Kendini serbest bırakma: Hayatın zincirlerinden kurtulmak

İnsan rahatlığa alışkındır çünkü rahat olduğunda aynı zamanda güvende olduğunu hisseder. Bu durum insanın doğasında bulunur ama bunun farkında olmayan insan hayatının bütün problemlerini kendi başına ortaya çıkartmaya eğilimlidir. Bir başka ifadeyle, rahata ve güvenliğe olan meyil insanın problemlerini oluşturan önemli bir durumdur.

Ben veya sen veya hepimiz belirsizlikten, rahatsız olmaktan, korkudan, kararsızlıktan, büyük değişimlerden ve büyük karışıklıklardan hoşlanmayız. Bu doğal ve aynı zamanda her koşulda anlaşılabilir bir durumdur. Fakat bir anlamda hepimizin karakteristiğinde bir damla dahi olsa var olan bu eğilim, sürekli olarak rahat ve güvenli bölgeye doğru kaçmamızı nasihat etmektedir.

Kendini Serbest Bırakma Zamanı

Her seferinde rahat bölgeye kaçmak ve kendini güvende hissetmek istiyorsan yani bir diğer ifadeyle doğal nasihat ile yaşamaya alışmış biriysen hayatta belirli problemlerle karşılaşman söz konusu olabilir. Bu problemlerin bir kısmını aşağıda liste halinde seninle paylaştım. Eğer gerçekten bu problemlerden birisine sahipsen artık kendini serbest bırakma zamanı gelmiş demektir.

https://www.grisayfalar.com/okuma-aliskanligi-nasil-gelistirilir/

  • Erteleme belirsizlikten, rahatsızlıktan ve korkudan kurtulmak için başvurulan bir yöntemdir. Eğer bir görev veya yerine getirilmesi gereken bir iş gerçekten sana zor geliyorsa hemen ilk fırsatta onu erteleyip ondan kaçma eğiliminde bulunursun. Aslında bu davranış kendini rahat ve güvende hissetmediğin anlamına gelir.
  • Egzersiz yapan bir insanın amacı kendi rahat ve güvende hissetmektir. Fakat insanlar bu durumda tersten yaklaşım egzersiz yapmanın, sağlıklı beslenmenin ve okuma alışkanlığı gibi faydalı alışkanlıkları geliştirmenin zahmetli olduğunu düşünenler kendilerini rahatsız hissedip hemen ilk fırsatta kaçmanın bir yolunu bulmaya çalışırlar.
  • Bağımlılıklar sürekli olarak insanın kendini rahat etmesini sağlayan unsurlar üzerinden gelişir. Bağımlı olunan unsur yerine getirilmediği zaman kişi kendini huzursuz hissetmeye başlar. Huzuru bulduğu an bağımlı olduğu unsurla buluştuğu andır.
  • Genellikle maceralardan, sevdiğimiz işi yapmaktan ve yeni şeyler denemekten korkarız çünkü bunların hepsi belirsizlik ve korku içerir. İlk fırsatta en güvenli olana yönelerek kendimizi kurtarmaya çalışırız. Korku ve belirsizlik asla insanların yapısıyla uyumlu bir durum değildir.
  • Sinirli olduğumuz zaman etrafımızdaki insanlara bağırıp çağırırız. Eleştirilmekten ve sahip olduğumuz iyi imajı kaybetmekten korkarız. Genelde ilk fırsatta geri çekilmeyi veya umarsızca saldırmayı düşünürüz ancak ilişkilerimize ve mutluluğumuza zarar vermiş oluruz.
  • Başkalarıyla iletişime geçmekten olabildiğince çekiniriz çünkü yüreğimizi yabancılara açmaktan korkarız. Her zaman kendi rahatlık alanımızda hayatı sürdürmeye devam ederiz. Bunun sonucu yalnızlık olur ve her zaman birileriyle iletişim kurmak için kendimizi aç hissederiz.

Kendimizi serbest bırakmayıp her zaman rahat ve güvenli gördüğümüz alanda kalmaya devam edersek finansal problemler yaşama olasılığımız vardır. Sağlık problemleri yaşayabilir, ilişki problemleriyle mücadele etmek durumunda kalabiliriz. Fakat en önemlisi mutluluk problemi yaşayarak kendimizi darmadağın hale getirebiliriz. Tüm bunların kaynağı rahatsız edilmekten çekinmek ve belirsizlikten kaçmaktır.

Korkmasak, belirsizliğe ve maceralara açık olsak neler olurdu?

Korkmadan, çekinmeden ve tereddüt etmeden belirsizliğe ve yeni maceralara açık olmak demek değişim dünyasında var olmamız anlamına gelir. Tüm bağımlılıklardan ve ertelemelerden kurtulma şansını elde etmektir. Sürekli kaçmak yerine yapılması gereken elbette kaçmamaktır.

  • Belirsizliklere açık olmak gerekir.
  • Rahatsız edilmeye meraklı olmak gerekir.
  • Korkulara dokunmak ve korkuları hissetmek gerekir.
  • Anı yaşamak ve önümüze çıkacak seçeneklerle yüzleşmek gerekir.
  • Bilinmezi kucaklamak, dengesizliği anlamak ve tüm seçeneklerle öğrenmeyi düşünmek gerekir.
  • Yaşadığın her anın içerisinde ilgiyi elden bırakmamak gerekir.
  • Tüm duygulara arkadaşça merhaba demek ve onlardan kaçmamak gerekir.
  • Korkuya gülümsemek, başkalarının korkularını anlamak ve onlara da gülümsemek gerekir.
  • Cesaretle belirsizliğe doğru ilerlemek gerekir.

Kendini serbest bırakmak önümüze çıkacak herhangi bir konuya merakla yaklaşmak ve onu hoş karşılamak anlamına gelmektedir. Hissedilen duygu ne olursa olsun duygularımıza dokunarak hareket ettiğimiz müddetçe sürekli değişen doğal durumların bize sunduğu fırsatları değerlendirebilmemiz mümkündür. Kendini serbest bırakmak kolay değildir çünkü bir insanın rahatlık bölgesinden çıkabilmesi cesaret, istek ve pratik gerektirir.

Kendimi nasıl serbest bırakabilirim?

Belirttiğim gibi bir insanın kendini serbest bırakabilmesi hemen olabilecek bir şey değildir. Hayat boyu sürebilecek pratikler gerekebilir. Eğer bu konuda kararlıysan, artık korkularından sıyrılıp her zaman belirsizliği incelemek ve irdelemek istiyorsan aşağıda yer alan yöntemleri denemeyi düşünebilirsin.

  • Tanımlama Aşaması: Erteleme yaptığında, dikkat dağıtan unsurları bulmaya çalıştığında, bağımlılığa kendini kaptırdığında, bağırıp çağırdığında, aniden geri çekildiğinde yani kısacası kendine zarar verdiğin herhangi bir anda tanımlama yapma yoluna gitmelisin. Kaçmak istediğin korkuyu ve rahatsızlık duygusunu anlamalısın. Bunu yaptıktan sonra bir sonraki adıma geçebilirsin.
  • Dokunmaya Çalışma: Tanımlama aşamasını geçtikten sonra onların ne zaman ortaya çıktığını belirlemeye çalışmalısın. Onlardan kaçmak aklına ilk gelecek fikirdir ama bunun yerine onların karşısında durmalısın. Ortaya çıkan korkuyu hissetmelisin, olabildiğince dayanmalı ve korkuyu hissettikten sonra onu anlamak için çaba göstermelisin. Korkuların düşündüğün kadar sorun yaratıcı olmayabilir, onlara arkadaşça yaklaşırsan onlardan arkadaşça karşılık alabilirsin.
  • Anı Yaşama: Bu son derece zordur ama asla pes etmemelisin. İnsanların büyük bir kısmında problem haline gelen bu durum aslında her şeyin başlangıcıdır. Anı yaşamak önünde duran seçenekleri değerlendirebilecek bilince sahip olabilmek anlamına gelmektedir. Karşına ne çıkarsa onu kucaklama yoluna gitmelisin, meraklı ve arkadaş canlısı olmalısın. Sevgini onunla paylaşarak zaman ilerledikçe sen de karşına çıkan unsurla kurduğun ilişkiyi ilerletmelisin.
  • Belirsizliğe Adım Atma: Belirsizliğe hareket etme konusunda kendini zorlayabilir misin? Daha doğrusu kendine meydan okuyabilir misin? Yeni şeyler öğrenmek ve yeni güçlüklerle karşılaşmaktan memnuniyet duyabilecek hale gelmeyi düşünmelisin. Eğer merak ederek belirsizliğe ilerlemeyi düşünürsen keşfedeceğin yeni unsurların sunduğu memnuniyetle hayatına renk katabilirsin.
  • İletişime Açık Olma: İletişime kapalı olmanın anlamı kimseyle ilişki kurmama anlamına gelir. Başkalarını reddetme ve onlara bağırıp çağırma en önemli alışkanlıklarımızdan birisidir. Bu alışkanlığı bir kenara bırakıp artık insanları reddetmeyi öğrenmemiz gerekir. Normal şartlarda reddedecek olduğun iletişim taleplerine evet demeyi öğrenmen gerekmektedir.
  • Memnuniyeti Kabullenme: Başkaları hakkında söylenenleri reddetmek yerine sorgulamayı reddetmeyi düşünmelisin. Memnuniyet duyacağın bir kabullenme yoluna gitmelisin. Bu sayede kendini serbest bırakman çok daha kolay olabilecektir.

Bu adımların her birisi kendini serbest bırakmak için iyi bir başlangıçtır. Bu fikirleri pratik bir biçimde kullanarak onlarda kabiliyetli hale geldiğinde seni geride tutan veya ilerlemeye çalışacağın yolun üzerinde duran engellerden kurtulmayı başarabilirsin.

Unutma hayat daima insana seçenekler sunar ama insan her zaman kendini rahat ve güvende hissettiği noktalarda seçimler yapmayı tercih eder. Tercihler arasında böyle bir seçenek yoksa insan kalıp mücadele etmek yerine hakkını kaçmaktan yana kullanır. Bu insanlardan birisi olmayı tercih etmek yerine kendini serbest bırakıp mücadele etmeyi tercih eden insanlardan birisi olmalısın. Hayatı anlamlı bir biçimde yaşamak istiyorsan buna fazlasıyla ihtiyacın olacaktır.

6 Comments

  1. yavuz
  2. Yankı Yıldız
  3. Gizem

Yorum yapıp katkı sağla...

Reklamlar engelli...

Bu blog yayın hayatını rahatsız edici konumlarda olmayan reklamlar sayesinde sürdürmektedir. Lütfen destek olmak adına bu blog için reklamlara izin vermeyi düşünün.

Refresh