Kitapları çocuklara yasaklamak doğru mu?

Gelişimleri açısından bazı kitapları çocuklara yasaklamak doğru mu? Yapmamız gereken yasaklamak mı yoksa neden okunmaması gerektiğini anlatmak mı? Yıllar yılların üzerine katarken kitaplarla olan dostluğumuz yaşlanmaya başladı. Bir dönem büyüklerimden dinlediğim hikayeler aklımın hala köşesindedir. Bunların taze kalmasını sağlayan bazı dizi veya sinema yapımlarıyla da karşılaştım. Bunlarda verilen mesaj açık bir şekilde yaşadığımız belirli dönem içerisinde belirli kitapların yasaklanmasına yönelik idi. Ben bir kütüphaneci olarak bunun doğruluğunu tartışmayacağım çünkü artık geçmişte kalan bir durumdan söz ediyorum.

Kitapların yasaklanması ile geçmişte karşılaştık, gelecekte de karşılaşabiliriz. Bunun bilincinde olmak gerekiyor. Kitapları komple yakmaya başlar mıyız? O kadar ileri gidileceğini sanmıyorum ama her şey mümkün olabilir. Felaket senaryolarından çıkıp bugüne dönmek gerekirse belirli ailelerin ve okul kütüphanecilerinin yaptığı bir davranışa değineceğim. Bazı kitapları çocuklara yasaklamak gibi fikrin ortaya çıktığını ve varlığını sürdürdüğünü görmekteyim. Peki ne kadar doğru?

Uygunsuz Kitapları Çocuklara Yasaklamak

Yaklaşımın çıkış noktası otoriter bir tutum sergilemek değil. Temel fikir ilgili kitapların çocukların gelişimine olumsuz etki edeceğine yönelik çıkarımlardan geliyor. Bu düşünceleri ortaya atmadan önce kütüphanecinin kendi durumunu sorgulaması gerekmez mi? Gerekir, çünkü o kitabı kütüphaneye dahil eden veya dahil etmese bile orada kalmasını sağlayan kendisidir.

Yanlışa doğru yönden bakmak gibi bir durum söz konusu. Bir kitabın okul çağındaki bir çocuğa hiçbir değer katmayacağını düşünüyorsanız yapmanız gereken o kitap ile çocuğu buluşturmamak, onu farklı kitaplara yöneltmektir. Yasaklamak gibi bir kelimeyi kullandığınız an çocuğun ilgisini o kitaba daha fazla yönlendirmiş olursunuz. Sonucunda ise kaş yapayım derken göz çıkarırsınız.

Çözümün ne yönde olması gerektiği sanırım ortada. Bir yazar adı veya kitap adı vermeden durumu izah etmek gayet mümkün. Elimize aldığımız kitap, bu kitabı okumak isteyen çocuğun yaşına uygun olmayan içerikler, gelişimini engelleyecek fikirler veya davranışına etki edecek mesajlar barındırıyor olabilir. Yıl içerisinde binlerce kitap yazıldığını düşünecek olursak, kitapların vereceği mesajları kontrol etme konusunda zorlanacağımızı da aklımıza getirmeliyiz.

Bu durumda bir çocuğun yaşına uygun olmayan veya uygun olsa bile ona niteliksel bir şeyler kazandırmayacak kitaplardan uzak tutmak için çözümü ya kütüphanecinin eline ya da aile bireylerinin eline bırakmış oluruz. İki taraflı çözümün ortak noktası ise kitabın neden çocuklar için uygun olmadığını anlatabilecek ve alternatifleri sunabilecek bir yeterliliğin bulunmasıdır.

Kitapların Seçiminde Kütüphaneci ve Ailenin Görevi

Bir kütüphaneci olarak çocuğun eğitimi veya gelişimi doğrudan bizim elimizde değildir. Bu nedenle kitap almak için kütüphaneye başvuracak bir çocuğa yaklaşımımız ailelerinden farklı olur. Söz konusu kitabı vermemek için direnebilmeyi tercih edeceğimiz gibi hiç umursamadan okumasını tercih etmek de elimizdedir.

Umursamamak başlı başına hatadır. Kütüphaneci olarak görevimiz kitap al, kitap ver, diz, işaretle, sistemden düş, sistemden kontrol et ve sonunda okut tarzı bir yaklaşım olmamalıdır. Daha yapıcı bir yaklaşımın altına imza atarak bize gelen çocuğun okumak istediği kitabın neden uygun olmadığını ona anlatabilmeli ve en önemlisi alternatifleri sunabilmeliyiz. Bunu başaramazsak bile çocuk ile ailesi arasında kurulacak kitap okuma diyaloğunu başlatabilecek adımı atmalıyız.

Aileler için durum biraz daha farklıdır. Bir aile bireyi, bir kitabı çocuğuna okutmamak konusunda karar alabilir. Onu eğitecek ve gelişimine katkıda bulunacak bir birey olarak bu hakka sahiptir. Ancak doğrudan onu yasaklamak yerine neden bu kitabı okumak için doğru zaman olmadığını çocuğuna anlatması gerekir. Neticede çocuk o kitabı okumaktan vazgeçmeyecektir ama bu isteğini ertelemesini sağlayacak fikirleri çok daha güvenilir bir kaynaktan elde etmiş olacaktır.

Toparlamak gerekirse, bir kitaba içeriği nedeniyle “yasak” etiketini vurmak yanlıştır. Kitapların her biri bir mesaj içermektedir. Hoşunuza gitmeyen mesajların hepsine “yasak” diyerek hareket etmeniz durumunda kitapları değil insanları engellemiş olursunuz. Okul çağındaki çocuklar için aynı şey geçerlidir. Kabul ediyorum, bazı içerikler onlar için sakıncalı olabilir ama yasaklama yaklaşımıyla değil, neden okumamaları gerektiğini anlatacak bir yaklaşımla hareket etmek gerekir. Kitapları yasaklamak hiçbir zaman iyi bir düşünce olmamıştır. Bir adım atmadan önce neden bunun iyi bir düşünce olmadığını anlamak gereklidir.

Yorum yapıp katkı sağla...

Reklamlar engelli...

Bu blog yayın hayatını rahatsız edici konumlarda olmayan reklamlar sayesinde sürdürmektedir. Lütfen destek olmak adına bu blog için reklamlara izin vermeyi düşünün.

Refresh