Hayatımızı değiştirmenin tek bir yolu mu var?

Hayatımızı değiştirmenin tek yolu mu var? Bir şeyler yolunda giderse hayatın çok daha kolay yaşanabileceğine inanırız. Nitekim kimi zaman bazı şeyler istediğimiz gibi gitmeyebilir. Baş koyduğumuz değişim yolu hayal ettiğimiz gibi sonuç vermezse ne yapmalıyız?

İlgili sorunun cevabını merak ediyor olabilirsin. Hayatımız değişimler üzerine kuruludur. Bazen değişimler hayal ettiğimiz gibi gerçekleşmez. Bu tür anlarda hayal ile gerçek arasındaki farkı çok daha net anlarız. Şaşırtıcı olan bu durum karşısında hazırlıklı olmazsak hayat yolculuğunda raydan çıkmamız söz konusu olabilir.

Hayatını değiştirmenin tek yolu mu var?

Değişim konusunda bugüne kadar çok şey okumuş olabilirsin. Belki bir yerlerde benim yazdığım yazıya denk gelmiş olabilir ve değişim planını yapmaya başlamışsındır. Henüz okumadıysan mutlaka okumanı öneririm çünkü hayatında bir şeyleri değiştirmek istiyorsan elinde bir planın olması gerekmektedir.

Okuma Önerisi:  İnsan kendini nasıl değiştirir?

Hayatında bir şeyleri değiştirmek için yapacağın plan her zaman beklediğini sonucu vermeyebilir. Beklentin karşılanmadığı için büyük bir hayal kırıklığına uğramış dahi olabilirsin. Ancak ideal olan ile gerçek olan arasındaki farklılığı anlamak zorundasın. İdeal olan hedefin, karşına çıkan ise elde ettiğin sonuç yani gerçektir.

Hedef erken kalkmak…

Bir süre önce erken kalkmak gibi bir plana sahiptim. Her şeyin mükemmel olacağını ve birçok farklı şeye daha fazla vakit ayırabileceğimi düşündüm durdum. Daha fazla okuyacaktım, daha fazla yazacaktım ve spora başlayacaktım. Böylece hayat benim için çok daha yaşanabilir olacaktı.

Planımı uygulamaya başladım. Birkaç gün erken kalktım. Başlangıçta tüm hedeflerimi yerine getiriyor olmak güzeldi. Çok geçmeden bir şeyi fark ettim. Erken kalkıyordum ama daha yavaş hareket ediyordum. Kendimi daha yorgun hissediyordum. Okuyordum, araştırıyordum, yazıyordum ama tüm bunlar önceki günlere göre çok daha verimsiz gerçekleşmekteydi.

Bu gerçeklik karşısında biraz hayal kırıklığına uğramıştım. Kendimi yorgun hissetmekle beraber yapmak istediğim şeylerden eskisi kadar keyif almıyordum. Eskisi gibi çok geç yatıp çok geç kalkmak aklımın ucuna gelse bile erken kalkma alışkanlığıma sahip çıkmaya karar verdim. Sadece beklentilerimi düşürerek diğer işlerimde çok daha verimli olmaya çalıştım ve kısa süre sonra hayallerime ulaşmayı başardım.

Hedef spora başlamak…

Geç kalkma alışkanlığımı erken kalkma alışkanlığı ile değiştirmek istememenin sebeplerinden birisi spora vakit ayırmaktı. Spor için çok ciddi planlarım vardı. Birazcık kilo fazlam olduğu için bunu üzerimden atmam gerekiyordu. Üstelik hepsini yoğun çalışma temposunun içerisinde gerçekleştirmeye çalışmalıydım.

Spor programı kağıt üzerinde oldukça iyi görünüyordu. Spor salonuna yazıldığım hafta kötü bir biçimde hasta oldum. Bırakın ayağa kalkmayı nefes alacak halim dahi yoktu. Kutu kutu ilaç tükettim, spreyler, vitaminler derken bir şekilde sadece gelen e-postaları ve yorumları cevaplayabilecek kadar enerjiye sahip olmaya çalıştım.

Ne olduğunu merak ediyor musun? Tam bir ay boyunca hasta kaldım. Doktorlar sorunun ne olduğunu bilseler bile toparlamam çok kolay olmadı. Bir ay sonra tekrar spora gitmek istedim ama o fırsatı bir türlü bulamadım. İşler çok daha yoğun oldu. Spora vakit ayırmayı geçtim yazmaya bile vakit bulamadım. Sahip olduğum salon üyeliğini bir yakınıma devretmek zorunda kaldım.

Spora gidip gerçekten düzgün bir vücuda sahip olabilme hayalim vardı. En azından sahip olduğum 10-15 kiloluk fazlalığı vücudumdan atmak istiyordum ama gerçek böyle olmadı. Belki bahar aylarında bunu tekrar deneyebilirim ama şu gidişatta planlı spor bana çok uzak diyebilirim. Bir süre daha günlerimi ufak egzersizlerle geçirmeye devam edeceğim.

Hedef tezi bitirmek…

2.5 yıl önce yüksek lisansa başladım. Ders aşaması başarılı bir biçimde sona erdi ve tez aşamasına geçiş yaptım. Tezimi yazıp teslim edebilmem için elimde olan yasal süre yaklaşık 2 yıldı. 2 yıl içerisinde tezi tamamlayıp teslim etmeliydim.

Tüm planımı buna uygun şekilde yaptım ama evdeki hesap çarşıya uymadı. İlk yıl işsizdim, bir yere bağlı olarak çalışmıyordum ve ailem düzenli gelir elde edebilmekteydi. Anlayacağın tezi yazabilmek için çok fazla vaktim vardı ama her şey üst üste gelmeye başlayınca o vakit buhar olup uçtu gitti.

Önce ailemin düzenli gelir elde edebilme durumu sona erdi. Bu benim daha fazla para kazanıp eve destek olmam anlamına geliyordu. Çok daha yoğun bir biçimde yazmaya başladım ama her geçen gün enerjimi biraz daha fazla tükettiğim için kısa sürede hiçbir şey yapamaz hale geldim.

Birkaç ay sonra ise bir iş fırsatı karşıma çıktı ve kabul ettim. Düzenli bir işe girince oradaki koşturmaca bana hiçbir vakit bırakmadı. Kişisel blog adresimle, burayla, içerik yöneticiliğini yaptığım diğer yerlerle ilgilenemez hale geldim. Tez planım, taslağım her şey hazır olmasına rağmen maalesef birkaç paragraf dahi yazamadım. İdeal ile gerçek yine birbirinden farklı olduğundan benim için hayal kırıklığı ve stres kaçınılmaz oldu.

Hedef kitap yazmak…

Yıllar önce küçük bir kitap yazıp okuyucularıma ücretsiz olarak dağıtmıştım. Onlardan gelen güzel yorumlar sonrasında benzer bir kitap yazmaya daha başladım. Planım birkaç ay içerisinde bu kitabı tamamlayıp yine ücretsiz olarak beni takip eden değerli insanlara göndermekti.

Plan, program her şey tam takır hazırdı. Hazır olmayan şey ise hayatın gerçekleriydi. Belirli bir noktaya geldikten sonra yukarıda belirttiğim yoğunluk ortaya çıkınca kitaba devam edemedim. Hayaller yine başka bahara kaldı. Değiştirmem gerekenlerden herhangi biri kendi kontrolümde değildi. Dolayısıyla elimden planlarımı rafa kaldırmak dışında hiçbir şey gelmedi.

Spor, tez ve kitap… Üç hedef ve üçünde dahi bozguna uğradım. Çünkü yaptığım planların hiçbirisinde hayat normal akışında seyretmedi. Belirsizlik olarak görülen her alanda karşıma çıkan sürprizler yeni yeni engeller oldu. Bırakın bunlara vakit ayırmayı elimde bulunan işlerime dahi vakit ayıramaz hale gelince ideal olan ile gerçek olan arasındaki farkı tam manasıyla anlamış oldum.

Gerçek hayallere bir soğuk su gibi çarpmıştı. Hayatın gerçekleri ile hayatın hayalleri arasında farklılıklar olduğunu kabul etmek gerekir. Değişim hedefleri bu girdaptan her zaman yara alarak çıkarlar ama her zaman bu hedefleri bırakıp gitmek veya ertelemek gerekmez. Çünkü değişimi gerçekleştirebilmek için tek bir yol söz konusu değildir.

Karşımıza çıkan engellere karşı neler yapabiliriz?

Bunun cevabı aslında oldukça basit. Değişim hedeflerin doğrultusunda ilerlerken ideal ile gerçek arasındaki mesafe her zaman gerçek lehine biraz daha daralacaktır. Yapman gereken her olasılığa karşı açık olmaktır. Böylece karşına çıkabilecek olası engeller doğrultusunda hayal kırıklığa uğramazsın.

Gerçeği reddetmek yerine ona karşı açık olursan hedeflerini daha kolay bir biçimde yerine getirebilirsin. Karşına çıkan gerçekliği kabul etmelisin. Ondan bir şeyler öğrenmeye çalışmalısın. Planlarını buna göre yapmalısın ve tüm planlarında esneklik payı bırakmalısın.

Hayatını değiştirmenin tek bir yolu yoktur. Çünkü ideal olan ile gerçek arasında her zaman belirgin farklılık olacaktır. Senin yapman gereken yukarıda söylediğim gibi planlarında esnek olmaktır. Planlarında bu esnekliği sağlamayı başarırsan hedeflerini yerine getirme konusunda başarılı olabilirsin. Artık sahne senin, kendini değişime hazır hissediyor musun?

6 Comments

  1. M.Murat Şahin
  2. Cihat YILDIRIM
  3. Meyra

Yorum yapıp katkı sağla...

Reklamlar engelli...

Bu blog yayın hayatını rahatsız edici konumlarda olmayan reklamlar sayesinde sürdürmektedir. Lütfen destek olmak adına bu blog için reklamlara izin vermeyi düşünün.

Refresh