Lolita (Vladimir Nabokov)

Lolita, Vladimir Nabokov’un gösterişli kelime oyunlarıyla başyapıta dönüştürdüğü eseridir. Kitap aynı zamanda edebiyat klasikleri arasında görülmektedir. Vladimir Vladimirovich Nabokov, daha bilinen adıyla Vladimir Nabokov, Rus bir yazardır. Yazdığı ilk romanları Rusya’da yayınlamıştır. İngilizce düzyazı konusunda sahip olduğu beceriler sayesinde uluslararası üne sahip olmuştur. 1899-1977 yılları arasında yaşamış olan yazarın en önemli eseri 1955 yılında yayınladığı Lolita olarak ifade edilmektedir. Onun en çok konuşulan kitabı bu olmuştur. Betimsel detaylara yer vermesi ve kelime oyunlarına başvurmak eserlerinin en büyük özelliklerindendir.

Nabokov’un Lolita dışında kaleme aldığı en önemli eserler Pale Fire ve Pnin isimli kitaplarıdır. Yazarın diğer kitapları ise bu kitaplar kadar ses getirmemiştir. Vladimir Nabokov hakkında daha fazla bilgiye sahip olmak için Nabokov Museum (İngilizce) adresini ziyaret edebilirsiniz.

Lolita (Vladimir Nabokov)

Lolita, Humbert Humbert adını taşıyan bir adamın Dolores Haze adını taşıyan bir kıza aşık olması ve bu imkansız aşkın peşinden giderken yaşanan olayları anlatmaktadır. Gösterişli kelime oyunlarının yer aldığı kitap, takıntıların ve hayallerin oluşturduğu bir başyapıttır. Kitap dilimize aynı isimle çevrilmiştir. Kitabın çevirisi Fatih Özgüven tarafından yapılırken, yayını İletişim Yayıncılık tarafından gerçekleştirilmiştir.

Humber Humbert bir dil profesörüdür. Amerika’ya yerleşir ve burada yaşamaya başlar. Çocukluk döneminde ise bir yaz ayında aile dostlarından birinin kızıyla kısa süreli ilişki yaşar. Bu ilişki trajik bir biçimde son bulur. Humbert’in sevgilisi hayata veda eder. Bu olaydan sonra Humbert genç kızlara daha fazla ilgi duymaya başlar. İçerisinde büyüyen bu duygulara engel olamaz. Çocuk yaşta olan genç kızlara karşı dahi ilgi duymaya başlar. Çocukluğundan itibaren kendisini bırakmayan bu düşünceler yıllar sonra sapkın düşüncelere sahip olmasına neden olur.

Amerika’ya yerleştiği sırada kaldığı pansiyonun kadın sahibesinin henüz çocuk yaşta olan kızına aşık olur. Aşkı karşılıksızdır ama yıllardır içinde yaşayan duyguların etkisiyle hareket etmeye başlar. Sapkın düşünceleri onu yönlendirir veya sapkın düşüncelerine isteyerek yenik düşer. Yaşadığı her an Dolores Haze adındaki bu genç kıza yakın olmak ister. Ona karşı beslediği duyguları bir günlüğe kaydeder.

Pansiyonun sahibesi Humbert’e aşıktır ve onunla evlenmek ister. Humbert, Lolita adını verdiği genç kıza yakın olmak için onun annesiyle evlenmeyi kabul eder. Günün birinde ise Bayan Haze, Humbert’in yazdığı günlüğü bulur ve okur. Kızına karşı beslediği duyguları öğrenince çılgına döner. Evden kendini dışarı attığında öfkenin kontrolüyle pek kendini kontrol edemez ve trafik kazası sonucunda hayata veda eder.

Bu olay Humbert’i istediğini elde etmeye biraz daha yaklaştırır. Amerika’da eyalet eyalet gezmeye başlarlar. Her ne kadar Lolita pek istemese bile Humbert ondan faydalanmaya çalışır. Bir gün ise gittikleri bir şehirde kalmaya karar verirler. Lolita burada okuluna devam edecektir. Okulda sergilenen bir tiyatro oyunu sırasında oyunun yazarıyla tanışır. Humbert ile birlikte tekrardan şehir değiştirmek zorunda kaldıklarında ise ilk fırsatta ondan kaçmayı başarır.

Lolita tanışmış olduğu tiyatro oyununun yazarı ile ilişki yaşar. Lolita hala oldukça genç yaştadır ama tiyatro oyununun yazarıyla yaşadığı ilişkiden hamile kalmıştır. Günün birinde Humbert’e mektup yazar ve ondan borç para ister. Humbert bu ilişkiyi öğrendikten sonra Lolita’nın kaldığı yeri öğrenir ve onları bulup tiyatro oyununun yazarını öldürür. Bu olaydan sonra ise polise teslim olur.

Lolita: Rahatsız Edici Hikaye, Eşsiz Kelime Oyunları

Vladimir Nabokov’un Lolita isimli bu kitabı edebiyat klasikleri arasında yer almaktadır. Klasikler arasında yer aldığına pek aldırış etmenizi tavsiye etmem çünkü bu kitap herkes tarafından okunabilecek bir kitap değildir. Öncelikli olarak kitabın hikayesinin sıradan bir aşk hikayesi olmadığı ortadadır. Peki, bu kitabı klasikler arasına ne dahil etmiştir?

Kitabın klasikler arasında yer almasında en büyük rol romanın diline, zeka gerektiren kurgusuna ve kelime oyunlarına aittir. Kitabın bu nitelikler sayesinde klasikler arasında yer aldığını söyleyebilirim. Bunun dışında kalan kurgusal anlamda hikayesi ve içeriğidir. Bunların bir romanı edebiyat klasikleri arasına sokacağını düşünmüyorum çünkü kitabı yorumlayan veya değerlendiren pek çok kişiye göre Humbert Humbert adi herifin tekidir ve kitapta anlatılanlar son derece rahatsız edicidir.

Şimdi sormam gereken soru belli. Gerçekten kitapta anlatılanlar bu kadar rahatsız edici durumdayken kitabın klasikler arasında sayılmasını sağlayacak etken ne olabilir? Tahmin ettiğiniz gibi yukarıda sözünü ettiğim yazarın mükemmel olarak ifade edilebilecek yazım kabiliyetidir.

Ufak bir detayı atlamak istemiyorum. Bana göre kitabın içeriği rahatsız edici ve utanç verici ama bir başkasına göre kitabın içeriği tamamen tutkuların ortaya koyduğu davranışlardan oluşabilir. Kişilerin düşünce ve fikirleri farklı olabileceği için bunu açıkça ifade etmem gerekiyor. Yine de okuyacağınız kitabın yetişkin kitapları arasında yer aldığını unutmamalısınız. Hangi açıdan bakarsanız bakın bu kitabı sıkıntılı bulabilmeniz mümkün. İçeriği beni rahatsız etmez diyenlerdenseniz kitabı gönül rahatlığıyla okuyabilir ve anlatım açısından başyapıtlar arasında yer alan bu kitabı kitaplığınıza ekleyebilirsiniz.

Hepinize keyifli okumalar.



Kaan Karadeniz

26 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini “Bilgi ve Belge Yönetimi” bölümünde sürdürmekteyim. İki farklı oyun sitesinde içerik yöneticiliği, bir sitede içerik danışmanlığı yapmaktayım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanırım.

1 Cevap

  1. Hüseyin Düver dedi ki:

    Bir sapığın gözünden olayları görmek kesinlikle farklı bir deneyim oldu. Bir sapığı anlamanıza, acımanıza, hatta sevmenize neden olan bir kitap.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir