En iyi Türk dizileri: Kafama göre liste

En iyi Türk dizileri sorusuna cevap vermek öznel bir yorum yapmaktan ibarettir. Bu dizileri birbirinden farklı kıstaslara göre belirleme yoluna gidebilirsin. Ben bir dizi veya film eleştirmeni olmadığımdan izlerken aldığım keyfe göre değerlendirme yapma yoluna gideceğim.

Son dönemlerde birçok kişiden “blog adresini biraz daha kişiselleştirmeye çalış” önerilerini aldığım için bu tür kişisel yazılar yazmaya özen göstermekteyim. Bugünün konusu televizyonculuk tarihimize damga vurmuş birkaç dizidir. Daha doğrusu benim severek takip ettiğim dizilerdir. Herkesin görüşü farklı olabileceği için bu konuda herkese saygı duymak durumundayım.

Kafama Göre Liste: En İyi Türk Dizileri

Tekrar edeceğim çünkü polemiklere girmek gibi bir yaklaşıma sahip değilim. Burada yer alan seçimler izlerken aldığım keyifle doğru orantılıdır. Okurken bunu göz önünde bulundurman oldukça önemlidir.

Leyla ile Mecnun – Komedi

Bazıları bu dizinin abartılmış bir balon olduğunu düşünürler ama sadece düşünürler. Neden balon olduğunu söyleme gibi bir gayret içerisine girmezler. Dizi sektöründe yenilikçi bir yaklaşım olan Leyla ile Mecnun’un seveni olduğu kadar sevmeyeni de maalesef çoktur.

Bu dizinin ilk bölümünü tesadüfen izlemiştim. Nedenini bilmiyorum ama TRT’ye denk geldiğimde yayınlanan tanıtım fragmanı ilgimi çekmişti ve başlama saatini kaçırmadan ilk bölümde televizyonu açmıştım.

İlk bölümü izlerken Ali Atay, Asuman Dabak, Ahmet Mümtaz Taylan, Serkan Keskin ve Köksal Engür bana fazla yabancı gelmeyen isimler arasındaydı. Kadronun zenginliğini falan umursadığımı söyleyemem ama işin aslı Eşref Saati‘nin ardından izleme fırsatını bulamadığım Ali Atay’ı izlemekten ibaretti.

Leyla ile Mecnun hızlı bir biçimde giriş yapmadı belki ama ivmeli bir biçimde kalitesini yükselterek yoluna devam etti. Siyasetten toplumsal meselelere kadar birçok konuda göndermelerinin olması izleyicisini mest etti. Fakat saçma sapan bir sebepten ötürü dizi bitirildi.

Aslına bakarsanız Ezgi Asaroğlu tam rolüne adaptasyonunu sağlamışken son derece anlamsız bir set kavgası nedeniyle diziden ayrılınca dizi o zamana kadar topladığı itibardan tükete tükete yayın hayatını uzatmayı başarmıştı. İzlerken keyif veriyordu çünkü güldürüyordu, geçirilen vaktin çok boş olmadığı izlenimini izleyicisine verirken aynı zamanda insanların duygularına dokunmayı başaran bir diziydi.

Behzat Ç. – Polisiye

Behzat Ç. son derece geç tanıştığım bir dizi oldu ama izlediğim ilk bölümün ardından ben bu diziyi takip ederim dedim. Benim için bir fenomen haline dönüşecek olan Erdal Beşikçioğlu‘nun liderliğinde ekip mükemmel bir iş çıkartmaktaydı. Gizemler, çözülmesi gereken problemlerin, karakterlerin kendi sorunlarıyla boğuşması hepsi diziyi izlenir kılan noktalardı.

Aslına bakarsan benim için dizinin izlenir olmasını sağlayan durum senaryonun ağır bir biçimde ilerlemesiydi. Deyim yerindeyse izleyiciye tokadı attığında okkalı bir tokat atmasıydı. Dizinin tek sevmediğim yönü ise Star TV tarafından durmadan gününün ve saatinin değiştirilmesiydi.

Amirimin paramparça olmuş hayatını toplamaya çalıştıkça hayatının daha da parçalanması ama bir şekilde hayata tutunması, kimseye eyvallah dememesi, kimseden lafını esirgememesi toplumda özlenen insanı yansıttığından seyirci diziden memnundu. Sonra yine bir şeyler oldu, dizi bitti veya bitirildi. İnternet ortamında devam edilecek denildi, olmadı. 2017 yılında geri dönecek denildi, yine olmadı.

İşler Güçler – Komedi

İşler Güçler denildiğinde bu diziyi izlemiş biriysen aklına hemen Ahmet Kural ve Murat Cemcir gelebilir. Benim aklıma ise Burak Satıbol gelmektedir. Başrol önemli olabilir ama benim için yan roller de bir o kadar önemlidir.

Burak Satıbol’u ilk kez Halil İbrahim Sofrası adlı mahalle dizisinde görmüştüm. Münir karakteriyle bambaşka bir oyunculuğa sahip olduğunu göstermiş olduğu gibi aynı zamanda diziye renk katmıştı. Yanlış hatırlamıyorsam o dizi oyuncular arasındaki anlaşmazlıktan sona ermişti ve ben o diziyi adım adım gezdiğim sokaklarda çekilmiş olduğu için takip etmeye çalışırdım.

İşler Güçler’de Burak Satıbol, Salih Abi karakterine hayat verirken izleyicisinin gözünden yaşlar getirircesine gülmesini sağlamaktaydı. Tabi bunda kadronun birbiriyle uyumu son derece önemliydi. İşler Güçler gırgır şamata derken bir şekilde kendini izlettirmeyi başarırdı. Bir süreliğine sinir ve stresten uzak kalmak için epey keyifli bir diziydi.

Galip Derviş – Polisiye

Galip Derviş dizisinin bende yeri ayrıdır. Keşke hiç bitmesin dediğim dizilerden birisidir. 1000 bölüm olsaydı 1000 bölümünü de izlemek için vakit ayırırdım.

Engin Günaydın ve Algı Eke‘nin oynamış olduğu bu dizinin benim için önemli olmasının asıl nedeni dizinin ana karakteri Galip Derviş’in sahip olduğu psikolojik rahatsızlıktır. Her ne kadar OKB onda epey ilerlemiş düzeyde olsa bile ve tedavi olmaya çalışsa bile bu karakter benden parçalar taşıdığı için diziyi çok sevmiştim.

OKB ile problemleri olan bir birey olduğum için derdimi anlatmak için yeri geldiğinde bu diziden bir bölümü arkadaşlarıma izlettiğim bile olmuştur. Dedektif dizisi olması, The Monk isimli diziden başarılı bir biçimde uyarlanması ile dikkat çekse bile benim ilgimi OKB sayesinde çekmeyi başarmıştır.

Yeşil Deniz – Komedi

Yeşil Deniz başlangıçta kopya gibi görünen şiveli bir Ege dizisiydi aslında ama izlemeye başladıkça kendini izletti diyebilirim. Bu dizinin sezonlar boyunca sürmesini beklemiyordum ama ansızın bitmesini de pek beklemiyordum. Evet dizi ansızın yayın hayatına veda ederken biz ne olduğunu anlamadık.

Aslında bu dizinin çok fazla sürmeyeceği belliydi. Dizide oynayan birçok oyuncu İstanbul’da yaşayan kişilerden oluşmaktaydı. Fakat dizi Ege’de çekilmekteydi. Bir şekilde İstanbul’dan uzak kalmak oyuncuları rahatsız edecek ve dizi er ya da geç sona erecekti.

Bu diziyi köy yaşantısı tadını iyi bir biçimde sunduğu için takip etmekteydim. Bir diğer sebep ise Burak Alkaş‘ı izlemekti. Oyunculuğunu beğendiğim bir isim olduğundan yer aldığı projeleri takip etmeye özen gösteren birisiyim. Dizi izleyicisine keyif veren bir yapım olsa bile söylediğim gibi nedeni açıklanmadan yayın hayatına veda etti.

İzlemeyi Yarıda Bıraktığım Diziler

En beğendiğim dizileri yukarıdakilerle sınırlı tutacağım. Birkaç tane daha ekleyebilirdim ama bunlara gerek yok çünkü bu diziler yukarıdakilerle keyifle izlediğim diziler arasında yer almamaktadır. Zaten birçoğunu izlemeyi yarıda bırakmıştım.

  • Ben de Özledim – Bu dizi Leyla ile Mecnun kadrosunun hemen hemen korunarak farklı bir yapıda karşımıza çıkmış halidir. Maalesef kendini izlettirmeyi başaramamıştır çünkü kıyas açısından Leyla ile Mecnun gibi son derece başarılı bir iş bulunmaktadır.
  • Baba Candır – Maalesef izlemeyi yarıda bıraktım çünkü mevcut sezonun başlangıcını kaçırdım. Diziye ortadan girmenin gereksiz olduğunu düşündüğüm için kaçırdığım bölümleri izlemeden yeni bölümleri izlemeyi düşünmüyorum.
  • Osmanlı Tokadı – İzledim, sabrettim, çaba gösterdim ama olmadı. Dizinin sürekli mekan değiştirmesi karşısında resmen kafayı yaktığımı söyleyebilirim ama keyifli bir diziydi. Sadece son birkaç bölümünü izlemedim.
  • Geniş Aile – Uzun bir süre takip ettim, hemen hemen her bölüm eğlencenin tadını çıkarttım ama kanal değiştirdikten sonra takip etmek pek nasip olmadı maalesef.
  • Zengin Kız Fakir Oğlan – Geniş Aile ile benzer sonu yaşadı. Bir aile dizisi olmasının yanında Kemal Kuruçay’ın oyunculuk performansını izlemek keyif vericiydi fakat kanal değiştirdikten sonra izlemeyi bıraktım.
  • Ezel – Bir süre takip etmeme rağmen sadık kalamadığım dizilerden birisi oldu. Bölüm bölüm izledim ve sonuç ne senaryoyu takip edebildim ne başka bir şey. Yeniden izleme fırsatım olduğunda bu fırsatı tepmeyeceğim.

Takip Etmeyi Düşündüğüm Türk Dizileri

İnsanlarda garip bir Türk dizisi algısı var. Her birisinin kalitesiz olduğunu düşünen, yabancı dizi izlediğinde Nirvana’ya ulaştığını zanneden çok arkadaşım var. Zevkler ve renkler tartışılmaz demekle yetineceğim. Şimdi izlemeyi ve takip etmeyi düşündüğüm diziler ve nedenleri hakkında birkaç satır yazdıktan sonra yazıyı noktalayacağım.

  • Adı Efsane – Takip ediyorum ve etmeye devam edeceğim. Erdal Beşikçioğlu varsa hemen hemen tüm yapımları izleme konusunda gerekli çabayı gösteririm.
  • Hangimiz Sevmedik – Mahalle dizisi eksikliğini kapatıyor diyebilirim. Cengiz Bozkurt ve Altan Erkekli gibi isimleri izlemek keyif verici. Elimden geldiğince takip etmeye çalışacağım.
  • Bu Şehir Arkandan GelecekGürkan Uygun‘un olduğu çoğu yapımları bana hitap etmediği için es geçmiş olabilirim ama kendisi rolünün hakkını veren isimlerden birisidir. Bu diziyi onun oyunculuk performansını ve ilgi çekici senaryoyu kaçırmamak için yakından takip edeceğim.

Biliyorum, televizyonu genelde yazılarımda dikkat dağıtan bir unsur olarak gösteririm. Fakat dinlenme ve kendinize ayırdığınız vakitleri değerlendirme konusunda televizyonu kullanma konusunda özgür olmalısınız. Televizyon sadece verimliliğin gerektirdiği anlarda uzak durmanız gereken nesnelerin başında gelmektedir.



Kaan Karadeniz

26 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini “Bilgi ve Belge Yönetimi” bölümünde sürdürmekteyim. İki farklı oyun sitesinde içerik yöneticiliği, bir sitede içerik danışmanlığı yapmaktayım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanırım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir