Hafife almamanız gereken 7 önemli unsur

Hayatın içerisinde hafife almamanız gereken bazı önemli unsurlar vardır. Bu unsurlar, basit gözüken ama kaybedilince kıymeti bilinen değerlerdir. Hayatınızın belirli anlarında kaybettiğiniz şeyler için çok fazla gözyaşı dökmüş olabilirsiniz. Belki henüz böyle bir tecrübeye sahip olamadınız ancak gelecekte sizi bu tür bir deneyim bekliyor olabilir. Bilmenizi istediğim durum ise bu tür anların ağır ve acı bir tecrübe olduğunu size tekrar hatırlatmak değil. Asıl amacım bunların nasıl oluştuğunu sizlere anlatmaya çalışmak ve sizi bilinçlendirmektir.

Hayatınızda her şeyin dört dörtlük ilerlemesini beklemek en büyük hatalardan birisidir. Elbette bir takım problemlerle karşılaşacaksınız ama bunları atlatabilmek için elinizde geçerli kozların bulunması gerekecektir. Bazı durumlarda ise hafife almamanız gereken unsurlar ile karşı karşıya olduğunuz halde her şeyin sonsuza kadar süreceğini düşünerek hareket eder ve sonucunda büyük kayıplar, ardından ise büyük buhranlarla mücadele etmek zorunda kalırsınız.

Hafife Almamanız Gereken 7 Önemli Unsur

Bizler insanlar olarak sürekli yanımızda olanları çantada keklik görürüz. Bizleri hiçbir zaman bırakmayacaklarını, daima yanımızda olacaklarını ve bizimle birlikte yaşayacaklarını düşünürüz. Bu düşüncemizden dolayı bazı şeyleri hafife alırız. Hafife aldığımız bu şeyleri kaybettiğimizde ise beklenmedik şekilde üzülür ve belki psikolojik tedavi görmemize neden olacak travmalarla boğuşmak zorunda kalırız.

İşte anlatmak istediğim ve anladığınızı umut ettiğim bu durumlarla karşılaşmamak için bir an önce hafife almamanız gereken 7 önemli unsur hakkında bilgi sahibi olmalısınız. Bu unsurları hafife almayı bırakıp onlara gerektiği gibi değer vererek çok geçmeden ileride yaşayacağınız hayal kırıklığının dozunu azaltabilirsiniz.

1. Zaman

Zaman bizim kıymetlimizdir. Ama kıymetini bilmeyiz. Olağan şekilde onu öldürmek için elimizden geleni yaparız. Gerektiğinden fazla eğlence unsurlarına dalarız. Gerektiğinden fazla başka şeylerle uğraşırız. Sonucunda ise tamamlamamız gerekenleri zamanında yetiştiremeyiz.

Ellerimizi başımızın üstüne koyup zaman ne hızlı geçiyor diye kara kara düşünmeye başlarız. Bu manzara çaresizliğin manzarasıdır. Yapmanız gerekenleri ertesi güne bırakmanızın faturasıdır.

Ne olursa olsun zamanı hafife almayın. Kontrol edemeyeceğiniz kadar akıcı, önüne set çekemeyeceğiniz kadar hızlıdır.

2. Hayat

Hayat dünyevi maneviyattır. Zamanı geldiğinde göçüp gideceğimiz şu dünyada geçirdiğimiz süredir. Bazen bilinçsizce davranıp hayatı hafife alarak hareket etmeye çalışırız. Başlangıçta her şey güzel gider ancak bir gün gelir ve her şey alt üst olmaya başlar.

Böyle bir gün ile karşılaşmadıysanız şanslısınız demektir. Hayat sizden intikam almak için harekete geçmemiş demektir. Hayatı hafife alıp yaşamaya çalışırsanız ummadık taş baş yarmaya başlayabilir. Her şey iyi gidiyor derken tepetaklak olup kendinizi hiçbir şeye sahip olmayan bir birey olarak bulabilirsiniz.

3. Sağlık

Sağlık durumunuz bugün çok iyi olabilir ama yarın çok iyi olacağının bir garantisi yoktur. Yaşayacağınız en ufak bir hastalık tüm vücut sistemini etkileyebilir ve farkında olmadığınız zaman sizi istemeyeceğiniz noktaya doğru sürükleyebilir.

Bana bir şey olmaz diyerek gereğinden fazla ağır işlerle uğraşmak, bana bir şey olmaz diyerek yememeniz gereken yiyecekleri yemek, bana bir şey olmaz diyerek vücudunuza kaldıramayacağı derecede yük bindirmek, bana bir şey olmaz diyerek kendinizi bir süper kahraman görmek sağlıkla şakalaştığınız anlamına gelir.

Günü gelir vücudunuz artık dayanamıyorum dediğinde keşkelerle kurulu cümlelere başlarsınız. Günü geldiğinde yememeniz gerektiği halde yediğiniz yiyecek sizi hastanelik ettiğinde ne olduğunun farkına varırsınız.

Sağlık kıymetlidir. Sağlığı hafife almamalı ve gerekli özeni göstererek onu desteklemelisiniz. Spor yapmak veya dengeli beslenmek en ideal başlangıç adımlarıdır.

4. Yakın Arkadaşlar

Sık sık görüştüğünüz arkadaşlarınız yediğiniz içtiğiniz ayrı olmayan dostlarınızdır. Bu kişilerle konuşurken diğer insanlarla konuşurken sahip olamadığınız rahatlığı kendinizde bulursunuz. Ancak öyle bir an gelir ki artık yakın arkadaşlarınız bile sizin onlara söylediğiniz kelimeleri kaldıramayacak duruma gelebilir.

Yakınınızdaki insanları kırmak diğer insanları kırmaktan daha kolaydır. Onların daima yanınızda olacağını düşündüğünüz için pervasızca konuşabilir ve sınırları aştığınızı fark etmeyebilirsiniz.

Arkadaşlıklar önemlidir. Arkadaşlık bağını hafife alıp yakın arkadaşlarınız daima yanınızda olacakmış gibi görmemelisiniz. Aslında onları yakın arkadaş yapan daima yanınızda olacaklarını bilmenizdir ama sınırları aşmamak kuvvetli bir dostluğun en önemli parçasıdır.

5. Anne ve Baba

Anne ve babamız veya bazılarımız için bize annelik ve babalık yapan insanlar hayattaki en değerli hazinemizdir. Bizi büyütürler, bizi eğitirler ve yetiştirirler. Tüm bunları yaparlarken yaşlanırlar ve zamanla fiziksel olarak eski güçlerini kaybederler.

Nitekim kaderde yazılı farklı bir durum yoksa bizden erken hayata veda edecekleri neredeyse kesindir. Bu nedenle hayatta oldukları süre boyunca sevgimizi onlara göstermeliyiz.

Anne ve babamız daima bizi destekler ama günü geldiğinde sonsuz yolculuğa uğurlanırlar ve bizi geride bırakabilirler. Onların varlığını hafife almamalı ve onlar daima hayatta olacaklarmış gibi hareket etmeyi düşünmemeliyiz.

6. Motivasyon ve İvme

Bir gün yakaladığınız ivme sayesinde motivasyonunuz tarafından sunulacak destek ile önünüzdeki tüm engelleri aşabilirsiniz. Fakat bu durum yakaladığınız ivmenin sonsuza kadar süreceği anlamına gelmez. Dolayısıyla elinize fırsat geçmişken bunu değerlendirmeyi bilmeli ve yakaladığınız ivmeden faydalanarak olabildiğince ilerleme kaydetmeye çalışmalısınız.

Motivasyon kırılgandır. Nitekim ivme de gelip geçicidir. Zamanında değerlendirmeyi başaramazsanız onu hafife almışsınız demektir. Bir sonraki yüksek motivasyon anını beklemeye başlamak zorunda kalabilirsiniz.

7. Gençlik

Gençlik yıllarınız hayatın size sunduğu özel dönemlerden birisidir. En enerjik, en dolu dolu ve en hareketli olduğunuz dönem gençlik dönemidir.

Bazı insanlar 30 yaşına gelseler bile kendilerini genç hissedebilirler. Bazısı ise 25 yaşında artık yaşlanıyorum diye sızlanmaya başlar. Bu iki insan örneği arasındaki temel fark birinci insanın diğerine göre daha şanslı olmasıdır. Kendinizi genç hissettiğiniz sürece yapmak istediğiniz birçok şeyi yapabilirsiniz. Ancak artık yetişkinim dediğiniz anda sınırlar yavaş yavaş belirlenmeye başlar. Belirlediğiniz çizgilerin dışına pek fazla çıkmamaya başlarsınız.

Kendinizi genç hissettiğiniz her anın kıymetini bilin. Gençlik dönemini ve hayat boyunca enerji dolu olacağınız anları hafife almayın. Çünkü ilerleyen zamanlarda bu kadar şanslı olamayabilirsiniz.

0 Shares

Kaan Karadeniz

28 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini "Bilgi ve Belge Yönetimi" bölümünde sürdürmekteyim. Psikolog veya terapist değil, araştırmacıyım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanlardanım.

3 Cevaplar

  1. Kürşad dedi ki:

    Maalesef hiçbirşeyin kıymetini bilemiyoruz. Şahsım adına söylemek gerekirse, ne gençliğimin nede zamanımın kıymetini bilmiyorum. Yaşım henüz genç, bunun farkında olduğum halde kıymetini bilemiyorum. Bazen insanın eli kolu bağlanır ya, herşeyi görür ama bir türlü müdahale edemez.

    Çok konuştum galiba 🙂 Yazınız gerçekten çok başarılı olmuş, başarılarınızın devamını dilerim Kaan Bey.

  2. Merakci dedi ki:

    Merhaba Kaan bey.Bu durumda biraz sikintiliim.Hayatimi nerden ve nasil degistirecegimi bilemiyorum.Hayata hep iyi bakmak isterken ortadan bir sey cikiyor.”Okumalisin”,”Vazgec bos fikirlerden” ,”Bu diki ogrenmelisin” gibi sevmedigim dilleri ogrenmege mahsus burakiyorlar.Mesela Ingiliz dilini cok severim.Ona calisirim.Lakin uokemizde rusca daha cok konusukur diye ruscayi oneriyorlar.Baktigim hersey nerdeyse ingilisce,duyduklarim,ogrendiklerim,calistiklarim,gelecekdeki testler de ingilizce.
    Evet,Azerbeycanliyim.Bir cok psikoloji ve kisisel gelisim kitaplarini okumaya basladim.Sekmanin her sey seninle baslar kitabi cok hosuma gitmedi.Ayni fikirler tekrarlaniyor.Konum bu degil psikoloji kitaplara ilgim cok.Bu genetikdirmi,yoksa nedir bilmiyorum..
    Su an 8. sinifa kecmekteyim.Sizce cok mu takayim bunlari?Kafana takma da deyince aniden yeniden bir sey ortaya cikiyor.Ve niye yapamiyorum niye baskasi yapiyor ben yapamiyorum diye dusunugorum.Niye istemedigim bir seyi yapmaliyim.Hayata guzel bakanda bir kisi ve ya bir sey yeniden problem cikartiyor.
    Lutfen uzun bir oneri yapin Kaan bey.Nerdeyse psikoloji kitaplarinin icine girmekteyim.Ben cok ta ders okumaya karsiyim.Yeteri kadar yeter.Boyle kitaplarin hayatta daha basari ve daha iyi duygulu yapacagina inaniyorum.

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Selam, psikoloji konusunda uzman değilim ama kendi düşüncelerimi paylaşabilirim. Dile getirdiğiniz durumlar üzerinden sizin probleminizin daha doğrusu düşünce yapınızın istediklerinizi yapma ve istemediklerinizi yapmama eğiliminde olduğunu görmekteyim. Siz istemediklerinizi yaptığınız zaman muhtemelen bir eksiklik hissediyor veya istediğiniz şeylerin bu yaptıklarınızdan çok daha üstün durumlar olduğunu düşünüyorsunuz. Bu normal ama sonuçları gözden geçirdiniz mi?

      Azerbaycan’ın ekonomik ve kültürel yapısını çok iyi bilmiyorum ama bildiğim kadarıyla Rusya ile ekonomik anlamda sürekli bir takım ilişkiler içerisindesiniz. Bunun yanında Rusya’nın bölgede etkin güç olması ve bir bakıma dilini de çevre ülkelere öğretmeye çalışması gibi bir durum söz konusu. Türkiye’de yaşayan bir birey kendisini nasıl İngilizce öğrendiği zaman çok iyi geliştirebiliyorsa sizin ülkenizde yaşayan birisi Rusya öğrenerek aynı şeyi yapabilecek gibi düşünülüyor olabilir. Yine de kişisel gelişim anlamında İngilizce öğrenmek sizin için çok daha kazançlı olacaktır. Çünkü erişebileceğiniz bilgiler daha fazla olacak ve araştırma alanınızı genişletmiş olacaksınız.

      Bence hayattan beklentilerinizi değil hedeflerinizi gözden geçirmelisiniz. Hayattaki hedefleriniz yavaş yavaş belirginleşmeye başlar ve siz bu hedeflere odaklanarak hareket edersiniz. İşte o zaman Rusça mı öğrensem İngilizce mi öğrensem tarzı sorulara daha net cevap verebilirsiniz. Eğitimi aksatmayın. Size formalite gibi geliyor olsa bile zorunlu eğitiminizi başarıyla tamamlamaya çalışın. İleride o başarılara çok ihtiyacınız olabilir. Eğer sürekli bir tür ikilemler içerisinde kalmaya devam ediyorsanız profesyonel destek almanızı öneririm.

Yorum yapıp katkı sağla...