Cennette Uzun Bir Kış (Barış Tuna)

Kaan Karadeniz

26 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini "Bilgi ve Belge Yönetimi" bölümünde sürdürmekteyim. İki farklı oyun sitesinde içerik yöneticiliği, bir sitede içerik danışmanlığı yapmaktayım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanırım.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

8 Cevaplar

  1. Cemre Temel dedi ki:

    Okuduğum bir kitap değil. Hatta bildiğim bir yazar değil. En kısa zamanda okumaya çalışacağım Kaan teşekkürler ilgimi çekti açıkçası. Ben o sevmediğin şiirsel uzun cümleleri seviyorum:)

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba Cemre,

      Şiirsel cümleleri sevmediğimi söylemedim sadece yorucu olduklarını ifade ettim. Bunun sebebi şiirsel cümleleri okurken daha fazla duygu yoğunluğu sağlamak zorunda olmam. Bu kitabı gerçekten okumalısın, keyifsiz dahi başlasan keyifle bitireceğinden emin olabilirsin.

  2. Sanem dedi ki:

    Sizinle aynı zamanda okumuşuz kitabı. Bir ara hiç bitmesin istedim, o son bölüm neydi öyle, edebiyatta bir zirve gibi, o tasvirler, o şiirsellik, hatta şiirin ta kendisi. Büyülendim, yazara, kalemine aşık oldum. Ahmet Altan için söylerlerdi kadınları çok iyi anlatıyor diye, Barış Tuna’yı okuyunca vav oldum bir kadın olarak. Resmen içerden anlatmış, herkesi hem de. Sert mert önemli değil, okuyun abilerim ablalarım bu adamı, fena bir şey 🙂

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba Sanem,

      Yorumun için teşekkür ederim. İlk defa birisi bu kadar heyecanlı bir yorum paylaştı bu blogta. Beni fazlasıyla mutlu etti. Katılıyorum, herkes okumalı ve herkese tavsiye edilmeli bu kitap.

  3. Mehmet dedi ki:

    Barış Tuna gerçekten çok başarılı bir yazar. Kalemi çok kuvvetli, tespitleri olağanüstü incelikli. Ortalama okur için elbette okunması zor bir yazar, yani yeni kitap okuma alışkanlığı olan biri için fazla ağır, Orhan Pamuk gibi herkese hitap etmeyen yazarlardan. Bir de Cennette Uzun Bir kış’ın hikayesi de kahramanları da marjinal gibi görünmekle birlikte Barış Tuna öyle canlı kanlı yazmış ki gayet tanıdık gibi geliyor hepsi de. Ben birçok yeri birkaç kere okumak zorunda kaldım ama her okuyuşumda biraz daha sevdim ve hayran kaldım yazara, aklına, kalemine, gözlem yeteneğine. Mutlaka okunması gereken bir yazar.

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba Mehmet,

      Aynı yeri birkaç kez okumak zorunda kalan tek kişi olmadığımı görmek gerçekten güzel oldu. Bir an kendimden şüphe etmeye başlamıştım çünkü kitaba kendimi tam veremiyorum diye. Kitap beni tekrarlamaya teşvik etse bile bunu olumsuz yorumlamak içimden gelmedi nedense. Sanırım doğru olanı yapmışım.

      Değerli yorumun için teşekkür ederim.

      • Mehmet dedi ki:

        Rica ederim, sizin yorumunuzda en hoşuma giden ifade “sert” ifadesi oldu. Gerçekten çok sert bir roman, ama yazar bunu amaçlamış, belli. Romanın konusu zaten çok sert, fakat bazı yerlerde gülmekten öldüğümü de söylemeliyim. Çok eğlenceli kısımlar da var romanda, çok şiirsel, aşk acısını muazzam anlattığı yerler de. Dostoyevski’nin kulakları çınlasın, psikolojik tahlilleri bana büyük Rus yazarını çağrıştırdı. Son dönemde bu kadar ayrıntılı karakter analizleri görmemiştim, bana iyi geldi. Uzun cümleler evet yorucu, son 2 bölümdeki şaheser anlatım buna değer dedirtti bana.

        • Kaan Karadeniz dedi ki:

          Merhaba Mehmet,

          Sert ifadesini çok sık kullanmak pek hoşuma gitmemişti ama başka türlü hikayenin detaylarına sadık kalarak kitaptan bahsetmeye çalışmak çok zor olabilirdi. Ben yazarları çok olumlu bile olsa başka yazarlara benzetmekten çok hoşlanmadığım için senin söylediğini söylemek istemedim ama haklısın. Gerçekten Dostoyevski kadar iyi psikolojik tahlilleri var Barış Tuna’nın. Umarım yazmaktan hiç sıkılmaz.

          Değerli yorumun için teşekkür ederim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir