Karanlık Zihinler (Alexandra Bracken)

Ruby bir sabah kalktığında bir şeyler olduğunu hisseder. Ailesi onu evin garajına kitleyip polisi çağırmıştır. Ruby rehabilitasyon kampına gönderilecektir. O günlerde pek çok kişinin ölümüne neden olan gizemli hastalık onun canını almamıştır. Fakat beraberindekilerle birlikte kontrol etmekte zorlandıkları korkutucu yetenekleriyle mücadele etmek zorundadır.

Karanlık Zihinler, Alexandra Bracken tarafından oluşturulan aynı isimli serinin ilk kitabıdır. Orijinal dilinde The Darkest Minds adıyla Disney Hyperion tarafından ilk olarak 2012 yılında yayınlanan kitap, 2014 yılında Handan Sağlanmak‘ın çevirisiyle Parodi Yayınları tarafından dilimizde yayınlanmıştır.

Karanlık Zihinler: Kitabın Konusu

Ruby aradan yıllar geçtikten sonra gönderildiği zorlu rehabilitasyon merkezinden hayatı uğruna kaçmıştır. Kendisi gibi olan çocukların yaşayabileceği tek yere doğru gitmeye kararlıdır. Bu amaç uğruna kendisi gibi kendi kamplarından kaçan çocuklarla bir araya gelmiştir. Grubun liderliğine soyunan Liam adındaki cesaretli çocuk ise Ruby’e karşı yakın ilgi duymaktadır. Ancak her ne kadar Ruby cevap verebilmek istese bile ona yaklaşmanın tehlikeli olabileceğini düşünmektedir.

Ulaşmak istedikleri yere geldiklerinde ise Ruby’i zorlayıcı bir karar beklemektedir. Ruby, devlet yöneticilerine karşı kullanılan bir kişiye dönüşmek üzeredir. Bir karar vermesi gerekir ve bu yaşamaya değer bir hayatın ilk işaretlerini sunacak bir karar olmalıdır.

Karanlık Zihinler: Gerçekten Karanlık ve Stresli

Benim aram distopya kitapları ile çok iyi olmasa bile bahsedilmesi gereken kitaplardan söz etmeyi ihmal edecek değilim. Karanlık Zihinler bahsedilmesi gereken kitaplardan birisidir. Henüz genç sayılabilecek bir yazarın kaleminden çıkmış olması ve özellikle distopya kitaplarının dolu olduğu bir dönemde yayınlanmış olması nedeniyle dikkat çekici bir kitaptır.

Kitabın bu kadar sevilmesini sağlayan durum ise aslında karakterler. Karakterlerin işlenişi farklı olduğu için ve birazcık olsun Game of Thrones serisinde olduğu gibi bol ölümlü bir hikayeye sahip olması kitabı ilgi çekici yapmaktadır. Ölümlerin çocuklardan olması okuyucuyu ister istemez bir strese sokuyor ama kitabı bitirdiğiniz zaman bu stres iyi bir okuma keyfine dönüşebiliyor.

Hikaye ile yazı karakteristiğinin çok iyi örtüşüyor. Yavaş yavaş ilerleyen anlatım biçimi hikayenin dokusuna uygun olduğu için kitabı çok daha heyecanlı bir hale getirerek okuyucuyu daha fazlasını okumaya teşvik ediyor. Karakterlerin hikayedeki konumlarının etkisiyle hikaye gerçekten karanlık bir hal alarak devam ediyor.

Alexandra Bracken hayranı değilim, distopya tutkunu birisi hiç değilim ama bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Bu türde elinize alıp okuyabileceğiniz en keyifli romanlardan birisidir. Ancak bazılarınızın okuma tarzına göre anlatımı çok iyi bulmayacağını belirtmeliyim.



Kaan Karadeniz

26 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini “Bilgi ve Belge Yönetimi” bölümünde sürdürmekteyim. İki farklı oyun sitesinde içerik yöneticiliği, bir sitede içerik danışmanlığı yapmaktayım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanırım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir