Yaygın ilişki problemlerine yönelik 4 çözüm

ilişki problemlerine çözüm

Yaşadığın ilişkide problemler mi var? Yaşadığın ilişki problemi bu yaygın problemlerden biriyse biraz uğraş ile onları çözebilirsin.

Her ilişkide yaygın olan belli başlı problemler vardır. Bu problemlere doğru bir biçimde yaklaşmayı başaramazsan ilişkin bitebilir. İlişkinde yer alan problemleri düzeltmek için gönüllü olarak ilk adımı atabilirsin. Bunu nasıl yapacağını öğrenmek ister misin?

Özet: İlişki problemlerine çözüm önerileri

İlişkiler her zaman probleme sahip olurlar. Bu nedenle herkes ilişki problemlerine sahiptir. Bazen ise aynı problemle tekrar tekrar karşılaşılır. Çözüm bulunamadığı için bu problem artık bir kördüğüm haline dönüşmüştür.

En yaygın ilişki problemlerinden birine sahipsen ve çözüm arıyorsan aşağıdaki maddeleri değerlendirmeye çalışmalısın. Bu maddelerin her birisi özettir. Daha fazlasını öğrenmek istiyorsan yazıyı incelemeye devam etmelisin:

  • Eleştiri sorununu anlamalısın.
  • Savunma sorununu anlamalısın.
  • Küçümseme sorununu anlamalısın.
  • Duvar sorununu anlamalısın.
  • Problemi çözmek için önce sevgilini tanımalısın.
  • Problemi çözmek için sevgilinin dikkatini yakalamalısın.
  • Problemleri azaltmak için sevgilini takdir etmelisin.
  • Problemi çözmek için diyaloglarını güçlü hale getirmelisin.

İlişkide eleştiri sorunu

Birçok ilişkinin merkezinde yer alan problem eleştiri. Bu eleştiriyi hangi taraf yaparsa yapsın asıl hedef karşıdaki kişinin karakteri veya kişiliğidir. Bu nedenle savunmaya geçen taraf beklenmedik tepkiler verebilme potansiyeline sahip olur.

İlişkinde eleştiri bir problemse bakış açını değiştirmeye çalışmalısın. Çünkü eleştirinin söz konusu olduğu durumda ilişkisini düzeltmek isteyen kişi karşıdaki kişi yerine kendisini hedef alır. Eleştiri problemiyle karşı karşı karşıya olduğunu düşünüyorsan benzer yaklaşımı sergileyebilirsin.

Önce karşıdaki kişinin karakteri ve kişiliği ile uğraşmak yerine kendini düşünmelisin. Ardından karşındaki kişiyle diyalog kapısını aramalısın. Problemi olabildiğince minimize etmelisin. Son olarak karşındaki kişinin hislerini öğrenmeli ve ona nasıl yardımcı olabileceğini sorgulamalısın.

Yaygın bir ilişki problemi olan eleştiriyi erkeklere nazaran kadınlar daha sık yaparlar. Burada psikolojik bir faktörün olup olmadığını bilmiyorum ama geçerli olan bir sebep illaki vardır. İlişkilerde ortaya çıkan eleştiri merkezli problemlerde çoğunlukla taraflar net şekilde bellidir.

İlişkide savunma sorunu

İlişkilerde ortaya çıkan savunma sorunu genellikle karşı saldırı veya şikayet şeklinde kendini gösterir. Üstelik bu problem tek başına kendini göstermez. Genelde bir eleştiri söz konusu olduğunda ona cevap verilmesi durumunda ortaya çıkar.

Savunma sorunu doğal olarak oluşan bir sorundur. Kendisini iki farklı şekilde gösterir. Eleştiriye maruz kalan kişi şikayetçi olmaya başlar veya sanki çok masum biriymiş gibi karşı saldırıya geçer. Bu problemde çözüm arayışında olanlar diğer insanlara göre çok daha farklı hareket ederler.

İlişkinde bir savunma sorunu olduğunu düşünüyorsan yapman gereken aslında çok nettir. Öncelikle eleştiriyi kabul etmelisin ve problem için sorumluluk almalısın. Daha sonra karşıdaki kişiyi dinleyerek onun hislerini anlamaya çalışmalısın.

İlişkide küçümseme sorunu

Üzülerek bir şey söylemeliyim. Eğer ilişkinde küçümseme problemi varsa ayrılığın çok yakın olabileceğini önceden belirtmeliyim. Çünkü küçümseme sorunu ayrılığın en önemli belirteçlerinden biridir. Küçümseme, bir kişinin karşısındaki kişiden daha iyiymiş gibi davranmasıdır.

Küçümsemenin ilişkilerde büyük bir sorun olmasının asıl sebebi aslında bir hakaret olmasıdır. Küçümseyen tarafın sağlıklı ilişkisinin olması maalesef mümkün değildir. Bazı hastalıklar gibi küçümseme problemi insanı hayatı boyunca meşgul eden bir problemdir.

Bu problemi aşabilmek diğerleri kadar kolay değildir. Çünkü ortada kabullenilmesi zor olan bir hakaret yaklaşımı vardır. İlişkinde karşı tarafın seni küçümsediğini düşünüyorsan bu durumda birazdan bahsedeceğim önerileri uygulamaya çalışmalısın.

İlişkide duvar sorunu

Duvar sorunu aslında ilişkide “seni umursamıyorum” demek anlamına gelir. Sırt çevirme veya cevap vermeme olarak kendini gösteren bu sorunun arkasında çoğunlukla erkekler vardır. Bu nedenle çoğu ilişkide umursamaz tavırların sahipleri onlardır.

Duvar örme sorunu tıpkı küçümseme gibi ciddi bir sorundur. Çünkü genelde yaptığını kabul etmeyen bir insanla karşı karşıya kalırsın. Probleme çözüm için önce karşındaki kişinin normal düzeyde davranması için çaba gösterirsin ama sonuçta yorulan sen olursun.

İlişkinde duvar veya set çekme gibi bir problem varsa birazdan sunacağım önerilere dikkat etmelisiniz. Bu öneriler sayesinde ilişkinde karşına çıkan duvarları başarılı bir şekilde yıkabilirsin. Böylelikle ilişkini sağlıklı bir duruma getirerek sevgilinle birlikte yolculuğuna devam edebilirsin.

1. Sevgilini tanı

Eleştiri, savunma, duvar ve küçümseme problemlerinden herhangi birisiyle karşı karşıysan çözüm olarak ilk adımın bu olmalıdır. Sevgilini tanımalısın. Bir başka ifadeyle onun duygularına dokunma başarısını göstermelisin. İlişkisinde problemler yaşayanlar yollarına bu şekilde devam edebilirler.

Sevgilini tanımak zaman alıcı bir iştir. Bu nedenle söz konusu yaygın ilişkili problemlerinden birisi erkenden kendini gösterdiğinde ayrılık kapıya dayanmış olur. Sevgililer birbirlerine kendilerini tanımak için vakit ayırmadıkları zaman problemi çözmek bu nedenle zorlaşır.

Sevgilinin psikolojisini anlayarak ilişkide yaşadığın problemi ortadan kaldırabilirsin. Bunu yapmak için ona anlamlı sorular sormalısın. Onunla ilişkili olan kişisel detayları öğrenmeye çalışmalısın. Daha sonra ise bunları kullanarak problemi ortadan kaldırmalısın.

2. Dikkati yakala

İlişkilerde çok kullanılmayan bir yöntemdir. Sevgilinle aranda bir problem varsa öncelikle onun dikkatini yakalaman gerekir. Her dikkat yakalayış hanene bir puan eklenmesini sağlar. Bu puanları biriktirerek ilişkini çok daha güçlü hale getirebilirsin.

Basit bir biçimde “Hava bugün çok güzel değil mi?” sorusunu karşı tarafa yönelterek cevap beklemelisin. Dikkati yakalamak bu şekilde gerçekleşir. Karşıdaki kişiye genel bir soru sorup cevabını almaya çalışırsın. Buradan gelecek cevap ise ilişkinin rotasını belirleme potansiyeline sahiptir.

Eğer karşındaki kişi cevap vermezse veya olumsuz cevap verirse ilişkin puan kaybetmeye başlar. Üstelik olumlu cevapta bir puan alırsın ama olumsuz cevapta üç puan birden kaybedersin. Uzun süreli birliktelikleri sırrı bu puanların sürekli artıda kalmasıdır.

3. Takdir et

Dürüst olayım, bunu yapması oldukça zordur. Hiç bir arkadaşını sevgilisinden kahraman gibi bahsederken gördün mü? Eğer gördüysen onun bu yöntemi mükemmel bir şekilde kullandığını anlayabilirsin. Takdir etmek zordur ama bu durum ilişkideki rotayı anlamak için bir ipucudur.

İlişkilerde problem çözücüler takdir etme adımını başarılı bir şekilde kullanırlar. Bir başka ifadeyle sevgilisini kendisinden üstün görebilme başarısını gösterirler. İlişkilerini mahvetmek isteyenler ise tam tersini yaparlar ve bir çuval inciri berbat edebilirler.

Takdirin ilişkilerde yer ayrıdır. Çünkü takdir etme aynı zamanda karşındaki kişiye senin hakkında bir şeyler anlatmaktır. Bu sebepten ötürü takdir etme veya hayranlık gösterme ilişkilerdeki durumu anlayabilmek için güçlü bir ipucu olarak kabul edilir.

4. Diyalogları güçlendir

Eric Barker‘ın dediği gibi ilişkilerde problemi çözmek için “iyi bir dinleyici olmak” şarttır. Maalesef aksini söylemek veya iddia etmek pek mümkün değildir. İyi bir dinleyici olursan ilişkinde yaşadığın her türlü sorunu çözebilmeyi başarırsın.

Dışarıdan bir göz olarak iki kişi arasındaki diyaloğu takip edersen sonucun ne olacağını kolaylıkla tahmin edebilirsin. Olumsuzluk kendini besler ve diyaloğun olumsuz kalmasını sağlar. Bu nedenle ilişkide problem çözücü olmayı başarmış kişilerin ilk işi olumsuzluğu ortadan kaldırmaktır.

Basit bir biçimde “Hepsi senin hatan değil. Bir kısmı bana ait. Bana hata mı söyleyebilir misin? Bende sana senin hatanı söyleyeceğim.” şeklinde bir yaklaşım ile diyaloğu güçlendirme yoluna gidebilirsin. Sorumluluk almak ilişkiyi güçlendirir. Bunu unutmamalısın.

Konuştuktan sonra sıranı artık savman gerekir. Çünkü sürekli konuşarak hiçbir yere varamazsın. Artık dinleyici olmalısın. İlişkilerinde problemi çözen taraflar genelde iyi dinleyici olanlardır. Bir ilişki problemi söz konusuysa her şeyi bir kenara bırakıp karşındaki kişiyi dinlemelisin.

Basit bir biçimde “Mutsuz olduğunda burada olduğumu bilmen yeter. Ne zaman istersen seni dinlerim.” diyerek kapıyı aralık bırakman yeterli olacaktır. Diyalog buradan itibaren gelişerek ilerlemeye başlayacaktır. Ancak, bundan sonrasında çok ufak bir detaya dikkat etmelisin.

Karşındaki kişiden tamamen değişmesini istemen doğru değildir. Bunu yaparsan hem onu hem kendini sinirlendirmiş olursun. Sonucunda bitmek bilmeyen bir tartışmanın başlamasını sağlarsın. Bunun yerine tamamen değişim yerine kontrollü ve kısmi değişimi beklemelisin.

Hadi deneyelim: İlişki tahmini

Hadi birlikte şu takdir etme ve hayranlık duyma üzerinden bir tahmin yürütelim. Dürüst olursan ilişkinin hangi yöne doğru gittiğini tahmin edebilme başarısını gösterirsin. Dürüst olmazsan beni değil kendini kandırmış olursun. O nedenle kararı tamamen sana bırakıyorum:

  • Birisi yaşadığın ilişkiden bahsetmeni istediğinde ona ne anlatırsın?
  • Sevgilin yaşadığınız ilişkiden bahsederken nasıl bir hikaye anlatır?

Bu iki soruya cevap vermeni. Mümkünse bunları bir yere not etmeni istiyorum. Not ettikten sonra aşağıdaki sonuçları okuyabilir ve ilişkinin boyutu hakkında bir yorum yapabilirsin. Aslında bu iki kişi arasındaki ilişkiyi anlamak için basit bir yoldur:

  • “İlişkinde her şey yolunda.” Bir başkasına yaşadığınız ilişkiden söz ederken olumlu şeyleri öne çıkarıp olumsuz şeyleri minimum düzeyde tutuyorsanız ve herhangi biriniz bir diğerini övme yoluna gidiyorsa sonuç budur.
  • “İlişkinde ayrılık kapıda.” Bir başkasına yaşadığınız ilişkiden söz ederken sürekli birbirinizin hatalarından söz ediyorsanız kaçınılmaz sonuç budur.

Umarım bu öneriler ilişkinde problemleri çözme konusunda sana yardımcı olur. Önerilerime eklemek istediğin bir şeyler varsa hemen yorum yapabilir veya önerilerimi beğendiysen yazımı arkadaşlarınla paylaşabilirsin.

Kaan Karadeniz

28 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini "Bilgi ve Belge Yönetimi" bölümünde sürdürmekteyim. Psikolog veya terapist değil, araştırmacıyım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanlardanım.

You may also like...

2 Responses

  1. Sayısal Oyunlar dedi ki:

    Bu konularda insan ne kadar düşünürse, çözüm üretmeye çalışırsa başına daha büyük iş alacağı düşüncesindeyim.
    İlişki denilen şey basittir aslında.
    İki insan anlaşırsa birlikte yaşayabilir, anlaşamazsa birlikte yaşayamaz.
    Ben eleştirir, söyler, kafasını ütüler düzeltirim dersen o işin sonucu sıfırdır.
    İnsan nasılsa öyledir. Belki yeni alışkanlıklar kazandırabilirsin.
    Hayata daha farklı açılardan bakmasını sağlayabilirsin.
    İlişki denilen şey aslında beklentidir bir bakıma. Beklentiler gerçekleşirse anlaşırsın, gerçekleşmezse anlaşamazsın.
    Hayatın olayı budur basittir. Anlaşamazsan ayrılır, anlaşabileceğin insanla yaşarsın.
    İnsanların hayatlarının düzgün olması, delirme sınırında yaşamamak, normal bir hayat yaşamak önemlidir.
    Taşıma suyla değirmen dönmez.
    Olmuyorsa ayrılırsın, hayatına başka bir kişi ile devam edersin. Ayrılmak istemeyen taraf olursa kendini şartlara ayarlamak zorundadır. Hem karnım doysun, hem pastam dursun olmaz.

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Bu söylediklerinizin belirli bir anlamı var ama ben bambaşka bir noktaya odaklanmış durumdayım. Çıkmaza girmiş bir ilişkiyi kurtarmak için harcanacak çabaya hiçbirimiz doğrudan anlam veremeyiz. Bu durum ilişkinin tarafları olan kişilerin birbirlerine duydukları bağlılık ve güven ile etkili bir durumdur. Burada benim yapmaya çalıştığım ayrılma noktasına gelmiş kişilerden çok sürekli aynı doğal örgüde takılı kalan kişilere yardımcı olabilmek.

      Değerli katkınız ve yorumunuz için teşekkür ederim.

Yorum yapıp katkı sağla...