Yaratıcılığı geliştirmede okumanın önemi nedir?

Yaratıcılığı geliştirmede okumanın ne gibi bir etkisi vardır? İyi bir okuyucu olduğumuz zaman neden daha yaratıcı bir birey olma şansımız olur? Yaratıcı davranabilmek pek çok olay karşısında bizi kurtaran önemli bir niteliktir. Yeri geldiğinde problemlere mantıksal çözümler üretebilmek konusunda işimize yarayabilir. Analitik düşünme becerimizi destekler ve bunun yanında daha iyi olabilmemiz için ileriye doğru adım atabilmemizi sağlar.

Herkes yaratıcılığın doğuştan gelen bir kabiliyet olduğunu düşünmemektedir ama birçok kişide bu düşünce vardır. Yaratıcılık büyük ölçüde doğuştan gelen bir kabiliyet olarak görülecek olsa bile gelişebilmesi ve köreltilmesi mümkündür. Yaratıcılığı geliştirmek için çok farklı adımlar atmayı deneyebilirsiniz ama işinizi en çok kolaylaştıracak adım okumaktır. Bol bol okumak, okudukça öğrenmek ve farklı düşüncelere açık olabilmek yaratıcılığın gelişimini olumlu yönde yetkiler.

Yaratıcılığı Geliştirmede Okumanın Etkisi

İnsan beyni son derece gelişmiş bir yapıya sahiptir. İnsanların büyük bir bölümü insan beynini küçümser. Bu küçümseme beynin belirli konularla başa çıkamayacağına yöneliktir. Bir insanın karşılaşabileceği problem karşısında geri adım atması bu küçümseme durumunun dile getirilmesine neden olur. Ancak geri adım atılmasının nedeni beynin ilgili soruna yeteri kadar cevap verememesidir. Bu durum insanın kazanımları, düşünce yapısı ve ilgili konudaki bilgi birikimi gibi farklı niteliklerle de ilgilidir.

Eğer insan beynini donanımlı olarak görürseniz sizi epey şaşırtacak sonuçlarla karşılaşabilirsiniz. Karşılaştığınız soruna hızlı çözüm bulabilmek sizin yaratıcı kabiliyetlere sahip olduğunuzu gösterir ama yapabilecekleriniz bunlarla sınırlı değildir. Siz çözüm üretirken aslında farklı alternatifleri düşünmeye de odaklanırsınız. Yaratıcı bir insan olarak zıt düşüncelerle boğuşacak olsanız bile ikisini aynı anda zihninizde muhafaza edebilir. Yeri geldiğinde zıt düşüncelerin ikisini de kullanarak karşılaştığınız problemlere çözüm üretebilirsiniz.

Yaratıcılığın karşısında duran en büyük engelin korku olduğu düşünülür. İnsan bir şeyi yapmaktan çekiniyorsa ondan korkuyordur. Bu şekilde düşüncelere sahip olan birçok kişiyle karşılaşabilirsiniz. Ancak, yaratıcı bir zihne sahip olduğunuz zaman hem korkuyu hem de yaratıcılığı aynı anda konuşturabilecek kadar ileri gidebilirsiniz. Sonunda ise korkunun size bir şey kazandırmayacağını anlar ve takip edilebilir bir nitelik olmadığının farkına varırsınız. Korkularınızdan uzaklaştıktan sonra ise yaratıcılığınızı daha işlevsel kullanabilirsiniz.

Peki, tüm bunları bilmek bana ne kazandıracak? Aslında hiçbir şey kazandırmayacak. Doğruyu söylemek gerekirse buraya kadar geldiyseniz yaratıcılık, mantıksal düşünme, analitik düşünme, zıt fikirler ve korku gibi terimleri görmüş olmalısınız. Bunun ağır bir metin olduğunu düşünmeye çoktan başlamış olabilirsiniz ama aynı zamanda sonucunun nereye varacağını da merak ediyorsunuz. Sözü edilen yaratıcılık unsuruna sahip olduğunuzu düşünüyorsanız şu andan itibaren metnin geri kalan kısmıyla ilgili fikirlerinizi sıralamaya başlamış olmalısınız. Bir çoğu doğru tahminlerden oluşacaktır ama yanıldığınız noktalar varsa lütfen bunları yorum olarak paylaşın.

  1. Korkmadan Keşfe Çıkın: Temel probleminiz korkuysa ve sizi yaratıcı olmaktan alıkoyuyorsa daha güvenli alanlarda hareket etmek istediğinizden eminim. Bunun için kendinizi çok fazla zorlamayın ve yaratıcılığın vücut bulmuş hali olan kurgusal dünyalara katılın. Kurgusal dünyalar sizi istediğiniz noktalara ulaştırma konusunda fazlasıyla destekleyecektir. Sahip olduğunuz korkuların zaman içerisinde kaybolduğunu ve yaratıcılığınız ortaya çıkarak gelişim gösterdiğini fark edeceksiniz.
  2. Yeni Bilgileri Küçümsemeyin: Edindiğiniz yeni bilgiler sabit kalmaz. Siz bu yeni bilgileri edindikçe farklı yerlerde ve farklı şekillerde kullanmaya çalışırsınız. Bunda yanlış bir şey yoktur. Yaptığınız doğal yaratıcılıktır. Elinize geçen fırsatı en uygun şekilde kullanmaktır. Yeni bilgiler edinmek için çok farklı bilgi kaynaklarından faydalanabilirsiniz. Bu faydalanma faaliyetinde bir şeyler okuyacaksınız. Okuyarak yeni bilgiler edinecek ve yaratıcılığınızı geliştirebileceksiniz.
  3. Okumayı Yazıya Aktarın: Kulağa pek mantıklı gelmiyor değil mi? Aslında anlatmak istediğim oldukça açık. Okudukça öğrendiklerinizi süzgeçten geçirdikten sonra kazanımlarınızı yazıya aktarın. Yaratıcı bir bünyeye sahip olmak ile gurur duymayı bir kenara bırakın. Ona teslim olun ve kendinizi kelimelerin arasında yolculuğa çıkmış bir yolcu gibi düşünün. İzin verin yaratıcılığınız sadece size özel kalmasın. Birçok kişinin bundan faydalanmasını sağlayın. Hem kendiniz gelişin hem de başkalarının gelişimine katkıda bulunun.

Kitap okumak veya başka bilgi kaynaklarını okumak basit bir faaliyetmiş gibi gözükebilir. Yukarıda belirttiğim üç maddeyi tekrar tekrar okumak isteyeceğinizden eminim. Yaratıcı olduğunuzu düşünüyorsanız ve yaratıcılığı daha da geliştirmek için çabalamak gibi bir gayeniz varsa iyi bir okuyucu olmalısınız. İyi bir okuyucu olamadığınız sürece elinizde bulunan sihirli aracı kullanabilmek için yeterli kaynağa yani bilgi birikimine sahip olamazsınız.

Sizce okumanın yaratıcılığa çok daha farklı katkıları var mıdır? Yaratıcılığı geliştirmede okumanın önemi hakkında fikirleriniz neler? Düşüncelerinizi yorum yaparak dile getirebilirsiniz.



Kaan Karadeniz

26 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini “Bilgi ve Belge Yönetimi” bölümünde sürdürmekteyim. İki farklı oyun sitesinde içerik yöneticiliği, bir sitede içerik danışmanlığı yapmaktayım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanırım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir