Ütopya: Mükemmelliğe adanmış düşünceler dünyası

Ütopya, içerisinde yer alan halka olağanüstü yüksek yaşam standartları sunan ve herkes tarafından arzu edilen bir topluluk yaratma düşüncesidir. Ütopya için herhangi bir problemin bulunmadığı yaşam alanı benzetmesi yapılabilir. Bu kavramın tam tersi ise distopya olarak bilinir; distopya bu kavramanın birebir tersini işlemektedir.

Kurgusal yazın türlerinden daha önce distopyasiberpunk ve buhar çılgınlığı türlerine değinmiştim. Bir hata yapıp önce distopyadan söz ettiğimi kabul etmeliyim çünkü ilk önce ütopyadan söz etmek gerektiğini unutmuşum. Bu yazıda bir yazın türü olarak ütopya hakkında bilgiler edinebilir ve ütopya türünde yazılmış en önemli eserlerle tanışmayı başarabilirsin.

Ütopya: Mükemmel Bir Yer Kurgusu

Ütopya kurgusunda bir eseri kaleme almak son derece zordur. Şahsi fikrime göre bu türde yazılmış kurgusal eserlerin büyük bir kısmı tamamen kişisel arzulardan yola çıkılarak oluşturulmuştur. Ben ütopyalara çok fazla inanan birisi değilim ama elbette benim zihnimde de ütopya olarak adlandırılan belirli fikirler vardır. Ütopya türünde bir eser kaleme almanın zor olması onu herkese kabul ettirme konusunda sıkıntıların ortaya çıkabilecek olmasıdır.

Şimdilik bu problemleri bir kenara bırakmak istiyorum çünkü felsefi açıdan bunları tartışabilecek kadar bilgi birikimine sahip olduğumu düşünmüyorum. Şimdi seni ütopya teriminin ortaya çıktığı ilk zamanlara yolculuk etmeye davet ediyorum. Herkes ütopya teriminin 1516 yılında Thomas Moore tarafından kaleme alınan “Ütopya” isimli kitaptan geldiğini kabul edebilir ama tarihteki ilk ütopik eser Thomas Moore’a ait değildir.

Ütopyanın Çıkış Noktası

Milattan önce 370-360 yılları arasında yazıldığı tahmin edilen Devlet isimli eser ilk ütopik eser olarak kabul edilir. Eserin içerisinde Sokrates‘in ideal devlet anlayışına yer verilse bile kitabın eserin yazarı Platon‘dur. Bu eserdeki ideal devlet anlayışında toplumsal olarak üç sınıf bulunur; çalışanlar sınıfı, askerler sınıfı ve yöneticiler şeklinde oluşturulmuş olan bu sınıflar ideal devletin oluşması için belirli erdemlere sahiptirler.

Devlet isimli bu eser ve beraberinde ütopyaya adını kazandıran Thomas Moore‘un Ütopya eseri Batılı devletler için ideal bir ilham kaynağı olmuştur. Politik anlamda birçok adım bu felsefelerin etkisinde kalarak atılmıştır. Doğu medeniyetlerinde ise özellikle İslami inanca sahip topluluklarda Farabi‘nin ideal toplum fikrini yansıtan Erdemli Şehir ismini taşıyan eser etkili olmuştur.

Ütopyada Ekoloji

Ütopyalar içerisinde yer alan ekolojik fikirler birbirlerine zıt düşüncelerden oluşabilmektedir. Modern devletlerde endüstrileşme ekolojiden uzaklaşmak anlamına geldiğinde genellikle bu ütopyalarda yani ideal yaşam alanları anlayışında ekoloji geri plana atılmıştır. Fakat ütopyanın temelinde doğa ile bir arada yaşama fikri yer almaktadır. Dolayısıyla ütopyalar içerisinde ekoloji ve ekolojik denge kendisine tam anlamıyla yer bulabilmiş değildir.

Buna rağmen doğaya önem veren düşüncelerin ve fikirlerin temelinde bir ütopya gizlidir. Bu gizli olan ütopya, insanın doğa ile barışık olması gerektiğini ifade eder. Oluşturulan ütopyada insan ve doğa birbirini destekleyerek dünyanı çok daha yaşanabilir hale getirir. Daha önce belirttiğim gibi bu fikir birlikleri modern devletlerin endüstriyel toplum olma eğilimiyle ters düşmektedir.

Ütopyada Ekonomi

Ütopyada ekonomi ekoloji konusu kadar karmaşık değildir. Ütopyalarda ekonomik koşullar toplumun sevdiği işi yapmasına ve temel ihtiyaçlarını karşılamasına yardımcı olmasına dayalıdır. Bir başka ifadeyle kişi çalışmak zorunda olduğu için sevmediği işi yapmakla meşgul olmaz, aksine sevdiği işi yaparak mutlu olur. Karşılığında ise tüm temel ihtiyaçlarını karşılama fırsatını elde eder.

Ütopyalarda ekonomi biraz daha sosyalist eğilimlidir. Bu türde yazılmış olan eserlerde ekonomide eşitlik ve belirli standartlar ön plana çıkar. Aynı zamanda bazı ütopyalarda ekonominin işleyişi için para ortadan kaldırılmıştır. Ütopyalar içerisinde ekonomi genelde halkın rahatını sağlayacak biçimde tasarlanmaktadır.

Ütopyada Politika

Ütopyalar içerisinde politikalar genelde barışçıldır. Buna ek olarak genelde sınırları olmayan devlet anlayışları hakimdir, savaşlar yoktur ve krizlerden olabildiğince uzaklaşmak söz konusudur. Birçok farklı felsefeciye göre dünyanın er ya da geç ulaştığı nokta bu olacaktır. Ilımlı politikalar ve daha yaşanabilir dünya arzusu günün birinde mutlaka yaşanacaktır.

Ütopyanın politik anlamda etkili bir felsefe anlayışına sahip olmaması hiç kuşkusuz dünya üzerinde yer alan birçok farklı devletin bulunmamasından kaynaklanmaktadır. Ancak devletin oluşturduğu birlikler veya dini inançların bir araya getirdiği farklı devletlerden insanlar bir ütopyanın parçası olabilmektedirler. Buna rağmen mevcut dünya standartlarında politika alanında ütopik felsefelerin işlemesi pek mümkün görülmemektedir.

Edebiyatta Ütopya

Edebiyatta ütopyanın yeri spekülatif kurgu içerisinde yer alır. Bu alanda yazılmış sayısız iyi ve farklı kitap bulunmaktadır. Bu kitaplardan belirli romanları -Thomas Moore’un Ütopya eserinden burada söz edilmemiştir- seninle paylaşmaya çalışacağım çünkü hepsini paylaşabilmem mümkün değil. Yine de farklı kitaplar arıyorsan yorum bırakarak tavsiye isteyebilirsin.

1627 yılında İngiliz yazar Sir Francis Bacon tarafından yazılan Yeni Atlantis isimli kitap iyi bir ütopik romandır; bu romanda insan keşfettiği ve elde ettiği yeni bilgilerle insanlığa en olumlu biçimde yön göstermektedir. 1726 yılında Jonathan Swift tarafından yazılmış olan Gulliver’in Gezileri isimli kitap ütopik kurgunun iyi bir örneğidir ama aynı zamanda distopik bir kitap olarak görülür. 1962 yılında Aldous Huxley tarafından yazılan Ada isimli kitap ütopik kurgular arasında yer alır. Bu kitaplara ek olarak 1997 yılında Arthur C. Clarke tarafından kaleme alınmış olan 3001: Son Efsane ismini taşıyan kitap bilim kurgusal ütopyalara verilebilecek en iyi örneklerden birisidir.

Filmlerde Ütopya

Filmlerde ütopya kurgusunu tam anlamıyla görmek pek mümkün değildir ama birçok filmde ütopik kurgunun belirli özellikleri yer alır. Tam anlamıyla ütopya olarak nitelendirilebilecek filmler için belirli örnekler bulunmaktadır. Star Trek serisinin filmleri bu kurgusal türün içerisinde yer almaktadır. Dinotopia filmi ütopik kurgunun izlerini taşımaktadır.

İdeal yaşam alanı veya ideal devlet anlayışı fikrinden yola çıkılarak oluşturulan ütopya felsefesiyle ilgili kurgusal eserler kapsamında verebileceğim bilgiler bunlardan ibaret. Tarihsel gelişimi ütopya hakkında pek fazla bilgi vermeyebilir. Her insanın bir ütopyasının olduğunu kabul etmek gerekir ve ütopya her zaman kişiye özel kalmak durumundadır. Oluşturulan herhangi bir ütopik kurgunun herkese kabul ettirilmesi zor olsa bile belirli yazarlar kaliteli işler ortaya koyarak bu zorluğun üstesinden gelmişlerdir.



Kaan Karadeniz

26 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini “Bilgi ve Belge Yönetimi” bölümünde sürdürmekteyim. İki farklı oyun sitesinde içerik yöneticiliği, bir sitede içerik danışmanlığı yapmaktayım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanırım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir