Ego problemi nasıl aşılır?

Egoyu aslında bir problem olarak nitelendirmenin doğru olmadığını düşünüyorum. İnsan, egosunun aşırıya kaçmasına göz yumduğunda ego bir problem haline dönüşür. Bizi körleştirir. Kendimizi tanıma konusunda çok ciddi sorunlarla karşılaşırız. Olduğumuz kişi olduğumuza değil olmak istediğimiz kişi olduğumuza inanarak hareket ederiz. Önceliğimiz başkalarıyla yaptığımız kıyaslamalarda olur. Kıyaslamada üstün taraf olmak için olan tüm enerjimizi tüketebiliriz.

Ego problemi aşılmaz değildir. Ne yapmamız gerektiğini bilirsek ve egosu yüksek birisi olmaktan uzak durabilirsek bu problemin üstesinden gelebiliriz. Egomuzu yenerek hayat enerjimizi geri kazanabiliriz. Her şey enerjimizi doğru kullanmayla başlar. Özümüzü ve egomuzu harekete geçirebilecek unsurları tanımlamalıyız, hayatın akışına ve başkalarına saygı duymalıyız, böbürlenerek konuşmayı bir kenara bırakmalıyız.

İnsan kendini nasıl tanır?

Ego Problemini Aşmak ve Egoyu Yenmek

Araştırmaya, öğrenmeye ve hissetmeye meraklı bir yapımız vardır. Kendimizi harekete geçirmek istediğimizde ise özümüz ve egomuz birbiriyle çatışmaya başlar. Bu çatışmanın galibi yoktur; çatışmada sözü geçen taraf her zaman egomuz olur. Bir şeyler başardıkça ve kazandıkça hareket halinde olmaya devam ederiz. Özümüz ise öğrenerek yaşamak için bizi hareket halinde tutmaya çalışır. Kazanç odaklı hareket ettikçe kendimize olan saygımızı yitiririz. Öğrenme odaklı hareket ettikçe ise ego dışarıda kalabilir. Öyleyse kazanmaya ve başarmaya değil, öğrenmeye ve gelişmeye odaklanarak yaşamalıyız.

Kısıtlamalarla yaşamak, eleştirilere kapalı olmak, geçmişe takılı kalıp yaşamak ve materyalist olmak egoyu güçlendiren unsurlardır. Bunlardan kurtulmak için çaba göstermezseniz egonuz her gece yastığınızın altında saklanmaya devam edecek ve gün aydınlandığında sizi avlamak için ilk fırsatta harekete geçecektir.

Egoyu yenme konusunda etkinliği bilinen basit adımlar ise sevgiyle yaşamak ve söylenmeyi bir kenara bırakmak gibi adımlardan oluşur. Deveye hendek atlatmak ile uğraşmadan bu basit adımları atarak egonuzu yenmeyi başarabilirsiniz.

  • Sevgiyle Yaşamak: Sevginin anlamı çok büyüktür. Sevgi yegane duygudur ve her derdin üstesinden gelebilir. Endişeye kapıldığınız anlar egonuzun bir aldatmacısı olabilir. Sevgi sizi bu aldatma kurgusuna yem edecek yapıda bir duygu değildir. Sevgiyle yaşamayı seçerseniz onun himayesinde egoyu yenebilirsiniz.
  • Söylenmekten Vazgeçmek: Ne kadar çok söylenmeye istekli o kadar çok olumsuz düşüncelere sahip olursunuz. Kimse sürekli söylenen bir insanın yanında olmak istemez. Baş ağrıtıcı olduğu kadar can sıkıcıdır. Söylemesi kolay gelebilir ama söylenmekten vazgeçmelisiniz. Egonuzu yenmek istiyorsanız bunu yapmak zorundasınız.

Bu iki basit adım sizin için bir işe yaramıyor olabilir. Ego kendisini sonuna kadar savunacaktır. Yolunuza daha fazla engel çıkartmaya çalışacaktır. Kendi içinizde büyüyen bu girdaba yakalanmadan hayat yolculuğunuza devam etmeniz gerekir. Egonuzun baş edemeyeceğiniz derecede güçlü karşılık veriyorsa kendinize vakit ayır ayırın ve kendinizi geliştirmeye odaklanın. Bol bol kitap okuyarak onu yenmek için yeni yollar keşfetmeye çalışın. Kişisel gelişim kitapları ve bazen iyi yazılmış romanlar bu konuda size fazlasıyla yardımcı olacaktır.

1. Hayatın Akışında Sürüklenmek

Hayat bir süreçtir. Akıp giden bir zamandır. Hayatı böyle kabul etmemiz gerekir. Hayatın bir süreç olması, neyin önemli olup olmadığını anlamımıza yardımcı olur. Tecrübe edindiğimiz her şey hayattan edindiğimiz gerçek kazanımlardır. Güzel olanı hatırlar ve mutlu oluruz. Hüzünlü olanı hatırlar ve kederleniriz. Deneyimlerimize baktıkça tam olarak nelere ilgi duyduğumuzu fark ederiz.

Ego devreye girdiği zaman ise illaki bir şey kazanmaya odaklanırız. Egomuz süreçle değil sonuçla ilgilenir. Ona göre önemli olan yaşadıklarımız değil elde ettiklerimizdir. Egomuz anı yaşamamıza izin vermez ve hayatın tadını kaçırır. Hayatın akışında sürüklenmeyi tercih edersek egomuzdan uzaklaşmayı başarabiliriz.

2. Kıyaslamalardan Kaçınmak

Egonun kaynağı kıyaslamadır. Sürekli olarak kendimizi başkalarıyla kıyaslamaya çalışırız. Geçmiş deneyimlerimizi mevcut halimizle kıyasladığımız zaman kaybettiğimiz gücümüz aklımıza gelir. Daha önce yapabildiğimiz bir şeyi artık yapamıyorsak… Doğru tahmin ettiniz, egomuz bizi ağır şekilde cezalandırır. Başarısız, kullanışsız ve işe yaramaz biri olduğumuzu ardı ardına yüzümüze vurur. Kendimize olan saygımızı ve güvenimizi yitiririz.

Tam tersi olduğunda yani devamlı bir şey kazandığımız zaman egomuz çığ gibi büyümemizi sağlar. Durdurulamaz bir makine gibi çalıştığımızı hissederiz. Bu bir hissiyattan başka bir şey değildir ve aslında egomuzun bize oynadığı bir oyundur. Bizim için kendimize biçtiğimiz değer tamamen özneldir. Başkalarıyla kıyaslanması mümkün bile değildir. Ego oyununun bir parçası olarak bu gerçeği bizden gizler. Hepimiz bir insan olarak farklı niteliklere ve değerlere sahibizdir. Bunu kabullenirsek kıyaslamaların yanlış olduğunu anlayabilir ve egomuzu bir kenara bırakabiliriz.

3. Böbürlenmelerden Uzaklaşmak

Başkalarıyla diyalog halinde olduğumuzda başarılarımızdan, sahip olduklarımızdan ve hedeflerimizden bahsederiz. Diyaloglarda bunlar iyi birer konuşma malzemeleridir. Uzun süre sohbetin devam etmesini sağlayabilir ama bir tilki edasıyla avını bekleyen ego yine iş başındadır. Konuşurken dahi kendimizi karşıdaki kişiyle kıyaslamaya meyilli oluruz. Egomuz bunu çok sever çünkü dile getirdiğimiz her başarı onun karnının doymasını sağlar.

Buna ne kadar ihtiyacımız vardır? Aslında hemen hemen hiç yoktur. Başarılar kendimize aittir. Hedefler kişiseldir. Başkasının hedefinden daha büyük bir hedefe sahip olmak bizi karşıdaki kişiden üstün yapan bir nitelik değildir. Biz bir başka işte uzman durumda olabiliriz ama karşıdaki kişinin de bir uzmanlık alanı olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız. Egomuzu yenmek için böbürlenmelerden ve kibirli olmaktan kaçınmalıyız.

4. Materyalist Olmaktan Kaçınmak

Bir araba, bir ev, pahalı bir aksesuar, pahalı bir ekipman… Bunlardan herhangi birisi sizi aşırı mutlu ediyorsa egonuzun tutsağı olmuşsunuz demektir. Bunlar olmadan asla inandığınız hakiki mutluluğu yakalamanız mümkün olmayacaktır. Egonuz buna izin vermeyecek her koşulda sizi engellemeye çalışacaktır.

Materyalist olmaktan kaçınmak egoyu yenmek açısından kritik öneme sahiptir. Kendimize olan saygımız düşük ise egomuz bizi daha kolay avlayabilir. Bunu tersine çevirerek daha manevi unsurlardan mutluluk duymaya çalışmalıyız. Sahip olduğumuz nitelikler, ailemizin yanımızda olması, arkadaşlarımızla geçirdiğimiz vakitler gibi birçok manevi etken bizi maddi etkenlerden daha mutlu yapabilir ve egomuza olan bağımlılığımızı azaltabilir.

5. Geçmişte Takılı Kalmamak

Egomuz zihinsel oynamaktan hoşlanır. Bizi geçmişte yaşamaya mahkum eder. Geçmişte sahip olduğumuz her şeyin daha güzel olduğuna inanmamızı ister. Geleceğe doğru kafamızı kaldırdığımız zaman ilk fırsatta sopayı kafamıza indirerek geçmişin daha kıymetli olduğunu hatırlatır. Çünkü egomuz tanıdığı alanlarda cirit atmaya bayılır. Gelecek bilinmeyen bir nokta olduğu için oraya doğru yönelmemize izin vermez.

Geçmişe saygı duymakla birlikte artık onunla beraber yaşayamayacağınızı kabul etmelisiniz. Gelecekte bilinmeyen ne varsa keşfetmek için sabırsız olmalısınız. Geçmişte yaşayarak daha güvende olacağınız kesin olmasa bile daha rahat olacağınız kesin gibidir. Fakat şu an olanları görmezden gelmek ve geleceğe umutsuz bakmak birkaç saniye sonrasının bile sıkıntılı geçmesine neden olacaktır. Ego probleminizi aşmak istiyorsanız geçmişte yaşamayı bırakıp geleceğe odaklanmalısınız.

6. Kısıtlamalardan Kurtulmak

Zihnimizin karmaşık yapısının içerisinde açık olan bir şey vardır. Neyi önemli görürsek ona daha fazla ilgi gösterir ve onu etrafta daha sık görmeye başlarız. Bu normal gibi görünen bir durum öyle değil mi? Egomuz açısından değil çünkü kendisinin görüş alanı oldukça kısıtlıdır. Dahası tükenmekten korkan yapısı her zaman olumsuz düşünmemize neden olur.

Kısıtlamalardan kurtulamazsak egomuzun her dediğini yaparız. Onun sözünün geçmesine izin veririz. Etrafta yer alan fırsatları görmezden geliriz. Egomuz izin vermediği sürece en iyi fırsatı bile elimizin tersiyle itebiliriz. Bunları okurken bile ürkütücü olduğunu hissediyor olmalısınız. Kısıtlamalara aldırış etmeden yaşamaya çalışın ve egonuzdan kurtulma vaktinin geldiğini artık kabul edin.

7. Eleştirilere Açık Olmak

Egonun en kötü yanı sürekli teyakkuzda yaşamasıdır. Bir kelimeye dahi tepki verebilecek kadar hassastır. Ona göre yapılan her olumsuz yorum hakaret gibidir. Yapılan her tavsiye ise aslında eleştiridir. Her şeyi en uç noktada görmenizi sağlar. Kavga etmeye her dakika hazır olmanızı ister çünkü en ufak eleştiriye dahi tahammülü yoktur.

Egolarından kurtulmuş olan kişiler ise eleştirilere açıktırlar. Bir adım atmadan önce gerekirse kırk kere düşünürler. Dile getireceği her ifadenin karşıdaki kişiyi incitmemesi konusunda hassas davranır. Onun için gelen yorum değerlendirme ve giden yorum ise teşekkür etme fırsatı anlamına gelir. Egonuz bu sürecin yaşanmasına asla izin vermez. Eleştirilere açık olursanız onun etkisi bir nebze olsun azaltabilirsiniz.

Başlangıçta dile getirmedim ama egoyu yenmek düşünüldüğü kadar kolay olmayabilir. Sizin kişilik yapınız, düşünce yapınız ve hayata bakış açınız bu mücadelenin gidişatını doğrudan etkileyecektir. Her ne olursa olsun her adımı deneyene kadar pes etmeyin. Mutlaka bir çıkış yolu karşınıza çıkacaktır. Kitap okumadan bu yolculuğu sürdürmeyi ise asla düşünmeyin. Size yardımcı olabilecek her türlü kaynağı okumaya özen gösterin.



Kaan Karadeniz

26 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini “Bilgi ve Belge Yönetimi” bölümünde sürdürmekteyim. İki farklı oyun sitesinde içerik yöneticiliği, bir sitede içerik danışmanlığı yapmaktayım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanırım.

2 Cevaplar

  1. Emine dedi ki:

    Ego sebebiyle en sevdiğim kişiyle suan uzagiiz ve ben bu bilgilerin bana yardımcı olacağını tahmin ediyorum. Teşekkür ederim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir