Özgüven nasıl kazanılır?

özgüven nasıl kazanılır

Kaan Karadeniz

28 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini "Bilgi ve Belge Yönetimi" bölümünde sürdürmekteyim. Psikolog veya terapist değil, araştırmacıyım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanlardanım.

20 Cevaplar

  1. Kübra dedi ki:

    Merhaba sayfanızı yeni görüyorum. Ve bende yazmak istedim sizinle paylaşmak istedim. 20 yaşındayım sizce bu saatten sonra özgüven dediğiniz şey bende olur mu? Kendime hiç güvenmiyorum çekingenim farklı bir ortam girdiğimde konuşamıyorum bile.. mesela erkek arkadaşım üniversite ögrencisi bende okul okumadığım için kendimi hep kıyas yapıyorum arkadaşlarıyla falan hep şöyle söylüyorum onlar okumuş mantıklı ben konusmayayim ya sacmalarsam gibi şeyler bana yardımcı olur musunuz?

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Özgüven konusunda tereddüt etmeden yola çıkın yani yaşınızı çok problem etmeyin. İnsan elverişli durumlar söz konusu olduğu sürece her yaşta bir şeyler öğrenebilir. Diğer mesela gelince bunun sebebi elbette kendinizi yetersiz görmeniz. Ancak aklınızda bu tür bir sınıfsal farklılık oluşturmaktan kaçınmanız gerek. Derinlemesine araştırma yapmadığımı söylemeliyim ama yüzeysel olarak insanların bu eğitim farklılığı konusunda biraz problem yaşadığını söyleyebilirim.

      Özellikle bir ilişkide kadının eğitim düzeyi daha yüksekse daha sonradan problem çıkma olasılığı çok daha fazladır. Bunu cinsiyetçi bir yaklaşım olarak görmeyin. Sadece daha önce okuduklarım üzerinden bir aktarma yapıyorum diye düşünün. Kendinizi kıyaslama yoluna gitmeniz son derece yanlıştır çünkü diğer insanlarla aynı tabanda değilsiniz. Erkek arkadaşınız sizin için bir eşitlik ifade etmemeli, tamamlayıcılık ifade etmelidir. Bakış açınızı değiştirirseniz bu konuda biraz daha rahat edersiniz. Diğer taraftan bir şeyleri yanlış söylediğiniz zaman erkek arkadaşınız bunu düzeltme yoluna gitmeyip yüzünüze vuracaksa zaten en başından yanlış yoldasınız demektir.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

      • Elif dedi ki:

        Erkek arkadaşıma bu konuyu açmıştım ben okumuyorum okumadım senin için problem olur mu o öyle birşeyin olmayacağını söyle yaklaşık 1 yıldır konuşuyoruz eğer öyle bir sıkıntım olsaydı en başından seninle konuşmazdım diyor. O da bir gün bana özgüven eksikliğimin olduğunu söyledi kimseyle kendimi kıyaslamamam getektiğini söyledi arkadaşlarım okumuş diye kendini düşük görme demişti çok utandım o gün bana öyle şeyler söylerken. O aksine hiç birşeyi yüzüme vurmuyor hep benim yanımda söylediklerinize benzer şeyler söyledi. Ama işte ben kafaya takıyorum. Söyledikleriniz için çok teşekkür ederim..😊🤗

        • Kaan Karadeniz dedi ki:

          Merhaba,

          Rica ederim. Belki çok daha fazla şey bile söylenebilir. İnsanların sizin hakkınızda düşündüklerini pek önemsemeyin. Kendi yaşantınıza bakıp hayatın tadını çıkarmaya çalışmalısınız.

          Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  2. Betül dedi ki:

    Merhaba Kaan, son yazını okudum tam da o konuyla ilgili bi şeyler düşünüyordum. Kesinlikle doğru tespitler yapmışsın.Neden psikoloji okumayı düşünmüyorsun? Bi hatırlatayım dedim:) başarılar💙

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Artık yeni bir üniversite maratonunu kaldırabilecek kadar bol vakte sahip değilim. Mevcut çalışma düzenime dahi zor yetişiyorum. Psikoloji okumak isterdim ama treni kaçırdık diyelim. İyi dileklerin için çok teşekkür ederim.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  3. Elra dedi ki:

    Merhabalar, aslında son bir kaç yıl öncesine kadar kendinle alakalı hiç bir sorunum yokken en çok kendimden rahatsız olmaya başladım. İş yerinde normal yaşantımda her şeyi her cümleyi kafama takıp o anda veremediğim cevapa ve pasitliğime kızar durur oldum kendimle alakalı hep daha iyisini isterken her seferinde aynı sorunla baş başa kalıyorum hiç tanımadığım bi insanın veya en yakın arkadaşımın lafını bile kafama takıp saatlerce hatta tüm günüm bu yüzden kötü geçiyo daha güçlü bir karaktere sahip olmak istediğimi düşünüp kendimce bacaramadığımı gördükçe kendimle kavga içinde oluyorum. O sana bunu diyemez buna böyle cevap vermelisin gereken cevapı vermen gerekiyo bu böyle olmalı bunu böyle yapıcaksın seninle kimse emri vaki konuşamaz seni tersliyemez gibi şeyler düşünüyorum evet ama gerçek hayatta karşı karşıya kaldığımda o anda bir panik ile gerektiği gibi davranamayıp cevap veremiyorum ve sonra kendimle savaşım başlıyo ve yakın arkadaşımda çok yumuşak yüzlü olduğumu söylüyo herkese herşeyi söyliyemediğimi hani her şeyi biriyle konuşurken her konuyu uzatır gibi hissediyorum bu yüzden yaklaşık 13 kilo aldım ve bu gibi her olumsuzlukta daha çok yemek yiyip kendimle kavga ediyorum ve gerşeyi kafama takar oldum kendimi bu yönde değiştirmek istedikce her seferinde aynı şeylerin tekrarlanmasından bıktım ve yoruldum. Bu konuda bana yardımcı olursanız çok sevinirim

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Bu konuda yalnız değilsiniz. En azından bugüne kadar bana mesaj göndermiş olan pek çok kişi sizinle aynı problemi yaşıyor. Bunun nedeninin ne olduğunu bilmiyorum yani neden kendinizi “pasif kalmak” gibi bir kalıba sokuyorsunuz buna anlam veremiyorum. Bu bir karakter durumudur. Her insanın karakterinde sesi çok çıkan bir birey olmak gibi bir şey yoktur. İş hayatı demişsiniz mesela özel sektörde çalışıyorsanız sizin için zor olmalı. Orada rekabet çok daha fazla olduğundan yükselmesi, terfisi veya primi gibi şeyler işin içerisine girdiğinde herkes herkese düşman gibi davranır. Sonuç olarak daha fazla konuşan kişinin daha başarılı olduğu izlenimi ortaya çıkar. Peki öyle midir? Gerçekten böyle midir? Beceriksiz bir lider veya yöneticisi varsa evet böyledir.

      Her neyse konuyu çok fazla dağıtmayayım. Her şeyi kafaya takan biriyseniz bunun altında yatan sebebi bulmak durumdasınız. Bu sebebin sizin açınızdan çok açık olduğunu söylemem mümkün değil ama genelde şöyle diyebilirim: her zaman en iyisi olsun istersiniz ama en iyisi olmayınca bunu kafaya takarsınız veya her zaman bir sonraki en iyi şeyi yapmak istersiniz ama yine olmayınca kafaya takarsınız. Bunun temelinde ise endişe vardır. Endişelendiğiniz için tepki olarak bunları yansıtırsınız ama bu yaptıklarınız nafile tepkiden başka bir şey değildir. İşin içine biraz da stres girince yaşadığınız takıntılı düşüncelerin dozu artış gösterir.

      Bunu nasıl aşarsınız? Aklınızdaki en önemli soru bu bundan eminim ama bunu benim yönlendirmemle aşabilmeniz mümkün değil. Bir süre “bırak gitsin” tarzı pratikler yapmayı deneyebilirsiniz. Değiştiremeyeceğiniz bir şeyi kafaya takmaktan vazgeçmek ilk adım olur. Birinin davranışı hoşunuza gitmiyorsa “bırak gitsin” dersiniz, o kişiyle aranıza mesafe koyarsınız. Onun davranışları sizin kontrolünüz değildir. Bunu yaşantınızdaki diğer etkenlere uyarlamaya çalışabilirsiniz ama bence en kısa sürede profesyonel destek almalısınız. Böyle giderse hem zihinsel hem fiziksel olarak sağlıksız bir bireye dönüşeceksiniz.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  4. Afanesyova dedi ki:

    Bilgileriniz gayet nette ama biz öğrenciler için içinde bulunduğumuz gelecek kaygısı ve 21 yy getirdiği bunalım altında üniversite iş adımları açısından ne yapılabilir.. Yani birçok şey üzerinden nasıl daha üretken verimli olabiliriz üni okuyup işsiz kalmakmı yoksa mantıklı bir çabayla iş hayatımı?

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Sorunuzun cevabı ikisi değil. Sorunuzun cevabı “yeterlilik” ile alakalı. Hayatınıza yettiği kadar yaşamaya alışmak zorundasınız. İlkokul, ortaokul, lise, lisans, lisansüstü eğitim düzeylerinden hangisinin size yeteceğini düşünüyorsanız hedefiniz o olmalı. İş konusunda da benzer durum geçerlidir. Çok büyük bir şirkette çok önemli bir pozisyonda görev alıyor olabilirsiniz ama bu size mutluluk getirmiyorsa hayatınızdan problemler eksik olmaz. Hayatınızda bir denge kurmalı ve hedeflerinizi ona göre belirlemeye çalışmalısınız. Kısacası “ne istediğinize” karar vermelisiniz. Bu soruya cevap bulabilmek bireysel olarak sizi ilgilendirir. Buna ben bir cevap veremem maalesef.

  5. Buse dedi ki:

    Merhaba yazılarını çok dikkatli bir şekilde okudum ama ben sorunumun daha farklı olduğunu düşünüyorum. En büyük sıkıntım aile ve sonrasında arkadaşlarım. Kısaca insanlarla olan ilişkilerim. Aileme karşı bir türlü sıcak olamıyorum, dışarı çıktığımda insanların bana her bakmasında rahatsız oluyorum eve dönmek için can atıyorum, arkadaşım yok diyemem ama geri plana atılan hep ben olurum bu vb durumları değiştirmem de bana yardımcı olur musunuz?

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Elimden geleni yaparım ama kafamı kurcalayan bir nokta mevcut. Hem dışarı çıktığınızda eve dönmek istiyorken hem nasıl ailenize karşı sıcak birisi olamıyorsunuz? Bu kısmı tam olarak anlayabilmiş değilim maalesef. Biraz daha detay verebilirseniz çok iyi olur. Sosyalleşme konusunda problem yaşıyor olabilirsiniz. En azından ilk izlenimim o şekilde.

      • Buse dedi ki:

        Ailemi seviyorum onları sevmeme gibi durum söz konusu değil ama yakınlık kuramıyorum aramızda duygusal anlamda bağ yok.

        • Kaan Karadeniz dedi ki:

          Merhaba,

          Böyle bir durumun oluşmasında sorumluluk sahibi siz misiniz yoksa onlar mı? Bir insanın ailesiyle arasında duygusal bağ oluşmamasına neden olabilecek çok farklı faktörler vardır. Sizin aklınıza gelen, şundan dolayı bu yakınlık oluşmuyor dediğiniz bir durum var mı? Eğer varsa daha önce bunları çözmek için bir şeyler yaptınız mı? Yapmadıysanız neden yapmadınız? Tüm bu sorulara bir cevap bulmalısınız.

          Sosyalleşme konusunda yine benzer sorulardan söz edebilmek mümkün. Bu konuda ne kadar çaba gösterdiniz? Önünüze ne tür engeller çıktı? Bu engelleri aşmak için eler yaptınız? Bunun gibi pek çok soruya cevap bulmalısınız. Kendinize bu gibi sorulardan oluşan bir liste oluşturup her birisine cevapları samimi ve dürüst bir biçimde vermeye çalışmalısınız. Daha sonra verdiğiniz cevapları olmak istediğiniz kişiyle karşılaştırıp boşlukları doldurmalısınız.

  6. M.Murat Şahin dedi ki:

    Birçok yazı okudum.Ancak yazılarınız, nedenini bilemesem de, beni etkiledi.Teşekkürler.

  7. Saadet delier dedi ki:

    Dikkate aldığınız için teşekkürler yorumunuzu kızım lada paylaştım ve kendine bırakıyorum yazışırsa tatbiki sevinirim kendin tam olarak ifade edemediğini düşünüyorum kendiyle barışık değil sanırım geçmişe dayalı tedavi süreci devam ediyor ama mutsuz umarım bu yazdıklarınızı dikkate alır silkinir ve sizinle irtibata geçer önerilerinize katılıyorum

  8. Saadet delier dedi ki:

    Merhaba yazılarınızı dikkatle okuyorum öz güven hakandı benimde bir sorum olacak kızım hakkında sorunlu bir çocukluk dönemi geçirdi küçüklükten beri psikoloji olarak aile sorunları ortamından dolayı 78 doğumlu şu anda destek alıyor fakat o zamandan bu zamana süre gelen psikolojiyi bir türlü yenemedi burada benim değinmek istediğim bu rahatsızlığı kabullenmedi hiç bir çaba olmadığı gibi zaman zaman çöküntü içinde mutsuz ve öz-güveni olmayan yaptıklarından hoşnut olmayan bunun için nasıl bir yol çizmeliyiz yazılarınızdan yola çıkarak okuması için öneride bulun samda reddediyor önerilerin ne olur teşekkürler

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Durumu anlıyorum ama muhtemelen kendinde bir eksiklik hissettiği için kabullenmekte zorlanıyordur. Kendisi benimle iletişim kurabilirse onu daha iyi anlayabilirim. Bu şekilde bir şey söylemem doğru olmaz. [email protected] adresine e-posta atabilirse onunla konuşmaya çalışabilirim. Belki çevresindeki insanların yaklaşımlarından hoşlanmıyor olabilir, belki daha farklı bir problemi olabilir ama mutlaka kendini bu kadar geri çekmesini gerektirecek bir şey olmalı. Yoksa kimse daha iyi olabilecekken kendini bu iyilikten mahrum bırakmak istemez.

Yorum yapıp katkı sağla...