Erteleme hastalığı nedir ve nasıl engel olunur?

E

Erteleme hastalığı nedir, nasıl çalışır ve ona nasıl engel olunur? Tüm bu sorulara artık cevap bulabilirsin. Ertelemeyi bırakmalı ve bu yazıyı okumalısın.

Erteleme hastalığı, hepimizin bir noktada karşılaştığı durumlardan birisidir. İnsanlar var oldukları günden bu yana kendileri için önemli olan meseleleri ertelemek ve önlemek için mücadele ederler. Daha üretken anlarımızda, ertelemeyi durdurma konusunda bir çözüm ürettiğimiz zaman kendimizi daha mutlu ve başarılı hissederiz. Bu nedenle söz konusu hastalığa veya probleme çözüm bulabilmek çok önemlidir.

1. Erteleme hastalığı nedir?

İnsanlar yüzyıllar boyunca erteleme gibi bir problemle birlikte yaşamışlardır. En antik çağlarda bile bunun izlerini bulabilmek ve görebilmek mümkündür. Sokrates ve Aristoteles gibi eski Yunan filozofları bu tür davranışları “öz kontrol eksikliği” olarak tanımlamışlardır. Öz kontrol eksikliği, senin daha iyi karar vermene karşı hareket eden bir durumdur. James Clear‘ın tanımına uyacak olursak erteleme şu anlama gelir:

“Erteleme hastalığı, bir görevi veya görev kümesini geciktirme veya daha ileri bir zamana bırakma eylemidir. Dolayısıyla, erteleme veya öz kontrol eksikliği veya daha farklı bir isimle bu durumu açıklamaya çalışman mümkündür. Ancak her ne nasıl açıklarsan açıkla, özünde yapmayı planladığın şeyi yapmak için ne yaptığını takip etmeni önleyen bir kuvvettir.”

2. Neden erteliyoruz?

Tanımlamalara göz attığın zaman her şeyi daha kolay anlayabilirsin ama neden ertelediğine yönelik bir cevap bulamayabilirsin. Kısaca, beyninde yapman gerektiğini bildiğin şeyleri yapmana engel olan durum tam olarak nedir? Yapılan bilimsel araştırmalar bu konuda ihtiyaç duyduğumuz bilgileri bize sunabilmiştir. Aslında hemen hemen birçok şey davranış psikolojisiyle ilgilidir.

Davranış psikolojisinde yapılan araştırmalar zaman tutarsızlığı denilen bir olguyu ortaya çıkarmışlardır. Zaman tutarsızlığı, insan beyninin, acil ödüllere gelecekteki ödüllerden daha fazla değer verme eğilimini ifade eder. İşte bu tür yol ayrımlarında beyin genelde acil ödüllerden yana tavır koyarak gelecekteki ödülleri es geçme taraftarı olur ve biz bir şeyi ertelemiş oluruz.

Burada karşımıza iki farklı benlik durumu ortaya çıkar. İlki şimdiki benlik adını, ikincisi ise gelecek benliği adını taşır. Kilo verme, yazı yazma veya kitap okuma gibi hedefler belirlediğin zaman aslında gelecek benliğin için bir plan yapmış olursun. Gelecekte hayatının neye benzeyeceğini düşünerek hareket edersin. Gelecek benlik söz konusu olduğunda uzun vadeli ödüller değerlendirmeye girmektedir.

Fakat işin karıştığı nokta ise bambaşkadır. Gelecek benliği her ne kadar hedef koyma konusunda başarılı olsa bile harekete geçebilmek şimdiki benliğin elinde olan bir şeydir. Karar verme zamanı geldiği zaman seçim yapma şansını kaybedersin. Beynin artık şimdiki benlik hakkında düşünmeye başlar. Şimdiki benlik ise uzun vadeli kazanımlardan değil anlık memnuniyet getiren kazanımlardan hoşlanır.

Dolayısıyla, şimdiki benlik ve gelecek benlik sürekli olarak birbiriyle çelişir. Gelecek benliği zinde ve formda olmak ister ancak şimdiki benlik baklava ister. Elbette, herkes ilerleyen yıllarda kilo problemi yaşamamak için şimdiden sağlıklı beslenmek gerektiğini iyi bilir. Benzer şekilde, 20-30 yaşlarındaki insanlar gelecek için tasarrufun çok önemli olduğunu bilirler ama bunlar hep uzun vadeli kazançlardır.

Örneğin, hazırlaman gereken bir ödev olduğunu düşün. Haftalardır bunun farkında olabilirsin ama her geçen gün bunu bir sonraki güne bırakma eğiliminde olduğunu varsayalım. Her geçen gün bu konuda duyacağın stres ve endişe artış gösterir. Ödevi teslim süresinden bir gün önce stres konusunda doruğa ulaşmış olursun. Gelecekteki kaygılar şimdiki kaygılara dönüşmüş durumdadır. Harekete geçince bu kaygılar azalmaya başlar.

3. Ödülleri erkene çekmeye çalışmalısın

Uzun vadeli seçimlerin faydalarını daha acil hale getirmenin bir yolunu bulursan, erteleme hastalığını önlemek daha kolay hale gelecektir. Gelecekteki ödülleri şimdiki zamana dahil etmenin en iyi yollarından birisi iki farklı davranışı bir araya getirmektir. Bir başka ifadeyle, kısa vadede iyi hissettiren bir davranışla uzun vadede senin için iyi olan bir davranışı bir araya getirmelisin.

  • Sadece egzersiz yaparken sevdiğin sesli kitapları dinlemeyi tercih edebilirsin.
  • Sadece gecikmiş iş e-postalarını kontrol ederken müzik dinlemeyi deneyebilirsin.
  • En sevdiğin televizyon programını sadece ütü yaparken veya ev işleri yaparken izleyebilirsin.
  • Bir iş arkadaşınla çok zorlayıcı bir toplantı yaparken sadece en sevdiğin restoranda yemek yiyebilirsin.

Bu örneklerde görebileceğin gibi kısa vadede seni iyi hissettirecek bir davranış ile uzun vadede senin için iyi olan bir davranışı bir araya getirmek mümkündür. Örneğin, ev işi yapmak uzun vadeli bir sonuç sunarken en sevdiğin televizyon programını kaçırmamış olmak kısa vadede sonuç almanı sağlayacak bir şeydir. Bu tür kombinasyonlar ile erteleme hastalığından uzak durmayı başarabilirsin.

4. Erteleme sonuçlarını erkene çekmeye çalışmalısın

Erteleme hastalığının maliyetlerini daha geç ödemek yerine daha erken ödemeni sağlayacak çok çeşitli yollar vardır. Örneğin, tek başına egzersiz yapıyorsan gelecek haftaki antrenmanını atlamak hayatını hiç etkilemeyecektir. O egzersizi kaçırdığın için sağlığın hemen bozulmayacaktır. Egzersizi erteleme maliyeti ancak haftalar ve aylar süren tembel davranıştan sonra acı verici hale gelecektir.

Ancak, bir arkadaşına gelecek pazartesi saat 19:00’da antrenman yapma sözü verdiysen, antrenmanını atlamanın maliyeti çok daha fazla olacaktır. Çünkü bu antrenmanı kaçırırsan tam anlamıyla bir budala gibi gözükmeye başlarsın. Dolayısıyla erteleme sonuçlarını erkenden ödenmesi gereken bir maliyete dönüştürmüş olursun.

5. Gelecek eylemleri tasarlamaya çalışmalısın

Daha önce belirttiğim gibi, ertelemeye neden olan durum genellikle bir davranışın başlamasıyla ilgilidir. Başladıktan sonra çalışmaya devam etmek genellikle daha az acı vericidir. Bu, alışkanlıkların boyutunu azaltmak için iyi bir nedendir. Çünkü alışkanlıkların küçük ve başlaması kolay şeyler ise erteleme olasılığı çok daha düşük olacaktır.

Alışkanlıklarını kolaylaştırmak için kullanabileceğin en iyi yollardan biri “2 dakika kuralı” kapsamında hareket etmektir. Bir alışkanlığa başlamak için 2 dakikayı maksimum süre olarak belirlediğin zaman ona başlamayı kolaylaştırmış olursun. Böylece alışkanlığa başlamak, ivme yakalamak ve başladığın şeyi devam ettirmek çok daha zahmetsiz hale gelir.

Görevleri yapılabilir hale getirmenin bir diğer yolu ise onları parçalara ayırmaktır. Örneğin, çok daha büyük gözüken bir işi çeşitli parçalara ayırabilirsin. Kendimden örnek vermem gerekirse, bu hafta 8.000 kelime yazmayı hedef belirlemiş durumdaysam bunları günlere bölmeye çalışırım. Örneğin, 4 gün boyunca günde 2.000 kelimeye yazmaya çalışırım.

Bu yaklaşım sayesinde büyük gibi gözüken bir hedefi daha kolay hale getirmiş olurum. Aynı zamanda sürekli yazdığım için kendime bir ivme kazandırabilirim. Benzer yaklaşımı hemen hemen her işte ve durumda kullanabilirsin. Görevlerini daha başarılı kılmak için onları daha kolay yapılabilir hale getirmek iki durumdan dolayı çok önemlidir:

  • Küçük ilerleme ölçütleri uzun vadede ivmeyi koruma konusunda sana yardımcı olur. Bu sayede daha büyük işleri tamamlama olasılığın çok daha yüksek hale gelmiş olur.
  • Verimli bir görevi ne kadar hızlı tamamlarsan günün bir o kadar verimli ve etkin geçmiş olur. Böylece gün içerisinde daha çabuk hareket edebilir ve görevlerine daha kolay uyum sağlayabilirsin.

6. Ivy Lee Metodu ile daha üretken olmaya çalışmalısın

Gelelim erteleme hastalığını yenmek konusunda sana yardımcı olabilecek pratik uygulamalara. Ertelemenin kolayca ortaya çıkmasının en önemli nedeni neyin üzerinde çalışmamız gerektiğine bir türlü karar verememektir. Bu bizim sistem geliştirme konusunda yaşadığımız eksikliklerden biridir. İşte bu konuda en iyi verimlilik sistemlerinden biri olarak adlandırılan Ivy Lee Metodu sana yardımcı olabilir.

  • Her iş gününün sonunda yarın yapman gereken en önemli altı şeyi yazmalısın. Altıdan fazla görev yazmamalısın.
  • Bu altı maddeyi gerçek önem sırasına göre sıralamaya çalışmalısın.
  • Yarın geldiğinde, sadece ilk göreve konsantre olmalısın. İkinci göreve geçmeden önce ilk görevi tamamlamaya çalışmalısın.
  • Listenin geri kalanına aynı şekilde yaklaşmalısın. Gün sonunda, bitmemiş görevleri ertesi gün için altı görevden oluşan yeni bir listeye taşımalısın.
  • Her iş günü bu işlemi tekrarlamaya çalışmalısın.

Bu yöntem gerçekten oldukça basittir. Bunun gibi yöntemlere yöneltilen birincil eleştiri çok basit olmalarıdır. Hayatın bütün karmaşıklıklarını hesaba katmazlar. Acil bir durum ortaya çıktığında olup biteceklerle ilgili bir plan söz konusu değildir. Evet, acil durumlar ve beklenmeyen dikkat dağıtıcı durumlar ortaya çıkacaktır. Bunları mümkün olduğunca yok sayman ve listene bağlı kalman gerekir.

Zor kararlar vermek zorunda kalabilirsin. Yukarıdaki yöntemde altı farklı görevden söz etmiştim ama bu rakamı kendine göre değiştirmen mümkündür. Örneğin, beş farklı görev seçebilirsin. Bu tamamen kendi prensiplerine ve yaklaşımına kalmış bir şeydir. Temel olarak gerekli olan bir şeyler yapmaktır. Hiçbir şey yapamazsan her şeyden rahatsız olmaya başlarsın.

Başlama problemini ortadan kaldırır. Birçok görevin en büyük zorluğu kesinlikle başlangıç yapmaktır. Ivy Lee Metodu, işe gitmeden önceki gece işlerine karar verme konusunda seni zorlar. Stratejinin başarıya ulaşmasının sebebi biridir. Örneğin, ben yazar olarak belirli bir günde ne yazmam gerektiğini belirlemek için gün boyu düşünebilirim. Ancak buna önceki gece karar verirsem ertesi gün yazmaya kolayca başlayabilirim.

Tek bir görev söz konusudur. Modern toplum çoklu görevlerle uğraşmayı sever fakat çoklu görevler üretkenlik açısından pek iyi değildirler. Daha az önceliğe sahip olmak daha iyi performans göstermek anlamına gelir. Kendi alanında başarılı olmuş insanların hikayelerini dinlersen her birinde ortak olan noktanın odaklanma olduğunu kolayca görebilirsin.

7. Kronik erteleme nasıl yenilir?

Üretkenlik ile erteleme arasında çok ciddi bir bağ vardır. Ne kadar az üretken olursan yapacaklarını ertelemeye bir o kadar fazla meyilli olursun. Bu nedenle daha üretken bir insan olmayı deneyerek erteleme hastalığını yenmek için çaba göstermelisin. Erteleme konusunda çok ciddi problemler yaşıyorsan artık onun kronik ertelemeye dönüşmesiyle karşı karşıya kalabilirsin. Bu durumda onu yenmek için çaba göstermelisin.

Ruh halini iyileştir

Son zamanlarda bu öneriden çok sık fark ettiğimin farkındayım. Ancak ruh hali insan psikolojisinde çok önemli bir yere sahip. Ruh halin iyi olursa yapmak istediğini daha rahat yaparsın. Ruh halin kötü olursa sürekli bir şeyleri ertelemek zorunda kalırsın.

Her zaman ruh halini iyileştirmek için çeşitli fırsatlar olacaktır. Çünkü insanlar genellikle kendilerini iyi hissettiren şeylere yöneldikleri için bazı şeyleri ertelemeyi tercih edeler. Kendini motive etmeli ve erteleme virajını dönmeden önce biraz hızlı hareket etmelisin.

Kendini motive etmek istiyorsan bir şeyleri hissetmen gerekir. Aklında tamamen rasyonel olan bir hedefin olması yeterli değildir. Seni neler hareket geçirir? Bunları düşünerek hareket etmelisin. Garip görünebilir ancak ruh halinin değişmesi fikrinin değişmesini sağlayabilir.

Önce zor görünenleri düşün

Erteleme problemi çoğu zaman hiç beklenmedik anlarda ortaya çıkar gibi gözükür. Ancak altında mutlaka belirli bir neden vardır. Bu nedenden bağımsız hareket edersen problemi çözmek yerine onu büyütmüş olursun. Gerçekten bunu istediğine emin olup olmadığını düşünmelisin.

Eric Barker‘ın dediği gibi “önce zor olanları yapıp” takvimi tersine çevirmeyi düşünmelisin. İnsanlar genelde kolay olanları önce halledip zor olan işleri sonraya bırakırlar. Bu sefer tam tersini yapmalısın. Zor olanı ortadan kaldırdıktan sonra kolaylığın akışında yolunu bulmalısın.

Hızlı geçiş yap

Erteleme düşüncesini tam anlamıyla bertaraf etmenin en kolay yoludur. Hızlı geçişler ivme yakalamana yardımcı olurlar. Ama en önemlisi geçmişteki korkulara takılı kalmadan hareket etmeni sağlarlar. Bu nedenle hızlı geçişler ve anlık değişimler yaparak ivme yakalamaya çalışman gerekir.

Hızlı geçişler doğru kısalık ve kolaylıkta olmaları durumunda işe yararlar. Çünkü ertelemeye sebebiyet veren şey birikmiş olan işlerin aşırı bunaltıcı gelmesidir. Bu bunaltıcı ve birikmiş gözüken işlerin sana karşı ilk hamlesi duygularını yaralamaktır.

Bu noktada büyük işleri küçük işlere bölme yöntemini uygulamaya çalışmalısınız. Kocaman bir pastayı tek ısırışta yiyebilir misin? Elbette yiyemezsin ama ondan küçük küçük parçalar alarak onu bitirmeyi başarabilirsin.

Yapman gereken önünde duran işi parçalara ayırıp maddeler halinde bir yere yazmaktır. Burada çok kapsamlı şeylere yer vermene gerek yoktur. Çünkü sıçrama yapmanı sağlayacak şey ilk üç madde olacaktır. İlk üç madde işe başlamanı sağlayacak ve duyduğun korkuyu azaltacaktır.

Sıçrama yap

Sıçramalar bir işi es geçip diğerine başlamak anlamına gelir. Eğer doğru şekilde bir yapılacaklar listesi oluşturmuş durumdaysan genelde “1. maddeden” başlayarak ilerlemeyi düşünmelisin. Erteleme senin için bir alışkanlıksa bu hiçbir işe yaramayacaktır.

1. madde yerine doğrudan “2. veya 3. maddeye” geçiş yapıp ertelemeyi pozitif bir duyguya dönüştürmelisin. Bunu yaptığın zaman geriye dönüp bitirmen gereken bir şeylerin olduğunu hissedersin. Kısaca iraden seni işleri bitirme konusunda zorlamaya başlar.

Yapılabilir olanları hallettikten sonra geriye kalanlar göreceli olarak zor işler olacaktır. Bu konuda endişe etmemelisin. Sürekli işler arasında geçiş yaparak yani sürekli erteleme yapıp sıçramalar gerçekleştirerek işlerini tek tek halletmeyi başarabilirsin.

İradeni kullan

Ödüller ve cezalar insan iradesini hareket ettiren iki önemli unsurdur. Bunları ortaya sunduğun sürece bir insanı kolayca harekete geçirebilirsin. Ancak hangisinin etkin bir strateji olacağını belirlemek çok kolay olmasa bile yetişkin bir birey için ödül ve cezayı içeren bir yöntem vardır.

Kuzenini, arkadaşını, sevgilini, eşini veya anneni yanına çağır. Sana yakın olan ama sana sözünü geçirebilecek birisi olması son derece önemlidir. Cebinden 200 TL’yi çıkarıp ona ver ve ona şöyle söyle: “Bugün mesai bitimine kadar elimdeki işi bitiremezsem 200 TL senin olur. Bitirirsem 200 TL’yi geri alırım. Anlaştık mı?”

200 TL senin için ufak bir rakam ise maaşının yarısını ona uzatabilirsin. Mesainin bitimi yaklaştıkça biraz stres ve biraz tedirginlik ile işe olan bağlılığın çok daha fazla olacaktır. Çünkü işi yetiştiremezsen kaybedeceksin ama yetiştirirsen kaybettiğini geri kazanacaksın.

Bunu yapabilir misin? Bence bir denemelisin. Özellikle birkaç kayıptan sonra yani kayıplar canını yakmaya başladığında kronik erteleme düğümünün çözüldüğünü göreceksin. Çünkü söz konusu maddi değerler olduğunda sonsuza kadar kaybetmeyi göze alamazsın.

8. Erteleme faydalı olabilir mi?

Başlıkta sorduğum soruyu tekrar hatırlatayım, erteleme davranışının faydalı olacağına inanıyor musun? Sen cevap vermeden ben söyleyeyim, muhtemelen böyle bir düşünceye sahip değilsin. Bugün yapmanı istediğim ertelemeyi bir problem olarak görmekten çıkarıp onu bir uygulama zemini olarak görmektir. Hayatında işine yarayabilecek tüm önemli becerileri test edebileceğin bir uygulama alanından söz ediyorum.

Ertelemeyi tetikleyen durum aslında zihnimizin çalışma biçimine yönelik merakımızdan kaynaklanır. Hayatın tüm zorluklarına karşı hayatta kalmaya çalışırken basit olanı seçip yolumuzu değiştirmeyi tercih ederiz. Karşılaştığımız zorluklarla mücadele etmek yerine ilk fırsatta yönümüzü değiştirip bir şeyleri erteleme yoluna gideriz.

Hayat zorluklarla doludur ve hayatta nasıl bir yere sahip olacağımız bu zorlukları değerlendirme becerimize göre değişir. Değerlendirmelerimizi aşağıdaki gibi yaptığımız zaman hep bir şeyleri erteliyor oluruz. Hem de istisnasız bir biçimde:

  • Yapılması gereken iş çok zorsa veya seni huzursuz ediyorsa ne yaparsın? Ertelersin.
  • Yapılması gereken işten hoşlanmıyorsan, belirsizlik ve huzursuzluk varsa ne yaparsın? Ertelersin.
  • Zihnin doğal olarak bir işi yerine getirmekten vazgeçip video izlemek, oyun oynamak ve sosyal medyada takılmak gibi daha rahat işleri tercih ettiğinde ne yaparsın? Ertelersin.
  • Karşına çıkan en kolay fırsata doğru ilerlerken ilgilenmekte olduğun diğer fırsatı ne yaparsın? Ertelersin.

Bu ve buna benzer durumlar yaşandığında kendin hakkında yaptığın ilk şey olumsuz düşünmektir. Anında psikolojik halinle ilgili en olumsuz durumları aklına getirir ve gerekli gereksiz eleştirme yoluna başvurursun. İşte bu davranışınız hayatta daha iyi bir yere sahip olmaktan ziyade daha kötü bir yere sahip olmana yardımcı olur.

Ertelemeyi bir fırsat olarak görebilir misin?

Soru sayısının ikiye çıktığını biliyorum ama bazı şeyleri daha iyi yapabilme becerisine sahip olmalısın. Her ne olursa olsun hayatını çok daha iyi bir noktaya taşımak için öğrenmeye devam etmelisin. Yukarıda anlatmış olduğum erteleme döngüsünün içerisine dalıp kendini kaybetmeden önce atman gereken adımları farklılaştırma yoluna gitmelisin:

  • Zor bir işle karşılaşıp erteleme hissine kapıldığın an belirsizliğe ve huzursuzluğa doğru yelken açtığını anlamalısın.
  • Daha kolay görünen şeyi yapmak için erteleme yapmana izin vermelisin.
  • Daha kolay olana geçiş yapınca erteleme yaptığını fark edip durmalısın. Duraksama bir kilit eylem niteliğine sahip olmakla birlikte sana hayatının içerisinde ihtiyacın olan bir beceriyi kazanma konusunda yardımcı olacaktır.
  • Bu kazanım sırasında belirsizlik ve huzursuzluk ile hareket edeceksin. Nasıl bir his olduğunu belirlemen gerekir. Korkunç bir his olabilir. Bu şekilde devam edip edemeyeceğini düşünmelisin. Huzursuzluk içerisinde olduğun bir anın içerisinde güzel bir şeyler bulabilmeye çalışmalısın.

Bu dört adımdan oluşan pratik yöntemi uygulaman durumunda kaçıp erteleme yapmak yerine huzursuzluğun içerisinde kalıp onu kabullenir ve sabır gösterip belirsizliğin içerisinde kalmaya cesaret edersin. Sonuç mu? Sonuç olarak hayatını değiştirmiş ve en önemlisi tüm ihtişamıyla daha güçlü haline merhaba demiş olursun.

Huzursuzluk ve belirsizlik içerisinde nasıl hareket edebilirim?

Bazı insanlar gerçekten huzursuz olduklarında bir adım ileriye dahi gitmeme konusunda ısrarcı olurlar. Bunun üstüne bir de belirsizlik gelirse onları hareket etmeyi bırak, düşünmeye dahi ikna edemezsin. Duraksama ile ortaya çıkarılan yöntemi denemek istiyorsan huzursuzluk ve belirsizlik içerisinde nasıl hareket edebileceğini öğrenmelisin:

  • Huzursuzluk ve belirsizlik ortaya çıktığında her şeyi zihinsel olarak yaşamak yerine onu fiziksel olarak saptamaya çalışmalısın. Bunu vücudunun bir noktasından sinyal olarak alabilirsin. Örneğin, benim için huzursuzluk kendisini baş ağrısı olarak gösterir. Bu sıradan bir baş ağrısı değildir. Huzursuzluk getirdiği bir duygudur.
  • Bu duygu ile durmaya devam etmeli ve merakına yenik düşmelisin. Kendine güvenerek bu duyguya teslim olmalısın. Kabullenmemeyi seçersen bu yöntemin hiçbir anlamı olmayacaktır. Dolayısıyla kabullenmeyi seçmelisin.
  • İlgili yöntemin en zor aşaması burasıdır. Artık gidip işine devam etmelisin. Erteleyip bıraktığın işe büyük bir belirsizlikle geri dönmelisin. Belirsizliklerin her zaman olabileceğini görerek devam etmelisin. Hikayenin sonu belli olsa bir kahramanın ortaya çıkamayacağını bilerek devam etmelisin. Hayatının kahramanı sensin öyle değil mi?

Elinde sihirli bir değneğin olmadığını bilmelisin. Belki bunları yaparken başarısız olabilirsin ama tekrar denemelisin. Kahraman olana kadar tekrar denemelisin. Günün birinde mutlaka başarıya ulaşacak ve hayatını daha iyi bir yöne doğru şekillendirmeyi başaracaksın.

9. Erteleme hastalığından gerçekten kurtulmak istiyor musun?

İnsanların bir kısmı doğaları gereği tembeldirler. Bu tembellik bitirilmemiş işleri bitirmemiz konusunda bize engel olur. Bu alışkanlıktan kurtulamadığımız sürece hiçbir işi tam olarak başaramayız. Erteleme hastalığından gerçekten kurtulmak istiyorsan yukarıda sunmuş olduğum yöntemler ve önerile işine yarayacaktır. Ek olarak dilersen aşağıdaki önerilerimi dikkate alabilirsin.

Harekete geçmelisin

Erteleme hastalığı konusunda kendimize yapacağımız en önemli iyilik harekete geçmektir. Bir şeyleri erteleme yoluna gidiyorsak o an mutlaka bir şeylerle uğraşıyoruz demektir. Uğraştığımız şeyleri bir kenara bırakıp harekete geçtiğimiz zaman erteleme sorunuyla mücadele etmek zorunda kalmayız.

Bu konuda en büyük sorumlular akıllı telefonlar, televizyon ve bilgisayardır. Bu teknolojik aletler vaktimizin büyük bir kısmını ele geçirirler. Bunlarla geçirdiğimiz her vakit yapmamız gereken işleri bir sonraki saate, bir sonraki güne ve hatta bir sonraki haftaya bırakmamıza neden olur. Başlangıçta yapman gereken vaktini tüketen alışkanlıklardan uzaklaşmaktır.

Kağıttan uçak yapabilir misin?. Dalga geçmiyorum, kağıttan uçak bile olsa her gün bir şeyler üretmeye çalışmalısın. Ürettiğin her şey birbirinden farklı olmalıdır. Böylece kendi kendinize motivasyonunu yükseltmiş olursunuz. Motivasyon, erteleme hastalığını yenme konusunda etkili bir unsurdur. Bir şeyleri başardığını görmek size farklı hisler kazandırır. Üretime geçtiğin zaman bir şeyler başarmış olursun.

Erken kalkmalı ve kendine zaman ayırmalısın

Biyolojik saate ayak uydurman önemlidir. Bugüne kadar sabaha kadar oturma alışkanlığına sahip olabilirsin. Erteleme problemini ortadan kaldırmak istiyorsan sabahlara kadar oturma ve gündüz uyuma alışkanlığından vazgeçmen şarttır. Bunu başaramadığın sürece erteleme problemiyle mücadele etme şansın yoktur. Çünkü bir şeyleri erteleyerek kendinize vakit ayırmaya çalışmazsın.

Sürekli çalışmak demek tükenmek demektir. Tükenmek demek ertesi gün bir şeyleri ertelemeye çalışacağın anlamına gelir. Bu nedenle kendinize vakit ayırman şarttır. Bunu sağlamanın en kolay yolu erken yatıp, erken kalkmaktır. Yapılması gereken ne iş varsa gün içerisinde bunları yapmalısın. Daha fazlasını pek düşünmemelisin.

Bir sonraki gün yapmanız gereken işi bugün yapmamalısın. Bugün yapmanız gereken iş bugünün işidir ve bu işi de yarına bırakmamalısın. Her şeyin bu kadar basit olmadığını biliyorum ama her şeyi zamanında yapıp kendinize vakit ayırmayı bir alışkanlık haline dönüştürdüğün zaman erteleme hastalığından daha kolay kurtulabilirsin.

Kendini takip etmelisin

Erteleme hastalığı çoğunlukla zayıf yanların nedeniyle ortaya çıkar. Zayıf yanlarını düzeltmek ve onlardan kurtulmak için öncelikle kendini takip etmelisin. Hangi işe ne kadar vakit ayırdığını takip etmeli ve kendine bir zaman çizelgesi oluşturmalısın. Bu zaman çizelgesini doldururken dürüst davranmayı ihmal etmemelisin. Kendinin farkında olduğunuz sürece erteleme alışkanlığından kurtulma fırsatını elde etmiş olursun.

Ertelemelere başvurmamızın en etkin nedenlerden birisi korkularımızdır. Bir şeylerden korktuğumuz zaman erteleme yoluna başvururuz. Gün içerisinde sahip olduğumuz tüm zamanı iyi şekilde değerlendirmekten uzaklaşırız. Korkularımız bir şeyleri yerine getirme konusunda bize engel olurlar. Öncelikle korkularımızı yenmeye ve daha sonra işlerimizi gerçekleştirmeye çalışmalıyız.

Korkularımızı yenmek için çeşitli yöntemler deneyebiliriz. Denediğimiz yöntemlerin bizim için işe yarıyor olması önemlidir. Korkularımız olduğu sürece verimlilikten uzak kalırız ve en önemlisi yapmamız gereken işleri zamanında yapamayız. Bu nedenle erteleme hastalığının en büyük besin kaynaklarından biri olan korkularımızla aramıza mesafe koymayı başarmalıyız.

Daha dikkatli ve daha duyarlı olmalısın

Mükemmellik sana hiçbir şey kazandırmaz. Mükemmel olmaya çalışırsan kendine bu hayatta yer bulmakta zorluk çekebilirsin. Bir şeyleri yapmak için harekete geçtiğinde o işin iyi olmasıyla ilgilenmelisin. Bir işi mükemmel yapmaya çalışman demek yapman gereken bir sonraki işlere daha az vakit ayırman demek veya o işleri sürekli ertelemeniz demektir.

Zamanı nasıl harcadığına dikkat etmelisin. Bazen istemeden bile olsa dikkat dağınıklığı yaşayabilirsin. Bunun bir sonucu olarak maalesef bir şeyleri ertelemek zorunda kalabilirsin. Zamanı nasıl kullandığın oldukça önemlidir. Zamanı verimli kullanmak birçok problemi aşman anlamına gelir. Zamanı değerlendirirken duyarlı olmaya özen göstermelisin. Sana hiçbir şey kazandırmayacak tartışmalardan ve yorumlardan uzak durmalısın.

Faydalı alışkanlıklara sahip olmalısın

Ertelemeyi yenmek istiyorsanız alışkanlıklarını mutlaka faydalı alışkanlıklardan oluşturmalısın. Film izlemek bir alışkanlık olabilir ama bunu nasıl ve ne zaman değerlendirdiğin önemlidir. İşlerini hallettikten sonra film izlemek, dizi izlemek, oyun oynamak gibi alışkanlıkların hepsi faydalı alışkanlıklar olarak görülebilir. Tüm bu alışkanlıkların arasında sizi en çok keyiflendirecek alışkanlıklar neyse onlara yönelmelisin.

Kitap okumayı seven biriysen sana bu konuda yardımcı olabilecek birkaç esere göz atabilirsin. Erteleme hastalığı konusunda yazılmış olan ve genel olarak bu hastalıktan kurtulma konusunda sana yardımcı olabilecek pek çok iyi eser vardır. Aşağıda bunların birkaçına yer veriyorum. Dilediğin kitabı alıp okuyabilir ve erteleme karşısında elindeki kozları güçlendirmeyi başarabilirsin.

  • Ye O Kurbağayı! – Brian Tracy
  • İş Bitirici – David Allen
  • Yaratma Savaşı – Steven Pressfield
  • Alışkanlıkların Gücü – Charles Duhigg
  • Erteleme Sanatı – John Perry

Umarım bu yazı erteleme hastalığını anlama ve erteleme hastalığını sona erdirme konusunda sana yardımcı olmuştur. Eklemek istediğin bir şeyler varsa hemen yorum yapabilir veya yazımı beğendiysen onu arkadaşlarınla paylaşabilirsin.

Yazar Hakkında

Kaan Karadeniz

İstanbul Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi bölümünden mezunum. Yazı yazmayı ve araştırma yapmayı seviyorum. Psikolog, terapist veya yaşam koçu değilim. Hedefim insanların hayatlarına değer katabilecek bilgileri insanlarla buluşturmaktır.

2 Yorum

Yorum yapıp katkı sağla...

  • Kaan kardeşim 27 yıllık bir öğretmen (aynı zamanda öğrenci) olarak yazılarını hayranlıkla okuyorum. Yazdığın konulara hakimiyetin ve sunuş tarzın her türlü övgüyü fazlasıyla hakediyor. Öğrencin olmaktan dolayı şanslı ve mutlu hissettiğimi bilmeni isterim. Saygılarımla.

    • Merhaba,

      Estağfurullah efendim. Yorum yaparak katkı sağladığınız için çok teşekkür ediyorum. Tek amacım insanlara yardımcı olabilmek. Yorumlarınız bana bunu yapabildiğimi gösterdiği için bundan mutluluk duyuyorum. Huzurlu ve sağlıklı bir hayat dilerim. 🙂