Endişe ve kaygılardan nasıl kurtulabilirim?

Endişe ve kaygılardan nasıl kurtulabilirim? Bu hislerden kurtulmak için pozitif olmanız ve olasılıklara değil mevcut duruma odaklanmanız gerekmektedir. Yıllarca sizi belirli bir alana hapsetmiş olan hissin ne olduğunu biliyor musunuz? Hareket alanını kısıtlamış ve kendi güvenli bölgenizden çıkmanıza imkan tanımayan bu hislerin tamamı korku, endişe ve kaygılardan oluşmaktadır. Bugün sizi hapseden duvarları yıkmanın ve sizi hareketsiz bırakan zincirlerden kurtulmanın mümkün olabileceğinden bahsedeceğim. Tüm bunlardan bahsederken en yakın arkadaşımız kitaplardan nasıl yararlanabileceğimizi göstereceğim. Endişe ve kaygılardan nasıl kurtulabilirim sorusuna hep birlikte cevap bulmaya çalışacağız.

Öncelikle endişe ve kaygılardan biraz bahsetmek istiyorum. Endişe doğal bir histir. Beyniniz mücadele edemeyeceğiniz kadar güçlü bir sinyal aldığı zaman bunu endişeye dönüştürür. Bunu örneklerle çoğaltmak mümkündür. Karanlık bir sokakta ilerlerken aniden önünüze çıkabilecek bir kedi sizi korkutabilir değil mi? Sorunun cevabı evet, korkarsınız çünkü aniden oluşan bu durum karşısında o an çaresiz durumdasınızdır. Anlık olarak refleksleriniz devreye girer ve vücudunuz gerekli tepkiyi ortaya koyar.

Endişe Nasıl Ortaya Çıkar? Nasıl Kurtulabilirim?

Bu örnek endişe durumunun ortaya çıkmasına basit bir örnektir. Çok daha ciddi durumlarla karşı karşıya kalabilirsiniz. Örneğin, kitaplığınızda bir kitap ararken kitapların bir anda yere yığılması esnasında yine endişe ve korku hissiyle baş başa kalırsınız. Ağır çekimde kendinizi izleme fırsatı bulsanız kitapların düşmeye başladığı andan itibaren vücudunuzun verdiği tepkiyi daha rahat gözlemleyebilirsiniz.

 

Bunların hepsi doğal hislerden oluşmaktadır. Zihniniz karşılaştığı problemlere yönelik endişeler üretme konusunda yeteri kadar kabiliyetlidir. Hemen hemen her insan bir şeylerden korkar ve endişe duyar. Bunları yenmek için çaba gösterenler ise kişisel gelişimlerini sürdürme konusunda çok daha başarılıdırlar.

Düşüncelerin Dışa Yansıması: Endişe ve Kaygılar

Endişe ve kaygılar sadece anlık olarak yaşadığınız olaylar neticesinde ortaya çıkmaz. Bu duygular aynı zamanda belirli bir unsur hakkında düşüncelerinizin dışa yansıması gibidir. Daha basit bir ifadeyle, önceden planlanmış hislerdir. Zihninizde yer alan düşüncelerin birer yansımasıdır.

Endişe ve kaygılar, anlık olaylar veya birikmiş düşünceler yoluyla ortaya çıkmayabilir. Bunun yerine ilerleyen zamanlarda yaşanabilecek olaylara ve meydana gelebilecek durumlara karşı da beslenebilirler. Bir konuda “hata” yapmışsanız er ya da geç bu hatanın olumsuz geri dönüşüyle karşılaşacağınızı düşündüğünüz için endişe ve kaygılara sahip olabilirsiniz. Bu tür endişelerde kendinize hakim olmalısınız. Geleceğin sizin elinizde olmadığını kabul etmeli ve kendinizi şimdiki zamanda kalmaya ikna ederek gelecekte yaşanabilecek durumlarla ilgili endişe ve kaygılarınızı azaltabilirsiniz.

Zihninizi yeteri kadar kontrol edemiyorsanız endişe ve kaygılarınız çok daha fazla olacaktır. Çünkü, zihnini kontrol etmeyi başaramayan insanlar kontrolü tamamen ona bırakmışlardır. Bu durumda zihniniz neyi uygun görüyorsa onu yaşarsınız. Yaşanan bir olay karşısında normal şartlarda korkmanız gerekse bile korkmama şansına sahipsinizdir. Bunu başarabilmek için düşüncelerinizi yönlendirmeyi ve zihninizi kontrol etmeyi başarabilmelisiniz.

Zihniniz olası bir durum veya bir unsur hakkında fikrini siz onunla karşılaşmadan önce ortaya koyar. Yavaş yavaş endişe ve kaygılarınız kendini göstermeye başlar çünkü zihninizin beklentisi bu yöndedir. Korkmama ve endişe duymama şansınız olsa bile bu şansı baştan kaybetmiş olabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken düşünceleriniz üzerinde hakimiyet sahibi olabilmektir.

Ön Adım: Endişe ve Kaygılara Mesafe Koymak

Sahip olduğunuz korku, endişe ve kaygılar ile mücadele edebilmenin en iyi yolu bu hislerle aranızda mesafe oluşturmaktır. Bir durumla karşı karşıya kalmanız ve sonucunda endişe hissine kapılmanız normal olsa bile pozitif düşüncelerle kendinizi ikna etmeyi başardığınız sürece ilgili histen uzak durmayı başarabilirsiniz.

Artık korku, endişe veya kaygı konusunda aklınıza takılan bir şeylerin olmadığını düşünüyorum. Bu hislerin ortaya çıkmasıyla ilgili neredeyse mümkün olabilecek tüm olasılıkları ortaya koymuş durumdayım. Şimdi bu hislerle mücadelemize başlayabiliriz ama öncesinde ileriye doğru ufak bir adım atmalıyız.

  • Birkaç dakikalığına yalnız kalın. Sizi rahatsız edebilecek hiçbir unsur olmasın. Telefon gibi rahatsızlık duymanızı sağlayacak etkenlerden uzaklaşın ve düşünmeye başlayın. Düşünmeye başlar başlamaz aklınıza gelen her şeyi ezberlemeye çalışın.
  • Birkaç dakika sonra gözlerinizi açın ve düşüncelerinizi tek tek not etmeye başlayın.Aklınızda kalan her şeyi not edin. Ayrıntılar dahil olmak üzere birkaç dakika içerisinde aklınızdan geçen her şey önünüzde kağıtta olmalıdır. Bu işlemi tamamladıktan sonra bir sonraki adıma geçin.
  • Orada mısınız? Birkaç dakikalığına aklınızdan geçen her şeyi not aldınız değil mi? Bunu yaptıysanız az önce aklınızdan geçen tüm düşünceleri takip etmeyi başardınız demektir. Sizin dışınızda bu düşünceleri bilen birisi var mı? Etrafınıza iyice bakının, kimse yok öyle değil mi? Evet yok! Düşüncelerinizi sizden başka kimse takip etmemektedir.
  • Bu adım bildiklerimizi gözden geçirme adımıdır. Tekrar ediyorum, düşüncelerinizi sadece siz takip edebilirsiniz. Zihniniz kendi kendini takip edemez veya kafanızın içinde yer alanları sizden başkası bilemez. Dolayısıyla düşünürken düşüncelerinizi takip edebilmenizi sağlayan bir etken söz konusudur. Bu etken bilinçli olmaktır. Bilinçli davrandığınız için söz konusu eylemi yapabildiniz.

Endişelere sebebiyet veren durum ise düşünceleri takip eden kişi ile gerçekte olan kişinin farklı kişiler olarak nitelendirilmesidir. Daha açıklayıcı ifade etmek gerekirse; düşüncelerinizi hafızanızda tutmaya çalışan kişi ile dışarıda kalan kişinin farklı bireyler olduğunu düşünürsünüz. Bunu düşünmeye başladığınız andan itibaren o an ne yapıyorsanız onu bir tür döngüye sokmaya başlarsınız ve her iki kişinin de kendiniz olduğunuzdan emin olana kadar bunu sürdürürsünüz.

Bu durumdan kurtulmak için düşüncelerin ve düşünceleri ortaya çıkaran zihnin siz olmadığınıza inanmanız gerekir. Çünkü bu noktada siz dışarıda kalan bilinçli kişisinizdir. Bilinçli kişi olmak ise size mükemmel bir fırsat sunmaktadır. Düşüncelerinizi rahatsız edip onları değiştirebilir veya farklı noktalara yönlendirebilirsiniz.

Korku, Endişe ve Kaygılardan Nasıl Kurtulabilirim?

Korku, endişe ve kaygıların neler olduğundan bahsettim. Ardından kafanızın içinde oluşan düşünceler, zihniniz ve bilinçli olma durumunun ne olduğu konusunda bilgi verdim. Bu noktadan sonra bahsedeceğim konu ise sürekli olarak karşınıza çıkan negatif düşünceleri pozitif düşüncelerle değiştirebilmek ve kendinizi şu an yaşanan noktada tutmayı başararak endişe ve kaygılardan kurtulabilmektir.

Aşağıda yer alan adımları kendiniz için uygulayabilirsiniz. Belirtilen durumlar gerçekçi örneklerden oluşmaktadır. Bu nedenle kendi durumunuza uyarlamak çok daha kolay olacaktır.

Okuldan yeni mezun oldum. Yeni mezun bir kişiye herkes iş vermiyor.Şu anda işsizim ve gelecekte ne olacağını bilmiyorum. İş bulamamak beni çok endişelendiriyor. Eğer iş bulamazsam mevcut ödemelerimi yapamayabilirim. Mezun olduğum için ailem artık bana maddi destek sunmayabilir. Başımın çaresine bakmak zorundayım ama iş bulamazsam halim duman.

Durumumuz tamamen bu. Bu bir örnek ve bu durumu kendinize uyarlamaya çalışın. Olabildiğince açıklayıcı olun ve detaylara yer verin. Yukarıda verdiğim örneğe benzer bir sorunla karşı karşıya olsanız bile mutlaka kendi durumunuzu aktarın.

  • Yukarıda verdiğim örnekte yaşanan durum açıkça ortadadır. “Şu anda işsizim.”şeklindeki kısım yaşadığımız durum. Bunun dışında kalan her şey ise birer “olasılık” yani olması muhtemel durumlar ama gerçekleşmesi kesinlik taşımıyor.

Şimdi sizi tekrardan düşünmeye bırakıyorum. Sizi endişelendiren şu anda içinde bulunduğunuz durum mu? Yoksa bu durumdan dolayı ortaya çıkabilecek olası durumlar mı? Size bir iyilik yapayım. Aslında şu andaki durumu kabullenmiş durumdasınız ama geleceğe yönelik planlar içerisinde olduğunuz için mevcut durum nedeniyle ortaya çıkması olası hemen hemen her şey hakkında endişe duyuyorsunuz.

  • Sizi endişe içine sürükleyen durumlar aslında hikayenizin büyük bir bölümünü oluşturuyor. Bu nedenle hikayeyi baştan sona değiştirmeniz gerekiyor. Bunun için ilk olarak yaşadığınız sorunu ortaya koymalı ve bunları pozitif noktalara doğru yönlendirmelisiniz.

Negatif düşüncelerden pozitif düşüncelere doğru hareket edebilmek pek kolay değildir. Bunun için gerekli bilgilere ve kabiliyete sahip olmalısınız. Bu konuda size kitapların nasıl yardımcı olabileceğinden birazdan bahsedeceğim ama şimdi hikayemizi yenileme konusunda bir adım atmalıyız. Aşağıda kafamızın içinde ortaya çıkan negatif düşüncelerden kurtarılmış mevcut durumumuz yer almaktadır.

Yeni mezun oldum. Yeni mezun bir kişiye herkes iş vermeyebilir. Şu anda işsizim ama ileride iş bulabilirim. İş bulamama sorunuyla sadece ben karşı karşıya değilim. Elimden gelenin en iyisini yapıp kendimi geliştirmeliyim. Bu sayede iş bulabilmem çok daha kolay olabilir. Ailem belirli ölçüde bana verdiği maddi desteği azaltacaktır. Bende ayağımı yorganıma göre uzatmalıyım ve gereksiz harcamalardan kurtulmalıyım. En azından iş bulana kadar böyle devam etmeliyim.

Hikayeyi baştan yazdım. Nasıl olmuş? Yeteri kadar pozitif mi? Yoksa biraz daha düzenleme yapmalı mıyım? Her nasıl düşünürseniz düşünün negatif olasılıklardan kurtulmak temel hedefiniz olmalıdır. Bunu yapabilmenin en iyi yolu ise şimdiki zamana yani şu an yaşanan soruna odaklanmaktır. Gelecekte ortaya çıkması muhtemel olan durumlar ile ilgili kafanızı meşgul edip endişelerin ve kaygıların yaşanmasına yol açmamalısınız.

Endişe ve Kaygılardan Kurtulmada Kitapların Desteği

Kitaplar psikolojik açıdan en büyük destekçiniz olabilirler. Yeri geldiğinde kafa dinleyeceğiniz bir mekan olabilirler, yeri geldiğinde ise düşüncelerinizi farklılaştırma konusunda size destek olurlar. Birbirinden farklı karakterlerin hayat hikayeleriyle kendinize yeni bir anlam arayışı sunabilirsiniz. Bu anlam arayışı sırasında çok daha pozitif yaklaşımlara sahip olabilir ve karşılaşacağınız sorunlara çözüm konusunda çok daha etkili adımlar atabilmeyi başarabilirsiniz.

Okunması gereken 10 kişisel gelişim kitabı

Kitapların gücünü hafife almamalısınız. Kişisel gelişim kitaplarından faydalanarak gelişiminizi sürdürebilirsiniz. Kurgusal olan ve edebiyat dünyasında yer edinmiş kitaplara göz atarak yazarların hayal gücüyle ortaya konmuş karakterlerin hayat hikayelerine misafirlik edebilirsiniz.

Bunların hepsi düşüncelerinizin çok daha kararlı ve pozitif olmasını sağlayacaktır. Belirli sorunlarla yüzleşmeden önce bu sorunların benzeriyle karşılaşan karakterlerin hikayeleri size yol gösterebilir ve yeri geldiğinde ilham verebilir. Endişe ve kaygı gibi sürekli peşinizde olan duygusal sorunlarınız varsa kendinizi farklı dünyalarda yapacağınız yolculuklarla biraz olsun rahatlatabilirsiniz.

Endişe ve kaygılarınızdan kurtulmak konusunda ciddi sıkıntılar yaşıyor olabilirsiniz. Bu duygusal sorunlardan kurtulmak için yapmanız gereken pozitif düşünmeye özen göstermek ve mevcut duruma odaklanmaktır. Eğer pozitif düşünme konusunda etkin olamıyorsanız kitaplara başvurabilir ve daha iyi bir okuyucu olarak pozitif düşünme becerinizi geliştirebilirsiniz. Bunu başaramazsanız endişe ve kaygılarınızdan kurtulmanız söz konusu bile olmayacaktır.

Kaan Karadeniz

26 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini "Bilgi ve Belge Yönetimi" bölümünde sürdürmekteyim. İki farklı oyun sitesinde içerik yöneticiliği, bir sitede içerik danışmanlığı yapmaktayım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanırım.

31 Cevaplar

  1. oğuzdilek dedi ki:

    Hocam bende ki kaygı be endişe azaldı ancak şimdi de kendimde değilmişim gibi bi his beni tüketiyo. sanki bu ben değilmişim gibi geliyo eski ben değilmişim gibi yardımcı oldursanız çok sevinirim.

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Atmış olduğunuz adımları kendi kişiliğiniz ile bağdaştırmayı başaramadığınız için bu şekilde hissediyor olmalısınız. Yani aslında geçici bir çözüm ortaya koyduğunuzu söyleyebilirim. Endişe ve kaygılar bir süre sonra tekrar ortaya çıkmaya başlayacaklardır. Bunun için attığınız adımları kabullenip kendinizi değiştirdiğinize inanmanız gerek. Yoksa tüm çabalarınız boşa gidebilir. Tam olarak neler yaptınız? Kendinizi neden bu kadar boşlukta hissediyorsunuz? Hisleriniz tam olarak neler? Bunları benimle paylaşırsanız sizi daha iyi anlayabilirim. Yorum olarak cevap vermek istemiyorsanız e-posta göndermeyi deneyebilirsiniz.

  2. Keziban dedi ki:

    Merhaba.ben yeni doğum yaptım ve hamileligim çok sıkıntılık geçti. Böbreklerim az calismaya başladı. Dogumdan sonra bu hastalık konusunda korkularım çok arttı. Şimdi yalnız kalamıyorum. Evime giremiyorum.eğer lavaboya gidip idrarimi yapamazsam strese giriyorum ve o gün hiç idrara çıkamıyorum. Ben bu korkuları nasıl atlatacagim.lütfen bana yardım edin

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Öncelikle hayırlı olsun. Umarım çocuğunuz sağlıklı bir biçimde büyür ve geleceği de parlak olur. Size de büyük geçmiş olsun, acil şifalar dilerim. Benden yardım istemenizi anlıyorum ama burada bir sağlık problemi mevcutken benim yönlendirme yapmam doğru olmaz. En kısa içerisinde mutlaka bir psikiyatri kliniğine gitmelisiniz. Endişe ve kaygılarınızın olması çok ama çok doğal. Muhtemelen farkında olmadan bir tür travma yaşamış olabilirsiniz. Hiç vakit kaybetmeyin ve bir psikiyatri kliniğine gidin lütfen.

  3. Sümeyye Güvenç dedi ki:

    Hocam benim panik atak korkusu var ama bunun yanında OKB hastasıyım bu hastalık ya panik atak görülür mü ? Ve bide panik atak geçirme sırasında mesela saatin tık tık sesleri olsun yüksek sesler olsun kapıyı hızlıca carpma sesi olsun hemen bir korku yasarım irkilme olur hemen herşeyden endiseleniyorum saatin sesinden zor uyuyorum bas ağrısı oluyor nasıl geçer acaba ? Cevaplarsanız cok sevinirim.iyi günler

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba Sümeyye,

      OKB’li bir birey olarak söyledikleriniz benim hayatımda da var ama tabi dozu sizinki kadar yüksek değil. Muhtemelen sahip olduğunuz endişeler bunları tetikliyor. Bir kapı hızlıca çarptığında gelen sesten sonra nasıl bir duyguya sahip oluyorsunuz? Saatin tık tık tık eden sesini duyduğunuzda neler düşünüyorsunuz? Bunu benimle paylaşabilir misiniz?

  4. Gulenaz dedi ki:

    Cok tesekkur ederim tavsiyelerinizi uygulayacagim ben 54 yasinda emekli hemsiregim uc yil once begin anevrizmasi atlattim ondan sonra kaygi ve endise gelisti pozitif biriyim ama endisede kendime soz geciremiyorum cokta duygusal birigim tabi yasam kosullari vs her sey etken iyiki varsiniz yolunuz acik olsun size cok ihtiyac var memlekette saygilar

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Değerli yorumunuz için teşekkür ederim. Öncelikle geçmiş olsun diyorum. Umarım gelecekte sağlıklı bir yaşantınız olur. Geçirmiş olduğunuz rahatsızlığın etkisiyle endişe artışı yaşanması çok doğal bir durum. Tabi bu tür bir süreçten geçen kişinin bunu kabullenmesi çok kolay değil. Yardımcı olabileceğim bir şey olursa eğer her zaman buralardayım. Yorum yapmanız veya e-posta göstermeniz yeterli olacaktır.

  5. Melike dedi ki:

    Yorumunuz ve iyi dilekleriniz icin tesekkur ederim. Bakalim hocam. Ben basaracagima inaniyorum. Her derdin mutlaka bir çozumu vardir. Sanirim hep ayni sekilde bakisacisina devam ettigim icin hep ayni sonucu aldim. Dediginiz gibi ustune gidersem halledebilirim Inşallah. Kaygi aninda durumu farkedip onlarla dertlesmeyi denemek farkli bi bakisacisi olur boylece korku da olmaz heralde. Bu yaziniz herseyi bastan dusunmem icin iyi bi firsat oldu hocam. Size sağlik huzur mutluluk basarilar diliyorum butun omrunuz boyunca. Sagolun varolun..

  6. Melike dedi ki:

    Merhaba yazınızı çok beğendim. Teşekkür ederim.. Ben endişe ve kaygılarla lise 2. sınıftayken karşılaştım. Daha öncesinde rahat ve çözüm odaklı bi yapım vardı. olumsuz düşünceler beni ele geçirdi sanırım. Bu durumdan kurtulmak için yalnız kalmamaya gayret ediyorum. Boş durmamaya hep bir şeylerle ilgilenmeye… Psikoloğa gitmeyi de düşünüyorum bazen. Şuan 22 yaşındayım. Endişeler beni çok yoruyor Ya böyle olursa ya öyle olursa… beynim çok yoruluyor. Ona inat olsun diye senin düşündüğün gibi olmayacak diyorum. bazen. Her şey olacağına varır fazla yorma kendini diyorum. Öyle öyle biraz sıyrılıyorum bu düşüncelerden. Ancak kurtulamıyorum. Hayatim bu kadar dar pencerede geçmesin. Geniş ve pozitif bakabileyim istiyorum kişisel gelişim kitabı okudum okurken her şeyi net anladım yapmam gerekenleri de Ama ben hala o en kötü duruma odaklanmadan pozitif duruma gecemiyom ki.. 3 4 gün o durumun yuksek kaygısını içimde yaşadıktan sonra bu düşünce bana nerden geldi niye böyle korkum oldu boş yere mi korkuya kapıldım diyorum ve gülüyorum nasıl da inandım hayatımın sonuna kadar o durumun benimle olacağına nasılda inandirdim kendimi dedim. Ama bu sefer başka bir şeyi aynı boyutta kaygıyla yaşıyorum yani kurtulamıyorum hocam ne onerirsiniz tamamen kurtulabilir miyim tekrar teşekkürler mutlu oldum güzel yazınız için.

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba Melike,

      Seni iyi anlıyorum ama üzerine gitmek zorundasın. Geri dönüş yapmadan ileriye bakmalısın. Bugün 3-4 gün boyunca endişe ve korkuyu yaşayarak ileriye doğru adım atabilirsin. Yarın bu 1 hafta olur, bir başka zaman ise 2 hafta olur ve zamanla kendini bulursun. Eğer aşırı zorlanıyorsan elbette bir doktora danışmanı öneririm. O sana daha iyi yardımcı olacaktır. Ben sadece araştırmacıyım, bildiklerimi paylaşıyorum ve bildiklerimle yardımcı olmaya çalışıyorum. İşin ehli uzmanlar bu konuda çok daha bilgilidirler.

      Her şey gönlünce olsun, ben her zaman buralardayım. Yazmak istersen memnuniyetle cevap veririm. Kendine biraz zaman tanı, dayanabildiğin kadar dayan. Endişe ve kaygıların ile iyi geçinmeye çalıştığın sürece onları büyük problem olmaktan çıkartabilirsin. Bol şans dilerim.

  7. Ali dedi ki:

    İyi günler benim problemim biraz farklı sanırım.Yıllar önce bir arkadaşımın iyiliği için başkası hakkında bildiğim şeyleri anlatmıştım.Sonra bunların arası düzelince gidip herşeyi ona anlatmış.İşte senin hakkında bunları söyledi diye. Tabi o da inkar etmiş ve ben şu an iftiracı durumundayım.Bi de bu yetmezmiş gibi bazı ortamlarda ileri geri konuşuyormuş arkamdan.Önceden olsa çok tepki verirdim ama şu an tepki vermeye korkuyorum.Bir kaç kişi toplanıp beni sıkıştırabilirler diye.Dayak yerim elim yüzüm morarır ve rezil olurum diye.Bunu aşmaya çalışıyorum fakat bu düşünceyi atamıyorum kafamdan.Geceleri uyuyamıyorum bazen.Kafamda senaryolar kurup ağızlarının payını veriyorum ama bazen durduk yere aklıma geliyor ve gerilip korkmaya başlıyorum.O kişiyle 4-5 yıldır konuşmuyorum olduğu ortama bile girmiyorum.Yani gidip yüzleşmekte istemiyorum çünkü doğtu bildiğim şeyi yaptım ve özür dilemicem kimseden.Sizce ne yapmalıyım?

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Yaptığın şeyin senin açından doğru olması demek herkes açısından doğru olacağı anlamına gelmemelidir. Şu an buradan gözüken manzara “laf taşıyan” veya “başkasının sırrını bir başkasıyla paylaşan” kişi konumundasın. Belki paylaştığın sır karşıdaki kişiyi büyük bir kötülükten dahi kurtarmış olsa bile maalesef şu şartlarda bu rolü üstleniyorsun. Vicdanın rahat değil, vicdanın rahat olsaydı bunları düşünmene gerek bile kalmazdı.

      Yıllar önce birisine yalan söyledim. Söylediğim yalanı aynı gün içerisinde karşıdaki kişiye itiraf ettim ben. Sonucunda ise birçok şeyi kaybetmiş oldum, en önemlisi gönülden bağlı olduğum insanlardan birisini kaybettim. Fakat hiçbir zaman pişman olmadım, çünkü o gün o yalanı itiraf etmeseydim ömrüm boyunca vicdanım rahat etmeyecekti. Bugün ise tam tersi oldukça rahat ve huzurluyum.

      Benzer adımı atmak zorundasın. Her iki kişiyle aynı anda bir araya gelip olan biteni kendi bakış açın ile onların önüne koymalısın. Seni anlayışla karşılayabilirler veya sana tepki gösterebilirler. Hangisi olursa olsun sen üzerine düşeni yaptığın için vicdanını rahatlatmış olacaksın ve kafandaki senaryoları sileceksin. Eğer bir araya gelme konusunda çekincelerin varsa, işi fiziksel müdahaleye götüreceklerine inanıyorsan belki Facebook, Skype veya WhatsApp üzerinden bu meseleyi çözmeyi düşünebilirsin.

  8. Reyhan dedi ki:

    Evli ve 10 yasinda bir erkek cocuk annesiyim. Bu gune kadar iste oldugum saatlerde oglumla babannesi ilgilendi.ve ben oglumun hep en guzel anlarinin sahidi olamadan zamani sucluluk duygusu ile tukettim. isten cikip kendim ilgilenmek istiyorum.fakat maddi anlamda zorlanacagim endisesi bu istegimi golgeliyor.kenarda cok olmasada biraz birikmisim var. ama yinede guvenemiyorum.kafamdaki gelgitler beni depresyona surukluyor.ne yapmaliyim karar veremiyorum.dogru olan hangisi arafta kaldim.simdiden ilginize tesekkur ederim.

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Durumunuzu anlıyorum. İkilemde kalmanız çok doğal. Gerçekçi olmak gerek, bu tür bir pişmanlık duyuyor olmanız iyi bir şey. En azından çocuğunuzu önemsediğinizi gösterir. Hayalci olsaydım kesinlikle işten çıkmanızı ve çocuğunuz ile vakit geçirmenizi tavsiye ederdim. Fakat bu tür bir yaklaşımın doğru olduğuna inanmıyorum. İşten çıkmanız durumunda birikimle bir süre ayakta kalabilirsiniz ama o birikim sona erdiğinde tekrar iş bulma ve çalışma konusunda çok ciddi sıkıntılar yaşamanız söz konusu olabilir. Üstelik çocuğunuzu eğitim alanında maddi olarak desteklemeniz gereken bir döneme denk geleceğinden bana göre kusurlu bir adım olur.

      Hiç tatil gününüz yok mu? Cumartesi, Pazar veya haftanın herhangi bir günü? O günü dinlenmekle geçirmek isteyeceğinizi düşünüyorum ama biraz fedakarlık yapıp o günü tamamen çocuğunuza ayırabilirsiniz. Onunla dışarı çıkabilir veya evde kalıp sevdiği şeyleri yapmaya çalışabilirsiniz. En önemlisi çok geç olmadan mutlaka el birliği ile çocuğunuza okuma alışkanlığını sevdirin. Bu onun geleceğine yapabileceğiniz en büyük ve en değerli yatırımlardan birisi olacaktır.

      Değerli vaktinizi ayırıp yorum yaptığınız için çok teşekkür ederim. Umarım size yardımcı olabilmişimdir.

  9. Kemal Y. dedi ki:

    Benimle evlenmesini istiyorum bir tek o kız benim eşim olur diye düşünüyorum başka kimseyi hayal bile edemiyorum… Benim ciddi olduğumu niyetimi biliyor evet ama birlikte değiliz… Nasıl hareket edeceğimi ne yapacağımı artık bilmiyorum… Diğer konular geçici bu konu benim en büyük stresim… Bana yaşıtın olarak ne önerirsin?

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Elbette en güvenli olan yolu öneririm. Bir araya gelip konuşmalısın. Hayallerini anlatmalısın. Başka bir yol yokuş olur, ileride senin için problem olur. En iyisi olduğu gibi her şeyi ona anlatmak. Kabul edilebilirsin ama aynı zamanda reddedilme olasılığının olduğunu bilmelisin. Diyelim çok uğraştın, o kadar plan yaptın, tam ona derdini anlatmayı tercih edecekken ret cevabını aldın. Bunun hayal kırıklığını kaldırmakla, oturup konuşmayı tercih edip kendini ona açman sonrası yaşadığın hayal kırıklığı arasında çok büyük fark vardır. Ben olsam gider olduğu gibi duygularımı anlatmayı tercih ederdim.

  10. Kemal Y. dedi ki:

    Abi merhaba,
    Benim yaşım 28. Hayatımda değer verdiğim özel bir insan var fakat ben onunla evlenmek istiyorum, yani hayatımın geri kalanını geçireceğim biri kısaca. Benim niyetimi biliyor fakat ikna etmek istiyorum onu ürkütmeden kaçırmadan. Bu sorular benim günümü yani hayatımı kaplıyor ve beni en çok endişelendiren önemli bir konu…. Bu konuda neler yapabilirim abi bu konuda bana yol gösterirseniz çok sevinirim….
    Teşekkür ederim iyi çalışmalar.

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba, öncelikle “ağabey” demeyi bir kenara bırakalım çünkü yaşıtız. Ben ilişkiler konusunda çok iyi olan bir insan değilim. Karşıdaki kişi senin niyetini biliyorsa işleri zorlaştıran etken tam olarak nedir? Seni bildiği halde kabul etmeyeceğini mi düşünüyorsun?

  11. Ada dedi ki:

    Arkadaşlar endişeleri azaltmanın bir yolu da kendinize meşgale yani oyalanacak bir şey olmaktır. Endişeler her insanda bulunur. Bu yüzden kendinize ben böyleyim demeyin. Endiselenmenizin nedeni herşeyi kontrol etmek istemenizdir. Ben size derim ki siz bunu Allah a bırakınız sadece dua edin namaz kılın insan rahatlatıyor. Ben ne zaman endiselensem namaz kılıyorum. Allah a sığınıyorum. Ve faydası da çok oldu. Şimdi gelecekle ilgili daha iyi planlarim var. O yüzden dini değerlere sığınin.

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Değerli yorumun için teşekkürler. Dini inancı olanlar için güzel öneriler. Hem inancı pekiştirip hem rahatlayıp endişelerden uzaklaşmak bu yolla mümkündür. Umarım duaların kabul görülür ve çok daha iyi bir geleceğe sahip olabilirsin.

  12. Bekir dedi ki:

    Böyle olurs, ya oraya gidersem şöyle olursa, ya intihar etsem yine acı cekersem, ya o alışveriş merkezine gitsem bayılırsam gibi çok kaygılarım var ama hiç biri olmuyor ve ben hep kafaya takmakla meşgulum. Kafaya taktıklarım olmuyor ama ben en sonunda yine takmakla takılıyorum. 1-2 ay oldu öyleyim. Normalde neşeli biriydim.

    Troid tedavisi gördüğüm içinde çalışamıyorum hep evdeyim.. Ne önerirsiniz Hocam?

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba Bekir,

      Bu konuya benim yorum yapmam pek doğru olmaz çünkü zaten takıntılarla başı dertte olan bir hayatım var. Bu saplantılı düşüncelerin oluşmasına neden olan bir olay yaşamış olabilirsin. Bana kalırsa profesyonel destek alarak neyin ne olduğunu daha iyi öğrenebilirsin. Belki depresyonda olabilirsin, belki farklı bir durum vardır ama bu tür takıntıların pek iyi olmadığını ifade edebilirim.

  13. Esra dedi ki:

    Ikna olamiyorum zihnimin kontrolünü saglayamiyorum kaygi ve panikten yorgun düştüm :(yazdiklariniz biraz iyi geldi icinden bazi yerleri not alip yanimda tasiyacagim ve daraldigimda okuyacagim çünkü zihnimdekileri ihtiyac aninda grtiremiyorum:(Teşekkürler paylasiminiz icin

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba Esra,

      Pes etme, elbet bir gün kendini kurtarmayı başaracaksın. Ben buralardayım, yardıma ihtiyacın olduğunda iletişim kurmayı deneyebilirsin.

  14. Halil dedi ki:

    Dostum,ölüm ve yaşamın arasında bir fark olmadığına inanmaya başladım. Tesaduf yazdiklarini okuyunca kendime geldim.sagol varol.zihin konusunda kendimi çok geliştirme farkı uyandırdım bende teşekkürler..

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba Halil,

      Değerli yorumun için asıl ben teşekkür ederim. Yazdıklarımın insanların işine yaraması mutluluk verici bir durum. Umarım hayatın eskisinden çok daha iyi ve güzel olur.

  15. Sinan dedi ki:

    Iyi guzel anlatmissin bn doktora bas wurdum bu yuzden ilac werdi ama mafediyo bni unutkanlik basladi

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba Sinan,

      Problemin çok büyük ise ilaç tedavisi görebilirsin ama bu isteğe bağlı bir durum. Sen ilaç kullanmayı kabul etmediğin sürece bu tür bir tavsiyede bulunmak doğru değil. Sana verilen ilaç muhtemelen seni sakinleştiren ve bazı şeyleri silik silik hatırlamanı sağlayan türden bir şey olabilir. Tavsiyem farklı bir doktora daha danışman ve durumu ona anlatman. Ben doktor olmadığım için pek bir şey söyleyemem, ben sadece bilgi paylaşan kendi halinde bir insanım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir