Kitap okuma verimliliği nasıl yükseltilir?

Kitap okuma verimliliği öğrenilenleri anlamak ve uygulamak ile ilgilidir. Bu verimliliği yükseltmek için öğrenme aşamasını iyileştirmelisiniz. Hepimiz kitap okuruz. Bu gayet doğal bir durum. Ancak hepimizin okuma nedeni farklıdır. Bazılarımız bir şeyler öğrenmek isteriz. Bazılarımız kitabın hikayesinde kaybolup gitmeyi arzu ederiz. Bazılarımız vakit öldürmek için bir şeyler okuruz.

Okuma nedenimiz ne olursa olsun ardında mutlaka memnuniyet durumu vardır. Evet, memnuniyet duyduğumuz için okuruz. Fakat bazen memnuniyet yeterli olmaz. Bir şeyler okuyarak öğrenmek isteriz. Kişisel gelişim kitapları veya kariyer merkezli kitaplar bunlara verilebilecek en güzel örneklerdir. Hedefimiz daha iyi bir insan olabilmektir. Daha donanımlı, daha bilgili, daha kendinden emin insanlar olmak istiyorsak bolca kitap okuruz.

Kitap okuma verimliliği nasıl yükseltilebilir?

Yaptığımız aslında doğru bir şeydir. Kitap okuyarak kendimizi geliştirebiliriz ancak bunun için kitaplardan öğrendiklerimizi anlamamız ve uygulamamız gerekir. İşte bu noktada kitap okuma verimliliği konusu devreye girer. Okuduğumuz kitapları bir çırpıda bitirmekten ziyade içeriğini özümsemek daha önemlidir. Bunun için yapabileceklerimizin neler olduğunu öğrenmek ise bu önemi anlamak için atmamız gereken ilk adımların başında gelmektedir.

Bir kitabı okumaya başlamadan önce elinizde bir neden olmalıdır. Bu nedeni öğrenme isteği olarak açıklamak olaya basitçe yaklaşmaktır. Burada basitçe yaklaşımın yanlış olduğunu dile getirmek istemiyorum. Ancak bir kitabı okumak için elinize almışsanız, bu durumda ondan bir beklentiniz var demektir. İşte bu beklentilerinizi bir yere not almalısınız ve kitabı okurken beklentilerinizi karşılayıp karşılamadığını kontrol etmelisiniz.

Kitabı bitirdikten sonra mutlaka özetini çıkarmaya çalışın. Önemli noktaları veya sayfaları tekrardan gözden geçirin ve kendinize yeni kaynaklar bulmaya çalışın. Kitabı başkalarına anlatın. Arkadaşlarınıza bahsedin, ilginç bulduğunuz noktaları onlarla paylaşın. Öğrendiklerinizi başkalarına öğretmeye çalışın. Tüm bunları yapmanızın ise tek bir nedeni vardır. Gerçekten bir şeyleri öğrendiğinizi iddia ediyorsanız onu kullanabilecek kadar anlamış olmanız gerekir.

İnsanlar için vakit çok kıymetlidir. Farkında olmasalar bile kıymetlidir ve davranışlarına bunları yansıtırlar. Kitap okuma konusunda da geçerli olan bu durum için insanlar iki farklı çözüme başvururlar. Kitaptan öğrenmek istedikleri, kitap içerisinde yer alan bölümlerden birkaçında geçiyorsa, bu durumda insanlar hızlı okuma tekniklerini kullanmaya çalışırlar. Diğer taraftan öğrenmek istenilen konu oldukça genişse ve insanların elinde çok fazla kaynak bulunuyorsa, kitapları okurken zaman kazanmak isterler. Ancak her iki çözüm de istenileni öğrenmek konusunda yetersizdir. Çünkü insan her zaman okuduğunu anında anlama şansına sahip olamayabilir. Bu nedenle vaktinizin bir kısmını okumaya, diğer kısmını ise okuduklarınızı değerlendirmeye ayırmalısınız.

Kitap okurken nasıl zaman kazanırım?

Bir kitaptan okuduklarınızı değerlendirirken önünüze türlü türlü seçenekler çıkar. Okuduğunuzu anında doğru kabul etme seçeneği bunlardan birisidir. Bu seçenek öğrenme kavramının doğasına aykırıdır. Okuduğunuz her şeyi anında doğru kabul etmemelisiniz. Eğer böyle bir şey yaparsanız tek tip bilgiyle yetinirsiniz. Başka kaynaklara giden tüm yolları tıkamış olursunuz. Okuduklarınıza şüpheci yaklaşın, öğrendiklerinizi farklı kaynaklardan da öğrenmeye çalışın ve karşılaştırmalı olarak bilgileri tekrardan gözden geçirin. Google’da aramalar yaparak kendinize yeni kaynaklar bulun ve daha önce elinizde bulunan kitapları okumuş olan kişilerin düşüncelerine göz atın.

Okuduğunuz kitap beklentilerinizi karşılamadı mı? Kitabın dili anlayamayacağınız derecede ağır veya karmaşık mı? Kitabı okurken kendinizi sıkıyor musunuz? Elinizdeki kitabı yavaşça masanın üstüne bırakın ve bir daha açmamak üzere rafa kaldırmak yerine bir arkadaşınıza veya en yakın kütüphaneye bağışlayın. Sizi bu kadar zorlayan bir kitaptan öğrenebilecekleriniz kaybedeceğiniz zamandan daha değerli olmayacaktır. Unutmayın, okumak ve öğrenmek iç içedir. Siz okuduğunuzdan memnuniyet duymuyorsanız öğrendiğinizden de memnuniyet duymayabilirsiniz.

0 Shares

Kaan Karadeniz

28 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini "Bilgi ve Belge Yönetimi" bölümünde sürdürmekteyim. Psikolog veya terapist değil, araştırmacıyım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanlardanım.

4 Cevaplar

  1. Mert dedi ki:

    Merhaba Kaan bey
    Ben okuduğumu bir çok zaman anlamıyorum ve okuduğum kitapları unutuyorum bunun için ne önerirsiniz?

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba Mert,

      Bu konuda yaşadığın problemleri atlatmak için aşağıdaki önerilerimi dikkate alabilirsin. Umarım sana yardımcı olmayı başarabilirim.

      – Anlamak istediğin bir metni veya kitabı okurken onu baştan sonra bir kez hiç takılmadan hızlı bir biçimde okumalısın.
      – Kitabı tekrar okumaya başlamadan önce yanında bir not defteri bulundurup sayfalarından elindeki metin veya kitap için bir sözlük oluşturmalısın.
      – Metni veya kitabı yavaşça okumaya başlamalısın ve bilmediğin kelimeleri not defterinde sözlük kısmına yazmalısın.
      – Önemli olduğunu düşündüğün kısımları not defterinde ayrı bir kısma not etmelisin.
      – Her gün bir şeyler okuyarak özümseme becerini yükseltmeyi denemelisin.

      Bu adımları takip ederek okuma alışkanlığını geliştirirsen kitap okuma verimliliğini yükseltmeyi başarabilirsin.

      Sağlıcakla kal, hayat boyu başarılar dilerim. Ne zaman istersen tekrar yazabilir veya e-posta yoluyla iletişim kısmından bana ulaşabilirsin.

Yorum yapıp katkı sağla...