Cennet Çayırı (John Steinbeck)

Cennet Çayırı, birbiriyle bağlantılı öyküleri bir araya getirir. John Steinbeck’in eşsiz anlatımıyla aktarılan öyküler, çeşitli nedenler ötürü Cennet Çayırı adını taşıyan bu yere gelen insanların iç dünyasına yolculuk anlamını taşır. Kitap birbirinden farklı hikayelerini anlatırken size önemli bir keşif fırsatı sunmakla kalmıyor, sizi ayrıca mutluluk verici bir okuma yolculuğuna çıkarıyor.

Cennet Çayırı, dünyanın en iyi kısa hikayelerine imza atan John Steinbeck imzalı bir kısa hikaye kitabıdır. Fareler ve İnsanlar gibi edebiyat klasikleri arasında yer alan bir eseri yazmayı başaran yazarın bu kitabı orijinal dilinde The Pastures of Heaven adını taşımaktadır. İlk olarak 1932 yılında yayınlanan kitap, Nihal Yeğinobalı‘nın çevirisiyle Sel Yayıncılık tarafından 2016 yılında Türkçeye kazandırılmıştır.

Cennet Çayırı

Munroe Ailesi, Cennet Çayırı adını taşıyan bir yerden çiftlik alırlar. Bu çiftliğin alınması aynı zamanda şehirden buraya taşınmak anlamına gelir. Çiftlik başarıyla işletilir ve hayatlarında bir başarı söz konusu olur. Fakat bu başarı herkese aynı şekilde yansımaz. Munroe Ailesi, komşularının hayallerini bitiren, mahveden ve onların hedeflerine engel olan bir aile olur.

Hikayeler bu ailenin etrafında şekillenir ve her hikayenin içerisinde yer alan ortak nokta Munroe Ailesinin varlığıdır. John Steinbeck’in ilk eserlerinden birisi olan bu kitabı okuyarak onun anlatım dünyasıyla daha yakından tanımayı başarabilirsiniz.

Doğallığın Pencerisinden Muhteşem Aktarılan Hikaye

John Steinbeck hakkında çok fazla şey söyleme gereği duymuyorum. Fakat Gazap Üzümleri ve Fareler ve İnsanlar kitapları düşünüldüğü zaman Cennet Çayırı kitabının çok fazla ses getirmediğini söyleyebilirim. Bu kitabı önemli kılan durum ise yazarın ilk eserlerinden birisi olmasıdır yani onu en yakından tanımanızı sağlayacak eserlerden birisidir.

John Steinbeck’in bu kitapta yer alan öykülerinin her birisi bir vadide geçmektedir. Yazar bu vadiyi tüm ayrıntılarıyla betimleyerek okuyucuya aktarmaktadır. Doğallığın penceresinden hikayeyi okuyormuş hissine kolayca kapılabilirsiniz. Doğallığın penceresi o kadar güzel aralanmıştır ki vadinin yamaçlarına vuran güneşi, sayfalara sığan aşkı, korkuyu, hasreti hissetmeye şansına sahip oluyorsunuz. Her hikayenin sahip olduğu farklı dokunaklı noktaları kolayca fark edebiliyorsunuz.

Bir kitap kurduysanız John Steinbeck gibi bir yazarı daha yakından tanımalısınız. Cennet Çayırı isimli eser bunu en güzel bir biçimde sağlıyor. İnsanların iç dünyasına yolculuk edebileceğiniz ve onları olağan doğallığıyla aktaran farklı kalemler bulabilmeniz söz konusu bile olmayabilir. Kitabı okuduktan sonra en sevdiğiniz öykünün hangisini olduğunu belirlemek için epey düşüneceğinizden eminim.



Kaan Karadeniz

26 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini “Bilgi ve Belge Yönetimi” bölümünde sürdürmekteyim. İki farklı oyun sitesinde içerik yöneticiliği, bir sitede içerik danışmanlığı yapmaktayım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanırım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir