Bin Dokuz Yüz Seksen Dört (1984)

George Orwell’ın Bin Dokuz Yüz Seksen Dört romanında totaliter sistemde yaşayan ve karamsarlıklarla dolu dünün, bugünün ve yarının insanını bulabilirsiniz. George Orwell’in edebiyat alanında kendisi ne ise 1984 veya Bin Dokuz Yüz Seksen Dört isimli eseri odur. Orwell bundan neredeyse bir asır önce kaleme aldığı eserinde geleceğe yönelik bir komplo teorisi ortaya koymuştur. Oluşturduğu komplo teorisini okuyucuyla sürükleyici bir anlatımla buluşturmayı başarmıştır. Bu eseri okurken ister istemez dünü, bugünü ve yarını sorgulamaya başlayacaksınız. Sonucunda ise Orwell’in kaleminden dökülen dünya düzeninin bir teori ile sınırlı kalıp kalmadığını araştırmaya koyulacaksınız.

Bin Dokuz Yüz Seksen Dört aslında oldukça popüler bir eser ve dünya klasikleri arasındaki yerini almış durumda. Bazılarına göre eser tamamen bir kapitalizm propagandacısı, bazılarına göre zamanında SSCB’ye karşı kullanılmış bir silah, bazılarına göre aşırı abartılmış ve içi boş bir eser. Bunların hepsini doğru kabul edebilirsiniz ancak ortada tek bir doğru olduğunu söylemek pek mümkün değildir.

Bin Dokuz Yüz Seksen Dört (George Orwell)

Orwell kitabında her şeyi kurgusal olarak ele aldığı için yukarıda belirtilenlerin sadece söylem ve çıkarımdan ibaret olduğunu ısrarla belirtmek gerekiyor. Ancak kitabın bir propaganda aracı olduğunu düşünenlere göre Orwell, kurgu üzerinden bile olsa hedefi belirliyor ve deyim yerindeyse sosyalizmi, komünizmi veya totaliter rejimleri yerip sonunda kapitalizmi haklı ve iyi olarak gösteriyor. Bu yaklaşımından ötürü ise Orwell’ın kitabı dönemin süper güçlerinden birisi olan SSCB’ye karşı kullanılan bir propaganda aracı olarak görülüyor.

Nitekim bu varsayımdan kolayca sıyrılmak mümkün. Bu roman George Orwell’ın son romanı olma özelliğini taşıyor ve neredeyse ölümünden önce tamamlanıyor. Orwell’ın tüberküloz rahatsızlığından ötürü vefat ettiğini ve aslında son yıllarındaki ruh halini kitabın satırlarına yansıtmış olabileceğini unutmamak gerekiyor.

Bununla birlikte aslında hedefin sadece komünizm, sosyalizm veya faşizm gibi totaliter sistemler olmadığını belirtmeliyim. Esasen bunlar olabilir ancak hedef yani tehdit olarak gözüken unsurlar bunlarla sınırlı değil. Bugün bile oldukça özgür olarak gözüken ülkelerde belirli kullanıcı gizliliği, veri madenciliği veya izleme gibi unsurlara karşı çıkıldığını göz ardı etmemeliyiz.

Diğer taraftan her şeyin bir sistem eleştirisi veya adı geçen yönetim şekilleriyle alakalı olduğunu düşünmeyin. Bin Dokuz Yüz Seksen Dört resmen kıskaçta olan, özgürlüğünü yitirmiş, sürekli izlenen ve kontrol edilen, baskıyla düşüncesi ellerinden alınmış bir insanı veya insanları anlatıyor. Dilerseniz kitabı okumadan yukarıdaki cümleyi biraz düşünün ve düşüncelerinizi not alın. Daha sonra kitabı okuyun ve okuduktan sonraki düşüncelerinizi de not alarak iki not arasındaki farklılıkları gözden geçirin.

Kitap karamsar, kitabın kurgusu iyi değil, kitap belirli bir kesimi hedef alıyor diye düşünmeden bu eseri okumalısınız. Sonunda mutlaka eseri yanlı olarak bile görecek olsanız sorgulayacağınız şeyler olacaktır.

Eserden biraz daha bahsetmek gerekirse 1984 aslında bir distopya. Distopya, birçoğumuz bildiği ütopya kavramının tersi olarak nitelendirilebilir. İnsan düşünü kurduğu ve dönemin şartları gereği erişilmesi imkansız olan toplum veya yaşam biçimine ütopya adını verir. Buradan yola çıkarak totaliter ve baskıcı bir yönetim şeklinin altında kıstırılmış insanların hikayesi de distopya olarak tanımlanabilir.

Orwell birçok kişinin bildiğinin aksine bu kitabı 1970 yıllarında kaleme almamıştır. Kitabın ilk basım tarihi 1949 yılında olmuştur ve günümüze kadar neredeyse her dönem okunan bir kitap olma başarısını göstermiştir. Yukarıda bahsettiğim distopya kavramı üzerine kurulu en iyi eserlerden birisidir.

George Orwell’ın Bin Dokuz Yüz Seksen Dört isimli politik romanı Türkiye’de Can Yayınları tarafından yayınlanmaktadır. Eser yaklaşık olarak 350 sayfadan oluşmaktadır. Politik romanları seviyorsanız, distopya üzerine kurulu bir roman arıyorsanız, eleştiriler bakış açısını geliştirmek ve sorgulayıcı yaklaşımlara sahip olmak istiyorsanız dünya klasiklerinden birisi olan Bin Dokuz Yüz Seksen Dört romanını mutlaka okumalısınız.

 

0 Shares

Kaan Karadeniz

28 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini "Bilgi ve Belge Yönetimi" bölümünde sürdürmekteyim. Psikolog veya terapist değil, araştırmacıyım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanlardanım.

Yorum yapıp katkı sağla...