Beden dili nasıl okunur?

Beden dili iletişimde etkin role sahip olduğu için ilişkilerin gelişmesine katkı sağlar. İletişim esnasında insanların bedenleriyle gönderdikleri sinyalleri yakalamak ve bunları anlamlandırabilmek önemli bir kabiliyettir. Biraz gayret ve biraz çalışmayla beden dilini doğru anlama konusunda kendinizi geliştirebilirsiniz.

Beden dilini okumayı öğrenmek istiyorsanız bu konuda biraz çaba göstermeniz gerekir. Duygusal, ilişkisel, cazibe ve güç merkezli işaretleri yakalamak beden dilini okuma konusunda yararlanabileceğiniz yöntemlerdir. Her yöntemin kendine özgü ipuçlarından yararlanarak iletişim kurduğunuz kişinin beden dilini doğru bir biçimde okumayı başarabilirsiniz.

Beden dili nasıl okunur?

Duygusal sinyaller ağlama, öfke, korkutma, endişe ve utanma gibi duygulardan oluşur. Her duygunun kendini belli etme biçimi farklı olduğu için insanların anlık olarak sahip oldukları duygu yükünü yüz ifadeleri gibi beden dillerinden kolayca anlayabilirsiniz. Bu konuda hangi ifadenin hangi duyguyu yansıttığını bilmeniz önemlidir.

1. Duygusal İşaretler

Ağlama genel olarak duygu patlaması yaşanması durumunda ortaya çıkar. Acı ve üzüntü ağlamanın oluşmasına neden olan yaygın duygular olsa bile çoğu zaman mutluluk da insanın ağlamasına neden olabilen bir duygudur. Çeşitli yönlerinin olması nedeniyle ağlama durumunda kişinin ne tür bir ruh halinde olduğunu anlamak için diğer beden dili işaretlerini göz önünde bulundurmanız gerekebilir.

Öfke kendisini kolayca belli beden duygulardan birisidir. Bir insanın kaşları çatık, gözleri geniş veya ağzı aşağıya doğru kıvrılmışsa onun öfkeli olduğunu hemen anlayabilirsiniz. Diğer taraftan tüm bu sinyalleri karşıya yansıtmamayı başarabilen birisi göğüs ile karın bölgesinin arasında kollarını bağlayarak kızgın olduğunu belli edebilir.

Endişe yaşayan birisinin yüz ifadelerinde sürekli değişimler yaşanır, gözlerini çok sık kırpar veya hareket ettirir. Endişe yaşayan birisi aynı zamanda ellerini sürekli hareket ettirir ve onları sabit tutmakta problemler yaşayabilir. Bir insan ayaklarını sürekli hareket ettiriyorsa ve kıpır kıpır bir durumdaysa yine endişe yaşıyor olma olasılığı yüksektir.

Utanma genel olarak gözleri kaçırma veya kafayı farklı yöne çevirmeyle kendisini belli eder. Bir insan sürekli yere bakıyorsa muhtemelen utangaç veya çekingen birisidir. Fakat bir insanın sürekli olarak yere bakıyor olması aynı zamanda bir şeylerden huzursuzluk duyduğunda veya bir şeyler gizlemeye çalıştığında gerçekleştirdiği bir davranıştır. Dolayısıyla yere bakan her insanı doğrudan utangaç birisi olarak nitelendirmek doğru olmayacaktır.

2. İlişkisel İşaretler

Mesafeli durma veya fiziksel yakınlık gerçekleştirme belirli duyguların ifade edilmesini sağlayabilir. İletişimden memnuniyet duyan bir kişi karşısındaki kişinin gözlerine uzun süre bakmaktan hiçbir çekince duymaz. Bir insanın duruş pozisyonu da ilişkisel işaretler konusunda size ipucu verebilir.

Fiziksel yakınlık ve dokunma beğenmenin, sevginin ve aşkın bir ifadesidir. İletişim kurarken kişiler arası duruş mesafeleri kısaysa bu duyguların varlığından söz edilebilir. Özellikle birbirleriyle yakın ilişkide olan kişiler oturdukları zaman veya yürüyüş esnasında aralarında fazla mesafe olmasını çok fazla arzu etmezler.

İnsanlar birisiyle konuşurken ilgi duymaları durumunda karşıdaki kişinin gözlerine aralıksız olarak bakmaya devam ederler. İnsanlar bir konuşma sırasında sağlarına veya havaya doğru bakarlarsa bu onların sohbetten hoşlanmadıkları anlamına gelir. Buna benzer şekilde belirli bir konuya ilgi duyan kişilerin gözlerinde büyüme veya irileşme görülür.

Kişinin duruşu kendisini ifade etme konusunda önemli bir göstergedir. Bir kişi ellerini başının arkasına doğru sık sık götürüyorsa konuyla ilgileniyor demektir ama bu aynı zamanda kişinin sakin bir yapıda olduğunu gösterir. Benzer bir şekilde kolların bağlanması karşı tarafa duyulan ilgisizliğin en belirgin özelliklerinden birisidir.

3. Cazibe Merkezli İşaretler

Cazibe merkezli işaretler göz temasının kurulması, yüz ifadelerinin okunması ve kişinin duruş biçimiyle ilgili işaretlerdir. Bu işaretleri doğru değerlendirmek karşıdaki kişinin beden diliyle verdiği mesajı doğru anlamakla eşdeğerdir. Bu nedenle işaretleri değerlendirmeye alırken koşulları hesaba katmak gerekmektedir.

Göz teması kurmak başlı başına cazibe merkezli bir ilgi işaretidir. Sık bir biçimde gözlerin kırpılması kişinin bir şeylere ilgi duyduğunun göstergesidir. Diğer taraftan anlık olarak göz kırpmak bilindiği gibi karşıdaki kişiye ilgi duyulduğunu belirtir. Her ne kadar bu kadar kolay yazılsa bile karşı cinsten birisine göz kırpmak cesaret gerektirdiği için çok sık yapılan bir davranış değildir.

Gülümseme cazibe merkezli yüz ifadelerinden en yaygın olanıdır ve yalandan atılmadığı sürece mutluluğun sembolüdür. Sahte gülümsemeler ile gerçek gülümsemeleri ayırt etmenin en kolay yolu gözlerin altına bakmaktır; bu bölgede kırışıklık oluşuyorsa gülüşün gerçek olduğuna inanabilirsiniz. Diğer taraftan kaşların yukarı doğru kaldırılması yine bilinen en yaygın ilgi duyma işaretlerinden birisidir.

Birbirine ilgi duyan kişiler birbirlerine yakın olmak isterler. Hatta birbirlerine dokunmaktan veya temas etmekten herhangi bir sakınca görmezler. Bir kişiye ilgi duyan bir birey genellikle o kişiye doğru yüzünü dönmeyebilir ama ayakları o kişiye doğru dönük olur. Diğer taraftan kişinin karşıdaki kişiye avuç içlerini göstermesi rahat olduğunun ve ona ilgi duyduğunun en önemli göstergesidir.

Fiziksel duruş konusunda erkekler ve kadınlar arasında belirli farklılıklar bulunur. Karşıdaki kişiye ilgi duyan bir vücudunu öne doğru koyar ve gövdesini ilgi duyduğu kişiye doğru çevirir. Diğer taraftan kadınlar ise karşıdaki kişiye ilgi duyarlarsa kollarını açık tutarlar.

4. Güç Merkezli İşaretler

Güç merkezli işaretlerde göz teması kilit unsur olmasına rağmen kişinin duruşu ve yüz ifadeleri onu bu konuda ele veren diğer beden dili işaretleri arasında yer alır. Her kişinin kendine özgü bir güç gösterme yöntemi bulunsa bile genelde ortaya konan davranışlar benzerdir.

Bir kişi korkusuzca göz teması kurmaktan çekinmiyorsa kendisi kabul ettirmeye çalışıyor demektir. Bu kişinin kendine olan güveni yerindedir ve konuştuğu kişinin üzerinde hakimiyet kurmak için göz temasına süreklilik kazandırıyor demektir. Bu işi profesyonel bir biçimde yapanlar kesintisiz göz temasının karşıdaki kişiyi korkutup rahatsız edebileceğini iyi bilirler.

Bir şekilde kendisini ispat etmek isteyen ve hakimiyet kurmak isteyen kişiler gülümsememeye çalışırlar. Sürekli ciddi kalarak ağırbaşlı olduklarını ifade etmeye çalışırlar. Böylece iletişim sırasında karşıdaki tarafa bir buz dağının bulunduğu mesajını kolay bir biçimde iletirler.

Bir kişinin duruşu ve özellikle başı dikse kendine olan güveni yerinde demektir. Karşıdaki kişinin üzerinde hakimiyet kurması kaçınılmaz olacaktır ve genelde el sıkışmak istediğiniz zaman elinizi sert bir biçimde sıkmaya özen gösterirler. Bu tür durumlarda kişinin vermek istediği mesaj gayet açıktır, kendisinin sizden güçlü veya iyi olduğunu dile getirmek istemektedir.

Beden Dilinin Doğru Okunması

Beden dilinin doğru okunması gerçek anlamda karmaşık ve zor bir durumdur. Burada yer alan bilgiler size belirli konularda yardımcı olacak olsa bile her birinin her zaman doğru şekilde sonuç vermediği anlar olabilir. Bunların temelinde kişiler arası farklılıklar yer almaktadır.

Bir insanın beden diliyle size gönderdiği işareti yakalayıp onu anlamlandırmadan önce büyük resmi görebilmeniz lazım. Onun kişiliğini, sözlü ifade biçimini ve sosyal yönünü hesaba katmalısınız. İnsanların karmaşık davranış ve düşünce yapısına sahip olması her hareketlerine standart bir anlam vermemeniz gerektiğinin en önemli göstergesidir.

Bir kişinin beden diliyle çevresine göndermiş olduğu mesajları doğru okumak istiyorsanız yapmanız gereken her anlamda dersinize iyi çalışmaktır. Birincisi karşıdaki kişiyi çok iyi tanımalısınız, gözlem gücünüzden yararlanarak bir nevi onu ezberlemeye çalışmalısınız.

İnsanlar genelde yalan söylediklerinde göz temasını bırakırlar öyle değil mi? Bir kişi bunun bilincindeyse ve yalan söylediği halde normalden daha uzun süre göz teması kurmaya özen gösterebilir mi? Evet gösterebilir, bu durumda onun bu davranışı gösterebileceğini hesaba katmalısınız.

Son olarak beden dilinin kişinin yetiştiriliş biçimine göre daha doğrusu kültürsel birikimine göre farklılık gösterebileceğini söyleyebilirim. Bu sadece ırklar arası bir durum değildir çünkü aynı ırka mensup olan ama farklı coğrafi bölgelerde yaşayan kişilerin beden dilleriyle ortaya koydukları işaretlerin birbirinden farklı anlamları olabilir. Göz temasının kurulması bazı yerlerde ilgi duyma anlamına gelebilir ama bazı yerlerde ise kızgınlık anlamını taşır.

Beden dili konusunda kendinizi geliştirmek istiyorsanız iletişim konusunda girişken birisi olmalısınız. Bol bol iletişim odaklı kitaplar okumalısınız. Hatta pratik uygulamaların bulunduğu kitapları okumak bu konuda size daha fazla yardımcı olabilir. Bunun dışında, beden dilini okumak istediğiniz kişiyi bir süre takip ederek onu tanımalı ve daha sonra davranışlarına yönelik çıkarımlarda bulunmalısınız.



Kaan Karadeniz

26 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini “Bilgi ve Belge Yönetimi” bölümünde sürdürmekteyim. İki farklı oyun sitesinde içerik yöneticiliği, bir sitede içerik danışmanlığı yapmaktayım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanırım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir