Sevilen (Toni Morrison)

Sevilen, Toni Morrison’un Pulitzer Ödülü ve Nobel Ödülü almasını sağlayan mükemmel anlatıma, çarpıcı ve etkileyici hikayeye sahip romanıdır. Toni Morrison, 18 Şubat 1931 tarihinde Ohio’da doğan Amerikalı bir yazardır. Asıl adı Chloe Ardelia Wofford olan yazar aynı zamanda editörlük yapmaktadır ve profesör olmayı başarmıştır. 1988 yılında Pulitzer Ödülü, 1993 yılında ise Nobel Ödülü almayı başarmıştır. Bu başarılarını sağlayan kitap ise 1987 yılında kaleme aldığı Sevilen adını taşıyan romanıdır.

Orijinal adı Beloved olan ve dilimize Sevilen olarak çevrilen bu muhteşem roman yaklaşık 311 sayfadan oluşmaktadır. Dilimizde ise yayını Can Yayınları tarafından yapılmaktadır. Kitabın konusu Afrikalı Amerikan köle Margaret Garner’ın kölelikten kaçış hikayesinden esinlenerek oluşturulmuştur. Kitabın kahramanı Sethe aynı şekilde kölelikten kaçmıştır. Ancak özgür kaldıktan kısa süre sonra tüm kaçan köleler hakkında yakalama kararı gibi bir karar çıkınca kendisi ve çocuğunun tekrar köle sahiplerine teslim edilmesi gerekmiştir. Sethe kızını teslim etmek yerine kendi elleriyle öldürmeyi seçmiştir.

Sevilen

Kölelikten kaçarak Cincinnati’ye gelen Sethe ve hayatta kalan kızı Denver‘ın hikayesi kitabın ana konusudur. Sethe iki yaşındaki kızını köle sahiplerine teslim etmemek için kendi elleriyle öldürmüştür. Cincinnati’deki evleri ise hayaletli ev olmuştur.

Sethe ve Paul D adındaki bir başka köle eve gerçeklik kazandırmak isterler. Başlangıçta başarılı olurlar ancak zaman içerisinde Sethe tuhaf düşüncelerde kaybolmaya başlar. Evin önünde öylece oturan ve kendisine Sevilen adını veren bir kadınla karşılaşırlar. Paul D, Sethe’i dikkatli olması konusunda uyarır ancak Sethe çoktan kontrolü kaybetmiştir. Sevilen adındaki kadını içeriye davet eder.

Bir süre sonra Sevilen doğaüstü güçlerle Paul D’yi evin dışarısına doğru iter. Paul D yine de olan biteni Sethe’e anlatmak ister ancak başarılı olamaz. Paul D’nin amacı bir aile kurmaktır. Bunları iş arkadaşlarına anlatmaya çalışsa bile başarılı olamaz çünkü Sethe onların arasında sevilen birisi değildir. Paul D pes etmez. Günün birinde Sethe yaşananları ona anlatır ancak Paul D anlatılanları kaldırabilecek kadar güçlü değildir. Sethe’i daha fazla dinlemeden oradan ayrılır.

Bu olaydan sonra Sethe, Sevilen’in öldürdüğü kızı olduğuna inanmaya başlar. Sethe dikkatsizce davranmaya başlar ve bu davranışların sonucunda Sevilen’i kızdırır. Nitekim, Sevilen gittikçe büyümeye başlar ancak onun varlığından etkilenen Sethe hiçbir şey yemediği için gittikçe zayıflanır ve kendisini tüketir.

Diğer taraftan evde yaşayan Denver başkalarından yardım ister. Yardım istediği kişiler gelip Sevilen’i evden çıkartmaya çalışırlar. Benzer zamanlarda beyaz bir adam çıkagelir ve evde yaşayan diğer kişilere yardımcı olmaya çalışır. Elinde bulunan bir evi içerisinde yaşamaları için onlara verir. Denver aynı zamanda bu kişiden iş ister ancak bunu Sethe bu konudan haberdar değildir. Sethe bu adamı görünce birden bire çılgına döner ve adamı öldürmeye çalışır. O an aklına köleyken sahibi olan kişi gelmiştir. Bu yaşananlardan sonra Sevilen ortadan kaybolur, Denver çalışmaya başlar ve Paul D ise Sethe ile mutlu bir hayat kurmak için geri döner.

Bu Kitabı Neden Okumalıyım?

Kitabın konusu bile neden okumanız gerektiğini belirtecek kadar güçlü. Kölelik ve ırkçılık kitabın ana teması. Aslında her şey bu iki kötü düşüncenin üzerinden götürülüyor. Özgürlükler ülkesi Amerika bile olsa bir dönemin hastalıklı düşüncesi kölelik ve ırkçılıkla boğuşmak zorunda kaldığını unutmamak gerekiyor. Amerika Birleşik Devletleri tarihinden ders çıkarmayı başarmış nadir ülkeler arasında yer alır. Bunu edebiyatçıların kalemlerinden ve oluşturdukları hikayelerden anlayabilirsiniz.

Kölelik ve ırkçılık unsurları insanların hayatlarında çok ciddi sosyolojik yaralar açmayı başarmıştır. Kitabı okurken bunu hissedebilirsiniz. Ancak tam olarak yaşananları anlayabilmek mümkün değildir. Kitapta birçok farklı duyguyu bir arada yaşayacağınız için geri dönüşü olmayan duygusal yollara sapma şansınız bulunuyor. Aşırı üzüntü bu duygusal yollardan bir tanesi.

Bir anne düşünün… Başkasının eline teslim etmemek için kızının boğazını kestiğini hayal edin. Bırakın gözünüzün önünde canlandırmayı okurken hatta düşünürken bile kendinizi kötü hissedersiniz. Maalesef bu trajik olay kitabın hikayesini oluşturuyor.

Daha fazla ne anlatabilirim bilmiyorum. Saygın iki ödül almış ve gerçekten hastalıklı bir düşünce olan ırkçılık ile kölelik gibi konunun insanda bıraktığı derin hasarları anlayabilmenizi sağlayan bir kitap okunmak için sizi bekliyor.

Hepinize iyi okumalar.

0 Shares

Kaan Karadeniz

28 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini "Bilgi ve Belge Yönetimi" bölümünde sürdürmekteyim. Psikolog veya terapist değil, araştırmacıyım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanlardanım.

2 Cevaplar

  1. Kübra Ç. dedi ki:

    Merhaba, Gabriel García Márquez’in Yüzyıllık Yalnızlık adlı kitabı hakkında görüşlerinizi bilmek isterim. Siteye ekler ya da e-posta ile geri dönüş yapabilir misiniz?

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Selam, belirtmiş olduğunuz kitap hakkında görüşlerimi kısa süre içerisinde paylaşacağım. Umarım size yardımcı olabilecek bir yazı ortaya çıkarabilirim. İyi okumalar.

Yorum yapıp katkı sağla...