Kitap okumayla nasıl verimli olunur?

Verimli olabilme birçok insanın temel sorunudur. Kitap okumayla bu sorunun üstesinden gelinebilir. Peki, kitap okumayla nasıl verimli olunur? Yaşadığımız dönemin “acı veya can yakıcı” bir gerçeği var. Sürekli olarak bir şeyler yapmak zorunda kalıyoruz ve bu zorunluluklarımız kendi ihtiyaçlarımıza göre belirlenmiyor. Bir işte çalışıyorsak, şefimiz veya patronumuz bir şey yapmamızı istiyor. Evde oturan bir birey olsak çocuklarımız bir şey istiyor. Dolayısıyla sürekli isteğe bağlı olarak bir şeyler yapmaya uğraşıyoruz.

Günlük olarak ne kadar fazla işle meşgul olursak bünyemizi o kadar fazla yormuş oluruz. Bu yorgunluğu duraksama yapmadığımız sürece pek hissetmeyiz. Duraksama yapmadığımız zaman ise tüm enerjimizi işlere ayırmış ve sonucunda “bitkin bir ben” ile tanışmış oluruz. Her geçen gün yapmamız gereken işlerin sayısı kademeli olarak artış gösterir. Bu artışla başa çıkmak için çözüm basittir ama biz o çözüme yönelmeyi pek düşünmeyiz.

Okuma Alışkanlığıyla Nasıl Verimli Olunur?

Biriken işlerle, ardı ardına gelen görevlerle ve bitmek bilmeyen sorumluluklarla uğraşabilmek için üretken ve verimli olmak zorundayız. Dışarıdan ne kadar destek aldığımızın bir önemi olmaksızın iç değişimi kabullenmediğiniz sürece üretken ve verimli olmak için hiçbir şey yapamayız. Etrafımız yenilikler ve yaratıcılıklarla dolu olsa bile elimizi uzatıp onlara dokunmak pek mümkün olmayabilir.

Nitekim, bizi tekrardan üretken ve verimli olmaya yönlendirecek en önemli kaynaklar kitaplardır. Kitaplar, ulaşılması kolay ve ekstra çaba gerektirmeden yararlanabileceğiniz kaynaklardır. Kitapların kendi içerisinde çeşitli kategorilere ayrıldığını unutmamalıyız. Burada sizi üretkenliğe yönlendirecek kitaplardan bahsederken; farklı olmayı, odaklanma sorununuza çözüm bulabilmeyi ve yazma kabiliyetinizin iyileşmesini sağlayacak roman ve kısa hikayeler gibi kurgusal kitaplardan bahsetmekteyim.

Şaşırdınız mı? Biraz şaşırmış olabilirsiniz. Bu durumu garipsemiyorum. Hayatınız boyunca böyle bir şey duymamış olabilirsiniz ama roman ve kısa hikaye okuyan kişilerin okumayanlara göre daha fazla üretken olduğunu söyleyebilirim. Bunların araştırmalar ile desteklediğini de belirtmeliyim. Eğer roman ve hikaye okuyorsanız çok şanslı bir bireysiniz demektir. Sizde kitap okumayı sevmeyen veya istemeyen insanlarda olmayan mükemmel bir fırsat bulunmaktadır. Her zaman daha üretken ve daha verimli olabilirsiniz. Kitap okumayla nasıl daha verimli olunur? Nedenlerini öğrenmeye hazır mısınız?

1. Yıpranmış ve Eskimiş Fikirlerden Kurtulma

Her gününüz gerçekten aynı mı? Hayatınızda hiçbir farklılık yok mu? İnanın çok şanssızsınız. Sizce de hayatınıza bir renk katmak gerekmiyor mu? Kısa süreliğine bile olsa düşünün. Hayatınızı alıp masaya yatırsak, derinlemesine incelesek neler görebiliriz? Yorulmayın, ben sizin yerinize cevap vereyim. Hayal gücünüz çalışmayı reddedecek kadar yıpranmıştır. Sıradan, basit ve bir makine gibi yaşamak isteyenler için çok büyük bir nimete sahip olabilirsiniz ama bu şartlar altında kendinizi geliştirmeniz imkansızdır.

Yeni fikirlerle karşılaştıkça bazı şeyleri yerine getirebilmek için çok daha verimli yöntemlerin olduğunu keşfedebilirsiniz. Makine gibi standart ve düz hareket etmek yerine yaratıcı olmaya başlarsınız, çok daha az efor harcayarak işleri tamamlarsınız. Bunun için kendinizi bir hayal dünyasına dahil etmelisiniz. Romanlar ve hikayeler bu konuda destek alabileceğiniz en güçlü kaynaklardır. Fark etmeyecek olsanız bile onlarda karşılaşmanız mümkün olan problem ve çözümleri gerçek hayattaki problemleri çözmek için kullanabilirsiniz.

Yıpranmış ve eskimiş fikirlerden kurtulmak daha verimli olmamızı sağlar. Bunu kitaplardan yardım alarak başarabiliriz.

2. Farklı Bakış Açılarını Anlama

İşiniz konusunda daha üretken olmayı hayal etmeniz olasıdır. Bunu herkes hayal eder. Ben dahi bir oturuşta şu kadar yazayım diye işe başlarım ama bir noktada tıkandığım zaman gerisini getirmem pek mümkün olmaz. İş konusunda bu sıkıntılarla hepimiz karşılaşabiliriz. Çözüm ise basit olmayabilir ama etkilidir.

İş yerinde birlikte çalıştığınız iş arkadaşlarınızın düşüncelerini ve işe yaklaşımlarını iyi anlayabilirseniz elinizde bulunan işleri çok daha hızlı bir biçimde bitirebilirsiniz. Kendimden bir örnek verebilirim. Bu yazıyı tek başıma yazıyorum çünkü bu konuda bilgi sahibiyim, daha doğrusu ne yazacağımı önceden kurguladım. Ancak, bir kişinin yönelteceği soru karşısında birkaç satırı değiştirmek zorunda kalabilirim. Çünkü hedefim işe yarayan ve etkili bir yardımcı kaynak sunabilmek. Her şeyi düşünüp ortaya koyacak kadar mükemmel bir görüşe sahip olamayacağım için başkasının fikrinden yararlanarak bu yazıyı genişletebilir ve iyileştirebilirim. Bunu yapabilmem için karşıdaki kişinin bakış açısını iyi anlamalıyım.

Romanlar ve hikayeler başkasının bakış açısını anlamanız konusunda kendinizi geliştirmenizi sağlar. Her okuduğunuz hikayede kitabın ana kahramanı siz olursunuz. Dışarıda kalsanız bile onun kıyafetlerini giyerek hikayeyi yaşarsınız. O karakterin nasıl düşündüğünü, nasıl hareket ettiğini ve karşılaştığı problemleri nasıl çözdüğünü daha iyi anlarsınız. Sonuç olarak farklı bakış açılarını anlama ve kabul etme konusunda kendinizi geliştirmiş olursunuz.

Farklı bakış açılarını anlama daha verimli olmamızı sağlayabilir. Bu niteliğe sahip olmak için romanlar ve kısa hikayelerde yer alan karakterleri yaşayarak tecrübe sahibi olabiliriz.

3. Odaklanma Problemini Çözme

Bir işle meşgulken önünüze çıkacak her problemde zihniniz biraz daha karmaşık bir hal alır. Hangisini çözmek istediğiniz hiç önemli değildir. Çünkü zihniniz o problemi görür görmez arka planda dahi çözüme kavuşturmak için çaba gösterir. Bu durumun yaşanmaması için tek çıkış yolu vardır. Konsantrasyonunuz çok yüksek olmalıdır. Konsantrasyonunuz düşük ise aynı anda birkaç iş ile uğraşmak istemediğiniz halde zihninizi bu kargaşaya kaptırabilirsiniz.

Kitapların bu konuda size çok büyük yardımı dokunur. Bir kitabı elinize alıp okumaya başladığınızda kendinize bir bitiriş süresi seçin. Bunu yaptığınız andan itibaren zamanınızı kitabı bitirebilecek şekilde ayarlamaya başlarsınız. Süreyi kısa tuttuğunuz zaman bu işin üstesinden gelebilmek için farklı uğraşları bırakıp kitaba odaklanmayı tercih edersiniz. Kısacası konsantrasyonunuzu yükseltmeye başlarsınız.

Çalışanlar ve boş vakti olmayanlar için bu zor bir deneme olabilir. Yapmanız gereken bir roman alıp okumaya başlamak ve günlük olarak kendinize bir okuma limiti koymaktır. Bu limite ulaşmak için kendinizi yüksek verimlilikle hareket etmeye zorlamış olursunuz ve sonucunda hedefinizi yerine getirebilirsiniz. Bunu iş hayatınızda karşınıza çıkabilecek periyodik işlerde kullandığınız zaman yaşadığınız hem odaklanma problemini çözmüş olursunuz hem de elinizdeki işi vaktinde tamamlamayı başarabilirsiniz.

Odaklanma problemini çözme sanıldığı kadar kolay bir iş değildir ama verimli olmamızı sağlayan önemli bir etkendir. Odaklanma problemine çözüm bulmanın en zahmetsiz yolu kitaplarla vakit geçirmektir.

4. Yazma Kabiliyetini Güçlendirme

Ufak bir tebessüm ile bu kısmı yazmaya başlıyorum. “Benim işim yazı yazmayla ilgili değil.” diye düşünüyor olabilirsiniz. Yazma kabiliyetinin iyi olması mutlaka yazar olmanızı gerektirecek bir durum değildir. Çalıştığınız işte kullanmayacak olsanız bile günümüzde kullandığınız kitlesel mesajlaşma hizmetlerinden yararlanırken yazı yazmak durumunda kalabilirsiniz. Mesajlar ve e-postalar birer yazma işidir.

Bir e-postayı oldukça okunaklı ve karşı tarafı etkileyecek bir biçimde yazmak istiyorsanız yazma kabiliyetinizin iyi olması lazım. Arkadaşınız ile muhabbet ederken düşüncelerinizi tam anlamıyla dile getirmek istiyorsanız yazma kabiliyetiniz iyi olmalıdır. İşiniz yazma veya yazıyla iletişim ile ilgiliyse mutlaka bu kabiliyetinizin seviyesi güçlü olmalıdır. Hayatının her alanında bir şeyler yazmak zorunda kalabilirsiniz ve her seferinde bunun temel amacı iletişimdir.

Çok daha anlaşılır cümleler kurmak ve düşüncelerinizi tam anlamıyla ifade etmek için yazma kabiliyetinizi güçlendirmelisiniz. Bunu yapabilmenin en kolay yolu ise iyi kalemlerden çıkmış kitaplar okumaktır. Okudukça öğrenebilir, öğrendikçe uygulayabilirsiniz.

Yazma kabiliyetini güçlendirme daha sağlıklı iletişim kurmamızı ve daha verimli olmamızı sağlar. Okuduğumuz yazılar ne kadar iyiyse yazma kabiliyetimizi geliştirme şansımız bir o kadar yüksektir.

Okuma Alışkanlığı Nasıl Kazanılır?

Kitap okumak, roman ve hikayelerle vakit geçirmek ve okuma alışkanlığına sahip olmak sizi bir süper kahramana dönüştürmez. En önemli katkısı içinizde bulunan potansiyeli açığa çıkarmaktır. Sizin çok daha üretken ve verimli olmanızı sağlar. Böylece kendini sürekli olarak geliştiren insanlar kervanına katılmayı başarabilirsiniz. Hala ne bekliyorsunuz? Hemen bir kitap açın ve okumaya başlayın!



Kaan Karadeniz

26 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini “Bilgi ve Belge Yönetimi” bölümünde sürdürmekteyim. İki farklı oyun sitesinde içerik yöneticiliği, bir sitede içerik danışmanlığı yapmaktayım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanırım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir