Blog yazarlığıyla 7 yıldan bugüne öğrendiklerim

Bu ayın sonuna doğru Gri Sayfalar yeni yaşına merhaba demiş olacak. Yıllar önce açmış olduğum ve her zaman blog işlevini görmesini istediğim bu adreste sayısız farklı işin altına imza attım. Bu süreç boyunca hayatımda nice farklı değişimler yaşanmaya başladı. Koskoca 7 yıl içerisinde eğitimden sağlığa, sağlıktan maddiyata ve maddiyattan maneviyata kadar pek çok değişim yaşadım.

Bugün tüm bu değişimleri seninle paylaşacağım. Bu yazıyı okuduktan sonra bir anlamda son 7 yılımın özetini öğrenmiş olacaksın. Sana bir şekilde yardımcı olmaya çalışan ve hayatının büyük bir bölümünü buraya ayırmış olan bir insanın neler yaptığına şahit olabilirsin. Belki hala sana yol gösterecek kadar bilgi sahibi olamayabilirim ama elimden geleni yaptığımı ve yapacağımı bu yazıyı okuduktan sonra öğrenmiş olacaksın.

7 Yılda Blog Yazarlığı Sayesinde Öğrendiklerim

Gri Sayfalar’ı ilk açtığımda bir hobiden ibaretti. Üniversitede ilk yılım olmasına rağmen çeşitli platformlarda sahip olduğum yazarlık deneyimini bir yerde artık göstermem gerektiğini düşündüm. Öğrenciyken buradan bol bol eleştiri yaptım ve bol bol fikir paylaştım. Dediğim gibi bir hobiydi benim için ama daha sonra kariyer olanağı olabileceğini anladığımda rotayı değiştirmem kısa sürmedi.

Blog Yazarlığına Merhaba

Gri Sayfalar’ın ilk yıllarında tam anlamıyla blog yazarıyım deme fırsatım olmadı. Bu fırsatı ilk kez üniversitenin dördüncü sınıfında elde ettim. Kariyer dönüşümü esasen bu noktadan sonra yaşanmaya başladı. Bölümden mezun olduktan sonra iş bulamama ihtimalimin artış göstereceğini sezdiğim andan itibaren blog yazarlığında bir kariyer yapabileceğimi düşünmeye başladım. Haklı olup olmadığımı zaman gösterecek, şimdilik daha yolun başındayım.

Sayısız Proje

Blog yazarlığında kendimi geliştirmeye uğraş gösterdiğim süre boyunca sayısız projede yer aldım. Önce Efsanelerligi.com hayata geçirildi ve hatalar sonrası kapatılarak yayın hayatına veda etti. Ardından, benzeri birçok kopya adres oluşturmaya çalışsam bile kararlılığın eskisi kadar olmaması nedeniyle sonuç olumlu olmadı. Ardından bu adreste yer alan oyun yazılarını temizleme süreci başladı. Sonrasında irili ufaklı birçok projeyi başlatan kişi olsam bile bazen birlikte çalıştığım insanlarla anlaşamama, bazen ise verilen sözlerin yerine getirilmemesi nedeniyle tüm bu projeler olumsuzlukla sonuçlandı.

Alışkanlıkların Güçlendirilmesi

Aynı sayfayı hatta aynı cümleyi tekrar tekrar okumam gerekse bile okuma alışkanlığımdan vazgeçmedim. Bağımlılık sayılabilecek alışkanlıklarım olmadığından aslında biraz daha rahattım. 2016 yılında gerçekleştirilen memurluk sınavı dışında beni sabit bir iş sahibi yapabilecek başka alternatif kalmadığından -özel üniversitelerin kütüphaneci talepleri benim için çok yüksek, başvurduğum ve görüştüğüm yerler var ama hepsi olumsuz sonuçlandı- blog yazarlığı benim için yegane alternatif oldu. Bunun için daha fazla şey öğrenmeye ihtiyacım olduğundan bol bol okudum, okuduklarımdan öğrendiklerimi de yazıya dökerek seninle paylaştım. Sitede yer alan yazıların büyük bir kısmı böyle ortaya çıktı ve çıkmaya da devam etmektedir.

Bugüne Geliş

Bugüne gelişin hikayesi tam olarak böyle oldu. Beni köşeye sıkıştıran her olanak aslında rotayı değiştirmem konusunda beni zorladı. Bugünden sonra ne olur bilemem ama şu kadarını söyleyebilirim, 2017-2018 yılları benim için sabit bir işe giriş denemesi yapacağım son yıllar olacak. Görünen köy kılavuz istemez, daha kısa belirtmem gerekirse ya memur olacağım ya da blog yazarlığına devam diyerek bunu profesyonel bir işe dönüştüreceğim. Olur ya memur olduktan sonra blog yazarlığını falan bırakacak değilim, hobi olarak yazmaya ve bilgi paylaşmaya devam edeceğim.

Hedef Zincirini Koparma

Yazılarımı okuduysan ve fark ettiysen, hemen hemen her yazıda yer alan en önemli unsurlardan birisi hedeftir. Hedef olmazsa olmaz bir durumdur ama aynı hedef hayatınızı monoton bir hale dönüştürebileceği gibi sizi çaresiz durumda bırakabilecek bir unsurdur. Ben kendime bir hedef belirlemiştim ama kontrolümde olmayan nedenlerden dolayı hedefimi yerine getiremedim.

Bir hedef belirleyip çok uğraşmak sizi yıpratabilir. Her zaman her hedefi yerine getirme şansına sahip olamayabilirsin. Zamanında Vazgeçmeli adını taşıyan ufak e-kitap aslında bunların hepsini anlatan bir kitaptır. Peki tam olarak ne yapmalı? Hedef zincirini koparıp niyete sadık kalmak bu dönemde yaptığım en iyi işlerden birisi oldu.

Damlaya Damlaya Göl Olur Meselesi

Yapmak istediğin her ne varsa bunu ufak parçalara ayırmak gerçekten çok iyi bir fikir. Büyük bir işi tek seferde yapamazsın ama onu parçalara ayırarak kısa sürede bitirebilirsin. Bunu anlatmanın en kolay yolu örnek vermektir. 2017 yılında yeni kitap veya kitaplar yazmaya özen göstereceğim. Bu kitapları bir günde oturup yazabilecek kapasiteye sahip değilim. Dolayısıyla 100 sayfalık bir kitap yazacaksam her haftaya 10 sayfa ayırmam yeterli olacaktır.

Burada yaptığım farklı değil aslında. Burasının önceden daha çok oyunlar üzerine bir adres olduğunu düşünürsek bugün çok daha farklı bir noktada olduğum yadsınamaz bir gerçektir. Bunların hepsini aslında bir günde yapmak isterdim ama günler hatta aylar sürdüğünü kabul etmeliyim. Dikkat edersen hala eskiden kalma yazıların blog adresimin konu başlıklarından çok daha farklı olduğunu görebilirsin.

Sağlığın Önemi

Hayatta birilerini kaybetmeye başladığın zaman sağlığın ve hayatın ne kadar önemli olduğunu daha rahat anlayabilirsin. Şu an benim durumumu en basitinden anlatan kısım burası. Hayat ne olursa olsun devam ediyor düşüncesinin arkasındaki gerçek bunlardan birisidir.

Hayatta çok insan kaybettim ama en ağır darbe dedemin vefat etmesi oldu. Beni her birisinden çok daha fazla etkiledi. Bu duygusal bir bağ ve hayata katılan değerle ilgiliydi. Ondan sonra gelişen süreçte kontrolsüz birisine dönüşmem kaçınılmazdı. Bunun bilincinde olmayanların beni hala bir şeyler yapmaya sürüklemesi, zorlaması ve gün aşırı söylenmesine kulak tıkamak sabrı beraberinde getirdi. Her zaman onlara karşı aynı ifade etmeye çalıştım. Hayat bu, sağlığın yoksa sen de olmazsın. Her şey para pul demek değildir.

Tüketimden Kaçış

Bir şeyleri satın almak insanı mutlu eder çünkü insan bir şey satın aldığı zaman bir problemi çözeceğini düşünür. Bu çok güçlü bir duygudur çünkü elinde farklı alternatifler olmasına rağmen bir şeyler satın alan insanları çokça görebilirsin. Belki sen de bunlardan birisin ama benim gibi buna karşı koyabilmeyi artık ilke edinmen gerekir.

Geçtiğimiz günlerde sitenin temasını değiştirmeyi düşünmekteydim. Bu düşünceyi yaklaşık iki hafta boyunca aklımda dolandırdım. Hatta bunun için kenara para ayırmama rağmen bunun gereksiz olduğunu fark ettim. Temayı değiştirecek olsam bile bana çok farklı alternatifler sunmayacak olduğundan bu fikirden vazgeçtim. Mevcut site teması her ihtiyacımı karşıladığına göre daha fazlasını aramak tüketime yenik düşmekten başka bir anlam ifade etmemeye başladı. Bende bu fikrimden vazgeçtim.

Telif Hakkının Gereksizliği

Kütüphanecilik üzerine aldığım eğitimin ardından bunu söylemek gülünç gelebilir. Ancak ben açık erişim konusuna inancı olan bir insanım. Yazdıklarım ilk kez benim aklıma gelmemektedir. Kaynak olarak aldığım yerlerdeki insanların da ilk kez aklına gelmemektedir. Bilgi bir noktadan diğerine geçerken sayısız evrime uğrarken yazdığı her şeye bu benim kullanamazsın etiketi koyanları anlamsız bulmaktayım.

Okuyucuları Anlamanın Önemi

Bir blog yazarı olarak bu kısmın önemli olduğunu ifade etmeliyim. Okuyucuları anlamıyorsan bu işi yapmak pek doğru değildir. Bir yazar her zaman okuyucusunu dinlemeli ve ondan gelen önerilere kulak asmalıdır. Aksi taktirde başarılı olma ihtimali yok denecek kadar azdır. Kendi bildiğimi okurum ve kimse bana karışamaz yöntemi burada geçerli değildir. Anında dibi görebileceğin için okuyucuların istemediği bir şeyi onlara sunmak için çaba göstermemelisin.

Yaptığın iş her ne ise karşıdaki kişiyi memnun etmen gerekir. Bir bankada veznedar bile olsan sana gelen müşteriyi en iyi şekilde karşılamanın en doğru iş olduğunu kabul etmelisin. Bu şekilde yükselmenin yolunu açabilir ve kariyerinde üst sıralara doğru çıkış yaşayabilirsin.

Gri Sayfalar ile 7 işte böyle geçti. Umarım önümüzdeki yıllarda çok daha fazla şey öğrenip bunları seninle paylaşabilirim. Amacım elde ettiğim bilgiyi muhafaza edip yıllanmış şarap haline getirmek değildir. Amacım her zaman öğrendiğim bilgiyi kaynağına sadık kalarak birçok insanla paylaşmaktır.



Kaan Karadeniz

26 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini “Bilgi ve Belge Yönetimi” bölümünde sürdürmekteyim. İki farklı oyun sitesinde içerik yöneticiliği, bir sitede içerik danışmanlığı yapmaktayım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanırım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir