El alem ne der: Boş ver gitsin!

El alem ne der sorusu hayatımızın merkezinde yer alan ve bizi içten içe kemiren güçlü bir sorudur. Bu soru bizimle birlikte olduğu sürece hayatta istediklerimizi yapabilme konusunda çok büyük sıkıntılar yaşayabiliriz. Hatta bu soruya bir cevap bulmak için çaba gösterdikçe kendimize olan güvenimizi yitiririz.

Başkalarının senin hakkında düşündüklerine kafayı takmamak oldukça zordur. Bunu başarabilirsin ama başarmak için epey çaba göstermen gerekebilir. Kendine güvenini kazanmalısın, fikirlerinin yeniden gözden geçirmelisin ve en önemlisi özgün birisi olmaya özen göstermelisin. Hayatında aldığın her kararın gerçeklere dayalı olmasını sağlamalısın. Başkalarının değerleriyle değil kendine ait değerlerle kararlar almalısın.

El Alem Ne Der Düşüncesinden Kurtulmak

Hadi başlayalım. El alem ne der diye düşünmekten kendini kurtarmaya hazır mısın? Bunun için okuduklarımı anlaman ve kendine en uygun adımları atman yeterli olabilir. Bende yalan yok, daha fazlasına ihtiyaç duyabilirsin veya sana sunduğum adımlar hiçbir işe yaramayabilir. Bunu kabullenerek yola çıkman her zaman çok daha iyidir.

El Alem Ne Der: Neden Bunu Düşünürüz?

İnsan doğası gereği sevilmeyi ve bir şeyler yaptığı zaman onay almayı ister. Bu genel geçer bir kural gibidir. Sana akıl vermeye çalışan el alem için de aynı şey geçerli olduğu gibi senin için de aynı şey geçerlidir.

Fakat bu hastalıklı bir düşüncedir. Hayatı yaşayan sensin ama hayatındaki kararlar tamamen başkasına ait desem yanlış bir ifade kullanmış olmam. Böyle bir şeye nasıl müsaade edersin? Neden bunu istemek gibi bir hataya düşesin? Bunun gibi onlarca soruyla karşına gelebilirim ama benim amacım seni bu illetten kurtarmaktan başka bir şey değildir.

El Alem Ne Der: Sorun Olmasının Nedeni

Her konuda el alem ne der diye düşünmenin sorunlu olmadığına inanıyorsan yanılıyorsun. Düşüncelerini değiştirmek gibi bir hedefim yok ama sana bunun neden sorunlu bir fikir olduğunu anlatmaya çalışacağım. Belki fikrini değiştirme konusunda başarılı olabilirim.

Okuma alışkanlığının faydaları nelerdir?

Osman adında bir arkadaşımız olsun. Osman küçüklüğünden beri kitap okumayı çok sever ve uzun yıllar boyunca okuma alışkanlığının nimetlerinden faydalanmıştır. Osman üniversiteyi bitirir ve bitirdiği gibi bir iş bulmayı başaramaz. Osman’ın üzerinde yoğun bir baskı vardır. Herkes iş bulmasını ister ama Osman evinde kitap okumaya devam eder.

Anne susmaz, baba susmaz, abla susmaz, ağabey susmaz, dayı susmaz, teyze susmaz, amca susmaz, hala susmaz… Herkes ilk fırsatta Osman’a iş nasihati verir ve bir an önce iş bulmasını, evlenmesini, çocuk sahibi olmasını ve ardından kara toprağa merhaba demesini ister.

Bizim Osman’ın hikayesi tanıdık geldi mi? Osman aradığı işi bulmak için fırsat kollarken aynı zamanda kendini geliştirmek ve vaktini en iyi şekilde değerlendirmek için kitap okumaktadır. Kimse onun neden kitap okuduğuyla ilgilenmez, herkes onun neden iş bulmadığıyla ilgilenir. Çünkü etrafındaki insanların hayat döngüleri toplumun büyük bir kısmına dayatılanla aynıdır.

  • Anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise, üniversite -gerekirse istenilmeyen bölümü okumak zorunda kalma-
  • İş bulma/iş kurma -gerekirse kötü koşullarda yok pahasına dahi olsa çalışma-
  • Evlilik -sorunlu sorunsuz fark etmez-
  • Çocuk sahibi olma -erkek olması çok daha önemli-
  • Emekliliği bekleme
  • Dede/nine olma
  • Vakti geldiğinde kara toprağı boylama

İnsanlar farklı birini gördüklerinde yüzlerini çevirmekten kaçınmazlar. Kendisinin yapamadığını başkası yapmasın diye hep aynı standart nasihatler kulaktan kulağa aktarılır. Ne yapsın bizim Osman? Kimse kendini tanımayı seçmez, kimse kendine güvenmeyi istemez, herkes çoğunluğa ayak uydurur ve başkaları tarafından şekillendirilmiş hayatını yaşar.

Kendine Olan Güvenini Kazanmak

Bu konuya daha önce değinmiştim. Kendine olan güvenini kazanmak için farklı bir bakış açısına sahip olmalısın. Beraberinde bunun kolay bir iş olmadığını kabul etmen gerekmektedir. İlk adım olarak mutlaka kendini kabul etmelisin.

İnsan kendine güvenini nasıl kazanır?

Şaka yaptığımı düşünme, iyi veya kötü nasıl birisiysen kendini kabul etmelisin. Değişmesi mümkün olmayan yanlarını değiştirmeye çalışmamalısın. Fakat diğer tüm yönlerini geliştirmek için çaba göstermelisin. Beni dinlersen eğer kendine olan güvenini kazanma fırsatını kolayca elde edebilirsin.

Her ne kadar insanlara değişebilmeyi aşılamaya çalışsam bile bazen bunun mümkün olmadığı durumlarla karşılaşmaktayım. İnsanın hayatında yer alan ve kontrol edilebilir olan her şeyin değişmesi mümkündür. Değişemeyecek bir durum söz konusuysa insan onunla yaşamayı kabullenmek zorundadır.

Korkulardan arınmak: Okuyarak hayatın tadını çıkartmak

  • Korkularından uzak durmalısın. Herkesin bir korkusu vardır. Korkulara sahip olduğun için hareket etmekten çekinmen durumunda hayatta hiçbir kazanıma sahip olamazsın. Hata yaparsam el alem ne der diye düşünürsen hayatta başarıyı yakalamak oldukça zordur.
  • Her adımdan ikinci kez düşünmeyi bir kenara bırakmalısın. Attığın her adımdan sonra başkalarının ne düşüneceğini düşünmemelisin. Eğer bunu yaparsan asla galip gelmenin söz konusu olmadığı bir mücadele içerisine girmiş olursun.
  • Başkaları tarafından yapılan olumsuz eleştirilerin seni yönlendirmesine izin vermemelisin. Olumsuz eleştiriler kendini geliştirmen için gerekli olabilir fakat bu eleştirilere kafayı çok fazla takman durumunda hareket etmek için kendini engellemiş olursun.

Bazı insanlar sırf kendileri gibi olmanı istediklerinden seni eleştirirler ve seni baskı altında tutarak onların istediği gibi karar almanı sağlarlar. Bununla sık sık karşılaşacak olduğundan kendine doğru soruları sormak zorundasın. Karşıdaki kişinin iyi veya kötü niyetinden emin olmalı ve söylediklerini kendi bakış açından değerlendirmelisin.

Fikirlerini Şekillendirme

Birçok insan başkalarından duyduklarını doğru kabul etme konusunda ısrarcıdır. Bu tür insanlar kolayca yönlendirilebilir olurlar ve hiçbir şeyi sorgulamadan kabul etme yoluna giderler. Bunun için ortaya konan ifadeyi çeşitli farklı kaynaklardan araştırmayı denedikten sonra kendi fikrinin ne olduğuna karar vermelisin.

  • Bir konu hakkında görüşlerini ortaya koyan kişinin fikirlerini değerlendirmeden önce onun donanımlı olup olmadığını gözden geçirmelisin. Bir kişi sözünü ettiği konular hakkında bilgi sahibi değilse ortaya koyduğu bilgilerin hatalı veya eksik olma olasılığı fazladır.
  • Başkalarının susmasını sağlamak veya onları memnun etmek için yalandan bile olsa bir şeyleri onaylamayı uygun görmemelisin. Ne olursa olsun sana uygun olmayan fikirlere hayır diyebilmelisin. Bunu yapamazsan fikirlerini şekillendirme konusunda başarısız olursun. Başkalarını memnun etmek için değil kendi fikirlerini aktarabilmek için düşüncelerini şekillendirmeye çalışmalısın.

Bunlara ek olarak her zaman temel inançlarını sorgulama cesaretini göstermelisin ama sırf popülerlik uğruna veya yoğun eleştiri aldıkları için onları değiştirmeyi düşünmemelisin. Epey dindar bir ailede yetişmiş biriysen ve uzun yıllar boyunca bu öğretilerle hayatına devam etmişsen sırf birileri eleştirdi diye inancından sapma gibi bir yanlışın altına imza atmamalısın.

Özgün Birisi Olma ve Kendini Tanıma

El alem ne der diye düşünmek yerine önceliği kendinle iletişim kurmaya vermelisin. Başkalarının doğruları senin doğruların olmamalıdır. İnsanlarla etkileşim kurmak istiyorsan öncelikle kendini tanımalısın. Özgün birisi olmaya çalışarak karakterinde yer alan nitelikleri tek tek tespit etmelisin. Paylaşmış olduğum kişilik testinden yararlanarak bu niteliklerle birkaç dakika içerisinde tanışmayı başarabilirsin.

Kapsamlı kişilik testi: Kişilik tipini öğrenme fırsatı

  • Kendi değerlerine bağlı kalarak belirli kararlar almalısın. İnsanların hoş göreceği şeyler yapmak yerine kendi önceliklerine odaklanmalısın. Bu şekilde el alem ne der diye düşünmek yerine kendin için çabalamayı başarman mümkündür.
  • Mutluluk neredeyse kendini oraya doğru yönlendirmeye çalışmalısın. Hayatında olan her şeyin sana bir katkısı vardır ve seni mutlu etmeyen unsurları hayatında tutmazsın. Her zaman popüler olanı yapmak yerine seni mutlu eden şeyleri yapmaya vakit ayırmalısın.
  • Zevkler ve renkler kişiden kişiye göre değişiklik gösterir. Bu iyi bir ifadedir çünkü gerçeği yansıtmaktadır. Hayatta her şeyi sevebilmenin bir yolu yoktur. Mutlaka senin sevdiğini bir başkası sevmeyebilir veya bir başkasının sevdiğini sen sevmeyebilirsin. Bunun bilincinde olduğun zaman el alem ne der diye düşünmeyi bir kenara bırakabilirsin.

El alem ne der algısı hayatımıza girişi henüz çok yeni olan sosyal medya ile çok daha fazla olduğundan buralarda vakit geçiren kişilerin başkalarının görüşlerine göre yaşamlarını değiştirdikleri görülebilmektedir. Tanımadığın insanların senin hakkında yorum yapması ve doğruyu söylemesi ne kadar mümkün olabilir? Bu soruyu iyice bir düşünmelisin.

El Alem Ne Der: Ben Öyle Bir İnsan Mıyım?

Belki bu aşamayı en başa koymalıydım ama yazıyı okuduktan sonra el alemin ne dediği umurumda değil diye kendi kendine söylenmeyi seçebilirsin. Bu konuda çok fazla kendine güvenmeni önermem çünkü aşağıdakilerden herhangi birisini yapıyorsan el alem ne der diye takıyorsun demektir. Cesaretin varsa okumaya devam edebilirsin.

  • Yapmak istemediğin ve/veya sevmediğin bir şeyleri yapıyor musun?
  • Artık ne istediğinin veya ne yapmak istediğinin farkında değil misin?
  • İnandığın şeyleri dile getirme konusunda çeşitli çekincelerin veya korkuların var mı?
  • Vakit geçirmek istemediğin insanlarla vakit geçiriyor musun?
  • Kendi kararlarını alma konusunda beceriksiz olduğunu düşünüp başkalarının kararlarına uyum sağlamayı mı düşünüyorsun?

Şu an bu sorulardan sadece bir tanesine bile evet cevabını vermiş olsan el alem ne der diye takan birisi olduğun ortaya çıkacaktır. Gerçekten dürüst olup bu sorulardan bir tanesine bile evet dediysen yazıyı baştan okuyarak kendini kurtarmak için ilk adımları atmanı öneririm.

Yorum yapıp katkı sağla...

Reklamlar engelli...

Bu blog yayın hayatını rahatsız edici konumlarda olmayan reklamlar sayesinde sürdürmektedir. Lütfen destek olmak adına bu blog için reklamlara izin vermeyi düşünün.

Refresh