Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Stefan Zweig)

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, daha önce farklı kitaplarından söz etmiş olduğum Stefan Zweig tarafından yazılmış bir kısa hikaye/roman -novella- kitabıdır. Bu tür fazla uzatılmayan ve yaklaşımlarıyla farklılaşan kitaplar fazlasıyla hoşuma gitmektedir. Yazar Stefan Zweig olunca belki biraz daha olumlu yaklaştığımı söyleyebilirim ama bu kitap bir aşkı anlatma biçimi nedeniyle dahi okunmaya değer bir kitaptır.

Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig tarafından yazılmış olan bir kısa hikaye kitabıdır. Kitapta hatırlamadığı bir kadının mektubunu okuyan ve onun hayat hikayesine dahil olan bir yazarın hikayesi anlatılmaktadır. Aşkı anlatış biçimiyle farklı bir öneme sahip olan bu eser, dilimizde Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları ve Can Yayınları gibi önemli yayıncılar dahil birçok yayıncı tarafından yayınlanmıştır.

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu – Kitabın Konusu

Oldukça popüler ve aynı zamanda zengin olan yazar her zaman gerçekleştirdiği tatillerden birisinden geri dönmüştür. Viyana’dan dönüşünde bilinmeyen bir kadından epey uzun bir mektup almıştır. Gençlik yıllarında zenginliğine ve kendisine aşık olduğu adamı asla unutmayan bu kadın, ne olursa olsun içindeki tutkuyu bir türlü bastıramamıştır. Dul annesi yeniden evlenip başka bir yere tanışmış olsa dahi bu aşk sönmemiştir.

Kadın, tekrardan Viyana’ya geri dönüp yazarı bulmayı başarmıştır. Yazar kadını hatırlamamış ve kadın onunla birlikte üç gece geçirebildiği için adını söylemekten kaçınmıştır. Yazarın aniden ortadan kaybolması ve kadının hamile kalması sonrasında gelişen olaylar bir gece kulübünde kadının yazarı yeniden bulmasıyla farklı bir boyut kazanmıştır. Yazar kadını yine hatırlamamış ve onu bir gecelik ilişki geçirmek için ideal bir partner olarak görmüştür. Ülke genelinde yaşanan grip salgını sonrasında çocuğunu kaybeden kadın, ağır hastalıkla boğuşurken ölümünün ardından yazara ulaşması için bu mektubu kaleme almıştır.

İş Bankası Kültür Yayınları: Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu – Stefan Zweig

Takıntılı Düşünceler ve Platonik Aşkın Doruk Noktası

Bana yorumlama fırsatı verseler kitaptaki kadının yaşadığı aşkı takıntılı düşünce olarak yorumlardır. Fakat bir erkek yazar olmasına rağmen bir kadının duyabileceği aşkı en iyi şekilde anlatan Stefan Zweig’ın buna fırsat vermediğini belirtmek istedim. Bu kitap bir kadının duyabileceği platonik aşkın muazzam bir biçimde anlatıldığını gösteren güzide bir eserdir.

Kabul edilmesi gereken bir diğer nokta ise bu kitabın çok fazla bilinmemesi ve diğer Stefan Zweig eserlerinin gölgesinde kalmasıdır. Satranç gibi güzide bir eseri yazan ve Mary Stuart gibi bir biyografiyi kaleme alan bir yazardan aşkı anlatan bir hikayenin çıkmasını beklemezdim. Stefan Zweig kalemini hikayeyi en ilgi çekici kılacak biçimde kullanmayı başarmıştır.

Hikaye oldukça sürükleyicidir. Sürekli olarak aynı soruyu sormanı sağlamaktadır… “Böyle bir aşk gerçekten mümkün müdür?” sorusu diline dolandıkça daha fazla okumayı istersin. Okudukça hikayenin içerisinde yer almaya devam edersin ve hikaye bittiğinde bunun bir takıntı değil tek taraflı gerçek aşk olduğuna inanırsın. Sence bu bir platonik aşk mıdır? Yoksa bir kadının hayal ettiği erkeğe karşı kayıtsız kalmak istediği takıntı mıdır?

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu – Tavsiye Durumu

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu isimli kısa hikaye kitabını okumanı tavsiye eder miyim? Evet ederim, çünkü bu kitabı okumadan bir erkeğin, bir kadının duyduğu aşkı anlatabileceğine inanmamayı tercih edebilirsin. Stefan Zweig seni şaşırtacaktır çünkü kendisi bunu en iyi biçimde başarmıştır.

Stefan Zweig’in bu eserini okuduktan sonra onun Satranç gibi diğer eserlerini de okumanı tavsiye ederim. Stefan Zweig ile tanıştıktan sonra bunu kendin de isteyeceksin ama yine de tavsiyemi sunmuş olayım. Umarım bu kitabı ve diğer kitapları keyifle okumayı başarabilirsin.



Kaan Karadeniz

26 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini “Bilgi ve Belge Yönetimi” bölümünde sürdürmekteyim. İki farklı oyun sitesinde içerik yöneticiliği, bir sitede içerik danışmanlığı yapmaktayım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanırım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir