Anasayfa » Kitap Tavsiyeleri » Askerler Geldiğinde (Miriam Gebhardt)

Askerler Geldiğinde (Miriam Gebhardt)

Askerler Geldiğinde… Alman tarihçi ve yazar Miriam Gebhardt tarafından yazılmış, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Müttefik Devletler safında yer alan askerlerin Almanya’yı işgal etmesiyle gerçekleştirdikleri tecavüz gibi utanç verici suçları yaşandığı tezini ortaya koyan bir kitaptır. İkinci Dünya Savaşı’nı sadece kazanan devletlerin yazdığı tarihten öğrenmek istemiyorsanız bu kitabı okumak isteyeceğinizi düşünüyorum.

Kitabın Konusu ve Tavsiye Durumu

Askerler Geldiğinde, Alman tarihçi ve yazar Miriam Gebhardt tarafından yazılmış bir tarih kitabıdır. İkinci Dünya Savaşı sona erdikten sonra Müttefik Devletler askerlerinin Almanya’nın işgali sırasında bıraktıkları izlere yönelik araştırmalardan sadece birisi olan bu kitap aynı zamanda büyük bir trajediyi gün yüzüne çıkartmaktadır. Orijinal dilinde 2015 yılında Als die Soldaten kamen adıyla yayınlanan kitap When The Soldiers Came adıyla İngilizce diline çevrilmiştir, 2016 yılında ise Astana Yayınları tarafından çevirisi yapılarak dilimize kazandırılmıştır.

Askerler Geldiğinde – Kitabın Konusu

Dünyanın gördüğü en büyük savaşlardan birisi olan İkinci Dünya Savaşı sonrasında kazanan taraf olan Müttefik Devletler askerleri kaybeden taraf olan Almanya’yı işgal eder. İşgal kısa sürede yayılır ve kitabın konusunu edindiği trajediler yaşanmaya başlar. Yapılan araştırmalar yaklaşık olarak bir milyon kadının askerler tarafından tecavüze uğradığını ortaya koymaktadır.

Kitabın başlangıç kısmında yer alan ifadeler aslında oldukça gerçek gibi görünse bile kitap okundukça aslında kazanan tarafın insanlığını kaybeden taraftan olduğunu göstermektedir. Askerler Geldiğinde adını taşıyan bu kitap kadın, erkek, çocuk demeden en az 860,000 kişinin bu iğrenç suçun mağduru olduğu tezini ortaya koymaktadır. Rakamlar ürkütücü, yapılanlar ise savaşın bilinmeyen yüzü…

Astana Yayınları: Askerler Geldiğinde – Miriam Gebhardt

İddialı, Ses Getirici ve Öfkelendirici

Askerler Geldiğinde adını taşıyan bu kitap aslında göz ardı edilmiş bir suçu ortaya çıkartmak için yazılmıştır. Rakamlarla fazla uğraşmaya gerek olduğunu düşünmüyorum, rakamlar fazla bile olsa bu suçun işlenmiş olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir. Savaş kaçınılmaz olduğunda kendini savunmanın gerekliliği, ulusuna sahip çıkmanın anlamlılığı bu kitabı okuduktan sonra size biraz daha baskı kuracaktır.

İkinci Dünya Savaşı, Adolf Hitler liderliğindeki Almanlar tarafından başlatılmıştı. Çok kişiyle savaştı Almanlar, çok insan öldürdüler, çok insanı kamplara tıktılar, belki burada anlatılanların bir kısmını kendileri de gerçekleştirdiler. Tüm bu yaptıkları burada anlatılan suçun varlığını yok saymanıza imkan tanımayacaktır; Almanların savaş suçlusu olması Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve İngiltere gibi ülkelere ait askerlerin tecavüz gibi iğrenç bir suçu işlemiş oldukları gerçeğini değiştirmeyecektir.

Bu kitabı okuduktan sonra aklınıza ister istemez tahmin edebildiğim düşünceler gelecektir. Faşistlere iyi olmuş diyenler çıkabilir, çok suç işlediler intikamı alındı denilebilir, birçok savaşta bunlar olmuştur denilebilir. Ancak farklı dengelerin olduğu unutulmamalıdır. Almanlar, kendi ülkelerine asker çıkartan Amerikalılar ve Kanadalılar ile doğrudan çarpışmadığı için bunun intikam olarak görülmesi ve suçun üstünün örtülmesi söz konusu değildir.

Askerler Geldiğinde – Tavsiye Durumu

Askerler Geldiğinde kitabını okumanızı tavsiye eder miyim? Göreceli olarak evet, anlatılanların doğru olduğunu görseniz bile bir ülkenin soykırım yapmış olmasını unutamayacak birisiyseniz bu kitabı okumak sizin için zaman kaybıdır. Savaşlarda sadece kaybedenlerin kaybeden olduğunu düşünmüyorsanız ve savaş sonrasında yaşanan kültürel olaylara meraklıysanız bu kitabı okumanızı öneririm.

Askerler Geldiğinde kitabını değerlendirirken aklıma takılanlar bunlar oldu. Kitap okuyucusunu hayretler içerisinde bırakacak bir tezle karşınıza çıkmaktadır. Rakamlara takılmanızı çok fazla önermem çünkü onlara benim de güvenim yok, belki çok daha az veya çok daha fazla kurban söz konusudur. Yine de tarihi sadece kazananların dilinden değil kaybedenlerin dilinden de okumak gerekmektedir.

Kimim Ben?: Kaan Karadeniz

26 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini "Bilgi ve Belge Yönetimi" bölümünde sürdürmekteyim. İki farklı oyun sitesinde içerik yöneticiliği, bir sitede içerik danışmanlığı yapmaktayım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanırım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ücretsiz e-Kitabını Almayı Unutma!

Zamanında Vazgeçmeli adını taşıyan e-Kitabımı ücretsiz olarak okuyabilirsin!