Başarı mutluluk ilişkisini çözmeni sağlayacak 5 soru

başarı mutluluk ilişkisi

Daha başarılı olmak ister misin? Başarı ile mutluluk arasındaki ilişkiyi öğrenerek bu hedefine ulaşabilirsin.

Kesinlikle hepimiz başarılı olmak isteriz. Bu konuda okuduğumuz hemen hemen her şey bizi çok daha fazla çabalamaya ve çalışmaya zorlar. Oysa başarı tamamen çok çalışmakla ilgili bir şey değildir. İçerisine biraz mutluluk tozu serpiştirmeyi başaramazsan başarıya yaklaşamazsın.

1. Başarı mutluluk getirir mi?

Başarı eşittir mutluluk diyen birisini görmen durumunda onu kenara çekip soruyu tekrardan sorabilirsin. Başarının mutluluk getirdiğini düşünen çok fazla insan vardır. Ancak, aslında bu denklemde yaşanan tam tersi bir durumdur. Çünkü başarı mutluluk değil, mutluluk başarı getirir.

Bunun en büyük sebebi elde edilen bir başarının son olmamasıdır. “Üniversiteden mezun oldum. Sonunda başardım!” dediğin zaman başarının ve onun getirdiği mutluluğun tadını çıkarabilirsin. Bu mutluluk kısa süreli olur. Bir sonraki hedef ortaya çıktığı zaman gözden kaybolur.

Bu nedenle formülü değiştirip mutluluğun başarıyı getirmesini sağlamak gerekir. Mutluluğu yükseltme yoluna gittiğin zaman elde etmiş olduğun başarının değerini yükseltmiş olursun. Böylece hayatın geri kalanı için başarı oranını artırarak mutluluk seviyeni aynı düzeyde tutabilirsin.

İyimser olan insanların karamsar olan insanlara göre çok daha başarılı olmasının asıl sebebi aslında budur. Çünkü teknik bilgiler ve akıl başarının sadece bir diliminde etkili olurken pastanın geriye kalan diliminde etkenler çok daha farklıdır. İyimser olan insanın becerini geliştirmek mümkündür ama aynı durum karamsar insanlar için geçerli değildir.

2. Problemler nasıl ele alınmalı?

Ortaya çıkan bir probleme yaklaşımın gelecekteki durumunu belirleyecek önemli bir etkendir. Söz konusu problemi bir tehlike olarak görüyorsan kaybedenler kulübüne hoş geldin diyebilirim. Problemleri mücadele ve fırsat olarak gören kişiler başarılı olmaya çok daha yakındırlar.

Bunun sağlamasını yapmak için ülkelerdeki politik durumları hızlı bir biçimde gözden geçirebilirsiniz. Mevcut politik durumu işin veya kariyerin açısından bir tehlike olarak görüyorsan hata yapıyorsun demektir. Politik havayı yani problem olarak belirlediğin durumu mücadele olarak görmelisin.

Bunun en büyük sebebi mücadele ile zorluk ve tehlike arasındaki tehlike farklılığıdır. Bir şeyi tehlike olarak gören insan çok daha streslidir. Bu tür insanların mutluluk seviyesi doğal olarak başarı düzeyi hızlıca düşmeye başlar. Aynı zamanda bu insanların etkileşimlerinde azalmalar yaşanır.

3. İki katı çalışmak başarıyı garantiler mi?

Buna verilecek cevap aslında çok nettir. İki katı çalışarak değil doğru çalışarak başarılı olmak mümkündür. Örneğin, öğrencilerin büyük bir kısmı bu konuda hata yapabilme potansiyeline sahiptir. Sınav dönemlerinde kendilerini hayattan kopararak başarılı olacaklarına inanırlar.

Bu öğrencilerin başarılı olduğunu ifade etmek kolay değildir. Çünkü bu tür insanların tükenmelerine ramak kalmış durumdadır. Tükenme yaşandığı zaman hızlıca hedef değiştirmeler başlar. Sonuç olarak çevreyle bağlarını kopararak sosyal ortamın getirdiği mutluluktan mahrum kalırlar.

Yapılan en sık hatalardan bir diğeri ise sürekli sosyal destek almaya çalışmaktır. Stres ile mücadele etmenin önemli bir yolu sosyalleşme olsa bile bunu tek taraflı düşünmemen gerekir. Başkalarından destek alırken aynı zamanda başkalarına destek vermeye çalışmalısın.

Başarılı olmak için iki katı çalışmak yerine verimli çalışmaya öncelik tanımalısın. İnsanlarla etkileşimini artırmalı, onlardan gelen mutluluk puanlarını toplamalı ve ardından başarıyı garantilemeye çalışmalısın. Aksi durumlarda stresin getirdiği sorunlarla sıkıntı yaşamaya başlarsın.

4. Nasıl daha mutlu olunur?

“Başarı mı mutluluk, mutluluk mu başarı getirir?” sorusunda cevabın ikincisi olduğunu düşünmeye başladıysan tebrik ederim. Başarı için yolu yarılamış olduğundan emin olabilirsin. Artık daha mutlu olabilmek için çözümler bulmaya çalışabilirsin.

Mutluluk büyük kazanımlardan veya büyük adımlardan elde edilebilir bir şey değildir. Son derece ufak olan durumlardan dahi mutlu olmayı başarabilirsin. Tatile çıkma gibi büyük mutluluklara alışmak yerine çok daha ufak ama sürekliliği olan mutluluk kaynaklarına alışmayı denemelisin.

Mutlu olmanın en kolay yolu birisine teşekkür etmektir. 24 saat arayla bir kişiye belirli bir konuda teşekkür etmen durumunda mutlu olabilirsin. Mutlu olmak için diğer alternatifler ise bir memnuniyet listesi oluşturmak ve egzersiz yapmaktır.

5. Harekete geçmek problem mi?

Burada yazmış olduklarımın güzel şeyler olduğuna inanıyor olabilirsin. Ama uygulama söz konusu olmadığı sürece kazanım elde etmen mümkün değildir. Kısacası, “Söylediklerini anladım ama bunları uygulayamıyorum. Ne yapmam gerekir?” sorusuyla karşı karşıya olabilirsin.

Bu tür bir soruyla karşı karşıya kaldıysan mutlaka 20 saniye kuralını uygulamaya koyman gerekli. 20 saniye kuralı başarı, mutluluk ve motivasyon üzerine çalışmaları olan pek çok kişi tarafından önerilen bir kuraldır. Albert Einstein‘ın “Başlamak, bitirmenin yarısıdır.” sözünü aklına getirebilirsin.

Bir işi 20 saniye içerisinde yapmaya niyetlenip harekete geçersen seni geri planda tutacak olan kötü alışkanlıklardan kurtulmayı başarabilirsin. Spora gidip egzersiz yapmaya karar vermiş olabilirsin. Bu durumdaysan evden çıkmaya hazırlanmak için maksimum 20 saniyeye sahipsin demektir.

20 saniye kuralı Eric Barker‘dan Shawn Achor gibi başarılı yazarlara kadar pek çok kişi tarafından tavsiye edilen bir şeydir. Bu insanlar alışkanlık geliştirmek için bu kuralı öne çıkarırlar. Mutluluk peşindeysen ve harekete geçmek istiyorsan ilk adım için sadece 20 saniyeye sahip olduğunu bilmeli ve kabul etmelisin.

Umarım bu bilgiler başarı ve mutluluk ilişkisini anlama konusunda sana yardımcı olmuştur. Aklına takılan bir şeyler varsa bunları yorum olarak bana ulaştırabilirsin. Yazımı beğendiysen arkadaşlarınla paylaşabilir ve yazılarımdan haberdar olmak için aşağıdan ücretsiz abonelik gerçekleştirebilirsin.

Kaan Karadeniz

İstanbul Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi bölümünden mezunum. Yazı yazmayı ve araştırma yapmayı seviyorum. Psikolog, terapist veya yaşam koçu değilim. Hedefim insanların hayatlarına değer katabilecek bilgileri insanlarla buluşturmaktır.

You may also like...

Yorum yapıp katkı sağla...