Geç yaşta yazmaya başlamış yazarlara ait 10 kitap

geç başlayan yazarların kitapları

Geç yaşta yazmaya başlamış ama çok başarılı olmuş yazarlarla tanış. Her birisi başarılı olmak için erkenden yazmanın şart olmadığının kanıtı.

Geç yaşta başarıyı yakalamış yazar denildiğinde aklınıza ilk kimler geliyor bilmiyorum ama bu yazarlara ait bir listeyle bilgi hazinenizi güçlendirmek istiyorum. Burada yer alan alan yazarların her birisi ünlü bir yazar olabilme başarısını yaşlılık yıllarında elde etmişlerdir.

Yüzüklerin Efendisi: Yüzük Kardeşliği

J. R. R. Tolkien‘in ilk kez 1954 yılında yayınlanmış bu eseri fantastik roman olma özelliğini taşır. Bu fantastik eser, 30 yaşında yazarlığa merhaba demiş olan J. R. R. Tolkien’in en popüler eseridir. Bu eser aynı zamanda orta Dünya’ya giriş kapısıdır.

Kutsal bir yüzüğün dünyayı yıkımın eşiğine götürecek olan kudretli düşmanın eline geçmesine engel olunmalıdır. Bu iş görevlendirilmiş olan Frodo Baggins yüzüğün sahip olduğu kudretin farkında değildir. Aragorn, Legolas ve diğerleri bu yolculukta ona yardımcı olur.

1984

George Orwell‘ın ilk kez 1949 yılında yayınlanmış bu eseri bilim kurgu romanı olma özelliğini taşır. Bu kitap, 30 yaşında yazarlığa merhaba demiş olan George Orwell’ın en popüler eseridir. Yazar yarattığı dünya ile herkesi şaşkına çevirmiştir.

Bundan yıllar önce ortaya koyduğu “Büyük Ağabey” yaklaşımıyla dikkat çeken eser geleceği tahmin eden romanlar arasında yer almaktadır. Son derece baskıcı bir devlet anlayışının yer aldığı hikayede kimsenin eleştiri dahi yapamadığı bir dünya oluşturulmuştur.

Dövüş Kulübü

Chuck Palahniuk‘un ilk kez 1996 yılında yayınlanmış bu eseri bilim kurgu romanı olma özelliğini taşır. Bu kitap, 33 yaşında yazarlığa başlamış olan Chuck Palahniuk’un en popüler eseridir. Yazarın bu eseri elde ettiği başarı sayesinde sinemaya uyarlanan eserler arasında yer almıştır.

Bu eser yeraltı edebiyatı olarak nitelendirilen alt türün en önemli örneklerinden birisidir. Oldukça kolay okunabilen roman hakkında sağda solda sıkça duyabileceğiniz yoğun eleştiriler olabilir ama bu roman bir döneme damga vurmuş olan aynı isimli filmin ortaya çıkışını sağlamıştır.

Baba

Mario Puzo‘nun ilk kez 1969 yılında yayınlanmış bu eseri polisiye roman olma özelliğini taşır. Bu eser, 33 yaşında yazarlığa başlamış olan Mario Puzo’nun en popüler eseridir. Eserde Sicilyalı bir mafya ailesinin hikayesi anlatılır.

Belki bu haliyle ne olduğunu anımsamak zor olabilir ama “The Godfather” denildiğinde kitabın ne olduğunu anında anlayabilirsin. Bir döneme damgasını vurmuş olan filmin kitap halini okumak karanlık dünyalara merak saran herkesin hoşuna gidecektir.

Junky

William S. Burroughs‘un ilk kez 1953 yılında yayınlanmış bu eseri otobiyografik roman olma özelliğini taşır. Bu eser, 37 yaşında yazarlığa merhaba demiş olan William S. Burroughs’un en popüler eseridir. Kitabın içeriği çok yoğun olduğundan okumakta biraz zorluk çekebilirsin.

Bu eserin okuduktan sonra uyuşturucularla ilgili pek çok insandan daha fazla bilgiye sahip olacağının garantisini verebilirim. Kitabı bir uyuşturucu bağımlısının anıları olarak özetlemek pekala mümkündür ama içerisinde çok daha fazlası bulunmaktadır.

Postane

Charles Bukowski‘nin ilk kez 1971 yılında yayınlanmış bu eseri mizahi roman olma özelliğini taşır. Bu eser,  40 yaşında yazarlığa başlamış olan Charles Buwkoski’nin en popüler eseridir. Eserin anlatımı biraz mizahi olduğundan okuması oldukça keyiflidir.

Eğlenceli sayılabilecek bu eser, yazarın bir postanede çalıştığı 10 yılının anlatıldığı bir roman olmuştur. Bu nedenle kitabı bir anı veya otobiyografi olarak nitelendirerek okumak ondan daha fazla keyif almana yardımcı olabileceğinden eseri bu şekilde okumanı öneririm.

Küçük Ev

Laura Ingalls Wilder‘ın ilk kez 1932 yılında yayınlanmış bu eseri tarihi roman olma özelliğini taşır. Bu eser, 44 yaşında yazarlığa başlamış olan Laura Ingalls Wilder’ın en popüler eseridir. Eser Ingalls ailesinin yaşantısını konu almakta ve yazarın hayatından kesitler içermektedir.

Hayatın tüm zorluklarına rağmen ailesiyle birlikte hayata tutunmaya çalışan bir küçük kızın hayatını okumak bugüne ve yarına dair dersler çıkarıp şükretmek ve daha iyisi için çabalamak adına sana ilham kaynağı olabilecektir.

Grinin Elli Tonu

E. L. James‘in ilk kez 2011 yılında yayınlanmış bu eseri erotik aşk romanı olma özelliğini taşır. Bu eser, 46 yaşında yazarlığa başlamış olan E. L. James’in en popüler eserlerinden birisidir. Özellikle sinema uyarlaması ile popüler olmuş bir romandır.

Başarısını romandan ziyade filmine borçlu olduğunu her fırsatta dile getirmek gerekmektedir. Erotik sayılabilecek bu kitap bir iş adamı ile onun yanında çalışmaya başlayan kadının bolca erotizm dolu aşkını konu almaktadır.

Robinson Crusoe

Daniel Defoe‘nun ilk kez 1719 yılında yayınlanmış bu eseri tarihi roman olma özelliğini taşır. Bu eser, 59 yaşında roman yazarlığına başlamış olan Daniel Defoe’nun en popüler eserlerinden birisidir. İnsanın yoktan var olabilme mücadelesini konu alır.

Bu kitap, herkesin okuması gereken temel eserler arasında yer almaktadır. Kime göre kapitalizmin kimine göre ise sömürgeciliğin anlatıldığı bir roman olarak görülse bu romanı var olma çabası içerisindeki bir insanın hayat hikayesi olarak görmenin daha doğru olacağını düşünmekteyim.

Angela’nın Külleri

Frank McCourt‘un ilk kez 1996 yılında yayınlanmış bu eseri otobiyografi kitabı ve anı kitabı olma özelliğini taşır. Bu eser, 65 yaşında yazarlığa başlamış olan Frank McCourt’un en popüler eseridir. Oldukça gerçekçi olan bu kitap yoksulluk ve çocukluğun bir arada anlatıldığı bir eserdir.

Okurken yazılanlar trajik gibi gelse bile onun mizahi bir anlatımla aktarılmış olması hüzün duygusunu içinde gizlemene neden olabilir. Okurken bunu göz önünde bulundurursan kitabı daha kolay okumayı başarabilirsin.

Geç yaşta yazmaya başlamış yazlara ait kitap önerileri hakkında düşüncelerini yorum olarak bana ulaştırabilirsin. Kitap önerilerimi beğendiysen arkadaşlarınla paylaşabilirsin. Daha fazla öneri için aşağıdan ücretsiz abonelik gerçekleştirebilirsin.

Not: Bir kitap yazarıysan (veya bir kitap yayıncısı), kitabının bu listede olması gerektiğini düşünüyorsan veya kitabını tavsiye etmemi istiyorsan Facebook veya Twitter üzerinden özel mesaj yoluyla bana ulaşabilirsin.

Kaan Karadeniz

28 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini "Bilgi ve Belge Yönetimi" bölümünde sürdürmekteyim. Psikolog veya terapist değil, araştırmacıyım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanlardanım.

You may also like...

2 Responses

  1. takipci dedi ki:

    Hocam mrb öncelikle yazacağım ve soracağım şeyin bu konuyla bir ilgisi ve alakası olmadığını söylemek isterim amacım kısa yoldan size ulaşmakti yorumu seçtim. Hocam yazılarinizi sewerek we dikkate alarak takip ettiğimi bilmenizi isterim hocam size sorum ben üniversite sinawina hazırlik yapacam liseyi bitireli 3 sene oldu sonra okumayı düşünmedim bile şimdi pişmanlık duyuyorum ama herhangi bir temelim bile yok yqparim yapamam düşüncesine girmiyorum bile sadece denemek istiyorum hocam sizce ne yapmam lazım nasıl yapmam lazım nerden nasıl başlamam lazim hiç bilmiyorum netten çok artirma yapma bi yol bi sistem oluştu kafamda ama dediğim gibi sizin yazılarinizi sewerek we etkilenerek okuyorum sadece sizede danışmak istedim yol çizmemde yardımci olursanız çok sevinirim teşekkürler.

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Hiçbir şey için geç kalmış değilsiniz. Önce bunu kabul etmelisiniz. Sınavın sistemi bu yıl değiştiği için biraz belirsizlik mevcut ve bu nedenle sınavlara yönelik doğru bir yorumda bulunmam pek mümkün değil diyebilirim. Çalışma prensibi geliştirmeniz konusunda size destek olabilirim. Öncelikle yegane uyarım günün tamamını ders çalışmaya ayırmamaktır. Eğer bunu yaparsanız çok kısa süre içerisinde tükenip her şeyden sıkılırsınız. Her insanın belirli bir konsantrasyon kapasitesi vardır. İlk hafta bu kapasiteyi belirlemeye çalışmalısınız. Ardından çalışma planınızı oluşturabilirsiniz.

      Çalışma planınız içerisinde çalışma esnasında televizyon, bilgisayar, telefon gibi aletleri unutmanız gerekmektedir. Bilgisayardan ders çalışacaksanız eğer size bildirim gönderebilecek sosyal medya veya buna benzer sosyal mecralardan uzak durmalısınız. Bir nevi ders çalışırken kendinizi dışarıya kapatmayı denemelisiniz. Her çalışma periyotunun sonunda kendinizi ödüllendirmeyi denemelisiniz. Çalışmadan sonra keyifli bir kahve, çay içimi veya çikolata, bisküvi tüketimi olabilir. Sizi ne mutlu edecekse onu yaparak motivasyonunuzu yüksek tutmaya çalışmalısınız.

      Huzurlu bir hayat dilerim, umarım hedefinizde başarılı olursunuz.

Yorum yapıp katkı sağla...