Cennette Uzun Bir Kış (Barış Tuna)

Cennette Uzun Bir Kış… Sert bir roman. Hatta hayatımda okuduğum en sert romanlardan birisi. Başından itibaren şaşırtıcılığını ve sarsıcılığını koruyan, son bölüme geldiğimde ise her ne kadar ipuçlarını önceden sunmuş olsa bile hadi be diyerek bitirdiğim bir roman. Aykırı bir kitap Barış Tuna‘nın bu romanı ama aykırılığına rağmen okunabilecek kaliteye sahip ender romanlardan olduğunu düşünüyorum.

Cennette Uzun Bir Kış, Barış Tuna tarafından yazılmış bir romandır. Bu romanı psikolojik roman olarak adlandırabileceğim gibi bir aşk romanı olarak da ifade edebilirim. Ankara’da aşkın oluşturduğu bir dünyada hayatta kalma mücadelesi var Okuyanus Yayınları tarafından yayınlanan bu romanın sayfalarında.

Cennette Uzun Bir Kış: Kitabın Konusu

Cennette Uzun Bir Kış romanından bahsederken nasıl hikayeye sadık kalabilirim diye epey düşündüm. Çünkü vereceğim ipucu mahiyetindeki en ufak bilgi kitabın hikayesini öldürmeme neden olabilir. Elimden geleni yapacağım ve ümit ediyorum seni mahcup etmeden kitabın konusundan bahsetmiş olurum.

Ankara’da yaşanıyor tüm olaylar. Aslı, Meral ve Umut adında üç kişinin hayat hikayesi üzerinden anlatılıyor her şey. Hikayenin kadınlarının geçmişlerinde daha doğrusu çocukluklarında masum oldukları halde büyük günahlar yer alıyor. Bu günahların etkisiyle birlikte hayatlarına yön vermeye başlıyor hikayenin kadınları.

Aslı, bir türlü istediği kariyer başarısını elde edememiş ve bu yüzden baskı altındadır. Bir aşka karşı mağlubiyet bayrağını hiç inmemek üzere göndere çekmiştir. O aşkın sürüklediği doğrultusunda hayatını yaşamaya çalışır. Meral ise gayet sönük sayılabilecek çocukluğundan sıyrılıp kariyer merdivenlerini bir bir çıkmıştır. Aşk ile uzaktan yakından ilgisi yoktur, çünkü kendisine aşıktır.

Kitabın en önemli karakterlerinden bir diğeri olan Umut ise vasat çocukluğunu her daim muhafaza etmiş birisidir. Onun için önemli olan içindeki duygulardır. O duygular hep karşılıksız kalacaktır ve bu karşılıksızlığın pençesinde hayatını unutmuş birisine dönüşen birisidir.

Bence kitabın konusuyla ilgili bunları bilmeniz fazlasıyla yeterli olacaktır. Umarım kritik bir bilgiyi ağzımdan kaçırmadan karakterler hakkında bilgiler vermişimdir. Dile kolay 10 yıldan daha fazla süren bir emeğin karşılığı olmuş bir kitaptan söz ediyorum. Kim ne olursa olsun bu tür bir emeğe saygısızlık etmek ister ki?

Okuyanus Yayınları: Cennette Uzun Bir Kış – Barış Tuna

Sert, Öfkelendirici ve Yorucu

Alt başlık benim için tüm romanı özetler. Gerçekten bu üç kelimeyle koca romanı anlatabilirim. Blog Sözlük aracılığıyla elime ulaşan romandan sulu bir aşk hikayesi beklerken nelerle karşılaştım, ben bile inanamıyorum kendime. Hazır değildim böyle bir romanı okumaya ve benim için daha önce söylediğim gibi hayatımda okuduğum en sert içeriğe sahip roman oldu.

Barış Tuna‘nın karakter tahlillerini sevdim. Gerçekten karakterleri çok iyi tasvir etmiş ve detayları çok iyi işlemeyi başarmış. Karakterli o kadar iyi anlatmış ki kitabı sırf bunun için okumaya devam edeceğinden eminim. Yoksa canlandırmaya çalıştığın sahnelerin yüküyle kitabın sayfalarını çevirmek çok ağrına gidecektir.

Okumaya başlayıp ilk birkaç bölümün ağırlığını üzerimden atsam bile darbe üstüne darbe yiyerek resmen meydan dayağı yemiş kadar oldum. Kalkıp yeniden okumaya koyulduğum her seferinde son bölüme gelen kadar daha ağır şeyler çıkmaz herhalde dedim. Bu beklentim cevapsız kalsaydı yine iyiydi ama maalesef cevapsız kalmadı.

Cennette Uzun Bir Kış romanını okurken çok küfrettim. Bunu istemiştir herhalde Barış Tuna, yoksa neden bu kadar öfkelendirici cümlelerin altına imza atmış olsun ki? Yazar bunu istemişse bize de icazet etmek düşerdi. Hiç gocunmadan saydırdım küfürleri… Özellikle Aslı’nın geçtiği kısımlarda. Savaş olsa iftihar ederdi hava kuvvetleri benimle, öyle bombaladım etrafı sayende Barış Tuna, sayende…

Hangi karakterin yaşadıkları daha ağır yaralar insanı diye sorsanız yine Aslı derdim hiç kuşkusuz. Yalnız gerçekten çok karamsar buldum kendisini. Bu kadarına gerek var mıydı emin değilim. Her şey kontrolü dışında cereyan ederken o karamsarlığına karamsarlık katıp ilerletiyordu hayatını. Bilemedim, emin olamadım, bu kadar dağınık olur mu insan? Maalesef kestiremedim.

Okurken çok kızdım ama aynı zamanda çok yoruldum. Barış Tuna şiirsel cümleleri seven bir yazar ama ben okurken sevemedim bir türlü. Cümle nerede nasıl başladı, nereden nereye geçtik bazen anlayamadım. Detaylandırmayı seven bir yazar için başarılı bir anlatış ama okuyucunun gözünden yorucu bir yazılış olmuş karşılığı. Ben yoruldum açıkçası çünkü cümleler gerçekten çok uzun tutulmuş.

Tavsiye Durumu: Cennette Uzun Bir Kış

Cennette Uzun Bir Kış romanını okumanı tavsiye eder miyim? Evet ederim çünkü okurken küfretmekle tanışmanı istiyorum. Biraz öfkelen ve biraz bunlar gibi nicesi yaşanıyordur bu topraklarda diye toplumsal düşüncelere geçiş yapmak durumunda kalman gerektiğine inanıyorum. Düşünmeli insan her daim ve hayatının kıymetini bilmeli pek çok koşulda. Bu roman bunları sağlayabilecek kadar güçlü, bundan emin olabilirsin.

Cennette Uzun Bir Kış romanını değerlendirirken aklıma takılanlar bunlardan ibaret oldu. Sen daha farklı görüşlere sahip olabilirsin ama benim dikkatimi bunlar çekti. Çok fazla olumsuzluğun yer almaması nedeniyle kitabı kitap tavsiyelerim arasına dahil etmekteyim.

8 Comments

  1. Cemre Temel
  2. Sanem
  3. Mehmet
      • Mehmet

Yorum yapıp katkı sağla...

Reklamlar engelli...

Bu blog yayın hayatını rahatsız edici konumlarda olmayan reklamlar sayesinde sürdürmektedir. Lütfen destek olmak adına bu blog için reklamlara izin vermeyi düşünün.

Refresh