İlişkiler

Sosyal medyanın ilişkilere 10 olumsuz etkisi

Sosyal medya bir süredir hayatımızı, işimizi ve ilişkilerimizi yönetir durumdadır. İlişkilerimizde bir takım olumlu ve olumsuz yönleri tasvir eder. Bazı insanlar ruh eşleriyle sosyal medya aracılığıyla tanışırken, diğerleri sosyal medya uygulamaları aracılığıyla aldatıldıklarını öğrendiklerinde boşanmayı tercih ettiler.

Sosyal medyanın insanlar arasında, özellikle evli çiftler arasında bir dizi çatışmayı tetiklemesi şaşırtıcı değildir. Sosyal medyanın evlilik ve ilişkiler üzerindeki olumsuz etkilerini öğrendikten sonra bana hak vereceğini düşünüyorum. Hazırsan bu olumsuz etkilere birkaç maddede göz atmanı öneriyorum.

Ofis Koltukları

Sevgiliyle geçirilen sürenin azalması

Instagram gönderilerinde gezinmek, partnerinle en sevdiğin televizyon şovu hakkında konuşmak ve gülmekten daha ilginç görünmektedir. Telefonunuzda ne kadar çok zaman geçirirsen, partnerinle yaşayabileceğin küçük mutluluk ve eğlenceyi o kadar çok kaçırırsın. Bu nedenle, eşin sana çok az zaman bırakır.

Burada dengeyi kurmanın önemli olduğunu unutmamalısın. Hiçbir şekilde sosyal medya kullanmamaktan söz etmiyorum. Fakat ilişkinin sağlıklı ilerlemesini istiyorsan ve evliliğinin altına dinamik döşemek istemiyorsan Instagram yerine sevgiline veya eşine daha fazla vakit ayırmalısın.

İnternet bağımlılığı ve Facebook bağımlılığı gibi durumları tam anlamıyla ruhsal bozukluk olarak kabul etmek mümkün değildir. Buna rağmen araştırmacılar her ikisinin de yaşam kalitesine müdahale edebilecek bağımlılık sorunları olarak kabul etmektedirler.

Sosyal medyanın dopamine hücumuna ne kadar çok bağlanırsan hayatın bir o kadar daha sessiz olacaktır. Daha basit anlar için daha az heyecan hissedecek olabilirsin. Bir dahaki sefere eşinle veya sevgilinle vakit geçirirken telefondan biraz uzak durmayı denemelisin. Bu duygusal yakınlığı artırmaya yardımcı olacaktır.

Öz saygı problemleri

Sevgilin veya eşin seni güzelliğin/yakışıklılığın konusunda ne kadar güvence altına alırsa alsın, sosyal medyayı kullanmaya devam ettiğin sürece şüphe ve düşük özgüven sorunları içinde yıkanmaya devam edeceksin. Bunun sebebi sosyal medyanın güvenini ve saygınlığını zararlı bir şekilde tüketmesidir.

Sosyal medya seni başkalarının mükemmel hayatlarıyla ve evlilikleriyle karşılaştırmaya ikna eder. Sonuç olarak, çoğu insan ilişkilerini sosyal medyada gördükleriyle karşılaştırır. Bu da gergin ve mutsuz bir evliliğe yol açar. Bireysel olarak ise öz saygının yerle bir olmasına neden olur.

Bununla birlikte her şey sadece öz saygı ile sınırlı kalmayacaktır. Sosyal medya ve çeşitli durumlar arasında yapılan araştırmalar daha farklı ruh sağlığı problemlerinin ortaya çıkacağını göstermektedir. Yalnızlık problemleri ve ruh hali sorunları bunlardan bazılarıdır.

Kıskançlığın tetiklenmesi

Kıskançlık, bir kişiyi birkaç çelişkili şekilde etkileyebilen çok olumsuz bir duygudur. Sosyal medyayı yoğun şekilde kullanan çiftler, çevrimiçi arkadaşlar ve etkinlikler konusunda kıskançlık ve aşırı sahiplenme sorunlarıyla karşı karşıya kalırlar. Başkalarıyla artan sosyal medya aktivitesi partnerinle olan ilişkini zora sokacak nitelikte olabilir.

Bazı araştırmalar, üniversite öğrencilerinde sosyal medya kullanımını artan kıskançlık ve ilişki memnuniyetsizliği ile ilişkilendirmiş durumdadır. Güvensiz bir bağlanma stili nedeniyle kıskançlığa yatkınsanız eşinin faaliyetlerine göz kulak olmak için sonsuz bir kaydırma döngüsünde sıkışıp kalma olasılığın çok yüksek olabilecektir.

Aldatma şansının artması

Küçük bir sohbet veya eski sevgilinin resmi üzerine yorum yapmak, evliliğinde olası sadakatsizlik belirtilerini ateşleyebilecektir. Araştırmalar, insanların sanal dünya veya sosyal medya üzerinden aldatma şanslarının çok yüksek olduğunu göstermektedir. Birçok ilişkinin bitiminde yer alan en önemli nedenlerden birisi budur.

Sosyal medyada aşırı vakit geçirme durumu herkesi şüphelendirebilecek önemli etkenlerden birisidir. İster istemez sevgilinin neden sosyal medyada bu kadar fazla vakit geçirdiğini düşünüyor olabilirsin. Sonuç olarak işin ucu aldatmaya çıktığında hayal kırıklığı yaşaman söz konusu olabilecektir.

Duyguların aşırı paylaşılması

Birçok insan evliliklerinde yaşanan sorunlar hakkında çevrimiçi bir arkadaşla konuşarak hayal kırıklığını sosyal medyada dışa vurur. Evlilik çatışmalarının küçük ayrıntılarını paylaşmak sorun değildir. Fakat evliliğinin her ayrıntısını onlarla paylaşman gerekmediğini bilmen gerekir.

Peki neden? Bu durum eşinle aranda olan tüm açık iletişim şansını ortadan kaldıran bir adımdır. Çünkü sahip olduğun sorunları ortaya çıkarmak için sosyal medya arkadaşlarına bağımlı olursun. Bir kez daha düşünürsen, kolayca bunun ne kadar olumsuz bir durum olduğunun farkına varabilirsin.

Gerçekçi olmayan beklentilerin oluşması

Sosyal medya aracılığıyla paylaşılan bazı yararlı kaynaklar olsa bile çoğunlukla göreceğin şey filtrelenmiş ve özenle hazırlanmış şeylerdir. Ölçmeye çalışmak, seni ve eşini ilişkiden uzaklaştırabilecektir. Kaçınılmaz olarak gerçek hayat, sosyal medyada gördüğümüz sonsuz vurgular gibi görünmeyecektir.

Bu durum hem sende hem partnerinde hayal kırıklığı yaratabilecektir. Birinin partneri hakkında ne kadar gönderi paylaştığını kıskanmaya başlayabilirsin. Bu durumda sevgilinden aynı şeyi yapmadığı için ona kızabilirsin. Göz attığın yaşam tarzları seninkinden daha iyi olduğu sürece ilişkiden memnun olma durumun değişiklik gösterebilecektir.

Daha fazla kavganın ortaya çıkması

2013 yılında yapılan bir araştırmaya göre, üç yıldan az bir süredir birlikte olan çiftler arasında Facebook’ta daha fazla zaman geçirmenin daha fazla çatışma ve kavga ortaya çıkardığı ortaya konmuştur. Bu durumda sosyal medyanın daha olumsuz ilişki sonuçlarıyla bağlantılı olduğunu söylemek doğru olacaktır.

Diğer bir araştırmada ise sosyal medyada fazla paylaşım yapan insanlarla çıkanların daha düşük ilişki memnuniyetine sahip olma eğiliminde olduğu ortaya konmuştur. Tüm bunları bir araya getirdiğimiz zaman sosyal medyanın aşırı kullanılması durumunda daha fazla tartışmanın ortaya çıkacağını söylemek yanlış olmayacaktır.

Hayatı daha az ilginç hale getirmesi

Bu kısım aslında çok önemlidir. Bir ilişkimiz olmasa bile bizi etkileyen durumlardan birisidir. Tatilde bir çiftin fotoğrafını gördüğün zaman ne hissedersin? Genelde memnuniyet duyabilirsin ama tatile gidemediysen içten içe bir kıskançlık duyarsın. Sosyal medya bu şekilde hayatı daha az ilginç hale getirmektedir.

Sosyal medya, bir çiftin hayatının zorlu ve sıradan yanlarını görmezden gelme eğilimindedir. Zorlukların ortasında mücadeleler, ev işleri, uzlaşma ve samimiyet gibi bu küçük zaferler değerlidir. Bir tatilin seni mutlu etmesi doğaldır ama seni nihai tatmine götürecek şey günlük anlar olacaktır. Bunu aklından çıkarmamanı öneririm.

İnsanı daha narsist yapması

Aşırı sosyal medya kullanımı bazı durumlarda narsisistik özelliklerle bağlantılıdır. Araştırmalar, bağımlılık yaratan sosyal medya kullanımının narsisistik özellikler olan egoyu besleme ve benlik saygısını geliştirme ile bağlantılı olduğunu göstermektedir.

Bununla birlikte farklı sosyal medya türlerinin narsisizmin farklı yönlerinde rol oynadığını unutmamak gerekir. Örneğin, sık sık tweet atan veya özçekim gönderen insanlar, narsisizmin ortak özelliklerinden biri olan “büyüklük sergilemeye” yönelik adım atmış olabilirler.

Peki bunun ilişkiler açısından önemi nedir? Her ne kadar bireysel bir durum gibi gözükse bile narsisistik özelliklere sahip bir insanla ilişki içerisinde olmak zor bir durumdur. Onu yönetmek, onunla birlikte hareket etmek ve onun ihtiyaçlarını karşılamak sağlıklı değildir. Bu aynı zamanda daha sonradan çeşitli travmalara yol açabilecek bir şeydir.

Ruh sağlığını bozması

Aşırı sosyal medya kullanımı maalesef kişinin ruh sağlığını bozacak bir etkiye sahiptir. Buna inansan veya inanmasan bile gerçek bu şekildedir. Sosyal medya anlık mutluluklar ve tatminlerle seni memnun edebilecektir. Ama sonunda seni mutsuzluğa doğru itecektir.

Sevgiline vakit ayırmak yerine sosyal medyada vakit geçirmeyi tercih ettiğin her süre boyunca ilişkinin sunduğu memnuniyetten uzaklaşmış olacaksın. Bu kısa süre sonra seni kaygı bozukluğu veya depresyon gibi problemlere doğru itecektir. Bir başka ifadeyle kendi kendine ruh sağlığı problemi ortaya çıkartmış olursun.

Kaan Karadeniz

İstanbul Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi bölümünden mezunum. Yazı yazmayı ve araştırma yapmayı seviyorum. Psikolog, terapist, astrolog veya yaşam koçu değilim. Hedefim insanların hayatlarına değer katabilecek bilgileri onlarla buluşturmaktır.

İlgili Makaleler

Yorum yapıp katkı sağla...

Başa dön tuşu