Ego problemi nasıl aşılır?

Egoyu aslında bir problem olarak nitelendirmenin doğru olmadığını düşünüyorum. İnsan, egosunun aşırıya kaçmasına göz yumduğunda ego bir problem haline dönüşür. Bizi körleştirir. Kendimizi tanıma konusunda çok ciddi sorunlarla karşılaşırız. Olduğumuz kişi olduğumuza değil olmak istediğimiz kişi olduğumuza inanarak hareket ederiz. Önceliğimiz başkalarıyla yaptığımız kıyaslamalarda olur. Kıyaslamada üstün taraf olmak için olan tüm enerjimizi tüketebiliriz.

Ego problemi aşılmaz değildir. Ne yapmamız gerektiğini bilirsek ve egosu yüksek birisi olmaktan uzak durabilirsek bu problemin üstesinden gelebiliriz. Egomuzu yenerek hayat enerjimizi geri kazanabiliriz. Her şey enerjimizi doğru kullanmayla başlar. Özümüzü ve egomuzu harekete geçirebilecek unsurları tanımlamalıyız, hayatın akışına ve başkalarına saygı duymalıyız, böbürlenerek konuşmayı bir kenara bırakmalıyız.

İnsan kendini nasıl tanır?

Ego Problemini Aşmak ve Egoyu Yenmek

Araştırmaya, öğrenmeye ve hissetmeye meraklı bir yapımız vardır. Kendimizi harekete geçirmek istediğimizde ise özümüz ve egomuz birbiriyle çatışmaya başlar. Bu çatışmanın galibi yoktur; çatışmada sözü geçen taraf her zaman egomuz olur. Bir şeyler başardıkça ve kazandıkça hareket halinde olmaya devam ederiz. Özümüz ise öğrenerek yaşamak için bizi hareket halinde tutmaya çalışır. Kazanç odaklı hareket ettikçe kendimize olan saygımızı yitiririz. Öğrenme odaklı hareket ettikçe ise ego dışarıda kalabilir. Öyleyse kazanmaya ve başarmaya değil, öğrenmeye ve gelişmeye odaklanarak yaşamalıyız.

Kısıtlamalarla yaşamak, eleştirilere kapalı olmak, geçmişe takılı kalıp yaşamak ve materyalist olmak egoyu güçlendiren unsurlardır. Bunlardan kurtulmak için çaba göstermezseniz egonuz her gece yastığınızın altında saklanmaya devam edecek ve gün aydınlandığında sizi avlamak için ilk fırsatta harekete geçecektir.

Egoyu yenme konusunda etkinliği bilinen basit adımlar ise sevgiyle yaşamak ve söylenmeyi bir kenara bırakmak gibi adımlardan oluşur. Deveye hendek atlatmak ile uğraşmadan bu basit adımları atarak egonuzu yenmeyi başarabilirsiniz.

  • Sevgiyle Yaşamak: Sevginin anlamı çok büyüktür. Sevgi yegane duygudur ve her derdin üstesinden gelebilir. Endişeye kapıldığınız anlar egonuzun bir aldatmacısı olabilir. Sevgi sizi bu aldatma kurgusuna yem edecek yapıda bir duygu değildir. Sevgiyle yaşamayı seçerseniz onun himayesinde egoyu yenebilirsiniz.
  • Söylenmekten Vazgeçmek: Ne kadar çok söylenmeye istekli o kadar çok olumsuz düşüncelere sahip olursunuz. Kimse sürekli söylenen bir insanın yanında olmak istemez. Baş ağrıtıcı olduğu kadar can sıkıcıdır. Söylemesi kolay gelebilir ama söylenmekten vazgeçmelisiniz. Egonuzu yenmek istiyorsanız bunu yapmak zorundasınız.

Bu iki basit adım sizin için bir işe yaramıyor olabilir. Ego kendisini sonuna kadar savunacaktır. Yolunuza daha fazla engel çıkartmaya çalışacaktır. Kendi içinizde büyüyen bu girdaba yakalanmadan hayat yolculuğunuza devam etmeniz gerekir. Egonuzun baş edemeyeceğiniz derecede güçlü karşılık veriyorsa kendinize vakit ayır ayırın ve kendinizi geliştirmeye odaklanın. Bol bol kitap okuyarak onu yenmek için yeni yollar keşfetmeye çalışın. Kişisel gelişim kitapları ve bazen iyi yazılmış romanlar bu konuda size fazlasıyla yardımcı olacaktır.

1. Hayatın Akışında Sürüklenmek

Hayat bir süreçtir. Akıp giden bir zamandır. Hayatı böyle kabul etmemiz gerekir. Hayatın bir süreç olması, neyin önemli olup olmadığını anlamımıza yardımcı olur. Tecrübe edindiğimiz her şey hayattan edindiğimiz gerçek kazanımlardır. Güzel olanı hatırlar ve mutlu oluruz. Hüzünlü olanı hatırlar ve kederleniriz. Deneyimlerimize baktıkça tam olarak nelere ilgi duyduğumuzu fark ederiz.

Ego devreye girdiği zaman ise illaki bir şey kazanmaya odaklanırız. Egomuz süreçle değil sonuçla ilgilenir. Ona göre önemli olan yaşadıklarımız değil elde ettiklerimizdir. Egomuz anı yaşamamıza izin vermez ve hayatın tadını kaçırır. Hayatın akışında sürüklenmeyi tercih edersek egomuzdan uzaklaşmayı başarabiliriz.

2. Kıyaslamalardan Kaçınmak

Egonun kaynağı kıyaslamadır. Sürekli olarak kendimizi başkalarıyla kıyaslamaya çalışırız. Geçmiş deneyimlerimizi mevcut halimizle kıyasladığımız zaman kaybettiğimiz gücümüz aklımıza gelir. Daha önce yapabildiğimiz bir şeyi artık yapamıyorsak… Doğru tahmin ettiniz, egomuz bizi ağır şekilde cezalandırır. Başarısız, kullanışsız ve işe yaramaz biri olduğumuzu ardı ardına yüzümüze vurur. Kendimize olan saygımızı ve güvenimizi yitiririz.

Tam tersi olduğunda yani devamlı bir şey kazandığımız zaman egomuz çığ gibi büyümemizi sağlar. Durdurulamaz bir makine gibi çalıştığımızı hissederiz. Bu bir hissiyattan başka bir şey değildir ve aslında egomuzun bize oynadığı bir oyundur. Bizim için kendimize biçtiğimiz değer tamamen özneldir. Başkalarıyla kıyaslanması mümkün bile değildir. Ego oyununun bir parçası olarak bu gerçeği bizden gizler. Hepimiz bir insan olarak farklı niteliklere ve değerlere sahibizdir. Bunu kabullenirsek kıyaslamaların yanlış olduğunu anlayabilir ve egomuzu bir kenara bırakabiliriz.

3. Böbürlenmelerden Uzaklaşmak

Başkalarıyla diyalog halinde olduğumuzda başarılarımızdan, sahip olduklarımızdan ve hedeflerimizden bahsederiz. Diyaloglarda bunlar iyi birer konuşma malzemeleridir. Uzun süre sohbetin devam etmesini sağlayabilir ama bir tilki edasıyla avını bekleyen ego yine iş başındadır. Konuşurken dahi kendimizi karşıdaki kişiyle kıyaslamaya meyilli oluruz. Egomuz bunu çok sever çünkü dile getirdiğimiz her başarı onun karnının doymasını sağlar.

Buna ne kadar ihtiyacımız vardır? Aslında hemen hemen hiç yoktur. Başarılar kendimize aittir. Hedefler kişiseldir. Başkasının hedefinden daha büyük bir hedefe sahip olmak bizi karşıdaki kişiden üstün yapan bir nitelik değildir. Biz bir başka işte uzman durumda olabiliriz ama karşıdaki kişinin de bir uzmanlık alanı olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız. Egomuzu yenmek için böbürlenmelerden ve kibirli olmaktan kaçınmalıyız.

4. Materyalist Olmaktan Kaçınmak

Bir araba, bir ev, pahalı bir aksesuar, pahalı bir ekipman… Bunlardan herhangi birisi sizi aşırı mutlu ediyorsa egonuzun tutsağı olmuşsunuz demektir. Bunlar olmadan asla inandığınız hakiki mutluluğu yakalamanız mümkün olmayacaktır. Egonuz buna izin vermeyecek her koşulda sizi engellemeye çalışacaktır.

Materyalist olmaktan kaçınmak egoyu yenmek açısından kritik öneme sahiptir. Kendimize olan saygımız düşük ise egomuz bizi daha kolay avlayabilir. Bunu tersine çevirerek daha manevi unsurlardan mutluluk duymaya çalışmalıyız. Sahip olduğumuz nitelikler, ailemizin yanımızda olması, arkadaşlarımızla geçirdiğimiz vakitler gibi birçok manevi etken bizi maddi etkenlerden daha mutlu yapabilir ve egomuza olan bağımlılığımızı azaltabilir.

5. Geçmişte Takılı Kalmamak

Egomuz zihinsel oynamaktan hoşlanır. Bizi geçmişte yaşamaya mahkum eder. Geçmişte sahip olduğumuz her şeyin daha güzel olduğuna inanmamızı ister. Geleceğe doğru kafamızı kaldırdığımız zaman ilk fırsatta sopayı kafamıza indirerek geçmişin daha kıymetli olduğunu hatırlatır. Çünkü egomuz tanıdığı alanlarda cirit atmaya bayılır. Gelecek bilinmeyen bir nokta olduğu için oraya doğru yönelmemize izin vermez.

Geçmişe saygı duymakla birlikte artık onunla beraber yaşayamayacağınızı kabul etmelisiniz. Gelecekte bilinmeyen ne varsa keşfetmek için sabırsız olmalısınız. Geçmişte yaşayarak daha güvende olacağınız kesin olmasa bile daha rahat olacağınız kesin gibidir. Fakat şu an olanları görmezden gelmek ve geleceğe umutsuz bakmak birkaç saniye sonrasının bile sıkıntılı geçmesine neden olacaktır. Ego probleminizi aşmak istiyorsanız geçmişte yaşamayı bırakıp geleceğe odaklanmalısınız.

6. Kısıtlamalardan Kurtulmak

Zihnimizin karmaşık yapısının içerisinde açık olan bir şey vardır. Neyi önemli görürsek ona daha fazla ilgi gösterir ve onu etrafta daha sık görmeye başlarız. Bu normal gibi görünen bir durum öyle değil mi? Egomuz açısından değil çünkü kendisinin görüş alanı oldukça kısıtlıdır. Dahası tükenmekten korkan yapısı her zaman olumsuz düşünmemize neden olur.

Kısıtlamalardan kurtulamazsak egomuzun her dediğini yaparız. Onun sözünün geçmesine izin veririz. Etrafta yer alan fırsatları görmezden geliriz. Egomuz izin vermediği sürece en iyi fırsatı bile elimizin tersiyle itebiliriz. Bunları okurken bile ürkütücü olduğunu hissediyor olmalısınız. Kısıtlamalara aldırış etmeden yaşamaya çalışın ve egonuzdan kurtulma vaktinin geldiğini artık kabul edin.

7. Eleştirilere Açık Olmak

Egonun en kötü yanı sürekli teyakkuzda yaşamasıdır. Bir kelimeye dahi tepki verebilecek kadar hassastır. Ona göre yapılan her olumsuz yorum hakaret gibidir. Yapılan her tavsiye ise aslında eleştiridir. Her şeyi en uç noktada görmenizi sağlar. Kavga etmeye her dakika hazır olmanızı ister çünkü en ufak eleştiriye dahi tahammülü yoktur.

Egolarından kurtulmuş olan kişiler ise eleştirilere açıktırlar. Bir adım atmadan önce gerekirse kırk kere düşünürler. Dile getireceği her ifadenin karşıdaki kişiyi incitmemesi konusunda hassas davranır. Onun için gelen yorum değerlendirme ve giden yorum ise teşekkür etme fırsatı anlamına gelir. Egonuz bu sürecin yaşanmasına asla izin vermez. Eleştirilere açık olursanız onun etkisi bir nebze olsun azaltabilirsiniz.

Başlangıçta dile getirmedim ama egoyu yenmek düşünüldüğü kadar kolay olmayabilir. Sizin kişilik yapınız, düşünce yapınız ve hayata bakış açınız bu mücadelenin gidişatını doğrudan etkileyecektir. Her ne olursa olsun her adımı deneyene kadar pes etmeyin. Mutlaka bir çıkış yolu karşınıza çıkacaktır. Kitap okumadan bu yolculuğu sürdürmeyi ise asla düşünmeyin. Size yardımcı olabilecek her türlü kaynağı okumaya özen gösterin.

Kaan Karadeniz

28 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini "Bilgi ve Belge Yönetimi" bölümünde sürdürmekteyim. Psikolog veya terapist değil, araştırmacıyım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanlardanım.

18 Cevaplar

  1. Simge dedi ki:

    Merhaba;
    Öncelikle yazdığınız yazı çok güzel ve tek tek yazınıza yorum yapan insanlara cevap yazmanız da harika. Çabanız için çok teşekkür ederim, sizin gibi insanları bulmak gerçekten çok zor.
    Yazınızda belirttiğiniz çoğu durumu kendimde hissediyorum ve ne yapacağımı bilmiyorum. Özgüven ile egonun ters orantılı olduğunu düşünüyorum ve küçüklüğümden beri özgüven eksikliği yaşadığımın farkındayım. Ortaokulda ve lisede dışlanmak, hakarete uğramak, evin en küçüğü olmak gibi durumların içinde olduğum için hala o günleri düşünüp (geçmişe saplantılı kalıp) ilerleyemiyorum. Hala arkadaşlarım beni sevmeyecekmiş gibi geliyor ya da insanlar beni sürekli eleştiriyorlarmış gibi. Ya da hala dış görünüşümde bir sorun varmış gibi. Bazen bu düşüncelerim doğruymuş gibi geliyor ve çevremdekileri suçluyorum, bazen de hayatımdaki her şeyin sorumlusunun ben olduğumu düşünüp kendime yükleniyorum.
    İşin kötüsü bunu anlamanın bir yolu yok sanırım. İnsanlardan öneri alırken gerçekten beni yükseltmeye çalışıp mı eleştirdiğini yoksa benim kötülüğümü isteyerek mi eleştiri yaptığını nasıl anlayabilirim ki?
    Bu sebeplerden dolayı en ufak bir eleştiride “sen kimsin de bana bu eleştiri yapıyorsun” diyerek içten içe savunmaya geçiyorum.
    İşe başlıyorsunuz ve size yardımcı olmak isteyen biri var. Sorduğunuz sorulara cevap veriyor, kendi hayatından örnekler veriyor, size önerilerde bulunuyor. Henüz işe yeni başladığınız için bu kişiye minnettar oluyorsunuz fakat zamanla sizi yıpratıyor çünkü bu kişi sadece kendi başarılarından bahsediyor sizi yönetmeye çalışıyor ve yardımcı olacağım derken sizi kendi işlerinde kullanmaya çalışıyor. Bunun ayrımını diğer insanlarla konuşarak yapabiliyorsunuz çünkü onlar sizin gözünüzü açıyor. Zamanla da insanlara güveniniz kırılıyor ve “ego” altında kendinizi korumaya alıyorsunuz.
    Yazınızda söyledikleriniz gerçekten çok güzel ve gerçekten hayatıma uygulamayı çok isterim fakat görüyorsunuz ki eğer söylediklerinizi yaparsak diğer insanların bizi kullanıp yönetmeleri daha kolay olacak.
    En güçlü görünen insanlar bile çok yoğun eleştiriye maruz kaldıklarında kendilerini kaybediyorlar, özgüvenleri düşüyor. Yani gerçekten hem söylediklerinizi yapıp hem hayatta kalmamızı sağlayacak bir yol var mı? Varsa lütfen yardımcı olun. Teşekkür ederim şimdiden.

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Bu durumu zorlaştıran maalesef sizsiniz. Ego ile kendinize güven arasında kurduğunuz bağlantı maalesef problemli. Böyle bir durumun pek geçerli olmadığını bilmelisiniz. Kendinize olan güven ile egonun tek ortak noktası kendi hakkınızdaki hislerdir. Ego motivasyonu destekler, kendine olan güven ise potansiyel başarıların için birer basamaktır. Bir başka ifadeyle ego bir gösteriş, kendine olan güven ise bir şeyleri yapmanızı sağlayan etkendir.

      İkisini birbirinin zıttı olarak görmek bu açıdan doğru değildir. “Ben yapabilirim” demek ile “Sadece ben yapabilirim” demek arasında büyük farklılık vardır. Siz egonuzu azaltınca teslim olacağınızı düşünüyorsunuz. Ben ise egonuzu azalttığınız zaman daha fazla hareket alanına sahip olacağınızı dile getiriyorum. Bakış aşınızı değiştirmek yaşadığınız problemi ortadan kaldıracaktır.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  2. yagmur dedi ki:

    merhabalar
    çok egoist bir insanım ve ben bunu aşamıyorum bütün ikili ilişkilerim bu yüzden bitiyor .. ilişkinin aslında bitmesinin ana sebebi benim hep ben düşüncesi… bana bunu yapamaz düşüncesi… salak yerine konuyorum düşüncesi…. elbette sadece bende suç olmayabilir ama yine de benim o bencil hareketlerim yüzünden hayatım hep böyle ilerliyor. Sevilmediğimi düşünüyorum… Şimdiki ilişkim bitti ve bi daha asla bi ilişkim olmayacak gibi hissediyorum … güçsüz hissediyorum kendimi her bir yenilgi yaşadığımda .. sizin düşüncelerinizi bekliyorum sabırla

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Bu kadar karamsar olmanızı gerektirecek bir durum yok. Tek yapman gereken yaşadıklarını iyi yorumlamak ve bir daha yaşanmasına engel olmak. Buraya yorum olarak yazdıklarınızı boş bir kağıda yazarak başlayabilirsiniz. Daha sonra bunları gözden geçirerek hatalarınızın nerede olduğunu daha net anlayabilirsiniz. Hatalarını anlamak sizin için birinci aşama olmalıdır. Arkadaşlarınızla veya sevgilinizle diyalog kurmaya çalıştığınız zaman bunlardan uzak durmak için çaba göstermelisiniz.

      Bir problem varsa bir çözümün mümkün olduğuna inanmalısınız. Kendinizi güçsüz hissetmenizin temel sebebi şu an bir boşlukta olmanız. İlişkiler sonrasında bunlar yaşanır şeylerdir. Ancak kendinizi yıpratmaktan olabildiğince uzak durarak bu süreci çok daha az hasar ile kapatmanız mümkündür.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  3. Talha dedi ki:

    Egonun bir açıklaması var ama bu yapılan açıklamalar benimle hiç uyuşmuyor beni yeni tanıyan insanlar dışarıdan çok egolu gözüküyorsun tanıyınca ne kadar iyi bir insan olduğunu anlıyoruz diyorlar benim ki fiziksel ego gibi bir şey bir mekandan dışarıya çıktıktan sonra farklı bir kişiliğe bürünüyorum ve bunun önüne geçemiyorum bana yardımcı olur musunuz? 🙂

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      İlk defa sizden böyle bir şey duyuyorum. “Fiziksel ego” diye bir tanım daha önce duymadım. Başkalarının sizi bu şekilde tanımlaması demek dışarıya yansıtmış olduğunuz karakterinizle ilgili bir şey. Zaten egonun anlamı bu. Ego dediğimiz şey dışarıya yansıttığımız, görünmesini istediğimiz şeydir. Siz dışarıya yansıttığınız kimliğinizin bir şekil içerisinde olmasını istediğiniz sürece bunu değiştiremezsiniz. Hiçbir insan kendi benliğini veya özünü dışarıya yansıtmaz. Herkes egosunu kullanarak dışarıda bir imaj oluşturur. Sizin bu imajı değiştirmeniz gerek.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  4. Ayşe dedi ki:

    Egomun zaman zaman farkına varıp beni mutsuz ettiğini fark ediyorum. Egom sanki yanimda hep sen şöylesin, hatırla sana neler yaptı gibi sözlerle beni gaza getirdiğini, benim mutsuzluğumdan beslendiğini fark ettim. Düşüncelerimizin hangisini ego söylüyor hangisi benim nasıl anlarım? Egonun kurduğu cümleler nasıldır? Kafandaki düşüncenin egoya mı, benim özüme mi ait olduğunu nasıl anlarım?

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Bunu fark edebilmek çok kolay değil. Fakat genel olarak özünüz ile egonuz arasındaki söylemlerden ziyade kendilerini gösterme alanları farklıdır. Bununla ilgili basit bir tanımlama yapabilirim. Egonuz sahip olduğunuz görüntü olmakla beraber dış dünyaya yansıttığınız bir maskedir. Aynı zamanda sizin için yapılan abla, kız, arkadaş, ekip arkadaşı gibi tanımlamaların tamamı egonuzun bir parçasıdır. Sürekli aynı şeyi düşünüyorsanız egonuz harekete geçer. Hayal kırıklığı ve öfke gibi anlarda ego tek hakimdir. Başkalarından onay alma ihtiyacı hissettiğinizde egonuz hareket halindedir. Düşüncelerinizde sürekli bir kaygı varsa yine ego devrede demektir.

      Özünüz ise tahmin edeceğiniz gibi gerçek sizsinizdir. Beklentiler ve roller olmadan sadece sizsinizdir. Özünüz değişmez, hep aynı kalır. İçgüdüleriniz sizi yönlendirmeye başladığı zaman özünüz devrede demektir. Kendinizi sevebiliyorsanız ve kendinize saygı duyuyorsanız yine özünüz devrededir. Bir şeyleri yapmak için doğal bir itici gücün olduğunu hissediyorsanız bunun özünüz olduğunu anlayabilirsiniz.

      Toparlamak gerekirse en ufak kaygı duymadan bir şeyler yapmaya çalıştığınız anlarda özünüz konuşur, kaygı söz konusuysa egonuz. Umarım yardımcı olabilmişimdir.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  5. liya dedi ki:

    Sanirim yogun bir ego problemi yasiyorum. Cok guzel ve cok cirkin bir kadin degilim ama guzelligime laf soylenmesine dayanamiyorum hatta bir sivilceye bile ayrica kiyasliyorum her seyi. benden her hamgi bir konuda daha iyi insanlari sevmiyorum kaldiramiyorum. Inatciyim yapma denilen hersey beynimde bi yer ediniyor elinde sonunda yapiyorum. Yillardir psikologlara gidiyorum. Onlara gore ‘cocukluga inilmeli’. Artik bu cumledende nefret ediyorum. O cocukluga bi trlu inip hatirlayamiyorum. Anilarimda neyi duzeltmem gerektigini bilmiyorum. Yazilariniz anlamli ama keske uygulamakta okumak kadar kolay olsa.

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Bir profesyonelin sözünün üstüne söz söylemem doğru olmaz. Ancak farklı açıdan yaklaşmaya çalışmalısınız. Kendinize saygı ve sevgi duymadığınız sürece yaşadığınız problemleri aşamazsınız. Sizde biraz bunlar eksik olabilir. Bir şeyleri düzeltmeden yola devam edebilmek her zaman çok daha fazla sorunun ortaya çıkmasına neden olur. Çocukluğa gitmek bu nedenle gerekli görülür.

      Yazılarım hakkındaki düşünceleriniz için teşekkür ederim. Pratik her zaman zordur ama insanların büyük bir kısmı bunu başarabilirler. Umarım siz de bunlardan birisi olabilirsiniz.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  6. Aysel dedi ki:

    Bende egoist olduğumu bu sene fark ettim insanların yaptığı şeylere bu ergence bu saçma diyerek kendimi hep o hareketlerden kısıtladım. Ama şimdi asıl bunun çok saçma olduğunu insanlara tepeden bakmaya hakkım olmadığını ve aykırı bir insan olmama sebep olduğunu fark ettim. Bu nedenle her şeye nötr bakmaya karar verdim. Ama hala bir türlü öyle davranamıyorum sanki ben yaparsam bende yapmacık durur gibi düşünüyorum. Bunlar çoğu insanın daha doğrusu benim yaşıtlarımın 15-16 yaşlarında insanların yaptığı hareketler. Henüz hiç yapmadığımdan insanların tepkisi garip ya da normal diyemem bir yerden başlamam lazım ama ben bir türlü başlayamıyorum kendimde değişik duracağını düşünüyorum yani egomu bıraktım diyip bırakamıyorum. Alışıp insanlara uyum sağlamak adına ne yapmalıyım?

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Henüz ergenlik döneminde sayılabileceğiniz için bu tür sarsıntıların olması çok doğal. En azından kendiniz için bir niyet, bir hedef belirlemiş durumdasınız. Bu bile güzel bir başlangıç. Keşke herkes sizin gibi yapabilse, çok daha iyi sonuçlar alacaklar kesin diyebilirim. Sizin buradaki probleminiz yaptığınız değişiklik size “epey maliyetli” gelmesi.

      Daha açık söylemem gerekirse, kendinizi değiştirmeniz zaman ve çaba gerektiren bir iştir. Hem zaman hem çaba her insanın olabildiğince az harcamaya çalıştığı niteliklerdir. Siz hedeflediğiniz gibi davranırken bunlardan fazlasıyla ödün verdiğinizi düşündüğünüzden kendi kendinize bir direnç gösteriyorsunuz. Bir değişim sürecinin maliyeti ne kadar fazlaysa insanın buna karşı çıkma olasılığı bir o kadar yüksektir.

      Diğer taraftan, henüz dünyanızda yerleşmemiş doğrular mevcut. Bu yerleşmemiş doğruların her birisi davranışlarınızı etkiler. Gelecekte ne olacağını düşünürsünüz ve aslında hata yaparsınız. Çünkü gelecekte ne olacağını hiçbirimiz bilemeyiz. Eğer yaptığınız değişikliğe yönelik çok büyük beklentiniz varsa bu durumda insanlara uyum sağlama konusunda sıkıntı yaşarsınız ve bunu kolayca reddedersiniz.

      Başlamanız gereken nokta “maliyeti düşürmek” ve “beklentileri azaltmak” olarak iki farklı kola ayrılmıştır. Önce hangisini çözmek istiyorsanız ona yönelmelisiniz. İkisi aynı anda çözmeye çalışmamalısınız.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  7. Emrah dedi ki:

    Bende çok ciddi bir ego olduğunu düşünüyorum. Çünkü sürekli etrafımda olan insanların beni sevmediğini düşünüyorum. Sürekli milleti kendimden yüksek görme problemim var. İnsanların bana haz etmediğini konum gereği yanıma geldiklerini düşünüyorum .bana EGO’n fazla diyen çok. Yanlış konuşuyorsun diyen çok . Arkadaşım az. Beni seven az bundan dolayı kendimde sürekli sevgi eksikliği hissediyorum . Yalnız olsam bile sürekli kendimi birileri ile karşılaştırıyorum . Birileri sosyal paylaşım sitelerinde paylaştığında hemen kıskanıyorum . Yalnız kaldığımda sürekli milleti düşünüyorum acaba bu ne şu ne yapıyor diyorum . Arkamda iş çeviriyorlar diye düşünüyorum . Sürekli milletin bende ayrı plan yaptığını ve beni aralarına almadıklarını düşünüyorum . Ve sürekli ağır konuşuyorsun böbürlenerek konuşuyorsun kırıcı konuşuyorsun diyorlar

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Bunu ego olarak nitelendirmek çok doğru olmaz. İnsanların seni sevmediğini veya onların hep senden üstün olduklarını düşünmek ego ile açıklanabilir bir şey değil. Bunları ayrı tutmak gerekir. Sizin en açık probleminiz kendi yaşantınızı başkalarının yaşantısıyla kıyaslamak. Mükemmel bir mutsuzluk döngüsüdür bu. Her ne yaparsan yap kıyaslama yoluna gidersin. Hemen örnek vereyim, bir arkadaşın mükemmel manzaraya sahip bir fotoğraf paylaşıp 300 beğeni aldı diyelim. Hemen aynısını yapmaya çalışıp 300 beğeni almak istersin ama bu beğeniler gelmeyince kendinde bir kusur olduğunu düşünmeye başlarsın veya onlar gibi davranmaya çabalarsın.

      Bu davranışların her birisinin birer aldatmaca olduğunu kabul etmelisin. Senin hayatın bu değil, senin hayatın asla başkalarının hayatına bakarak yönlendirebileceğin bir şey değil. Kendi hayatının belirli gerçekleri bulunmaktadır. Bu hayat belirli bir rayı takip ederek gider. Eğer sen hareket halindeyken herhangi bir geçiş fırsatı yokken treni karşı raya zıplayarak geçirmeye çalışırsan o tren tuzla buz olur. Sürekli olarak yaptığın bu maalesef. Buna son vermenin belirli yolları var. Mesela aşağıdaki yazıları okuyarak bu yolları keşfedebilirsin.

      https://www.grisayfalar.com/ic-huzuru-nasil-yakalarim/
      https://www.grisayfalar.com/hayatindan-memnun-musun/
      https://www.grisayfalar.com/kiskanclik-nasil-yenilir/
      https://www.grisayfalar.com/el-alem-ne-der-bos-ver-gitsin/

  8. Ahmet dedi ki:

    Gerçekten bu yazıdaki şeyleri bana yaşattığını fark ettim. Belki elimdeki olanakları çok fazla görmezden gelmek, belki bazı insanların kötü ve yanlış düşüncelerine ve tavırlarına karşı aksiyon alıp yapılabilecek iyi şeylerden uzak kalmak gibi onlarca şey yaşadım bugüne kadar. Fakat bunu yazarken dahi bu tür olaylar da kendimi haklı hissediyorum. Yani ego mu değil mi bundan emin olamıyorum. Yanlış bir düşünce sonucunda yanlış bir ortamı da doğuruyor aynı zamanda. Ama bir de bu ortamlarda gayet doğalmış gibi yaşamayı sürdüren insanlar acaba bunlar tiyatro mu oynuyorlar kendilerini mutlu gibi göstererek bundan hala emin değilim. Sanırım bu da benim egom ile verdiğim amansız kavga oluyor…

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Kısmen evet denilebilir. Her insanın yapısı farklı olduğu için herkes için aynı teşhisi koymak veya herkes için aynı çözümü sunabilmek mümkün değil. Herkes için sunulabilecek aynı şey bilgi olur. Buradaki bilgileri kullanıp egoyu biraz daha iyi anlama başarısını gösterdiğinizi düşünüyorum ama sıra geldi her insanı ayrı birer birey gibi düşünmeye. Eğer bunu yapabilirseniz ve karşınızdaki insanı yeteri kadar iyi tanıyorsanız onun egolu davranışlarının arkasındaki nedenleri çözümleyebilirsiniz. Aynı şey kendi egonuz için de geçerlidir.

  9. Emine dedi ki:

    Ego sebebiyle en sevdiğim kişiyle suan uzagiiz ve ben bu bilgilerin bana yardımcı olacağını tahmin ediyorum. Teşekkür ederim.

Yorum yapıp katkı sağla...