Kişisel Gelişim

Aynı anda iki kişiyi sevmek mümkün mü?

google ads uzmanı

Aynı anda iki kişiyi sevmek mümkün müdür? Bu soru çok farklı açılardan ele alınabilir. Aynı anda iki farklı kişiyi sevdiğini düşünüyor olabilirsin. Sevgilin senden başka birini daha seviyor olabilir. Doğal dille söylemek gerekirse erkek arkadaşının veya eşinin bir metresi olabilir.

Diğer taraftan zaten sevgilisi olan veya evli olan birini seviyor olabilirsin. Olasılıklar gerçekten çok fazla. Bu yazıda söz konusu konuyu ele almayı uygun gördüm. En azından sana aynı anda iki kişiyi sevmenin mümkün olup olmayacağını anlatmak istiyorum.

Ofis Koltukları

Bir insan aynı anda iki kişiyi sevebilir mi?

Aynı anda iki kişiyi sevme meselesini bir erkeğin bakış açısıyla ele alacağımı sanırım tahmin ediyor olmalısın. Öncelikle aslında merak ettiğin en önemli şeyin ilişki yaşadığın adamın sana karşı gerçekten samimi hisler besleyip beslemediğini öğrenmek olabilir.

Anlayışla karşılamak durumundayım. Bir erkeğin gerçekten seninle ilgilenip ilgilenmediğini merak ediyor olabilirsin. Öyleyse ister istemez şu soru önümüze gelir: Bir erkek aynı anda iki kadını sevebilir mi? Çünkü zaten ilişkisi var ve birini seviyor. Peki seni de sevebilir mi?

Psychology Today’e göre insanlar aynı anda birden fazla kişiye aşık olabilirler ve onlarla cinsel ilişkiye girebilirler. Ancak bir erkek aynı anda birden fazla kadını sevmeyi kabul edecekken, kadının aynı anda iki erkeği sevebilmesini pek kabul etmez.

Neden? Çok basit aslında. Duygusal olarak sevgilini başka biriyle hayal etmek son derece acı vericidir. Bu hem erkek için hem kadın için böyledir. Nitekim psikologlar benzer yaklaşımla gelirler. Bunu “imkansız” olarak nitelendirmek yerine “çok zor” olarak nitelendirirler.

Kısaca toparlamak gerekirse insanlar aynı anda iki kişiyi sevebilirler. Ancak genellikle sevgililerinin de aynı şeyi yapmasını kabul etmezler. Şimdi biraz yolun dışına çıkalım. Zaten sevgilisi olan birini sevdiğini düşünelim. Seni gerçekten seviyor mu? Cevabını aşağıda bulabilirsin.

kafa sözlük

1. Önceliği sen misin?

İlişkisi olan veya evli birini sevdiğini düşünelim. Tek dikkat etmen gereken onun öncelikler listesinde nerede olduğundur. Bu kulağa biraz basit gelebilir ama öncelik konumun niyetinin çoğunu açıkça açığa çıkaracaktır. Buna dikkat etmelisin.

Seninle vakit geçirmek onun için önemli mi? Yoksa boş zamanlarının çoğunu seninle mi geçiriyor? Boş zamanının çoğunu eşiyle veya sevgilisiyle değil seninle geçiriyorsa o zaman sana karşı gerçek hisleri olduğundan açıkça emin demektir.

Sonuçta “boş zaman” denilen şey insanın kendisine aittir. Önemli olayları ve durumları elbette sevgilisiyle geçirecektir. Bu nedenle önemli olan detay tamamen “boş zaman” dediğimiz noktadır. Boş zamanını nasıl geçiriyor? Bunu nasıl değerlendiriyor?

Çoğunlukla seninleyse, o zaman senin için gerçek hislere sahip olabileceğini bilmelisin. Hatta bu konuda dilediğin ile bahse girmeye hazır olabilirsin. Fakat geçirdiği süreye dikkat etmelisin. Bu süre çok kısaysa ve hemen ayrılmanın yolunu arıyorsa bu iyiye işaret değildir.

2. Kahraman olarak görüyor mu?

Kahraman içgüdüsü denen bence bizim millette biraz “hayvani” olarak var olan bir içgüdü var. Bu erkeğin kadını sahiplenmesiyle ilgili bir şeydir. Ama bizde o kadar derinden yaşanır ki bir anda kadının kendini sopa yerken bulması söz konusu olabilir. Diyorum ya “hayvani” bir içgüdüdür bu.

Kahraman içgüdüsü denilen şey bir erkeğin neden aşık olduğu ve kime aşık olduğu muammasının ortasında yer alır. Erkek her zaman kadının kahramanı olmak ister. Hayatındaki kadına tamamen sahip olmak ve onu korumak ister.

İşte bu “hayvani” adını verdiğim içgüdünün işaretlerine bakınabilirsin. Eğer erkek arkadaşın seni koruyor, seni güvende ve rahat hissettirmeye çalışıyorsa muhtemelen seni seviyor olabilir. Bunları çok rahat anlayabileceğin birkaç püf noktası vardır:

  • Kaldırımda yürürken trafiğin olduğu tarafa kendisini mi koyuyor?
  • Herhangi bir potansiyel tehlike ortaya çıktığında seni koruyor mu?
  • Bir iş arkadaşınla tartıştığın zaman doğal olarak senin tarafını mı tutuyor?

Etrafına bakıp onun nasıl davranmaya çalıştığını fark etmeye başlarsan aslında seni sevip sevmediğini anında anlayabilirsin. Şeytan ayrıntıda gizlidir derler ya onun gibi bir şey bu. Sadece ayrıntılara dikkat etmen yeterli olacaktır.

3. Günü kurtarmaya aday mı?

Kahramanlıkla ilgili bir başka başlık daha ama tek başına ele alınması gerekir. Kendini kötü hissettiğin veya zor bir durumda olduğun zaman sevdiğin kişi sana nasıl davranıyor? Hemen seni görmeye ve daha iyi hissetmeni sağlamaya çalışıyor mu?

Zor durumlarda nasıl davrandığı ve nasıl hissettiği “ikiniz” için nasıl düşündüğünü açığa çıkaracak bir durumdur. Bir erkek açısından bakacak olursak, gerçekten aşık olduğunda ilgilendiği kadın acı hissettiğinde kendini stresli hissedecektir.

Sonuçta, bir erkeğin önemsediği gösterme ve onu koruma gibi bir biyolojik içgüdü vardır. Yaşadığın sorunları görmezden geliyor ve onların ortadan kalkmasını umuyorsa muhtemelen seni gerçekten umursamıyor demektir. Asıl önemli olan kişi sevgilisi veya eşidir.

4. Yüzük nerede?

Bunun sadece evli kişiler için geçerli olduğunu söylemeliyim. Fakat her koşulda dikkate alınması gereken önemli bir noktadır. Kulağa oldukça önemsiz gelebilir. Ama seninle vaktini geçirdiğinde doğal olarak yüzüğünü çıkarıyorsa bunun iki farklı anlamı olabilir.

  • Evli veya nişanlı olmamayı umarak seninle birlikte yaşama konusunda özgür olmayı isteyebilir.
  • Karısını veya nişanlısını aldatmaktan utanıyor olabilir.

Peki bu farkı nasıl anlarsın? Yüzüğünü sadece halka açık yerlerde çıkarırsa, karısını aldatmaktan utanıyor demektir. Ama seninle vakit geçirdiği her anda yüzüğünü çıkarıyorsa bu durumda sana olan duyguları konusunda daha samimi demektir.

5. Sevgilisinin tarafında mı?

Bu büyük bir soru. Eşini veya sevgilisinin bırakmamasının bir nedeni var mı? Eğer seni gerçekten seviyorsa, o zaman eşini veya sevgilisini bırakacağına yönelik beklentin çok yüksek olacaktır. Bir erkek açısından durum biraz daha nettir.

Dur hemen kızma ama böyledir. Çünkü bir erkek kahraman içgüdüsünü sadece tek bir hedef için harekete geçirir. Bu yüzden, kız arkadaşını veya eşini terk etmeye niyeti yoksa, açıkça onları senden korumak isteyecektir. Bu durumda her zaman ikinci planda kalacağını bilmelisin.

  • Kız arkadaşı kötü bir dönemden geçiyor olabileceği için onu terk etmek istemiyor olabilir.
  • Evli ise çocukları olabileceği için aile olarak kalmanın daha mantıklı olacağını düşünüyor olabilir.

Fakat bir şekilde seni sevdiğini söylüyorsa ve doğru zaman geldiğinde ayrılacağını belirtiyorsa o zaman muhtemelen seni gerçekten sevdiğini biliyorsun demektir. Diğer taraftan sevgilisini terk etmenin konusunu hiç açmıyorsa, muhtemelen ömür boyu “metres” olarak kalacaksın demektir.

6. Kıskanç mı?

Psikoloji meraklısı olan herkes kıskançlığın çok büyük bir duygu olduğunu bilir. Kıskançlık bir insanı analiz edebileceğin en güçlü duygu durumundadır. Kıskançlığı kontrol etmek neredeyse imkansız durumdadır. Bunu bir silah olarak kullanabilirsin.

Örneğin, diğer erkekler hakkında konuştuğun zaman erkek arkadaşının nasıl tepki verdiğine göz atabilirsin. Tepkileri gerçek anlamda makul ise yani kıskançlık gösteriyorsa sana karşı hisleri var demektir. Yok kıskanmıyor ise o zaman seni “metres” olarak görüyor demektir.

Tek yapman gereken daha önce çıktığın bir hakkında ona bir şeyler söylemektir. Nasıl tepki vereceğini anında görebilirsiniz. Kıskanırsa sana karşı hislerinin olma ihtimali var demektir. Kıskanmıyorsa bence en kısa sürede yolları ayırma vakti gelmiş demektir.

7. Gelecek planları yapıyor mu?

Seninle gelecek planları yapıyorsa ne kadar küçük bir şey olursa olsun uzun vadede onun planları arasında yer aldığının bir göstergesi söz konusudur. Sonuçta, seninle zaman geçirmek istemekte ve “ikiniz” için bir gelecek görüyor demektir.

Bu aslında eşini veya sevgilisini senin için terk edebileceğinin ve gelecekte birlikte bir ilişki geliştirebileceğinin harika bir işaretidir. Yine de dikkatli olman gerekir. Çünkü gelecek planları yapan sinsi erkeklerin her zaman bir B planları olacaktır.

Kaan Karadeniz

İstanbul Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi bölümünden mezunum. Yazı yazmayı ve araştırma yapmayı seviyorum. Psikolog, terapist veya yaşam koçu değilim. Hedefim insanların hayatlarına değer katabilecek bilgileri insanlarla buluşturmaktır.

İlgili Makaleler

Yorum yapıp katkı sağla...

Başa dön tuşu