Sürü (Der Schwarm)

Sürü, insanoğluna denizlerin önemini etkileyici bir kurguyla anlatmayı başarabilen Frank Schatzing imzalı bir bilim kurgu romanıdır. Frank Schatzing, yayınlandıktan bir süre sonra en çok satanlar listesine dahil olan Sürü isimli romanıyla tanınan Alman yazardır. Tod und Teufel adını taşıyan ilk romanı 1995 yılında yayınlanmıştır. Der Schwarm adını taşıyan ve dilimize Sürü olarak çevrilen, adının duyulmasını sağlayan roman ise orijinal dilinde 2004 yılında yayınlanmıştır.

Sürü, okyanuslarda yaşanan garip olayları konu alan bir bilim kurgu romanıdır. Hikaye gereği dünya genelinde tüm okyanuslarda bir takım esrarengiz ve garip olaylar yaşanmaya başlamıştır. Bu olaylar üzerinden okuyucuya dünyanın ekolojik dengesinin ne denli önemli olduğu anlatılmaya çalışılmaktadır. Sürü, dilimizde ilk olarak Resif Kitap (Resif Yayıncılık) tarafından 2005 yılında yayınlanmıştır. Daha sonra ise 2015 yılında Pegasus Yayınları tarafından tekrar yayınlanmıştır.

Sürü

Her şey Peru sahilinde bir balıkçının kaybolmasıyla ortaya çıkar. Yapılan araştırmalar okyanusların dibinin bir takım garip organizmalar tarafından tamamen kaplandığını göstermektedir. Dünyanın farklı yerlerinde balinalar alışılmadık bir değişim geçirmeye başlarlar. Birbiriyle bağlantısız gibi görülen bu olaylar aslında birbiriyle bağlantılıdır. Okyanuslar işgal altındadır.

Bir deniz biyoloğu olan Sigur Johanson, bu esrarengiz olayların sıradan olmadığına inanan iki kişiden birisidir. Araştırmalarını sürdürerek bu olayların ardındaki gerçeği ortaya çıkarmaya kararlıdır. Yaptığı ilk analizlerden birisinde deniz solucanlarının kıta sahanlığında yer alan metan hidrat unsurlarını dengesiz hale getirdiğini ortaya koyar. Dünyanın çeşitli yerlerinde gerçekleşen felaketlerin bir bölümünün bununla ilgili olduğunu tespit eder.

Neredeyse aynı zamanlarda Leon Anawark adındaki bir deniz bilimci ise balinalarda baş gösteren davranış bozukluklarını incelemektedir. Yaptığı araştırmaların sonucunda balinaların saldırıya uğradığı sonucunu elde eder. Leon Anawark aynı zamanda bir balina takip etme firmasında çalışmaktadır. Günün birinde balinaların takip etme işiyle uğraşan kişilerin botlarına saldırmasına tanıklık eder. Bu saldırı sonucunda iş arkadaşı olan birçok kişi hayatını kaybeder.

Hikayenin kahramanlarının başına gelen bu olaylar aslında dünya üzerinde yaşanan büyük krizlerin sadece bir kısmıdır. Dünya bu tür olaylarla çalkalanmaktadır. Sonucunda bu olayların her birinin birbiriyle bağlantılı olduğu düşünülmeye başlar ve Amerika Birleşik Devletleri liderliğinde özel bir tim oluşturulur.

Sigur Johanson, oluşturduğu hipotezi özel tim ile paylaşır. Hipoteze göre tüm bu yaşananlar yani saldırılar okyanusların derinliklerinden gelmektedir. Bu saldırılar bir insanın gerçekleştiremeyeceği derecede büyük ve güçlü saldırılardır. Johanson bunlara “Yrr” adını verir. Yrr, okyanusların kirletilmesinden ve bozulmasından sorumlu tuttuğu insan ırkını ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır.

Gelişen olaylar sonucunda ise Yrr bir şekilde gerçekleştirdiği saldırılara son verir. Bunu sağlayan kişi ise onunla duygusal bir iletişim kurmayı başaran Karen Weaver adında bir gazetecidir. Yrr ortadan kalkmış değildir. Tekrardan canlanabilir ve canlandığında insan ırkını komple ortadan kaldırabilecek güce sahip olacaktır. İnsan ırkı artık çok daha büyük bir sorunla başa çıkmak zorundadır. Yrr ile tekrar karşılaşmadan toplumları ve yaşam alanlarını tekrardan inşa etmek zorundadır.

Sürü, özetle belirtmek gerekirse bu şekilde bir hikayeye sahiptir. Bir romanın çok uzun olması bazen çok iyi olmasa bile bu romanda uzunluk veya kısalık pek bir anlam ifade etmemektedir. Hikaye akıcı ve ilgi çekicidir. Dolayısıyla sıkılmadan okumayı sürdürebilirsiniz.

Sürü tarafından okuyucuya iletilen mesajlar ise belirli başlıklarda bir araya getirilebilir. Öncelikli olarak verilmek istenen mesaj denizlerin kirletilmesi ve denizlere zarar verilmesi durumunda dünya üzerinde birçok şeyin değişebilecek olmasıdır. Bu değerli bir mesajdır. İnsanlar olarak çoğu zaman bu mesajı görmezden gelsek bile sonucunda bu tür felaketler ile yüzleşerek acı sonu yaşayabiliriz. Çok geç olmadan bazı gerçekleri fark etmeleri ve doğaya yardım ederek mevcut dengelerini koruması konusunda ona yardımcı olmalıyız.

Sürü romanından elde edilebilecek diğer önemli mesajlar ise insanoğlu için denizlerin ve farklı canlı türlerinin büyük bir öneme sahip olmasıdır. Bunu romanı okurken farklı biçimlerde fark edebilirsiniz. Yaşadığımız yer kürenin önemli ölçüde denizlerden oluştuğunu hatırladığınız zaman bazı gerçekleri kendi başınıza anlamaya başlayabilirsiniz.

Sürü “mutlaka okunması gereken kitaplar” arasında yer almayabilir ama kitaplığınızda yer aldığında size pek çok şey kazandıracak bir kurguya sahiptir. Romanın sayfa sayısına takılmamaya çalışmalısınız. Bir roman için önemli olan sayfa miktarı değil size ilettiği mesajların değerleridir. Frank Schatzing’in Sürü isimli romanı bunu size sunmaktadır.

Hepinize keyifli okumalar.

Kaan Karadeniz

26 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini "Bilgi ve Belge Yönetimi" bölümünde sürdürmekteyim. İki farklı oyun sitesinde içerik yöneticiliği, bir sitede içerik danışmanlığı yapmaktayım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanırım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir