Orada Mısın? Benim, Margaret (Judy Blume)

Orada Mısın? Benim, Margaret çocukluktan gençlik dönemine geçen ve seçimler yapmakta zorlanan genç bir kızın hikayesinin anlatıldığı bir eserdir. Judy Blume, 1938 yılında Amerika’nın New Jersey eyaletinde doğmuş ve 1960’lı yılların sonlarına doğru yazarlık yapmaya başlamış birisidir. Kitapları genellikle çocuklara ve özellikle çocukluktan gençlik dönemlerine geçiş yapan kişilere hitap etmektedir. Kendisi kitaplarında ırkçılık, ayrılık, zorbalık ve cinsellik gibi konuları ele almıştır. Burada bahsedeceğim ve adı birazcık garip olan eserinde ise Judy Blume, 11 yaşından 12 yaşına geçiş yapacak bir kızın öyküsünü anlatmaktadır.

Orijinal dilinde Are You There God? It’s Me, Margaret adını taşıyan eser dilimize Orada Mısın? Benim, Margaret olarak çevrilmiştir. Kitap yaklaşık 196 sayfadan oluşmaktadır ve Çitlembik Yayınları tarafından yayınlanmıştır. Margaret herhangi bir dini eğitim almadan büyümeye çalışan bir kızdır. Annesi Hıristiyan, babası ise Yahudi olan Margaret’in genç yaşta din arayışına koyuluşu ve bu hedef süresince yaşadığı olaylar kitabın hikayesinin özetidir.

Orada Mısın? Benim, Margaret

Kitap Margaret’in iki din arasında kalması ve seçimini yapmaya çalışmasıyla başlar. Henüz 12 yaşında olduğundan ve tek tip bir dini eğitim veya dini ahlak bilgisi almadığından ötürü arada kalmışlık yaşamaktadır.

Kitabın her sayfasına bu ikili durum yansımıştır. Bir tarafta hangi tarafa doğru yönelmesi gerektiğini bilmeyen bir genç kız vardır. Diğer tarafta ise onu kendi dinlerine inanan birisi olarak gören aile bireyleri vardır. Annesinin tarafı onun Hıristiyan olduğunu kabul ederken, babasının tarafı Yahudi olduğunu kabul etmektedir.

Bu ikilem her seferinde karşısına çıkmaktadır. Konuşmalarında, okulda yaptıklarında veya diğer birçok olayda Margaret’ın peşini bırakmamaktadır. Margaret hem bir sinagogu ziyaret etmiştir hem de bir kiliseye gitmiştir. Aslında Tanrı’ya olan inancı yoktur fakat kitabın adından da anlaşılabileceği gibi “Orada Mısın? Benim, Margaret.” cümlesini sık sık telaffuz ederken Tanrı ile konuşmaya çalışmakta veya onu duyacağını düşünmektedir.

Bu Kitabı Neden Okumalıyım?

Bana bu noktada bir eleştiri gelebilir. Bu kitabın bizimle ne ilgisi var diyecek ve İslamiyet’e inancı olan birçok kişi çıkabilir. Kitabın din ile ilgili olduğunu düşünürseniz haklısın derim. Ancak bu kitabın teması dindir. Anlatılmak istenen ise gençlik yıllarında kendi inanç ve gelenek görenekleri doğrultusunda doğru yolu bulmaya çalışan bir kızın hikayesidir.

Biz belki kabul etmeyiz ancak ortada bariz bir gerçek vardır. Genç kızlar, kardeşlerimiz veya çocuklarımız ergenlik dönemlerine adım atmaya başladıkları anda bu tür ikilemlerle boğuşmaya başlarlar. Bu nedenle aşırı dengesiz hareket ederler ve ebeveynler olarak onlara yol göstermeyi başaramadığımız sürece birçok şeyi kaybederler. Buna sorumluluk bilinci, ahlak bilgisi, inanç veya cehalet gibi durumların hepsi dahildir.

Sözünü ettiğim kitap işte tam olarak bu problemi daha açıklayıcı bir biçimde önümüze sunmaktadır. Zaten kitap yetişkin bireylerin okuması için pek ideal bir kitap değildir. Gençlik yıllarında olan kızların okuması gereken bir kitaptır.

Kitabın dünyayı yeni yeni tanımaya ve anlamaya başlayan bir kız için değeri çok fazladır. Genç bir kızsanız veya genç bir kızı olan ebeveynseniz bu kitabı alıp okumalı veya okutmalısınız. Gençlik dönemlerine daha yeni adım atmış bir bireye bazı şeyleri anlatmak için üç veya dört kez tekrar etmeniz gerekebilir. Bu nedenle bırakın karşılaşabileceği durumları kendileri okuyarak öğrensinler ve yaşasınlar. Bu onlar için çok daha faydalı bir tecrübe olacaktır.

Yorum yapıp katkı sağla...

Reklamlar engelli...

Bu blog yayın hayatını rahatsız edici konumlarda olmayan reklamlar sayesinde sürdürmektedir. Lütfen destek olmak adına bu blog için reklamlara izin vermeyi düşünün.

Refresh