktır. Bu netleştirme gayretiniz sonuç verecek ve ufak bir şey olarak gözüken ama gerçekte sizi etkileyen olayları tespit edebilmenizi sağlayacaktır. Olumsuz olaylar konusunda ise onların sonuçlarına değil onlardan ne öğrendiğinize odaklanmanız gerekir. Herkes geçmişinde olumsuz bir takım olaylar yaşamış olabilir, bunları tamamen görmezden gelmek veya bunlara tamamen takılı kalmak size yardımcı olmayacaktır. Yapmanız gereken olumlu ve olumsuz tüm yaşadıklarınızdan ders çıkartmaktır.

2. Diğerlerinin düşüncesinden uzaklaşın

Bilinçlenme aşamasının ikinci evresinde ise kendinizi diğerlerinin düşüncelerinden uzaklaştırmalısınız. İnsanların büyük bir kısmı benzer yapıda hayata sahiptir. Okulu bitirmek, iş bulmak, evlenmek, çocuk sahibi olmak, torun sahibi olmak şeklinde devam eden bu yapı her bir kimse tarafından her bireye tavsiye edilir. Bu tavsiyeyi alan herkes hemen yapıya ayak uydurmaya çalışarak kendisini topluma kabul ettirmeye çalışır. Sonucunda ise toplumun/çevrenin istediği şekilde bir birey olabilirsiniz fakat kendiniz olamayabilirsiniz.

  • Çevrenizdeki insanların size ne söylediği değil sizin kendinizi nasıl hissettiğiniz önemlidir. Okulu bitirdikten sonra iş bulmuş olabilirsiniz ama bu sizin hemen evlenmeniz gerektiği anlamına gelmez. Bunu yapmadığınız sürece çevrenizdeki insanların üzerinizdeki baskısı artış gösterebilir. Onlara göre “istenmeyen”, “başarısız” ve “aykırı” bir birey olabilirsiniz. Önemli olan kendinizi nasıl hissettiğinizdir.
  • Başkalarının düşüncesine saygı duymanız gayet doğaldır. Fakat onların istediği gibi hareket etmek zorunda değilsiniz. Çevrenizdeki insanların size söylediklerine geçerli nedenlerle karşı çıkabiliyorsanız bu durumda onlardan farklı hareket edebilecek bir bireysiniz demektir. Bu size daha fazla şey öğrenme olanağı ve hedeflerinizi yakalama fırsatı sunar.

Kendinize güvenmeye ve inanmaya başlayın. Başkalarının size söylediklerine göre hareket ediyorsanız sorun bellidir. Sizin kendinize saygınız yok demektir. Önce bu sorunu ortadan kaldırmalısınız. Kendinize ve kendi hislerinize inanmanız gerekmektedir. Her şey zaman içerisinde yaşanacağı için biraz sabırlı olmanız gerekmektedir.

  • Geçmişten bugüne kadar getirdiğiniz sorunlarınıza artık veda etme zamanı gelmiş demektir. Bunu gerçekleştirmek kolay olmayacaktır ama yaptıktan sonra kendinize olan güveniniz artacaktır.
  • Yanlış bile olsa kendi düşüncelerinize ve düşünme biçiminize inanmalısınız. Herkesin hata yapabileceğini kabul ederek hareket etmelisiniz. Hayatta sorumluluk almaya başlamalısınız.
  • Plan yaparken detayları atlamadan ilerlemeli ve plan yaptığınız konuyu geniş bir biçimde ele almalısınız.

3. Hayatınızda beyaz bir sayfa açın

Bilinçlenme aşamasında son adıma geçmeden önce kendinize en büyük iyiliği yapın ve hayatınızda beyaz bir sayfa açın. Bu beyaz sayfanın kolayca karalanmasına izin vermeyin. Kötü alışkanlıklarınızdan vazgeçin.

  • Sigara, alkol, aşırı yemek yeme gibi alışkanlıklarınız varsa bunları bırakın. Alışkanlıklar insanın yaşayış şeklini belirlemektedir. Bu nedenle daha faydalı alışkanlıklar edinmeye çalışın.
  • Bazı bireyler için alışkanlıkları düzenlemek, kötü alışkanlıklardan kurtulup iyi alışkanlıklar edinmek zorlayıcı olabilir. Bunun için profesyonel destek almayı düşünebilirsiniz. Unutmayın, her şey kendinizi tanıyabilmeniz ve gerçek potansiyelinizi ortaya çıkarabilmek içindir.

Bilinçlenme aşamasının son adımında ise artık kendinize çeki düzen vermelisiniz. Yapmanız gereken güne erken başlayıp günü doğru vakitte bitirmek, bahanelere sığınmadan gün içerisinde yapmanız gerekenleri yapmaktır. Hayatınızı bir düzene oturttuğunuz zaman hedeflerinizi gerçekleştirme, kendinizi tanıyıp geliştirme konusunda daha fazla şansa sahip olabilirsiniz.

4. Kazanma Aşaması

Bilinçlenme aşamasından başarılı bir biçimde geçtiyseniz artık kendinizi tanımaya çok yakın olabilirsiniz. Hatta kendinizi tanımayı başarmış bile olabilirsiniz. Fakat kendinizi tanıdıktan sonra her şeyin bittiğini düşünmemelisiniz. Yeni hedefiniz kazanma aşamasına geçiştir. Kendinize değer katmalısınız.

Kazanma aşamasının ilk adımı gün içerisinde belirli süreyle tek başınıza kalmak ve düşünmektir. Yürüyüşe çıkıp hem spor yapıp hem de kendinize düşünme alanı oluşturabilirsiniz. Yapmanız gereken bellidir. Her zaman duyduğunuz seslerden, gürültülerden ve etkilerden uzak durmalısınız. Uzak durduğunuz bu süre zarfında ise planlarınızı yapmalısınız.

  • Her insanın yalnız kalmaya ihtiyacı vardır. İçine kapanık bir insansanız bu size oldukça doğal gelecektir çünkü gün içerisinde belirli bir zamanınızı zaten kendinizle geçirirsiniz. Bunu tümüyle yalnızlık olarak nitelendirmek doğru olmayacaktır. Belirli bir süre tek başınıza kalmanız düşünme ve yaratıcılığınızı konuşturmak için iyi bir fırsattır. Kalabalığın ve seslerin içerisinde odaklanmanız o kadar kolay olmayacaktır.

Bir şeyin güzel olduğunu düşünüyorsanız ve size olumlu katkıları olacaksa, başkaları ne düşünürse düşünsün bu şeyi gerçekleştirmelisiniz. Karşınıza çıkacak bu durum en fazla keyif aldığınız şey olacak ve hayatınızı büyük ölçüde etkileyerek sizde itici bir etken olarak görev alacaktır. Örneğin yazı yazmaktan hoşlanıyorsanız tüm vaktinizi buna ayırabilir ve kendinizi daha iyi yazmaya teşvik edebilirsiniz. Hayatınız artık yazmaktan ve yazarak kendinizi mutlu edip başkalarına değer kazandırmakla devam edecektir.

  • Burada yazı yazma örneğini verdim ama sizi memnun eden etkinlikler çok daha farklı şeyler olabilir. Sizi memnun edecek ve hayatınıza olumlu katkı sunacak herhangi bir şeyi tutkuyla gerçekleştirmeye çalışabilirsiniz. Seçeceğiniz bu etkinliğin/faaliyetin hayatınıza etki edeceğini unutmayın.

5. Destekleyici birilerini bulun

Kazanma aşamasında işinizi en çok kolaylaştıracak şey size destek olabilecek birilerini bulabilmektir. Bu profesyonel bir yardım (psikolog, yaşam koçu veya akıl hocası vb.) olabileceği gibi sizi yakından tanıyan bir kişi (iyi bir dost vb.) olabilir. Sürekli olarak danışabileceğiniz ve hatalar yaptığınızda size destek olup doğruyu gösterebilecek kişiler kendinizi tanıdıktan sonra kazanma aşamasında fazlasıyla size katkı sağlayacaktır.

  • Destek unsuru kişisel gelişimin en önemli katkı araçlarından birisidir. Pek çok insan takip ettiğiniz yolun ne olduğunu bilemeyecek durumda olsa bile akıl hocası veya danışman olarak nitelendirdiğiniz kişiler size bu konuda yeteri kadar destek olabilecektir.

Gerçek anlamda hayatınızın bir kazanının olmasını istiyorsanız sizi mutlu edecek bir iş sahibi olmalısınız. Bir işte çalışıyorsanız ama yeteri kadar mutlu veya memnun değilseniz o işi bırakmayı düşünebilirsiniz. Elbette hayat planınızı bu tür kararlara uygun şekilde ayarlamalısınız. Bir işi bırakıp mutlu olacağınız başka bir işe geçiş yapmak aradığınız fırsat olabilir ama bunu ekonomik durumunuzu zora sokarak gerçekleştirmekten kaçınmalısınız.

  • Kendinize zaman ayırın. Neleri yapmayı sevdiğinizi ve neleri sevmediğinizi ortaya koyun. Aklınıza gelen fikirleri daima not edin. Kendinize ayırdığınız süre dışında sizi en çok memnun edecek işin ne olduğuna karar verin ve kariyerinizi bu yöne doğru yönlendirin.
  • Gerçekten kendinizi memnun ve mutlu ederek bir işte çalışmak istiyorsanız ekonomik koşulları göz önünde bulundurmak durumundasınız. Kariyer tercihinize en uygun iş daha fazla çalışmanızı ve daha az kazanmanızı sağlayabilir veya daha fazla çalışıp aynı zamanda daha fazla kazanmanız anlamına gelebilir. Bunlara tür durumlara hazırlıklı olmalısınız.

Bilinçlenme aşamasının ardından kazanma aşamasına geçiş yaptıktan sonra artık yavaş yavaş kendinizi daha yakından tanımış, hayatınızı anlamış ve kariyer hedeflerinizi detaylı bir biçimde belirlemiş olmalısınız. Bir sonraki aşama bakış açınızı değiştirip gelişiminize ve ilerlemenize engel olacak etkenlerden kurtulmayı kapsamaktadır.

6. Bakış açısını değiştirme aşaması

Bakış açınızı değiştirmek sandığınız kadar kolay olmayabilir. Gerçekten uzun süre kendinizle dahi mücadele etmeniz gerekebilir. Fakat verdiğiniz mücadele sizi sonucunda doğru noktaya ulaştıracaktır. Hayatınızda yer alan her insanı sevmek ve onunla mutlaka yakın ilişki kurmak zorunda değilsiniz. Bunun farkında olup gerekli adımları atmalı ve size hiçbir değer katmadığı halde çok sevdiğiniz insanlarla aranıza mesafe koymayı başarmalısınız.

  • Bir insan alışkanlıklarını değiştirmeye başladığında karşıdaki kişiler bu durumdan pek hoşnut olmayabilirler. Kıskançlık ve çekince gibi hisler devreye girer. Kendinizi geliştirmiş olmanız ilişkilerinizde değişimler yaşamanız anlamına gelecektir. Karşınızdaki kişi bunun farkında olacağından ve size yetişmekte zorlanabileceğinden dolayı çekincelere sahip olabilir. Bu tür durumları anlayışla karşılamalısınız ve karşınızdaki insanlara bir fırsat tanıyarak bir süre size ayak uydurmalarını sağlamalısınız. Size ayak uydurmayı başaramıyorlarsa aranıza mesafe koymalı ve artık bu insanlarla yakın ilişki kurmamaya çalışmalısınız. Her ne kadar üzücü olsa bile sizin için en doğru karar bu olacaktır.

Bakış açınızı değiştirmek sadece ilişkilerinizi gözden geçirmekle alakalı değildir. Aynı zamanda mevcut ve yeni unsurlara olan bakış açınızı değiştirmelisiniz. Olumsuz düşünmekten mutlaka uzak durmalısınız. Olumsuzluk en büyük düşmanlarınızdan birisidir. Bunun temelinde iki farklı neden bulunmaktadır. Olumsuz düşündüğünüz zaman sizi mutlu edecek birçok şeyi kendinizden uzaklaştırmış olabilirsiniz. Benzer şekilde, olumsuz düşünceleriniz yoğunsa yeni şeyler öğrenmekten kaçınırsınız ve bu sizi daha mutlu olacağınız fırsatlarla tanışmaktan alıkoyar.

  • Düzenli olarak veya periyodik olarak bir şekilde yeni şeyler denemeye çalışın. Bu yeni şeylere karşı göstereceğiniz reaksiyonu takip edin. Yeni şeyleri denerken kendi güvenli alanınızın dışına çıkarsınız ve bu sayede potansiyelinizi, neleri yapabileceğinizi veya yapamayacağınızı daha net bir biçimde öğrenmiş olursunuz.

7. Kendinizi sorgulayın

Bakış açınızı değiştirmek için en etkili adım kendinizi sorgulamaktır. Kendinizi sorgulayın, zor ama etkileyici sorular sormaya çalışın. Sorulara vereceğiniz cevapları bir kenara not edin. Aynı soruyla tekrar karşılaştığınızda yeni cevaplar üretmek veya aynı cevabı yeniden vermek durumunda kalmaktan kurtulabilirsiniz.

  • Ekonomik sıkıntılarınız olmasa veya ekonomik olarak çok iyi durumda olsanız ne yapmak istersiniz? Bu soru aslında ne yapmak ve ne olmak istediğinizi size gösterir. Dünyayı gezmek, yazmaya devam etmek veya hangi işle uğraşıyorsanız onu yapmaya devam etmek gibi cevaplar verebilirsiniz. Sizin ruhunuz yapmak istediğiniz faaliyetle özdeşleşmiş demektir.
  • Geriye doğru baktığınızda nelerden pişmanlık duyardınız? Pişmanlık duyacağınız şeyler maddi veya manevi olarak nasıl ayırt edilebilir? Ağırlıklı olarak maddi olaylardan ötürü mü pişmanlık duyuyorsunuz yoksa manevi olaylardan mı? Hayattan beklentilerinizi ortaya çıkarabilecek bu soruyu cevaplamakta oldukça zorlanabilirsiniz.
  • Kendinizi tanımlamak için hangi sıfatları kullanırdınız? Maceracı, atılgan, girişimci, dürüst gibi olumlu sıfatların yanına hangi olumsuz sıfatları iliştirmeyi düşünürdünüz? Eğer bu soruya cevap verirken tamamen olumlu sıfatlar kullanma yoluna giderseniz “olmak istediğiniz kişiyi” ortaya koymuş olursunuz. Her insanın olumlu ve olumsuz yanları olacaktır. Soruyu cevaplarken olumsuz yanlarınızı gizlemeye çalışmayın. Çünkü bu kendinizi kandırmaktan başka bir işe yaramayacaktır.

Bakış açısını değiştirme aşamasının son kısmına geldik. Artık bahanelere yer vermeden kendinizi tam anlamıyla tanımış olmalısınız. Yukarıdaki sorular sabit sorular olmaya devam edeceklerdir. Ne zaman kendinize bu soruları sorsanız benzer ve birbirine yakın cevaplar sunarsınız. Kim olduğunuzu sorgulamayı ise hayatınız boyunca gerçekleştirerek doğru yolda ilerlediğiniz konusunda emin olmalısınız. Çekinmeyin, kendinizi sorgulayın ve kim olduğunuzu asla unutmayın.

8. Yola Çıkma Aşaması

Artık kendinizi tanıyorsunuz. Bu size yola çıkma konusunda yeterli bir neden sunmaktadır. Yola çıkıp yapmak istediklerinizi yapmaya başlamalısınız. Gezmek istiyorsanız gezmelisiniz, çalışmak istiyorsanız çalışmalısınız, değişim gerekliyse değişimi gerçekleştirmelisiniz. Sonuç olarak neyi yapmak istiyorsanız size katkı sağladığı müddetçe onu yapmalısınız.

  • Yola çıktığınızda karşınıza gelecek bazı basit bahaneler olacaktır. Zamanım yok, param yok, ailem izin vermiyor şeklinde sıralanıp gidecek bu bahanelerin hepsi birer engeldir. Zamanınız yoksa kendinize zaman oluşturmalısınız. Paranız yoksa para kazanmaya başlamalısınız. Aileniz izin vermiyorsa bir şekilde onları mutlu ve memnun edeceğinizi dile getirip izin almaya çalışmalısınız. Önünüze her zaman bir takım engeller çıkacaktır. Bunları aşmak için çaba göstermeniz gerekir.

Bahanelere sığınmak oldukça kolaydır. Bahanelerden uzak durmaya çalışmalısınız ve onları aşmak için mücadele etmelisiniz. Bahaneleri ortadan kaldırdıktan sonra yola çıkabilirsiniz. Fakat yola çıktığınızda her yolun açık olduğunu düşünmemelisiniz. Mutlaka çıkmaz sokaklarla veya sizi aynı yere yeniden getirecek yollarla karşılaşacaksınız. Bunun için hazırlıklı olmalısınız.

  • Kendinizi tanıma yolculuğu basit değildir. Zorluklarla karşılaşmanız normaldir. Her zorluk size yeni bir tecrübe kazandırır. Her kazandığınız tecrübe ise yeni fırsatları beraberinde getirebilir. Gerçek potansiyelinizi ortaya koyduğunuz zaman insanlar size daha fazla saygı gösterecektir. Sizi daha fazla takdir edeceklerdir. Takdire ve saygıya ihtiyacınız olmasa bile bunların hepsi doğru yolda olduğunuzun işaretidir.

Yolculuk esnasında tek başınıza olduğunuzu asla düşünmeyin. Tek başınıza olduğunuz zamanlar olacaktır ama siz bu dünyada yaşıyorsanız neden yaşadığınızın bilincinde olmalısınız. Kendinizi tanımaya çalışırken veya kendinizi tanıdıktan sonra mutlaka etrafınızdaki insanlara bir değer katmalısınız. Topluma faydalı bir birey olmaya çalışmalı, başarılarınızı bencillik yapıp kendinize saklamamalı ve yakın çevrenizdeki kişilerle paylaşmalısınız.

Okuma Önerisi:  Kendinizi tanımanıza destek olacak 10 etkileyici kitap

Umut ediyorum bu yazı kendinizi tanıma konusunda size destek olmuştur. Yazımı okuduğunuz için teşekkürler. Buradaki bilgilerin her birisini kendinize yardımcı bilgiler olarak değerlendirmeye çalışmalısınız. Eğer kendinizi tanıma konusunda daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız aşağıdaki kitap listesinden faydalanabilirsiniz.

Kaan Karadeniz

28 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini "Bilgi ve Belge Yönetimi" bölümünde sürdürmekteyim. Psikolog veya terapist değil, araştırmacıyım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanlardanım.

78 Cevaplar

  1. Umut dedi ki:

    Tesekkur ederim Kaan bey degerli goruslerinizi zaman ayırıp bildirdiginiz icin size ileti yazacagim mutlu gunler

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Rica ederim. Yardımcı olabildiysem ne mutlu bana. Cevabınızı bekliyor olacağım. Bol şans.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  2. Umut dedi ki:

    Öncelikle teşekkur ederim cevap verdiğiniz icin sorunuzun cevabinı yanitlamaya çalışayim Gündelik hayatta pek gözlemlemedim..örnek verdiğinizi biliyorum ama yeni yerleri kendim kesfedeyim diye bir merakı yok kıyafet konusunda da öyle aynı seyleri giymekten rahatsız olmaz..cumbus ve ud’u biraktı ney üzerinde yogunlasti ve keman var bunlarin sayesinde dis gerceklikten uzaklastigini söyluyor belki de hepimizin yaptigi gibi..profesyonel calmak zorunda degilim beni mutlu ettigi kadar calayim yeter diyor..sizinle farkli bir adresten ozel konusma imkanimiz olur mu Kaan bey..

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Bana e-posta ile ulaşabilirsiniz. [email protected] adresinden e-posta gönderebilirsiniz. E-posta gönderirken kısa bir biçimde konusunu hatırlatırsanız çok iyi olur.

      Tekrar konuya dönecek olursak, aslında iyi bir noktadan yakalamış durumdasınız. Bu çalışmaları profesyonel olarak yapmak yerine bir hobi olarak yapmayı tercih ediyor olabilir. Bu durumda çok fazla değişkenlik göstermesi gayet doğal. İyi gözlemlemek lazım, bu değişkenlikler belirli süreyle mi gerçekleşiyor? Yoksa rastgele bir davranış mı söz konusu? Her şeyi iyi görüp ona göre konuşmak gerek.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  3. Umut dedi ki:

    Merhaba Kaan bey size tesadüfen denk geldim ve hemen ekledim..Çok sevdigim biri ile ilgili bir sey danışmak istiyorum.Arkadaşım müziği seviyor ve cesitli müzik aletleri var; cümbus,ud,piyano, gitar,ney,keman..onlarla uğrasmak hosuna gidiyor ancak notalarla bir sarki calmaktan ziyade kendi kafasina gore melodi cikarmaya calisiyor..cümbüş ile tanimistim ben onu sonra ud calmaya basladi onu birakti ney’e gecti..Ney’i sevdi ve uzerinde durdu kursa yazildi

    Hocası yetenekli oldugunu ancak calismasi gerektigini soyledi..Ney’i sevmesine arada eline almasına ragmen yeterince calismadigi icin hocasiyla problem yasiyor..
    Almanya’da dogmuş belli sure orda kalmışTürkiye’ye yerlesmisler Almancasi var birazda ingilizcesi gecenlerde bana rusca ögrenmek istedigini söyledi..diger dilleri neden gelistirmeyip baska bir dil ögrenmek istiyorsun ki dedim.Neden böyle yaptığını bilmedigini söyledi müzik aletlerinde olduğu gibi dil konusunda da ilerleyemiyor..Bunu bir sorun olarak görup bende odaklanamama sorunu mu var acaba diye söyledi..Sizce ne gibi bir sorunu var altta yatan nedir..Umarım mesajımı görüp yanıtlarsınız öyle sevinirim k

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Dengesizlik veya odaklanma problemi, ikisinden birisi olabilir. Hangisi olduğunu belirlemek için kişinin yaşantısındaki diğer noktalar konusunda da bilgi sahibi olmak gerekir. Var olanı geliştirmek yerine yeni bir şeyler öğrenmek sadece yeteneklere ve kabiliyetlere yönelik bir şey mi? Yoksa gündelik hayatta örneğin kıyafet seçimi, bir yere gitme seçimi gibi şeylerde de geçerli mi? Durumu iyi okumak gerek.

      Kişisel olarak var olanın iyileştirilmesi ve sonradan yeni bir şeyler öğrenilmesi taraftarıyım. Her şeyi orta düzeyde bilmek ile birkaç şeyi iyi düzeyde bilmek arasındaki fark oldukça açıktır. Bir şeyi iyi bilirseniz ön plana çıkacak bir niteliğe sahip olursunuz. Bu her zaman çok daha iyi bir seçenektir.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  4. aleyna rabia dedi ki:

    merhaba kaan bey
    Yazdıgınızı okudum yorumlarıda okudum cok guzel anlattınız bende annemın zorunuyla cocuk gelısım okudum ımam hatıp lısesıne gıttım eve yakın dıye ben son senemde acıga cıktım ve suan hala acıkdan kredımı tamamlamaya calsıyorum benım hedefım bellıydı ama annem kabul etmedı benım matematıgım cok ıyı ve sevıyorum hedefım dosyalarla ıs yapmak dı ama nasıp olmadı pedagolojı bolumu okudum kendım psıkoljım ıyı degılken cocukların psıkolojısı nasıl ılgılenebılıırm hayatım cok zor gectı bu yasıma kadar ve işitme cıhazı kullanıyorum kafam cok dolu hısedıyorum bı seye odaklanamıyorum kıtabı cok okurdum ama artık okudugumu anlayamıyorum sankı sayfa bos ben bakıyorum oylen boyle durum oldu ve usengeclık cok arttı zaman gectıkce yemek yemegı bıle usendım depresyonda oldugumu sanmıyorum desem bılmıyorum benım ne yapmam gerek bu durumda? kendımı degıstırmek zor oldu elbette karsına gecmıs zamandan bı sey cıkınca eskı halıne cabuk donuyrum 19 yasımdayım ve tek ıstegım kendı ıstegımle meslegı okumak ıs uzak olsun ıstemıyor yakın ıs yok bunu bılıyor kabul etmıyor ben aılemı nasıl ıkna edebılırım ?

    şimdiden tesekur ederım

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Geçmişe dönüp baktığımda benzer durumu ben de yaşadım. Bir üniversitede akademisyen olarak işe başlama şansım vardı yani başvursaydım seçilecek kişi ben olacaktım. Ancak ailem “çok uzak” diyerek araya girdiler. Onları dinledim ve yaklaşık 3 yıl boyunca işsiz dolandım ortalıkta. Pişman mıyım?? Belki biraz var çünkü onları dinlememiş olsaydım şu an bambaşka bir noktada olabilirdim. Ama onları dinlemeseydim belki bunları yazamıyor olacaktım.

      Bu karar konusunda ailenle sıkı pazarlık etmen gerek. Eğriyi doğruyu önlerine sunup durumu anlatmalısın. Gerçekten direksiyonu kırmış olduğun mesleğin doğru olacağına inanıyorsan engel olmamalarını istemelisin. Sana engel olurlarsa gelecekte yaşayacağın her olumsuzlukta onları bahane edebilecek duruma geleceksin. Bu senin için hiç iyi bir şey değil çünkü anlamsız durumlarda dahi onları suçlayabilirsin. Ne yapıp edip bir orta yol bulmayı denemelisin.

      Alışkanlıkların konusuna gelince kitaplarla aranı açmanı önermem. Hayatındaki boşlukları onlarla doldurmayı başarabilirsin. Bu senin için fazlasıyla faydalı olacaktır.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

      • aleyna rabia dedi ki:

        cevap verdıgınız ıcın tesekkur ederım aılem benım sozume cıddıye alsa hersey guzel olucak sadece kendı dusunesıne gore hareket ettırıyor ıkna edemıyorum ne yapsam olmuyor ben yakın ıstemıyorum sebebım var yabancı ortama gırmek ıstıyorum omrum boyunca hep tanıdık yerde olmucam elbette bı gun baska yerlerde ısım olucak ben aıleme baglı yasamak ıstemıyorum kendım uzerımde durmayı ogrenmem gerek elım ayagım tutuyor ama buna engel sankı 5 yasındayım oyle davranıs var bu yuzden herseye bahane edıyorum bazen kıtap okumayı cok severım sıırde okurum ama bu baskıdan dolayı anlayamaz oldum sankı beynım yıkanmıs bı sey bılmıyor halıne döndüm

        • Kaan Karadeniz dedi ki:

          Tekrardan merhaba,

          Bu problemi aşabilmek aileniz ile sizin aranızdaki iletişimle mümkün olabilecek bir şey. Buna benim yapabileceğim hiçbir şey yok. Sadece biraz daha sakin olmanızı ve biraz daha az düşünmenizi öneririm. Kendinize ne kadar fazla yüklenirseniz problemleri çözme şansınızı bir o kadar azaltmış olursunuz. Buna gerek olduğunu düşünmüyorum. Birkaç arkadaşım benzer problemlerle yaşadılar ama onlar üniversite sınavında farklı bir ili yazarak bir anlamda kaçıp gittiler, bir süre aileleriyle görüşmediler ama sonradan aileleriyle görüşmeye başladılar.

          Bu bir öneri değil, bir örnek. Bu şekilde hareket edip bir daha ömür boyu ailenizi göremeyebilecek durumuna gelebilirsiniz. Her insanın yaklaşımı, tutumu ve dünyaya bakış açısı farklıdır. Bu nedenle eğer çevrenizde güvendiğiniz ve sözünün yanlış olduğunu düşünmediğiniz birileri varsa onlardan destek almaya çalışmalısınız.

          Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  5. Öyküm dedi ki:

    Merhaba,
    Öncelikle yazınızı çok beğendiğimi söylemeden geçemeyeceğim.17 yaşımdayım ve seneye beni bekleyen bir üniversite sınavı var.Hukuk okumayı düşünüyordum bugüne kadar fakat hayaller bir kenara bırakılıp ciddi bir biçimde düşünmeye başlayınca böyle bir bölümün benim hayalim olmadığını, bana göre bir fakülte olmadığını anladım.Ailem bu fakülteyi okursam mutlu olurdu ama ben uzun yıllar çalışacağım yere ayaklarımın geri gitmesini istemem. Üniversite sınavıma da hedefim olmadan çalışmayı pek arzu etmiyorum.Hedefimi bulmak için önce kendimi tanımam gerektiğini anladım.Fakat, kendimi tanımak için ne kadar uğraşsamda rahatlıkla evet işte bu meslek tam bana göredir diyemiyorum.Bu konu hakkında ne yapmamı önerirsiniz?
    (Teşekkür ederim.)

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Bu konuda birkaç soruyu kendinize sormanız gerek. Bu sorulara vereceğiniz cevaplar kariyer seçiminizin ne olması gerektiğini belirleyecektir.

      1. İlgi alanlarım neler?
      2. Kabiliyetlerim neler?
      3. Güçlü yanlarım neler?
      4. Kişiliğimi nasıl tanımlarım?
      5. Değerlerim neler?
      6. İhtiyaç duyduğum eğitimler neler?
      7. Bu kariyer yolunda yeterli iş imkanı var mı?
      8. Ne kadar para kazanmak istiyorum?
      9. Nerede yaşamak istiyorum?
      10. Neden bu kariyeri tercih etmeliyim?

      Bu sorulara cevaplar bularak yapmak istediğin mesleğin ne olduğuna karar verebilirsin. Umarım yardımcı olabilmişimdir.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  6. Ahmet dedi ki:

    Merhaba kaan bey onerilieriniz oldukça aydinlatici ben aslinda nerden baslicami bilemiyorum o kadar yorgun ve bitkinim ki yasim 29 ama içim sanki 70 kisa bi özet geçim bi yol gosterirsen ne mutlu bana ,yas 22 iken yabanci bi bayan ile tanistim 4 senem birlikte gecdi bi erkek çocuğum oldu falan tabi cahillikde var, kültür farki o bu bazi şeyler sebeb oldu biz ayrildik tabi çocuğumu da görmüyorum, her neyse gel zaman git zaman aradan 3 yil geçidi ben müslüman dinimden biriyle evlendim 2 ay oldu oda evlenip ayrilms çocuğu olan güzel saf kalpli bi insan ama şöyle birşey varki benim içimde insanlara karsi bi duygu falan kalmadi calisirken ne yüzüm gülüyor nede uzuldugum zaman kolay kolay aglayamiyorum yani o kadar durumum vahim ki nabicam bilmiyorum insanlar oyle bi bakiyorki bana acaba ben ne yaptim da bana boyle bakiolar cekingenlik keza muhabet kuramama musteri ile ne istedigini tekrar tekrar sorma
    cevrem yok öylesine arkadaşim yok öylesine ilacda kullaniyorum ama agir olduğu için birakiyorum anlayacaginiz kaan bey ben bile kendimden yoruldum sen bole isen millet sana nabsin diorum sohbet yok muhabbrt yok robot gibi yaşi yorum sadece is yaptigim zaman bunlari düşünecek firsatim olmadigi için biraz kendimi rahat his ediyorum ondada tabi yine gülmek çok zor hep diken ustindeymisim gibi acaba acaba acabaacabalar beynimden hic ayrilmiyor. tek siginagim allaha dua ediyorum bazen kendimi bulyorumbulyorum gibi ama yine yine yeniden ayni şeyleri tekrarlamakdan artik Yoruldum dicem ondan da Yoruldum,ev stresi is stresi ailem ile ayni evde yasiorum ben bakmakla yukumluyum onun stresi eski ben olabilmenin stresi onca yazdigim şeyin stresi bir yol göster Kaan bey inşallah yardimci olursun allah razi olsun derim sizden çok dua ederim kaan bey hayirli geceler

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Tam olarak ne diyeceğimi bilmiyorum maalesef. Yani çok karışık durumlar. Hayatınızda bir şeylerin sizi frenlediği kesin ama bunun ne olduğunu bulabilme yetisine sahip değilim. Bir şekilde onu tespit edip onunla barışır veya onu yenmeyi başarırsanız çok daha rahat edersiniz. İlaç kullanmak yerine terapilere ağırlık vermeye çalışmalısınız. İlaç sizin için geçici bir çözüm olur. Bir şekilde kafanızı dağıtır, fazla düşünmeden hareket etmenizi sağlar. Stresli olsanız bile kendinizi stressiz hissedersiniz. İlacın olayı budur. Ancak siz beraberinde terapilere giderseniz ilacın faydasını tam anlamıyla görmüş olursunuz.

      Kendinizi güçsüz değil yardıma muhtaç hissetmelisiniz. Size bu konuda yardımcı olacak kişi ise maalesef ben değilim. Keşke elimden bir şey gelse ve yardımcı olabilsem. Bugüne kadar yaşadıklarınızı baştan sona anlatabileceğiniz bir terapiste gitmelisiniz. Her şeyin bir anda değişmesini beklememelisiniz ama zaman içerisinde hayatın sandığınız kadar sıradan olmadığını anlamaya başlarsınız.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

      • Ahmet dedi ki:

        Tesekurler Kaan bey

        • Kaan Karadeniz dedi ki:

          Merhaba,

          Pek bir şey yapamadım maalesef ama önerilerimi dikkate aldıktan sonra hayatınızda olumlu veya olumsuz bir gelişme olursa bunları tekrar benimle paylaşabilirsiniz. Bundan memnuniyet duyarım.

          Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  7. Nalan Özel Selçuk dedi ki:

    Merhabalar yazınızı okudum ve çok beğendim.Ben 35 yaşındayım ve biri 5 diğeri 1 yaşında 2 çocuğum var.ben üniversite okuyup psikolog olmak istiyorum.ama ders çalışırken çocuklarıma az zaman ayırdığım için kendimi çok suçlu hissediyorum akşamda eşim tüm zamanımı alıyor.ne zaman ders çalışmaya başlasam eşim yalnız kalmaktan şikayet ediyor beni yanına çağırıyor.ve eşimin ailesi sürekli bize geliyor ben hep hizmet etmek zorunda kalıyorum.bazen vazgeçiyorum ama hep gizlice ağlıyorum.esim okumani çok istediğini söylüyor ama desteğini hiç gormedim.simdi sınava 2 ay kaldı ama ben bir arpaboyu yol katedemedim. Vaz mı geçiyim ne yapiyim siz ne önerirsiniz. Çok teşekkürler.

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Umarım çocuklarınız sağlıklı bir biçimde büyür ve ailenize, çevrenize ve ülkeye faydalı bireyler olmayı başarırlar. Probleminize gelince, zaman sıkıntısı olduğu aşikar. 2 ayın çok uzun bir süre olduğunu söyleyemem yani kendinize aşırı yüklenmeniz her şeyi çok daha kötü bir noktaya getirebilir. Size vazgeçin dersem sizi hayallerinizden koparmış olurum. Bu nedenle böyle bir öneride bulunmayacağım. Ancak, bir yıl sonra tekrar denemek isterseniz eşinizle anlaşmanız gerecektir. Evet, eşinize vakit ayırmanız evliliğiniz için gerekli bir şey ama eşinizin ailesinin sık sık ziyarete gelmesi kabul edilebilir bir şey değil. Bu konuda eşinizden destek istemelisiniz. Çünkü bu sizin adım atıp çözmeniz gereken bir durum değil.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  8. eda dedi ki:

    ben 18 yasındayım kişisel çizgimi oluşturamıyorum bir tiyatro sahnesindeki figüran gibi hissediyorum kendimi hayat sürekli akıyor ve benim birşeyleri yapmamak için sürekli bahanelerim var neye ihtiyacım olduğunu bile bilmiyorum kendime nasıl yardımcı olabilirim

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Bana çok iyi bir yazı önerisiyle geldiniz. Kısa süre içerisinde bu konuda bir şeyler yazacağım. Lütfen takipte kalın. Site için bildirimleri aktif etmeniz yeterlidir.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarıl dilerim.

  9. Deniz dedi ki:

    Merhaba,Ben Azerbeycandan yazıyorum.Yazınız çok dikkatimi çekti.Sorun şu ki,ne edeceğimi bilmiyorum.Sorun yok ama var gibi.Kafa dinlemek falan istiyorum galiba.Kararlarımda zorlanıyorum.Karar bile veremiyorum.Bu yazınız çok iyi geldi.Kendimi tanımam için muhteşem tavsiyeler.Peki ya sizce kafa toplamak için ne yapa bilirim?

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Her zaman olduğu gibi ilk olarak neden bu durumda olduğunuzu bulmanız gerek. Neden kafa dinlemek istiyorsunuz? Kafanızın neden dağınık olduğunu düşünüyorsunuz? Sizi buna iten duygular neler? Stres, depresyon, endişe veya kaygı artışı gibi durumlardan hangisine sahipsiniz? Bu sorulara cevap verdikten sonra gerekli adımları atabilirsiniz. Stres ise stres ile başa çıkmanın yollarını bulmalısınız. Depresyon ise onun karşısında neler yapmanız gerektiğini öğrenmelisiniz. Endişe veya kaygı ise atacağınız adımların neler olacağına karar vermelisiniz.

      Teşhisi doğru bir biçimde koyduktan sonra aşağıdaki yazılarıma göz atabilirsiniz. Problem çok ciddi ise elbette profesyonel destek almalısınız. Azerbaycan’a selamlar…

      https://www.grisayfalar.com/stresi-yenmek-icin-neler-yapabilirim/

      https://www.grisayfalar.com/endise-ve-kaygilardan-nasil-kurtulabilirim/

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  10. Doğa dedi ki:

    Kendimize ne tür zaman ayırabiliriz . Bana bu konuda yardımcı olursanız çok sevinirim

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Size bu konuda yardımcı olabilmek için normal yaşantınızda neler yaptığınızı bilmem gerekir. Ancak yön göstermek açısından şu şekilde bir öneri sunabilirim. Hayatınızda yaptıklarınızı “fayda” durumunu göz önünde bulundurarak bir yere not etmelisiniz. Daha sonra en az fayda sağlayanı listeden çıkartıp kendinize zaman ayırmayı başarabilirsiniz.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  11. melike dedi ki:

    merhaba blogunuzu şu an keşfettim ve gerçekten çok iyi bir yazı olmuş ellerinize sağlık.
    son dönemlerde kendim hakkında başka insanlar tarafından yorumlar aldım.kendimi baştan aşağı değiştirme ihtiyacı hissediyorum. aklıma takılan şey kendi düşüncemi oluşturamamam ve insanlar içinde çok sessiz kalmam bu 6-7 aydır daha baskın kendimi “taklit” unsuru olarak görmeme yol açtı.Ama bu yalnız kalmak istemiyorum anlamına gelmesin.yalnızlıktanda çok zevk alıyorum ama böyle giderse çevremdede kimse olmamasından korkuyorum.bazen “neden” sorusuna verilen cevabı bile bulamıyorum.

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Bu yorumlarda haklılık payı olduğunu düşünüyor musunuz? Yoksa size yöneltilen yorumların haksızlık olduğuna mı inanıyorsunuz? Değiştirmek istediğinizin ne olduğunu söylerseniz daha kolay yardımcı olabilirim. Kendi düşüncenizi oluşturamıyor olmanız dahi başlı başına içerisinde farklı değişkenlerin olduğunu gösterir. Bir konuyla ilgili bilginiz olduğu halde bunu dile getiremiyor musunuz? Yoksa o konuya karşı kendinizi tamamen yabancı mı hissediyorsunuz?

      Sessiz kalmanız çok kötü bir şey değil. Kendinizi farklı birine dönüştürmek için çaba gösteriyorsanız bu çok normal. Yeni bir yazı yayınladım, özellikle onu okumanızı öneririm.

      https://www.grisayfalar.com/insan-kisiligini-nasil-degistirir/

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  12. Fethi dedi ki:

    Merhaba 19 yasındayım ve kendimi hiç iyi hissetmiyorum bazen hiç bişeyden zevk almıyorum ve yapacak birşeyler bulamıyorum yaşamayı istemediğim anlar oluyor ve hiçbir hedefim olmadan işletme bölümünü okuyorum ve bir sebebim de yok yardımcı olabilirmisiniz

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      En yakın zamanda mutlaka doktora gitmeyi düşünün. Bu yaptığınız yorum üzerinden depresyonda olduğunuzu söyleyebilirim ancak doğru tanıyı veya teşhisi koyacak kişi ben değilim. Bir doktora gitmenizi öneririm.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  13. PERİHAN dedi ki:

    Kaan Bey merhabalar. Kaleminize, emeğinize sağlık. Size birkaç sorum olacak. Erkek arkadaşım iş hayatına başladıktan sonra çok değişti, ilgisizliği. Ona bunu defalarca anlattım. Ve evet şuan değiştiğini kabul etti. Şu sıralar beni haketmediğini, mutlu edemediğini ve kendini tanıyamadığından yakınıyor. Ben şuan arkadaşım bunu yaşadığı için, daha doğrusu benim yüzümden yaşadığını düşündüğüm için üzülüyorum. Onun için ne yapabilirim. Bu bunalımı atlatması için bana vereceğiniz tavsiyeler inanın çok değerli. Şimdiden teşekkür ediyorum.

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Üzgünüm ancak çok komplike bir durum. Birçok varyasyon işin içerisine girdiği için çözümlemesi zor. Hem aşk gibi ikili ilişkiler benim için çok zor bir alan. Kendi deneyimim çok az. Bu nedenle çok fazla yardımcı olamayacağım. Erkek arkadaşınız kendisini işe kaptırdığı için bu durum olmuş olabilir. Belki dikkati başka yerdedir. Belki fiziksel ve zihinsel olarak artık kendisini size yakın hissetmiyordur. Belki hayat ona eskisi kadar ilgi çekici gelmiyordur. Daha pek çok şey sıralayabilirim ama doğru olanı saptamam çok zor. Hem ilişkinizin boyutunu bilmiyorum hem son derece tecrübesizim.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  14. Faruk dedi ki:

    geçen yıla göre insanların gözündeki dğerim azalmış hissediyorum ve başka insanların benim yerimi aldığını düşünüyorum bu yüzden saçma bi kısknaçlık oluştu bu şaçma düşüncelerden kurtulup kendimi iyi hissetmek istiyorum

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Bu şekilde bir hisse kapılmanızın temel nedeni geçmişle alakalı. Geçmişte biri veya birileri tarafından bu şekilde bir muameleye maruz kalmış olabilirsiniz. Zihninizde oluşan bu kalıbı yıkmayı başaramadığınız sürece bu şekilde hissetmeye devam edeceksiniz. Bu zinciri nasıl kırabilirim diye düşünüyorsanız net bir cevabı yoktur.

      Sebebi ise bu noktaya nasıl geldiğinizin bilinmesinin gerekli olmasıdır. Birisi sizin üzerinizde aşırı baskı kurup sizi bu kalıba sokmuş olabilir. Tümden bir depresyonun içerisinde olabilirsiniz. Hayatınızı bugüne kadar hep başkalarından onay alacak derecede şekillendirmiş olabilirsiniz.

      Bunu benim doğrudan anlamam pek mümkün değil. Neler yaşadığınızı bilmiyorum çünkü. En kısa zamanda profesyonel destek almak adına doktora veya terapiste gitmenizi öneririm.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

Yorum yapıp katkı sağla...