Anasayfa » Kitap Tavsiyeleri » Kayıp Kız

Kayıp Kız

Kayıp Kız, Gillian Flynn tarafından kaleme alınan ve kendisine uzun yıllar boyunca en iyi gerilim romanları arasında yer bulabilecek etkileyici bir romandır.

Gillian Flynn, asıl adı Gillian Schieber Flynn olan Amerikalı bir yazardır. Roman yazarlığı dışında çizgi roman yazarlığı ve senaristlik ile uğraşan Gillian Flynn aynı zamanda televizyon yorumculuğu da yapmıştır. Kaleme aldığı üç roman bulunan yazar, her eseriyle kendisinden söz ettirmeyi başarmıştır.

Orijinal dilinde Gone Girl adını taşıyan ve dilimize Kayıp Kız olarak çevrilen ilk yayını 2012 yılında gerçekleştirilmiş olan romanı, evlilik yıl dönümlerinde kaybolan karısını arayan ama aynı zamanda polisin baş şüpheli olarak tanımladığı bir adamın başından geçenleri anlatmaktadır. Kitap yaklaşık olarak 600 sayfadan oluşmaktadır ve dilimizde yayını Artemis Yayınları tarafından gerçekleştirilmiştir. Kayıp Kız’ın çevirisi Uğur Mehter tarafından yapılmıştır.

 

Kayıp Kız

Kayıp Kız, Nick ve Amy Dunne çiftinin zorlu geçen evliliğinin hikayesini anlatmaktadır. Kitabın ilk bölümü Nick ve Amy’nin bakış açılarından ilk ağızdan anlatılmaktadır. Ancak ikilinin dile getirdiği hikayeler birbirinden farklıdır.

 

Kitabın baş kahramanları işlerini kaybettikten sonra New York‘tan taşınarak Missouri‘de küçük bir kasabaya yerleşirler. Nick ve Amy, ölen annelerinin bakımını üstlenirler. Nick eşinin son birikimini bir bar açmak için kullanır ve bu barı kız kardeşi Margo ile birlikte işletmeye başlar. Açılan bar Nick, Amy ve Margo için iyi bir hayat sunar ancak evlilikte her şey yolunda gitmez. Amy, New York’ta yaşadığı hayatı çok sevmektedir ve burada geçirdikleri hayat onu mutlu etmemektedir.

Nick ve Amy’nin evliliklerinin beşinci yılında Amy ortadan kaybolur. Zaman içerisinde Nick bu işin sorumlusu olarak ön plana çıkar. Eşinin son birikimini alıp bir iş girişiminde bulunmuştur, Amy’nin hayat sigortasını yükseltmiştir ve eşi kaybolduğu halde duygusuz biri olarak gözükmektedir. Polisin daha sonra elde ettiği bulgulara göre Amy’nin hamile olduğu ortaya çıkar. Bunun üzerine Nick, eşlerini öldüren erkeklerin davalarında bilinen bir isim olan Tanner Bolt‘u avukat ile anlaşır.

Romanın ikinci kısmında ise okuyucu Amy ve Nick tarafından anlatılanların tamamen doğru olmadığını öğrenmeye başlar. Nick, Andie adında bir öğrenci ile ilişki yaşamıştır. Amy hayattadır ve gizlenerek Nick’i onu öldürme suçundan köşeye sıkıştırmak istemektedir. Yazdığı günlüğün sahte olduğu ortaya çıkar ve her şeyi Nick’i polisin gözünde suçlu göstermek için planladığı anlaşılır. Nick bir süre sonra Amy’nin onu tuzağa düşürmeye çalıştığını anlar ama elinde herhangi bir kanıt bulunmamaktadır.

Nick, Margo ve Tanner Bolt birlikte hareket ederek halkın Nick’e olan bakışını değiştirmek için çaba gösterirler. Nick daha sonra Rebecca adında amatör bir gazeteciyle karşılaşarak onunla röportaj yapar. Oluşan pozitif tepki sonucunda Sharon Schieber ile röportaj yapma fırsatı bulur. Nick, üzgün olduğunu ve Andie ile yaşadığı ilişki konusunda pişman olduğunu dile getirir.

Amy bir motelde kalmaktadır. Elindeki tüm para bir hırsızlık sonucunda çalındıktan sonra çaresiz kalarak takıntılı olan eski erkek arkadaşı Desi‘den yardım ister. Desi ona yardım etmeyi kabul eder ama her şey beklendiği gibi gelişmez. Amy tuzağa düşmüştür. Desi onu evinde hapsetmiştir. Sharon Schieber ve Nick arasında yapılan röportajı televizyonda izleyen Amy, Desi’yi öldürür ve eşine geri döner. Geri döndüğünde ise eski erkek arkadaşı tarafından kaçırıldığını söyler. Nick, Amy ile olan evliliğini sürdürme kararı alır. Amy onu tekrardan kendine aşık etmeye çalışır.

Amy bir hatırat yazmaya karar verir. Nick de aynı şekilde hatırat yazar ama bu hatıratında Amy’nin yalanlarını ortaya çıkarmayı istemektedir. Amy bunun farkına varır. Bu planı bozmak isteyen Amy, Nick’in spermini kullanarak döllendirme yoluyla hamile kalır. Doğmamış çocuğunu bahane ederek Nick’i hatıratı yazmaktan vazgeçirmeye çalışır. Nick, çocuğunun geleceği için hatıratı yazmaktan vazgeçer ve Amy ile evliliğini sürdürme kararı alır.

Bu Kitabı Neden Okumalıyım?

Kayıp Kız romanını okumalısınız diyerek kestirip atmayacağım. Bu romanda beğeneceğiniz ve aynı zamanda beğenmeyeceğiniz birçok şey olacaktır bundan eminim. Yapılan eleştirilere göz attığınız zaman yazım stilinin çok iyi olduğunu ama sonunun beklentileri karşılamadığını dile getiren birçok kişi görebilirsiniz. Bu tam anlamıyla kitaptan beklentinizi ortaya koyacaktır. Kayıp Kız’ı okurken beklentilerinizi yüksek tutmayın ve kendinizi hikayenin akışına bırakın.

Gillain Flynn bir şeyi çok iyi başarmış diyebilirim. Bu şey hikayenin hiç eskimemesi. Aralıklı olarak okusanız bile hikayeyi bir şekilde devam ettirmek istiyorsunuz. Buna kendini okutan bir kitap diyebiliriz. Kayıp Kız’ın özetini okuduysanız bu size her şeyi fazlasıyla belli edecektir. İkili bir anlatıma sahip olması bile bu romanı okumak için yeterli bir sebep olabilir.

Romanı okuduktan sonra aklınızdan geçecek ilk soru acaba nereyi hatırlamalıyım şeklinde olacaktır. Kitabın her yanı iyi olsa bile sonu iyi denemeyecek durumdadır. Mükemmel bir hikaye okuduğunuzu düşünün. Sonuna geldiğiniz zaman aklınızda başlangıç kısmı kalıyorsa bir problem var demektir. Etkileyici bir bitime sahip olmaması Kayıp Kız romanının en belirgin hatta en büyük ama tek eksiği denilebilir.

Hepinize keyifli okumalar.

 

Kimim Ben?: Kaan Karadeniz

26 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini "Bilgi ve Belge Yönetimi" bölümünde sürdürmekteyim. İki farklı oyun sitesinde içerik yöneticiliği, bir sitede içerik danışmanlığı yapmaktayım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanırım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ücretsiz e-Kitabını Almayı Unutma!

Zamanında Vazgeçmeli adını taşıyan e-Kitabımı ücretsiz olarak okuyabilirsin!