Duygularımı nasıl yönetebilirim?

Sandalyeye oturdum. Masa önümde, üzerinde bir bardak taze çay, karşımda ise birazdan derdini anlatacak arkadaşım. Ne oldu demeye kalmadan başladı dökülmeye… “Dur!” dedim. O kadar hararetli anlatıyor, o kadar hızlı ilerliyordu ki onun hızına yetişebilmem mümkün değildi. Henüz birkaç cümle sarf ettikten sonra neden bu denli sıkıntıya düştüğünü anlamıştım. Duygularını kontrol edemiyor ve onları yönetmeyi başaramıyordu. Hızlı ilerlemiyordu aslında hızlı gitmek zorunda kalıyordu.

“Bir çay daha içer misin?” diye sorduğumda önündeki bardağın dolu olduğunu fark etti. Çayı buz gibi olmuştu, yine de bozmadı istifini. “Benim var. İstemem.” dedi. Birazdan iki bardak çayla geri döneceğimi bilmesine rağmen bozuntuya vermedi.

Duygularımı Nasıl Yönetebilirim?

Çay için kalkmış olmam bahaneydi. Onu uzaktan izlemek için bu bahaneyi ortaya atmıştım. Tahmin ettiğim gibi etrafa boş boş bakınıyor ve derin derin düşünüyordu. Elimde iki bardak çayla birlikte geri geldiğimde ise “Şimdi beni iyi dinle. Birazdan sana birkaç şey anlatacağım. Sonra bu anlattıklarını bir daha düşün.” dedim. Şaşkın ama mutlu bir ifadeyle beni dinlemeye koyuldu.

Duygularımı nasıl yönetebilirim veya duygularımı nasıl kontrol edebilirim diye merak edenlere yol gösterebilecek aşağıda yer alan bilgileri sohbet sırasında ona anlattım. Sohbetimizi bitirdiğimizde mutluydu, daha fazla şey öğrenmek istediği her halinden belliydi. Duygularını kontrol etmen gerekiyor yoksa her zaman az önceki gibi aceleci davranırsın dememe gerek bile kalmadı. O bu mesajı çoktan almış ve kendini geliştirmek için yola çıkmıştı.

Duygularını kontrol etmekte zorlanan her insan hızlı hareket etmeye çalışır. Hızlı hareket ettikçe duygularına yenik düşer çünkü onları yönetmeyi ve kontrol etmeyi başaramaz. Yüzmek için denize girmiş bir insanı hayal edelim. Bu insan suyun üzerinde kalmak için kontrollü hareket etmelidir. Ne kadar panik yaparsa batma ve boğulma şansı bir o kadar yüksektir. Ufka doğru baktığında yüzüne doğru gelen dalgaların her biri onu rahatsız eder. Onlara karşı nasıl hareket etmesi gerektiğini bilmiyorsa dalgaların etkisiyle kontrolünü kaybetme şansı da vardır.

Duygular denizdeki dalgalara benzerler. Dalgalar nasıl sürekli olarak kıyıya doğru geliyorsa, yaşadığı olaylar sonucunda ortaya çıkan duygular da insanın üzerine aynı şekilde gelecektir. Önemli olan bu duyguları karşılamaya hazırlıklı olmak ve onlarla mücadele edebilmeyi öğrenmektir.

Duygularımı nasıl yönetebilirim diye düşünmek iyi bir başlangıçtır. İnsanın bu soruyu sorduktan sonra neler yapabileceğini öğrenmesi ise bir gerekliliktir. Bunları öğrenemediği sürece bir insan duygularına yenik düşmeyi sürdürecek ve onların içerisinde boğulmaya devam edecektir.

1. Duyguları Tanımalıyız

Her ne işle meşgul olacak olursak olalım bir temelimiz olmadığında o işi yapmakta zorlanırız. Bu doğru değil mi? Öyleyse duygularımızı yönetmek için öncelikle onları tanıyarak temelimizi oluşturmamız gerekir. Duyguları tanımanın en kolay yolu bu konuda bilgi sahibi olmaktır. Bunun için ise iki farklı yol izleyebiliriz.

Birincisi bu konuda uzman olmuş bir kişiden bilgi almaya çalışabiliriz. Bu kişi ihtiyacımız bilgiyi bize sunabilecek nitelikte olmalıdır. Duyguları tanımamız ve hayatımızda karşılaştığımız hisleri anlayabilmemiz için tecrübeli kişilerin bilgi birikimlerinden faydalanmayı düşünebiliriz.

İkincisi ise en çok tercih edilen yoldur. Duyguları anlatan, onlar hakkında bilgiler veren ve hayatımızda karşılaşmamız mümkün olan duygularla ilgili kapsamlı analizler içeren kitaplar okumayı düşünebiliriz. Kişisel gelişim kitapları bu konuda bize yardımcı olabilir. Önemli olan hangi kitabı okuyacağımızı iyi bilmek ve yola çıkış hedefimizi unutmamaktır.

Okuma Alışkanlığının Faydaları

2. Harekete Geçmeliyiz

Duyguları tanımak onlarla mücadele etmemiz için yeterli değildir. Duyguları yönetebilmek bir kabiliyettir. Bu kabiliyete sahip olabilmek istiyorsak harekete geçmemiz gerekir.

Hayatımızda karşılaştığımız duygular çok çeşitli olabilir. Bu çeşitliliğe zaman içerisinde alışırız. Her duygu türüyle bir kez karşılaşmak onu tanımamızı sağlar. Aynı duygu türüyle birkaç kez daha karşılaşırsak ona karşı nasıl mücadele edebileceğimizi öğreniriz. Açığa çıkan duyguların ne gibi sonuçlar ortaya çıkaracağını zaman içerisinde daha iyi anlayabilir ve onları iyi ya da kötü olarak ayırt edebiliriz.

Duyguları iyi veya kötü olarak tanımlamak başlangıçta iyidir. Ancak zaman geçtikçe iyi veya kötü kavramından uzaklaşıp duyguları olağan haliyle tanımlamayı başarmamız gerekir. Yaşadığımız duygu mutluluk ise ona iyi dememeli, mutluluk demeliyiz.

Duyguları tanımlamak ve onlara isimler vermek onlara karşı hareket etme konusunda tecrübe edinmemizi sağlar. Bazı durumlarda benzer duygu farklı kaynaklardan açığa çıkabilmektedir. Bu tip durumlara karşı hazırlıklı olmak için duyguların oluştuğu çevreyi de tanımamız gerekir.

3. Duygu Kaynağını Anlamalıyız

Duygular yoktan var olmazlar. Mutlaka duyguları tetikleyen bir takım unsurlar vardır. Bu unsurlar çevremizde yaşanan olaylar olacağı gibi kafamızın içerisinde yaşanan olaylar da olabilir. Ortaya çıkan duyguların bir kaynağı vardır. Duyguların nereden geldiğini öğrenmemiz gerekir.

  • Üzüntü bir şeyler kaybettiğimizde veya çevremizde bir şeyler eksildiğinde ortaya çıkan bir duygudur.
  • Kızgınlık bir haksızlığa uğradığımızda veya önümüze bir takım engeller çıktığında ortaya çıkan bir duygudur.
  • Korku tehlike hissettiğimizde veya bir şeylerle mücadele edemeyeceğimizi düşündüğümüz anlarda ortaya çıkan bir duygudur.
  • Övünç bir şeyleri başardığımız zaman ortaya çıkan bir duygudur.
  • Mutluluk bir şeyler yolunda gittiğinde hissettiğimiz bir duygudur. Mutsuzluk da bunun tam tersidir; bir şeyler yolunda gitmiyorsa hissettiğimiz duygudur.

Duyguları bu şekilde ayırt edebiliriz. Bunları hissettiğimiz zaman bazı soruları kendimize yöneltmemiz gerekir. Bu duyguyu hissetmeme neden olan unsur nedir? Kısa süre önce hayatımda ne gibi bir olay yaşandı ve ben bu duyguyu hissetmeye başladım? Bu soruları sormaya başladığımız zaman duygu kaynağını belirleyebilir ve onu anlamayı başarabiliriz.

4. Duygularla Arkadaş Olmalıyız

Duygular son bulmaz. Sürekli olarak ortaya çıkmaya devam ederler. Hiçbir şey yapmasak bile bir takım duygularla karşılaşabiliriz. Bunun bilincinde olmak işimizi kolaylaştırır çünkü onlarla mücadele etmemeyi zor olsa bile öğreniriz.

Duygular kaynağı değişiklik gösterse bile ortaya çıkmaya devam edecektir. Onlarla mücadeleye kalkışabiliriz ama onları yenemediğimiz zaman güçlenerek bizlere etki etmeyi sürdürürler. Bu bizim için yaşanabilecek en kötü durumdur. Bir duygu bizi gereğinden fazla etki altında tutmayı başarırsa sonucunda depresyona doğru yönelebiliriz.

Bu durumda atabileceğimiz en anlamlı adım duygularla mücadele etmemeye aksine onlarla arkadaş olmaya çalışmaktır. Duygularla yaşamayı başarabildiğimiz zaman onların etkisinde kalmadan hayatımızı sürdürebilmemiz çok daha mümkündür.

5. Duygularımızı Kullanmalıyız

Duygular hayatımızı yönlendirmemize izin veren unsurlardır. Karşılaştığımız her sorunla mücadele edebilmek için duygularımızın bize kazandırdığı tecrübelerden faydalanırız.

Kızgın olduğumuz zaman enerjimiz daha yüksek olur. Bir işi yapmak istediğimiz anda kızgın olursak o işi tamamlamak için daha hızlı hareket edebiliriz. Motivasyonumuzu yüksek tutabiliriz ve yüksek tuttuğumuz bu motivasyonun sonucunda bir şeyleri yerine getirebilmeyi başarabiliriz.

Elbette kızgın olduğumuz zaman bazı şeyleri yanlış yapabilme olasılığımız vardır. Ancak kızgınlık halinde neler yapabileceğimizi iyi biliyorsak bu duygudan verimli bir biçimde yararlanabilir ve onu başarıya yönetebiliriz.

Benzer ifadeleri mutluluk, övünç, gurur, korku, endişe ve tedirginlik gibi farklı duygular için dile getirebiliriz. Her duygu bize farklı nitelikler kazandırır. Bu niteliklerin yardımıyla karşılaştığımız zorluklarla mücadele edebilmek için çeşitli avantajlara sahip olabiliriz.

Duyguları yönetebilmek veya duyguları kontrol edebilmek beceri gerektirir. Bu beceriye sahip olduğumuz zaman belki hayat boyu bize en çok faydayı sağlayacak kabiliyete sahip olmuş oluruz. Duygularımızı yönetmeyi başararak karşılaştığımız problemlere daha yaratıcı çözümler oluşturabiliriz. Mücadele etmeyi sürdürme veya mücadele etmeyi bırakma konusunda kendimizi ikna edebilecek daha güçlü nedenlere sahip olabiliriz.

Düşünmemiz gereken “Duygular sorunlarımızı çözmemizde bize yardımcı olabilecek mi?” sorusudur. Bu soruya olumlu cevap verebilmeyi istiyorsak duygularımızı nasıl yönetebileceğimizi bilmemiz gerekir. Bir şeyleri öğrenmenin zaman alacağını unutmamalıyız. Duygular hakkında bilgi sahibi olabilmek için daha fazla kitap okumalıyız. Daha fazla tecrübe edinmeye çalışmalıyız. Duygularımızı kontrol etmeyi başarsak bile öğrenmeye ve kendinizi geliştirmeye devam etmeliyiz.



Kaan Karadeniz

26 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini “Bilgi ve Belge Yönetimi” bölümünde sürdürmekteyim. İki farklı oyun sitesinde içerik yöneticiliği, bir sitede içerik danışmanlığı yapmaktayım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanırım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir