Hayatındaki değişikliklere nasıl uyum sağlarsın?

Hayatındaki değişikliklere uyum sağlama konusunda sıkıntı mı yaşıyorsun? Bunun normal olduğunu bilmelisin. Çünkü her insanın hayatında ona yön verecek ani değişimler olabilir. Yapman gereken bu değişikliklere karşı hazırlıklı olmak ve onlara uyum sağlamaktır.

Hayatın her anında ayrılıklar, kariyer değişiklikleri, hastalıklar, çocuk sahibi olmak, ekonomik sıkıntılar, mezuniyet, taşınmalar ve sevdiğin birini kaybetmek gibi aniden gelişebilen durumlarla karşılaşabilirsin. Bunların her birisi bugün veya yarın olabilecek şeylerdir. Önemli olan bunlarla nasıl başa çıkabileceğini bilmektir.

Hayattaki değişikliklere nasıl uyum sağlarım?

Her birimizin hayatında anlık değişiklikler yaşanabilir. Öncelikli olarak bunu kabul etmemiz gerekir. Bu değişikliklerin bir kısmı bizi olumsuz etkiler. Bir kısmı nadiren dahi olsa olumlu sonuçların ortaya çıkmasını sağlayabilir.

Hayatında karşılaştığın değişikliklere karşı nasıl pozisyon almak istersen iste önemli olan onlara karşı ortaya koyduğun yaklaşım olacaktır. Bu yaklaşımda kendini iyileştirmeye özen göstermezsen çuvallarsın. Öyleyse, hayatındaki değişikliklere uyum sağlama konusunda kendini geliştirmeye çalışmalısın.

Hassas olduğunu kabul etmeye ne dersin?

Bunun gerçekten çok büyük bir sır olduğunu düşünmüyorum. Hayatında yaşanabilecek anlık bir değişiklik seni kısa süre içerisinde hassasiyete yönlendirecektir. Bu tür dönemlerde biraz daha alıngan ve biraz daha kırılgan olursun.

Bu alınganlığı veya kırılganlığı kabul etmezsen her şey kısa süre içeresinde sarpa saracaktır. Hayatını etkileyebilecek bir şeyler yaşandığı zaman hassas ve savunmasız olduğunu kabul etmelisin. Bir yerlerden destek almaya çalışmalı ve üzerindeki olumsuzluk bulutlarını dağıtmalısın.

Önleyici olmayı denedin mi?

Hayatlarında yaşanan değişikliklere karşı tavır almaya çalıştıklarında genel olarak insanlar iki farklı yaklaşımı uygularlar. Bunlardan ilki her şeyi olduğu gibi kabul edip hayatın kurbanı olduğunu düşünenlerdir. Bu tür insanlar yaşanan değişimlere karşı hiçbir şey yapmayarak olan biteni seyrederler.

Diğer taraftan, bazı insanlar değişim karşısında farklı yaklaşımı tercih etmeye çalışırlar. Önleyici davranarak gelecekte yaşanabilecek şeylerin çok daha iyi ve olumlu olması için çaba gösterirler. Değişikliklere karşı etkili bir biçimde mücadele etmek istiyorsan sağlıklı olmak kaydıyla kendini iyi hissetmeni sağlayabilecek her fırsatı değerlendirmeye çalışmalısın.

Bir şeylere takılı kalmak sence doğru mu?

Bu soruyu gerçekten çok severim. OKB sahibi bir birey olarak beni uyarıcı etkiye sahiptir. Hayatında bir dizi farklı şeyin yaşanabileceğini asla unutmamalısın. Bazılarından korkarsın, bazılarında üzülürsün, bazılarında heyecan duyarsın ama mutlaka bir duyguya sahip olursun.

Bir duyguya takılı kalmak sence ne kadar doğru? Düşünmen gereken soru aslında tam olarak budur. Her zaman iyimser olmanı falan telkin etmeyeceğim çünkü bu tür durumlarda doğru çözüm bu değildir. Fakat her ne olursa olsun her zaman olumlu duygulara odaklanmak bir çözümdür. Bu yoldan gitmeyi tercih etmelisin.

Kendine ne kadar güveniyorsun?

Biliyorum, en azından tahmin edebiliyorum. Hayatında anlık değişiklikler yaşandığı zaman kendine olan güvenin sarsılır. Toparlanmak için uğraşırsın ama pek başarılı olamazsın. Bunun sebebi geçmişteki başarılarını ve olumlu anlarını bir çırpıda silip atmış olmandır.

Daha önce hiç değişmeyi neden mi? Başarılı oldun mu? Olduysan nasıl başarılı oldun? Hayatına bir anlamda darbe vurmuş olan olay karşısında tekrar değişmeyi deneyemez misin? Sanırım cevabını biliyorsun. Bir kez başarılı olduysan yeniden başarılı olabilirsin.

Gelecek saplantısına sahip misin?

Sakın hayatında yaşanmış olan kötü bir şeyin tüm hayatını mahvedeceğini düşünmemelisin. Bu düşünceye sahip olduğun andan itibaren dipsiz kuyuya doğru yolculuğun başlayacaktır. Geleceğe karşı saplantılı olmamalısın. Bugün yaşananı bugünde bırakabilme becerisine sahip olmalısın.

Bunun zor bir şey olduğunu biliyorum. Fakat, gelecekte olabilecek şeyler bir şekilde başkasının eline bakan şeylerse kafanın içinin saniyeler içerisinde “ya şöyle olursa?” ile başlayan düşüncelerle dolacağından eminim. Bunların hepsini halının altına süpürerek zihnine gelecek kaygısını değil bulunduğun anı yaşatmalısın.

Harekete geçmek için neye ihtiyacın var?

Yaşanan bazı olaylar hayatını derinden etkiler. Bu derinden etkileme durumu hayatındaki her şeyin çok daha durağan olmasına neden olur. Sadece öyle durursun, hareket etmek istemezsin ve hatta ileriye doğru adım atmaktan korkarsın.

Bu tip durumlarda ilk işin tekrar yola çıkmak adına motivasyon kazanmak olmalıdır. Motivasyon deyim yerindeyse uçucu bir şeydir. Onu sürekli beslemeyi başaramadığın sürece etkisini hissetmen mümkün değildir. Motivasyonunu yüksek tutacak bir şeyler okumalı, dinlemeli, izlemeli veya yapmalısın.

Zihninin desteğe ihtiyacı olduğunu biliyor musun?

Yaşadığı bir olay sonrasında hayata küsen insanların büyük bir kısmı kafasının içini olur olmadık şeylerle dolduran insanlardır. Memnuniyetin ne demek olduğunu hatırladığın sürece bu insanlardan olma şansını yitirmiş olursun. Bu senin için iyi bir şeydir. Mutlaka zihnini boş ve yanlış yönlendirici düşüncelerden uzaklaştırmaya çalışmalısın.

Kafanın içindeki sese mutlaka son vermelisin. Birçok insan bu sesten ötürü daha fazla stres yapmakta ve korkuya yenik düşmektedir. Kendi çabanla, başkasının yardımıyla ve gerektiğinde profesyonel destekle kendini bu durumdan kurtarmak zorundasın. Aksi taktirde oluşan girdapta boğulup gidebilirsin.

Hayatındaki değişikliklere uyum sağlayabilirsin. Önemli olan durum bunu nasıl yapacağını bilmektir. Doğru adımlar attığın sürece karamsarlıktan ve olumsuzluklardan uzak durmayı, tekrar ayağa kalkarak hayatına devam etmeyi başarabilirsin. Artık sahne senin, hayatındaki değişikliklere uyum sağlamaya hazır mısın?

Yorum yapıp katkı sağla...

Reklamlar engelli...

Bu blog yayın hayatını rahatsız edici konumlarda olmayan reklamlar sayesinde sürdürmektedir. Lütfen destek olmak adına bu blog için reklamlara izin vermeyi düşünün.

Refresh