Kişisel Gelişim

Ondan hoşlanmadığını söylemenin 11 yolu

Birine ondan hoşlanmadığını nasıl söyleyeceğini öğrenmek gerçekten önemli bir yaşam becerisidir. Gerçeği sunmak çok zor olsa bile gelecekteki pek çok deneyim için kesinlikle sana yardımcı olacaktır. Ayrıca, birine saygıyla ondan hoşlanmadığını söylemek yanlış bir şey değildir.

Çoğumuz reddedilmenin nasıl bir his olduğunun bilincindeyiz. Bu berbat bir şeydir. Bu nedenle, onu sevmediğini söyleyerek başkasını incitmeyi pek istemeyiz. Fakat bazen bundan kaçınmanın bir yolu yoktur. Ona, ondan hoşlanmadığını söylemen şart olabilir.

1. Onu sevip sevmediğine karar vermelisin

Birine karşı hislerin yoksa ve muhtemelen asla bir şey hissetmeyeceğini düşünüyorsan, bunu ona bildirmen gerekir. Özellikle sana olan sevgisini yeni ilan etmişse bunu gerçekleştirmelisin. O büyük zor konuşmalardan birini yapma zamanı gelmiş demektir.

Kendini buna hazır hissetmiyor olabilirsin. Belki her şeyi bilerek erteliyor olabilirsin. Fakat birini sevmediğini kabul etmek çok daha büyük bir sohbetin açılmasına neden olabilir. O kişiyi hiç sevmeyeceğini düşünüyorsan bir ayrılık konuşması yapman gerektiğini bilmelisin.

2. Çok geç kalmadan bunu yapmalısın

Daha sonra değil, daha erken yapmalısın. Tıpkı bir ayrılık gibi ne kadar uzun beklersen o kadar kötü olur. Birinin senden hoşlandığını biliyorsan ve ondan hoşlanmıyorsan bunu ona bildirmen gerekir. Dediğim gibi bunu ne kadar erken yaparsan o kadar iyidir.

Çünkü geçmesine izin verdiğin herhangi bir süre boyunca onu yönlendirmiş olursun. İlgi göstermek için hiçbir şey yapmasan bile gerçeği bilmediği için karşındaki kişi umutlu olmaya devam edecektir. Bunun yaşanmasına izin vermemelisin.

Erkenden bir şey söylemenin seni rahatsız edeceğini biliyorum. Fakat beklersen durum çok daha kötü bir hal alacaktır. Bu nedenle erkenden harekete geçmelisin. Bunu erteledikçe karşındaki kişinin daha kötü hissetmesi söz konusu olacak.

3. Yanıtlara hazır olmalısın

Karşındaki kişinin sana vereceği yanıta hazır olmalısın. Bu pek çok yoldan farklı olabilir. Genel olarak insanların dürüst olmasını istersin. Bu takdir edilesi bir şeydir. Onu reddettiğini söyledikten sonra gelecek cevap karşısında “kendine iyi bak” gibi sözcükleri kullanman gerekir.

Fakat her zaman durum aynı şekilde olmaz. Bazı insanların çok üzgün olması söz konusu olabilir. Seni onları yönlendirmekle suçlayabilirler. Daha farklısı, spesifik sorular sormakla suçlayabilirler. Bazı insanlar neyi yanlış yaptıklarını bilmek isterler.

Bazı insanlar ise seni suçlu gösterirler. Kendini suçlu hissetmen için ellerinden geleni yaparlar. Bu nedenle sabırlı olmaya çalışmalısın. En önemlisi karşıdan gelebilecek cevaplar karşısında hazırlıklı olmalısın. Böylece daha doğru adımlar atabilirsin.

4. Sorulara yanıt vermelisin

Reddettiğin insandan birçok farklı soru alabilirsin. Özellikle dediğim gibi seni bir şeylerden sorumlu tutmak için bir sürü yanıt şekli geliştirilecektir. Sana gelen sorulara en iyi şekilde yanıt vermelisin. Eğer birisi soru soruyorsa ona biraz olsun yakınlık göstermek önemlidir.

Bazı insanlar hoşlanmadığını söylediğin zaman yoluna bakabilirler. Bazıları ise cevap isterler. Acımasız olmadan sorularını olabildiğince dürüstçe yanıtlamaya çalışmalısın. En azından bir cevabı hak ettiklerini bilmelisin.

Farklı şeyler istediğini, kimyanın uyuşmadığını veya belki başka birine karşı hislerinin olduğunu söyleyebilirsin. Çok fazla ayrıntıya girmene gerek yoktur. Fakat onu neden sevmediğini veya ondan neden hoşlanmadığını söylemek yollarına devam etmelerine yardımcı olabilecektir.

5. Kendini onun yerine koymalısın

Yapabileceğin en iyi şeylerden birisi kesinlikle kendini onun yerine koymaktır. Reddedilmek acıtır ve bu acının ne denli derin olacağı yaklaşımına göre farklılık gösterecektir. Dolayısıyla dikkatli davranmak çok daha doğru olacaktır.

Konuşmaların sırasında reddedilmenin ne demek olduğunu hatırlamalısın. Benzer bir durumda nasıl tepki vereceğini düşünmelisin. Bu, durumu başka bir başka bir açıdan görmeni kolaylaştırabilir. Mümkün olduğunda sempatik kalman gerektiğini bilmelisin.

6. Onu şımartmamalısın

Şımarıklık kendiliğinden ortaya çıkmaz. Muhakkak bir tetikleyici gerekir. Kendini onun yerine koyduğun zaman göstereceğin şefkatin dozunu iyi ayarlamayı başaramazsan onu şımartmış olursun. Burada ince bir çizgi vardır.

Reddettiğin kişiden özür dilemek ve onu rahatlatmak isteyebilirsin. Fakat önce bir sakin olmalısın. Özür dilemek ve onu rahatlatmak senin işin değildir. Kibar ve saygılı olabilirsin ama onu rahatlatmaya çalışmak gönderdiğin mesajın karmaşık hisler içermesine neden olabilir.

Bir kişiyi rahatlatmaya çalışırsan geleceğe yönelik bir sinyal vermiş olursun. Bu durumda karşındaki kişi bu sinyali istediği şekilde algılayabilir. Sonucunda ondan kurtulmak isterken aslında o kişiyi kendine aşık etmiş olabilirsin. Bu istediğin bir sonuç olmayacaktır.

7. Ona alan tanımalısın

Bir kişiyi reddettikten sonra nasıl olduğunu görmek için onları kontrol etmene gerek yoktur. Onu kendi haline bırakmalısın. Birlikte çalışabilir, arkadaş olabilir veya aynı kalabalık ortamda olabilirsin. Ne olursa olsun ona hareket için belirli bir alan tanımalısın.

Sürekli etrafında olduğun zaman ona yeteri kadar alan tanımamış olacaksın. Bu doğru bir davranış değildir. Çünkü hislerini senden uzaklaştırması konusunda önüne bir engel çıkartmış olursun. Yapman gereken ise tam tersidir. Seni unutması için engelleri ortadan kaldırmalısın.

8. Arkadaşlığı kabul edebilirsin

Sonunda reddettiğin kişiyle arkadaş kalmak istiyor olabilirsin. Bu durumda arkadaşlığı sezmesi için beklememeli, bunu ona söylemelisin. Reddettikten sonra ondan ne istediğini ona söyleyebilirsin. Sonuç olarak, arkadaş kalmayı veya iletişimde kalmayı ona bildirmeyi seçebilirsin.

İleride bir daha konuşmayacağını ima etmek isterken dikkatli olmalısın. En basitinden gelecekte iyi şanslar dileyerek konuşmanı bitirebilirsin. Hedefini şimdi bilmelerine izin vermek, duygularıyla nasıl başa çıkacağını belirlemesi konusunda ona yardımcı olacaktır.

9. Gerekirse sonlandırmalısın

Dürüst ve saygılı olarak doğru olanı yapmak istesen bile bazı insanlar fırsatçı ve faydacı olurlar. Bu tür insanlara karşı dikkatli olman gerekir. Bu insanlar basit bir biçimde sana daha yakın olmaya çalışacaklardır. Bir sürü soru soracaklar ve sen yanıt vermeye çalışırken bundan keyif alacaklardır.

Bu noktada çizginin aşıldığı yerlerden biridir. Saygılı ve kibar olabilirsin. Ancak işler kısa bir konuşmanın ötesine geçiyor gibi görünüyorsa artık konuşmayı sonlandırmayı düşünmelisin. Ona bol şans deneyerek konuşmayı bitirebilirsin.

Sen elinden geleni yaptın, doğru cevapları verdin ve üzgün olduğunu belirttin. Daha fazlası elinden gelmez, gelmemelidir. Bazen yoluna devam edebilmek için bazı insanların kesin bir reddedilmeye ihtiyaçları vardır. Gerektiği zaman bu tür insanlara istedikleri cevabı vermelisin.

10. Başkalarına söylememelisin

Birine ondan hoşlanmadığını söylemek istiyorsan bir aracı kullanmanın iyi bir fikir olduğunu düşünebilirsin. Gerçeği söylemek gerekirse bu işleri biraz daha karmaşık hale getirecektir. Arkadaşlarından destek almak yerine bu işi kendi başına çözmeyi düşünmelisin.

En iyi seçenek o kişiyle konuşana kadar beklemektir. Böylece başkalarının sunacağı tavsiyelerden etkilenmemiş olursun. Ayrıca, karşındaki kişinin incinmesini istemeyen insanlar seni yönlendirmeye çalışabilecektir. Bu tür durumlar karşısında dikkatli olmalısın.

İçgüdülerin nasıl hareket etmen gerektiğini söylüyorsa o şekilde hareket etmelisin. Doğru olanı yapmalısın, dünyanın geri kalanının yaptığın seçime ayak uydurmasını sağlamalısın. Böylece yargılanacak kişi olmaktan kurtulmuş olursun.

11. Geleceği düşünmeyi bırakmalısın

Bazen karşındaki kişiyle aranda ufacık bir kıvılcım ortaya çıkmış olabilir. Bu durumda hemen geleceği düşünmek aklına gelecek ilk seçenek olacaktır. Bunun ne anlama geldiğini biliyorum. Gelecek hakkında düşünmeden duramazsın.

Fakat ne olursa olsun geleceği düşünmek için doğru zamanda olmadığını bilmelisin. Karşındaki kişiyle bir geleceğinin olmadığını bir kere düşünmüş durumdaysan bu aklının bir ucunda yer etmiş demektir. Çok geçmeden bu fikri karşındaki kişiye iletmeyi düşünmelisin.

Kaan Karadeniz

İstanbul Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi bölümünden mezunum. Yazı yazmayı ve araştırma yapmayı seviyorum. Psikolog, terapist veya yaşam koçu değilim. Hedefim insanların hayatlarına değer katabilecek bilgileri insanlarla buluşturmaktır.

İlgili Makaleler

Yorum yapıp katkı sağla...

Başa dön tuşu