Dune (Frank Herbert)

Dune, yazar Frank Herbert’in yarattığı aynı isimli efsanenin ilk kitabıdır. Bu kitap, gelmiş geçmiş en çok satan bilim kurgu kitaplarından birisidir. Frank Herbert, a yılları arasında yaşamış Amerikalı bir yazardır. En bilinen eseri kendi kalemiyle hayat verdiği bilim kurgu romanlarından oluşan Dune serisidir. Yazarın bu roman serisi en çok satan bilim kurgu romanı olma niteliğini kazanmıştır. Bu başarı sayesinde serinin ilk kitabı klasikler arasına girmeyi başarmıştır. Frank Herbert aynı zamanda gazetecilik, fotoğrafçılık ve kısa hikaye yazarlığı da yapmıştır.

Orijinal dilinde de Dune adını taşıyan kitap yaklaşık olarak 640 sayfadan oluşmaktadır. Kitabın dilimizdeki yayını Kabalcı Yayınevi tarafından gerçekleştirilmiştir. Dune, kendisinin haricinde beş kitabın daha bulunduğu serinin ilk kitabıdır. Serinin diğer kitapları Dune Mesihi, Dune’un Çocukları, Dune’un İmparator Tanrısı, Dune’un Sapkınları ve Dune Rahibeler Meclisi adını taşımaktadır. Eğer ilk kitabı okuduktan sonra keyif almışsanız serinin diğer kitaplarını sırasıyla okumanızı öneririm.

Bu yazıda neler var?

Dune

Dune, gelecekte bir dönemde yaşayan feodal bir yıldızlar arası topluluğun içerisinde bir çöl gezegeninin idaresini ele alan bir hanedanlığa mensup genç Paul Atreides‘in hikayelerini anlatmaktadır. Arrakis adı verilen bu çöl gezegeni melanj karışımının en önemli kaynağıdır ve evrenin bu anlamda en değerli gezegenidir. Bu nedenle gezegeni yönetmek diğer gezegenlere göre çok daha zordur.

Evrendeki her bir gezegen farklı bir hanedanlık tarafından yönetilmektedir. Ancak bu hanedanlıkların her birisi doğrudan imparatora bağlıdır. İmparatorun güçleri Arrakis gezegeninin ve dolayısıyla ünlü karışımın kontrolünü sağlamak için sürekli olarak hanedanlıkları karşı karşıya getirmektedir.

İmparator Corrino hanedanlığından IV. Shaddam‘dır. IV. Shaddam, Arrakis gezegeninin kontrolünü Atreides hanedanlığından Leto Atreides‘e verir. Leto bir dizi tuzağı atlatarak Arrakis gezegenine yerleşir. Burada hanedanlığını büyütür ve güç kazanır. Politik olarak imparatorun buna karşı çıkma şansı yoktur. Ancak imparatorun rahatsızlık duyduğu bir gerçektir. Atreides hanedanlığının çok fazla güç kazanmaması gerektiğini düşünür. Bu düşüncesinin sonucu olarak Atreides hanedanlığının ortadan kaldırılmasına karar verir.

İmparator planının bir parçası olarak Atreides hanedanlığı ile yüzyıllar boyu düşmanlığı bulunan Harkonnen hanedanlığını kullanmaya karar verir. Harkonnen hanedanlığının başındaki isim Baron Vladimir Harkonnen güce aç bir kişilik olduğu için imparatorun planının bir parçası olmayı kabul eder. Atreides hanedanlığı için zor günler kapıdadır.

Arrakis gezegeni imparator ve Harkonnen hanedanlığının askerleri tarafından güçlü bir saldırıya uğrar. Atreides hanedanlığının buna dayanacak gücü yoktur. Hanedanlığın başındaki isim Leto yakalanır. Leto’nun oğlu ve eşi Jessica ise kaçmayı başarır.

Jessica, Bene Gesserit kökeninden geldiği için çeşitli özel güçlere sahiptir. Paul da sürekli olarak kabiliyetlerini geliştirir. İkisi de çölde etkin olan Fremen birliklerinin arasına katılır. Paul, Fremen birliklerinin savaş kabiliyetlerinin farkına varır ve kendisi de önemli ölçüde güç kazanırken Fremen birliklerinin bu kabiliyetlerinden faydalanmak istemektedir. Paul güç kazanırken artış ileri görüşlü bir lider olma yolunda ilerlemektedir çünkü başarılı bir şekilde ileride olabilecekleri tahmin edebilmektedir. Fremen birliklerini Harkonnen hanedanlığına ve imparatora karşı birleştirir. Nitekim cihat olarak nitelendirdiği harekat sırasında kimliğini gizlemek için adını değiştirir. Bununla birlikte cihat harekatının Arrakis gezegeniyle sınırlı kalmayacağını ve gezegenin tamamını ele geçirmeye yönelik bir atılım olma tehlikesinin farkındadır.

Fremen birliklerinin inançsal olarak hareketleri imparator ve Harkonnen hanedanlığının dikkatini çeker. Ancak birlikte savaşan bu iki gücün birbirine karşı güvensizlikleri güz yüzüne çıkmaya başlar. İmparator elinde bulundurduğu güce ait sırrın açığa çıkmasını istememektedir. Bu güç muharebe alanında yenilmez olan Sardaukar askerleridir. Bu askerlerin eğitimleri özel olarak gerçekleştirilir ve her birisi hayatta kalmak için eğitimlidir. Harkonnen hanedanlığının lideri Baron, bu askerlerin sırrını öğrenmek için hamle yapar ancak imparator casuslarını göndererek bu hareketleri izler. Atreides hanedanlığı ortadan kaybolmadan önce benzer girişimi onlar da gerçekleştirmişlerdir.

Günü geldiğinde imparator ve Harkonnen hanedanlığının güçleri bir Fremen yerleşkesine saldırır. Bu saldırı sonucunda Paul ve onun sevgilisi Chani‘nin henüz bebek olan çocukları öldürülür ve dört yaşındaki kız kardeşi Alia kaçırılır. İmparator Alia’nın güçlerini fark ettiğinde ise onun Paul ile bağlantılı olabileceğini anlar. İmparator bugüne kadar hep Paul’un öldüğünü düşünmüştür.

Kısa bir süre sonra Arrakis büyük bir kum fırtınasına yakalanır. Kum fırtınası Fremen birlikleri için bir fırsat olur ve başkente saldırırlar. Paul imparatorun karşısına çıktığı sıralarda Alia, Harkonnen hanedanlığının lideri Baron’a suikast düzenler. Paul imparatoru ülkedeki tüm baharat kaynağını yok etmekle tehdit eder. Bu esnada yeni Harkonnen lideri onu bıçak düellosuna davet eder. Paul düelloyu kazandıktan sonra kendisini ispat etmiş olur. İmparator Paul’un söylediklerini yapabileceğinin farkına varır ve kızını onunla evlendirerek ülkenin kontrolünü tekrar Arteides hanedanlığına vermeyi kabul eder.

Ancak tüm bunlar gerçekleşirken bir Fremen efsanesi olan Paul’un öngörüleri gerçekleşir. Başlattığı cihat hareketi kendi kontrolünden çıkmıştır ve tüm evrene yayılmıştır.

Bu Kitabı Neden Okumalıyım?

Dünya genelinde en çok satan bilim kurgu kitaplarının arasına girmeyi başarmış bir eserden söz etmekteyim. Bu eseri okuyarak bilim kurgu kitaplarına giriş yapabilirsiniz. Bunun yanında kitabın birden çok farklı konuya değiniyor olması bir avantajdır. Bu avantajdan faydalanarak birçok şeyin farkına varabilirsiniz.

Kimine göre siyaset ve politik olan eserler sıkıcıdır. Okuma konusunda biraz zorlanabilirsiniz. Doğrudur ancak bu kitap bilim kurgu içerisinde siyaset ve politikaya yönelik birçok şey sunmaktadır. Hanedanlıkların kontrolünde olan feodal gezegenler, onların birbiriyle mücadelesi ve imparatorun gücü elinde tutmak istemesi daha birçok unsur aslında düne, bugüne ve geleceğe yansıtılabilir.

Kitapta Orta Doğu’ya yönelik birçok esintiler bulabilirsiniz. Aslına bakarsanız çok daha farklı esintiler buldum diyerek şaşırabilirsiniz. Bunun sebebi hikaye örgüsünün, hikaye bile olsa gerçeğe biraz yakın olabilme durumudur. Arrakis gezegeninin özel baharatını petrole benzetebilirsiniz. Tablonun şaşırtıcı olduğunu görürsünüz. Henüz yanı başımızda olan bir coğrafyayı anlatan hikayeyle karşı karşıya kalabilirsiniz. Elbette bu bir çıkarımdır. Yazarın bunu hedeflemiş olduğunu belirtmiyorum. Belki de hedeflemiştir, bilemem. Ancak bu ve bunun gibi çıkarımları sıkça yapabilirsiniz.

Politika, din, teknoloji, mutlak güç olma duygusu ve insan unsuru bu kitabın içerisinde yer alan farklı niteliklerdir. Bir bilim kurgu romanının tüm bunlara değiniyor olması başarısının ardındaki sırdır. Ayrıca kazanmış olduğu ödüller de başarısını ortaya koymaktadır.

Hayat boyunca mutlaka okumam gereken bir eser arıyorum diyorsanız Dune bu kitaplardan birisidir. Alın, okuyun, okutun ve kütüphaneleri genişletin.

Hepinize keyifli okumalar.

0 Shares

Kaan Karadeniz

28 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini "Bilgi ve Belge Yönetimi" bölümünde sürdürmekteyim. Psikolog veya terapist değil, araştırmacıyım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanlardanım.

Yorum yapıp katkı sağla...