Duygusuz birisi nasıl olunur?

Duygusuz birisi nasıl olunur? Duygularımız aslında bizi biz yapan unsurlar arasında yer alırlar. Duygular bizim olaylara karşı yaklaşımlarımızı belirler. Bu nedenle çoğu zaman sırf duygularımızdan ötürü hata yapmamız söz konusu olabilir. Bunu fark ettiğinde ise en başta belirtmiş olduğum soruyu sormaya başlarsın. İnsan nasıl duygusuz olur?

Duygusuz olmaktan kasıt aslında tüm duyguları yitirmek değildir. İnsan duygusuz olmayı yaşanmış olaylara karşı bakış açısını değiştirebilmek için ister. Örneğin, birinden ayrılmaya çalışırken duyguları rafa kaldırmak, ayrılmak isteyen tarafın isteyeceği türden bir şeydir. Bazı insanlar ise mantık üzerine hayat yaşamak istediklerinden duygularından tamamen kurtulmak isterler. Amacın bunlardan biriyse yazının geri kalanında yer alan yolları deneyebilirsin.

Duygusuz birisi olmayı nasıl başarabilirim?

Sahip olduğun duyguların hayatındaki yeri oldukça büyüktür. Duyguların neyi sevip neyi sevmediğini, neyi isteyip neyi istemediğini sana söylerler. Çünkü duygular davranışlarını kontrol etme konusunda epey güçlü sinyaller taşırlar. Duygularını kontrol etmeyi başardığın zaman durum biraz daha farklı olur. Daha net düşünebilirsin ve duyguların yönlendirmesine ihtiyaç duymadan belirli kararlar alabilirsin. Bu sayede elinden gelenin en iyisini yapabilme becerisine sahip olabilirsin.

Zihnin Düşünme Yönünü Uyandırmak

Duygularını geri plana itip olaylara duygusuz bir insan gibi yaklaşmak istiyorsan atman gereken ilk adım zihnin düşünme yönünü dilediğin doğrultuda uyandırmaktır. Bir başka ifadeyle zihnini duyguların olmadan düşünmeye itmek zorundasın. Hayatı olduğu gibi kabul ederek, kendini düşünmeyi bir kenara bırakarak ve değiştiremeyeceğin konuların üzerinde daha az durarak bunu başarabilirsin.

  • Hayatı olduğu gibi kabul etmelisin. Adil olmayabilir, sana berbat şeyler sunabilir, her gün özlediğin yağmurun yağdığını görebilirsin. Hayatın davranış biçimini sen yönlendiremezsin. Hayat iyiliklerle dolu olduğu kadar kötülüklerle de doludur. Zihninin bunu böyle kabul etmesini sağlamalısın.
  • Kendini düşünmeyi bir kenara bırakmalısın. Başkaları düşünen bir insanın kendi duygularına ayıracak vakti çok daha az olur. Etrafındaki insanları düşünürsen duygusallıktan biraz daha kopmayı başarabilirsin. En önemlisi konsantrasyon konusunda büyük problemler yaşamazsın.
  • Olumlu duygularının farkında olmalısın. Her şey duygusuz olmakla çözülecek değil çünkü sahip olduğun olumlu duygulara hayatın boyunca ihtiyaç duyabilirsin. Çok istediğin bir eşyanın hediye olarak sana alındığını öğrendiğinde duyduğun mutluluğu ve minnettarlığı kendi elinle öldürmek isteyecek değilsin.
  • Değiştirmeyi başaramadığın şeyleri kendi haline bırakmalısın. Bir olay karşısında sinirli olabilir veya öfkeden kuduracak hale dahi gelebilirsin. O olayı değiştirebilecek imkanlara sahip değilsen onları kafaya takmanın pek bir anlamı yoktur. Bunun yerine zihnini farklı düşünmeye teşvik ederek kendine bir çıkış yolu bulmalısın.

Duyguları Karıştırmadan Düşünmeye Başlamak

Duygusuz birisi olarak sadece mantıkla hareket etmek istiyorsan elbette duygularını karıştırmadan düşünmeye başlamalısın. Olayları bu şekilde ele almak tamamen mantık doğrultusunda kararlar almana yardımcı olacaktır. Yaşanmış olayı tek başına ele alarak, geleceği tahmin etmeye çalışmayarak ve akıllıca düşünmeye zaman ayırarak bunu başarabilirsin.

  • Yaşanmış olayı tek başına ele almalısın. Hayatını ve etrafında olup biteni gözlemlemeye çalışmalısın. Olan biteni fark etmeli ve en önemlisi tıpkı bir başkasını takip edermiş gibi yaşananları takip etmelisin. Bu sayede duygularını işin içine katmadan yaşanmış olayı tek başına ele almayı başarabilirsin.
  • Geleceği tahmin etmekten kaçınmalısın. Bir işin sonucunu yanlış tahmin etme olasılığın olduğundan her zaman başa dönmek zorunda kalabilirsin. Geleceği tahmin etmeden hareket edersen eğer korkularını ve endişelerini azaltmayı başarabilirsin. Geleceği tahmin edemezsin dolayısıyla bu konuya takılıp kalmayı da aklından çıkarmalısın.
  • Akıl yoluyla hareket etmeye çalışmalısın. Korku, sinir veya buna benzer duygulara bağlı kalıp düşünmek yerine sadece gerçeklere odaklanmalısın. Gerçekler akıl yoluyla görebildiklerini kapsayacağından bunu alışkanlık haline getirmeyi düşünebilirsin. Gerçekler kafanın içinde dönüp duranlar olamazlar, gerçekler karşılaşacaklarından ibarettir.
  • Kendini frenlemekten vazgeçmelisin. Kendi iç dünyanda sürekli olarak bir şeyler kurgulayıp onlara inanmak yerine bu iç sesleri susturmayı denemelisin. Hiçbir zaman mükemmel olamayacağın gibi hiçbir zaman mükemmelliği kovalayabilecek enerjiyle dolu da olamazsın.
  • Duyguların yeri ve zamanı olduğunu unutmamalısın. Duygular yeri geldiğinde oldukça işe yararlar ve işin gerçeği onlardan tamamen kurtulman mümkün değildir. Karar verme konusunda etkisini azaltabilirsin ama bazen duygular yoğun bir biçimde devam etmen gerektiğini söylüyorlarsa o yolda devam etmek senin için çok daha iyi olabilir.

Serinkanlı Olmaya Çalışmak

Duygularını işin içine katmadan karar alabilmeyi başarmak istiyorsan öncelikle sahip olman gereken karakteristik bir özellik bulunmaktadır. Serinkanlı olamadığın sürece doğru kararlar almada ve özellikle duygularını karar mekanizmasından uzak tutmakta zorlanırsın. Aşağıdaki alışkanlıklar ve davranışlar serinkanlı olma konusunda kendini geliştirmene yardımcı olabilecektir.

  • Bazen derin derin nefes almak iyi olabilir. Bir olay karşısında duygularının aniden harekete geçtiğini fark eder etmez mutlaka derin derin nefes almaya çalışmalısın. Nefes egzersizleri hayatının daha sağlıklı olmasını sağlayabileceğinden bu konuda çeşitli bilgiler edinmeyi düşünebilirsin.
  • Dikkatini dağıtmak iyi bir fikir olabilir. Yaşanan bir olay karşısında hemen karar vermek yerine mutlaka dikkatini dağıtıp karar sürecini uzatmayı düşünmelisin. Daha sonradan pişman olmak istemiyorsan karar verilecek durumlarda vakit kazanmak pek çok farklı koşulda işe yarayan bir durumdur.
  • Duygularını bulanıklaştıracak alışkanlıklara sahip olmamalısın. Alışkanlıklar insanın kendini kontrol edebilmesi konusunda epey etkilidirler. Bu nedenle sigara, alkol ve diğer bağımlılık yapan maddeler ile arana mesafe koymalısın. Tüm bunlar duygularının bulanmasına ve yerli yersiz ortaya çıkmalarına neden olacağından kendine daha kaliteli alışkanlıklar bulmayı denemelisin.
  • Blog yazarlığı yapabilirsin. Blog yazarlığı yaparak duygularını dışarıya yansıtmak mümkündür. Bunu ister benim gibi gerçek kimliğinle yaparsın istersen kendini gizli tutarak gerçekleştirebilirsin. Yazmak bir nevi insanın kendi kendine uyguladığı terapi gibidir.
  • Olumlu alışkanlıklara sahip olmalısın. Hayatının kalitesini yükseltmeyi başarabilirsen karar alırken en doğru adımı nasıl atacağını daha iyi bilebilirsin. Bu nedenle spor yapmak veya kitap okumak gibi olumlu alışkanlıklara sahip olmalısın.
  • Arkadaşlarını iyi tanımalısın. Sana zarar veren, sürekli seni aşağı çeken veya adım atma konusunda işini zorlaştıran arkadaşların varsa bunlarla arana mesafe koymalısın. İnsanlar kendi hayatlarını yaşamak yerine başkalarının hayatını kendi hayatlarına benzetme konusunda çok daha heveslidirler. Onlara bu fırsatı tanırsan hayatının en büyük hatasını yapmış olursun.

https://www.grisayfalar.com/okuma-aliskanligi-nasil-gelistirilir/

Duygu Kontrolünü Gerçekleştirmeye Çalışmak

Duygularından arınarak sağlıklı kararlar verebilmek istiyorsan son olarak elbette duygu kontrolü konusunda kendini geliştirmeye çalışabilirsin. Duygu kontrolünü gerçekleştirebilmek çok kolay bir iş olmadığından bu konuda defalarca yeniden deneme yapabilirsin. Bu konuda en büyük yardımcın kendi iç dünyanda çıkabileceğin yolculuklardır.

  • Kendi iç dünyandan yolculuğa çıkmalısın. Bunu kısa süreli meditasyonlar ile yapabileceğin gibi kendine daha farklı yöntemler de bulabilirsin. Bu yolculuklarda hedefin duygularını tanımak ve beraberinde onları anlamak olmalıdır.
  • Hata yaptığında bunu kabul etmelisin. Hayatın hemen hemen her anında hata yapabilirsin. Bu konuda hepimiz aynı durumdayız çünkü hata yapmadan ilerleyebilmek herkes için imkansızdır. Burada dikkat etmen gereken durum ise hatalardan yoğun biçimde pişmanlık duymaktan ve hataları kabul etmekten kaçınmak olmalıdır.
  • Kendine zarar verecek davranışlardan kaçınmalısın. Öfke, sinir, hayal kırıklığı, endişe veya kaygı her birisi duyguların tetiklemesiyle ortaya çıkmaktadır. Bu tür yoğun duygular yaşadığın zaman kendine zarar vermemek adına onlarla yüzleşmeye çalışmalısın. Onlardan korkmadığını göstermen durumunda onları kontrol etmeyi başarabilirsin.
  • Kendini tanımalısın. Bulunduğun anı, yaşadığın durumu ve çevrende olup bitenleri anlamak istiyorsan kendini tanımalısın. Neyin senin için önemli olduğunu, neye ihtiyaç duyduğunu ve hangi koşullarda duygularının isyan edeceğini en iyi sen bilebilirsin.

Ben duygusuz bir insan mıyım?

Bu kadar şey söyledikten sonra elbette bu soruyu kendim de düşünmeliyim. Duygusuz bir insan olduğumu söyleyemem hatta aksine rasyonel olmaktan uzak birisiyim diyebilirim. Hayatın belirli noktalarında bu çok büyük problemlerle karşılaşmama neden olsa bile sahip olduğum iyi duygularla birlikte yaşamaya alışkınım. Zaman zaman duygulara takılı kalmadan karar vermem gerekmiyor değil. Duygularım nedeniyle kolayca kandırıldığım dahi olmuştur. Her birisi benim için birer tecrübe olduğundan artık gerekmediği müddetçe duygularımı ön planda tutmamaya çalışmaktayım.

Duygusuz birisi nasıl olunur sorusuna artık bir cevap bulabildiğini düşünüyorum. Duygusuz birisi olmak gaddar veya gamsız birisi gibi yaşamak anlamına gelmemelidir. Böyle bir insanın iyi bir insan olması mümkün dahi değildir. Duygusuz birisi olmak hayatta karşına çıkabilecek onlarca duruma karşı karar alırken duyguları dışarıda tutmayı başarmakla ilgilidir. Bunu yapmak istiyorsan duygularını kontrol etme konusunda kendini geliştirmek zorundasın.

Kaan Karadeniz

28 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini "Bilgi ve Belge Yönetimi" bölümünde sürdürmekteyim. Psikolog veya terapist değil, araştırmacıyım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanlardanım.

You may also like...

Yorum yapıp katkı sağla...