Aşırı duygusallık ile nasıl baş edebilirim?

Aşırı duygusallık veya aşırı hassasiyet ile nasıl başa çıkabilirim? Aklındaki soru tam olarak buysa bugün sana yardımcı olmaya çalışacağım. Bunu sana hayal satarak değil uygulamayı başaracağın kolay yöntemlerle gerçekleştirmeyi deneyeceğim.

En az senin kadar duygusal ve aşırı hassas birisi olduğumu söylesem bana inanır mısın? Bana inanman için ortada hiçbir sebep olmadığını düşünmeye başlayabilirsin. Bu çok doğal bir durum ama bana inanmanın sana hiçbir şey kaybettirmeyeceğini aksine pek çok şey kazandırabileceğini unutmamalısın.

Aşırı duygusallık ile nasıl mücadele edebilirim?

Aşırı duygusallığın aslında sağlıklı bir şey olduğunu en başından kabul etmelisin. Fakat bu duygusallık artık kontrol edilemez boyutlara ulaşmaya başlamışsa işte o zaman harekete geçmen gerektiğini bilmelisin. Duyguların senin düşmanın değil, dostlarındır. Aşırı duygusallığın yeri geldiğinde seni hatalara sürüklediğini düşündüğün için artık bu tutumdan kurtulmak isteyebilirsin. İşte bunun için hassasiyetini dengeleme yoluna gitmeyi deneyebilirsin.

  1. Birinci adımda duygularını keşfetmelisin. Aşırı duygusallıktan kurtulmak için ortaya koyulacak planda ilk adımı yaşanan duyguları keşfetmeye ayırmayı deneyeceğiz. Bu sayede kiminle mücadele ettiğini, nasıl ortaya çıktıklarını ve ilerleyen adımlarda onlara karşı neler yapabileceğini öğrenmiş olacaksın.
  2. İkinci adımda keşfettiğin düşüncülerini derinlemesine incelemelisin. Aşırı duygusallıktan kurtulmak için oluşturulan planda ikinci adım keşfedilen duygulara yönelik düşüncelerini inceleyerek onları daha yakından tanımak olacaktır. Bu bize harekete geçmeden önce en doğru yolu takip edebilmemiz konusunda yardımcı olacaktır.
  3. Üçüncü adımda duygusal dengeyi sağlamak için harekete geçmelisin. Aşırı hassasiyetten kurtulmak, duygusal dengeyi yakalamak ve yaşamın geri kalanında duygusal anlamda daha dirençli olmak için oluşturulan planı uygulamayı denemelisin. Her işte olduğu gibi başlangıçta bu seni biraz yoracaktır ama pes etmezsen yolun sonu selamete çıkmaktadır.

Duygularımı nasıl keşfederim?

Duygularını keşfetme ve onları daha yakından tanımaya çalışma aşaması biraz uzun sürebilir. Bunun için kendine vakit ayırmayı denemek zorundasın. Aşırı hassasiyetin bir kazanım değil doğuştan gelen bir durum olduğunu kabul ederek yola çıkmak iyi bir fikir olabilir.

  • Aşırı duygusallığın bir kazanım değil doğuştan gelen bir durum olduğunu kabul etmelisin. Birçok insanın düştüğü en büyük hatalardan birisi aşırı duygusallığın bir kazanım olduğunu düşünmektir. Genetik bir getiri olan aşırı duygusallık karşısında yapılabilecek en önemli şey bu durumu kabul edip onların etkisini azaltabilmektir.
  • Kendine vakit ayırıp kendini değerlendirmelisin. Bunu atlayıp duygusallık konusunda çaba gösteren herkes sonunda başarısız olacaktır. Kendini değerlendirmeden, aşırı duygusal olup olmadığını bilmeden hareket etmek seni hataya zorlayacağından bundan olabildiğince kaçınmalısın.
  • Duygu günlüğü tutarak yaşadığın tüm duyguları kayıt altında tutabilirsin. İşin yavaş yavaş pratiğe kaymasını sağlayan en önemli adımdır. Gün içerisinde yaşadığın duyguları anlık olarak kayıt altına almalısın. Böylece hangi duyguyu ne zaman ve hangi koşullarda yaşadığını kolayca tespit edebilirsin.
Okuma Önerisi:  Günlük nasıl yazılır?
  • Kendine olumlu veya olumsuz etiketler eklemekten vazgeçmelisin. Aşırı duygusal insanlar genellikle çevrelerinde yer alan insanlar tarafından belirli etiketlerle anılırlar. “Mızmız”, “sulu göz” gibi yakıştırmalarla daha önce sık sık karşılaşmış olabilirsin. Bu tür etiketlere kendini çok fazla kaptırmamalısın çünkü bunlar doğruları yansıtmazlar.
  • Duygularını harekete geçiren ögeleri ve durumları tespit etmelisin. Burası çok önemlidir çünkü duyguların durduk yere harekete geçmezler. Bir şeyler olduğunda veya bir şeylerle karşılaştığında aşırı hassasiyet sahibi olabilirsin. Bunun sebebi beyninin söz konusu durumlara otomatik cevaplar vermeye başlamasıdır. Bunun için bakış açını değiştirip farklı çerçeveden bakabilmeyi öğrenmelisin.
  • Aceleye yer vermeden yavaş yavaş ilerlemeye çalışmalısın. Duygusal konularla uğraşan biriysen mutlaka zamana ihtiyacın olacaktır. Hiçbir psikolojik sorun birkaç saatte veya bir gecede çözümlenemez. Bunun bilincinde olduğun sürece her şeyi hızlı bir biçimde çözebilmek için ekstra enerji tüketmekten uzak durabilirsin.
  • Duygularından kaçmadan onları yaşama cesaretini göstermelisin. Duygularını yaşamaktan kaçınmak aşırı hassasiyetten uzaklaşman anlamına gelmez. Aksine ne kadar kaçarsan onların sana verdiği zararı bir o kadar yükseltmiş olursun. Bu nedenle her zaman ortaya çıkan duyguyu yaşamaya çalışmalısın.

Düşüncelerimi nasıl incelerim?

Duygularını tanıyıp onların neler olduğunu keşfettikten sonra yapman gereken bu duygulara yönelik düşüncelerini incelemektir. Bunun sebebi duyguların tek başına bir anlam ifade etmemesi, onlara yönelik düşüncelerinin pek çok şeyi belirlemesidir. Düşüncelerini genel hatlarıyla inceledikten sonra uygulama aşamasına başarıyla geçiş yapabilirsin.

  • Seni aşırı duygusal yapan şeyler bilişle ilgili olabilir. Bilişle ilgili durumlar genellikle beynin zaman içerisinde öğrendiği ve belirli durumlara karşı verdiği otomatik cevaplarla alakalıdır. Bunlar kendiliğinden ortaya çıkmaz. Zaman içerisinde yaşadığın deneyimler doğrultusunda tüm kalıpları kendin oluşturursun. Bu kalıpları ortadan kaldırmak aşırı duygusallığın azalmasını sağlayabilir.
  • Kişiselleştirme ile mücadele etmelisin. Birisi bir şey anlattığında her şeyi kişisel algılayan biriysen aşırı hassas olman gayet doğaldır. Genelde pek çok meseleyi kişiselleştirerek algılama yoluna gitmek işin kolayıdır. Fakat anlatılanlar seninle ilgili değilse kişiselleştirme yapmanın gereksizliğinin farkında olmalısın.
  • Yakıştırılan etiketlerle mücadele edebilirsin. Başkalarının yakıştırdığı etiketlerden kurtulmak kolaydır ama kendi yakıştırdığın etiketler için aynı şeyi söylemek çok kolay değildir. Bu genelde kişiselleştirme boyutunu abartmakla ilgili bir durumdur. Genelleme yaparak kendini bir konuma yerleştirirsen devamında bir etiketin gelmesi garanti gibidir. Bundan olabildiğince kaçınmayı denemelisin.
  • Gereklilik durumlarına karşı mücadele edebilirsin. Bir şeylerde gereklilik standardını başkası belirlemişse bunlara karşı durmayı deneyebilirsin. Bir başkasının standardına ayak uydurmak demek onları atladığın zaman suçluluk ve pişmanlık ile boğuşman anlamına gelir. Sana mantıksız gelen tüm gereklilikleri elinin tersiyle itmeyi denemelisin.
  • Duygusal akıl yürütmeye karşı mücadele edebilirsin. Duygusal akıl yürütmenin sonucu gayet açıktır. Bir konuya karşı verdiğin duygusal tepkinin gerçek olduğunu düşünüp durursun. Duygusal akıl yürütme hemen hemen tüm insanlarda olan bir durumdur ama ona karşı mücadele etmek, onun sesini kısabilmek mümkündür. Yapman gereken olumsuz duygularının gerçekle olan ilişkisini irdelemektir.
  • Sonuçlara varmaktan kaçınmayı düşünebilirsin. Bazı insanlar bir olay karşısında arka planı öğrenmeden anında sonuçlara varmayı düşünürler. Bu tip durumlarda olumsuz duygu ve düşünceleri bertaraf edebilecek bilgilerden uzaklaşılır. Dinlemeden etmeden doğrudan sonuçlara varmak pek akıllıca bir iş olmadığından mutlaka bundan kaçınmalı hatta buna karşı ciddi şekilde savaşmaya çalışmalısın.

Harekete geçmeye ne dersin?

Duygularını tanımak ve duygularına yönelik düşüncelerini incelemek yapman gerekenleri öğrendiğin aşamalardır. Artık öğrendiklerini uygulamaya koyabileceğin bir plana ihtiyacın vardır. Bu planı hayata geçirmek istiyorsan öncelikle onu kendin için en uygulanabilir halde oluşturmaya çalışmalısın.

  • Faydalı alışkanlıklarla hayatını zenginleştirmeyi denemelisin. Hayatında yer alan alışkanlıklar senin için ne kadar faydalıysa yaşayacağın psikolojik problemleri atlatma olasılığın bir o kadar yüksektir. Spor yapmak, kitap okumak, meditasyon yapmak gibi faydalı alışkanlıklarla kendi sağlığını desteklemelisin.
Okuma Önerisi:  Okuma alışkanlığının faydaları nelerdir?
  • İletişim becerilerini güçlendirmeye çalışmalısın. İnsanlar zaman zaman yanlış biçimde kurdukları iletişimin ceremesini çekerler. Kendi duygu ve düşüncelerini karşıdakine aktarmakta zorluk çektikleri için aynı zamanda “hayır” diyebilme konusunda beceriksiz olurlar. Bu nedenle her zaman ama her zaman kendi ihtiyaçlarına ve duygularına yönelik iletişim kurmalısın.
  • Anlık kararlar vermekten kaçınıp sakinleştiğinde karar vermelisin. Belirli durumlara karşı göstereceğin tepkiler duyguların etkisi altındayken çok doğru olmazlar. Harekete geçme aşamasında böyle bir hataya düşmek istemiyorsan mutlaka önce sakinleşmeli ardından söz konusu duruma karşı ortaya koyacağın tepkinin nasıl olacağına karar vermelisin.
  • Başkalarına şefkatle yaklaşmayı öğrenmelisin. Aşırı hassasiyetinden ötürü insanlarla kurduğun ikili ilişkilerde çok fazla sorumluluk alma taraftarı olmayabilirsin. Yapacağın en ufak hatanın seni yerle bir edeceğini düşünüp dururken aslında hatanın yaşanmasını sağlarsın. Karşındaki kişiye sevgi ve şefkatle yaklaşıp aynı karşılığı alırsan yapılan hataları birlikte çözüme kavuşturmak çok daha kolay olacaktır.
  • Aşırı duygusal hassasiyet depresyona ve diğer psikolojik sorunlara yol açabilir. İnsanların duygusallıkları daha çok doğuştan gelen bir durum olsa bile bazı insanlar kendilerini yavaş yavaş aşırı duygusal bir insan haline dönüştürebilirler. Bunun getirisi ise aşırı duygusal hassasiyetin başka psikolojik sorunlara dönüşmesidir. Kendini yavaş yavaş bu yola girmiş gibi hissediyorsan bir şeylerin yolunda gitmediğinin farkında olmalısın.
  • Sabırlı olmayı öğrenmelisin. Duygusal olarak kendini geliştirmen, aşırı duygusallıktan kurtulman ve duygularını yönetebilme becerisine sahip olman zaman alıcı bir iştir. Bu nedenle olabildiğince sabırlı olmaya çalışmalısın. Bu süreçte karşına bolca engel çıkacaktır ama dirayetli olup bu engelleri aşabilmek yine senin elinde olacaktır.
  • Gerekliyse profesyonel destek almalısın. Her ne kadar burada yer alan bilgiler gibi sayısız bilgiyle kendini donatsan bile aşırı duygusallıkla başa çıkabilmek çok kolay olmayabilir. Bu tür bir konumda olduğunu hissediyorsan mutlaka ama mutlaka en kısa sürede profesyonel destek almayı düşünmelisin.

Aşırı duygusallıktan kurtulmak için hangi sorulara cevap bulmalıyım?

Aşırı duygusallıktan kurtulmak için yukarıda sunmuş olduğum adımlar sana yardımcı olduysa ve daha fazlasını öğrenmek istiyorsan okumaya devam edebilirsin. Aşırı duygusallığa sahip insanların sıkça aklına gelen ve cevaplandırması gereken bazı sorular vardır. Bu soruları Amy Morin en iyi şekilde özetlemiştir ve birlikte bu sorulara uygun cevaplar bularak oluşturduğun eylem planını güçlendirmeyi başarabilirsin.

  • Ne hissediyorum? Daha önceki başlıklarda belirtmiş olduğum bir öneriyi kapsayan sorudur. Aşırı duygusallığı yenebilmenin en doğru yolu hissettiklerini anlamaktan geçer. Bu şekilde ortaya çıkan duyguların ortaya çıkış nedenlerini saptamayı başarabilirsin.
  • Neden böyle hissediyorum? Hissettiğin duygunun nedenini belirlemek durumundasın. Bir beklentin varsa ve bu beklenti karşılanmamışsa üzgün olman gayet doğaldır. Fakat bazen boş yere oluşturulmuş olan beklentilerin getirileri baş edilemez derecede güçlü duygu yoğunlukları olabilir.
  • Bu probleme sahip arkadaşıma ne önerirdim? Pek çok insan için “kelin merhemi olsa kendi başına sürer” atasözü bir hayat felsefesi konumundadır. Ben bile okuyucularıma çok fazla şey önermeme rağmen yeri geldiğinde önerdiğim şeyleri kendim dahi gerçekleştiremem. Fakat bu önerileri bir başkasına sunuyormuş gibi değerlendirmeye alırsan onları gerçekleştirmek çok daha kolay olur.
  • Bu problemin üzerinde durmalı mıyım? Yaşadığın problemin üzerinde durma veya durmama konusunda bir karara varmalısın. Duygular çok ciddi problemlerden sonra ortaya çıkmışsa söz konusu problemin üzerinde durmak iyi bir fikir olabilir. Ancak önemsiz bir olaydan ötürü ortaya çıkan duygu yoğunluğunu kendi haline bırakmayı düşünmelisin.
  • Kendimi daha iyi hissedebilmem için neler yapabilirim? Aşırı hassas olan insanlar zor insanlardır. Düşünceleri pek çok şeyi yönlendirmeye yetecek kadar güçlüdür. Böyle bir insansan kendini daha iyi hissetmen için mutlaka ama mutlaka düşünce yönünü değiştirmen gerekir. Olaylara farklı bir bakış açısıyla yaklaşırsan aşırı hassasiyet zincirini kırmayı başarabilirsin.

Aşırı hassasiyete engel olabilecek belirli yöntemler var mı?

Aşırı duygusal ve aşırı hassas biriysen kendini kontrol etmek adına uygulamak isteyeceğin belirli yöntemler olabilir. Bu yöntemlerden en işlevsel yani kullanışlı olanları Lonerwolf yazarı Aletheia Luna bir araya getirerek paylaşmış. Eğer sende duygularını kontrol edip aşarı hassasiyetten uzaklaşmak istiyorsan aşağıda yer alan yöntemleri kullanmayı düşünebilirsin.

  • Sakinleşmek için kendine sakinleşecek bir alan bulabilirsin. Aşırı duygusal kişiler duygularını doruk noktasında yaşarlar. Duygusal anlamda baskıyı hissettiğin an kendi köşene çekilmeyi, sakinleşmeyi ve sessiz bir ortamda düşüncelerini toparlamayı düşünmelisin. Duygusal baskıyı oluşturan bir birey ise bu durumda bir süre ondan uzak durmalısın.
  • Seni mutlu edebilecek şeylere odaklanmayı düşünebilirsin. Son yaşanan olaylar sürekli olumsuz duyguları çekmene neden oluyorsa seni mutlu edebilecek şeylere odaklanmayı düşünebilirsin. Belki bugün ne yaparsan yap mutlu olamayabilirsin ama geçmişte yaptığın ve aşırı mutlu olduğun anı düşünerek benzer mutluluğa sahip olabilirsin.
  • Neşeli ve eğlenceli müzikler dinlemeyi veya benzer filmler izlemeyi deneyebilirsin. Daha önceki aşamalarda sana kitap okumayı önermiştim. Kitap okumak yerine farklı şekilde kendini toparlamayı düşünebilirsin. Eğer iyi bir müzik kulağına sahipsen neşeli ve eğlenceli müzikler dinleyebilirsin, eğer iyi bir izleyici olduğuna inanıyorsan neşeli ve eğlenceli filmler veya diziler izleyebilirsin.
  • Hayatın kısa, bu problemin de gelip geçici olduğunu düşünebilirsin. Bu düşünce seni pek çok duygusal yoğunluktan kurtarabilir. Hayat süregelen, devam eden ve devam ettikçe gelişen bir serüvendir. Bugün yaşadığın problem yarın olmayabilir. Bunun bilincinde olup anı yaşamaya çalışırsan hayattan daha fazla tat almayı başarabilirsin.

Aşırı duygusal birisiyim ama artık duyarsız olmak istiyorum, neler yapabilirim?

Duyarsız biri olmandan ziyade aşırı duygusal birisi olmanı yeğlerim. Duyarsızlık kontrol edilebilir değildir ve sorumsuzluk gibi ciddi problemlere yol açabilir. Yine de hayatında yaşanan her kötülüğü aşırı duygusallığa bağlayan biriysen duyarsızlık sana çözüm gibi gelebilir. Gerçekten istediğin duyarsız birisi olmak ise The Emotion Machine yazarı Steve Handler tarafından önerilenleri gözden geçirebilirsin.

  • Daha sessiz birisi olmaya çalışmalısın. İnsanların söylediği her şeye cevap vermek zorunda değilsin. Daha duyarsız olmanın veya daha duyarsız gibi gözükmenin en kolay yolu daha sessiz sakin birisi olmaktır. Bunu değerlendirmeyi düşünebilirsin.
  • Eleştirilere daha fazla açık olmalısın. Duyguların yıpranmasın diye bugüne kadar dışarıdan gelen eleştirilere tamamen kapalı bile olmuş olabilirsin. Kendi gelişimin için ve duygularının seni daha az yıpratması için artık eleştiri kabul edebilen bir birey olmalısın.
  • Kendi alanının dışarısına çıkmayı düşünmelisin. Aşırı duygusal insanların ortak özelliği bir kaplumbağa gibi dış etkenlere kapalı olmaktır. Artık yeni tatlara, yeni deneyimlere ve yeni etkinliklere açık olmalısın. Bugüne kadar hiç romantik komedi izlememiş olabilirsin ama en yakınındaki isim romantik komedi filmi izlemek istiyorsa bunu kabul ederek kendi alanının dışarısına çıkmayı göze almalısın.
  • Seni rahatsız eden fikirlere karşı düşünceni değiştirebilirsin. Bir olayın veya bir kişinin seni aşırı rahatsız ettiğini düşün. Yapmak istediğin ilk şey bu olaydan veya kişiden uzak durma olur. Bu durumun seni neden bu kadar alakadar ettiğini yeniden düşünerek uzaklaşmaya gerek kalmadan söz konusu olay veya kişileri önem listesinin dışarısına itmeyi başarabilirsin.
  • Derin düşünceleri azaltabilirsin. Aşırı duygusal insanlar genellikle yaşadıkları bir olayı derin derin düşünme yoluna giderler. Bu derin düşünme seansı onları daha hassas ve duyarlı hale dönüştürür. Yaşadığın her olayı derin derin düşünmekten vazgeçerek bu sorunu önemli ölçüde aşman söz konusu olabilir.
  • Duyarsız olmak istiyorsan kendine güvenmelisin. Başkasının onayına ihtiyaç duyarak hareket eden kişiler genelde daha hassas olurlar. Bu zinciri kırıp kendi kararlarına sadık kalmayı deneyebilirsin. Kendine güvenip kendi doğrularının peşinden gitmek seni aşırı duygusallıktan uzaklaştırabilir.

Aşırı duygusallıktan kurtulmak için bu bilgilerin işine yarayacağını umut ediyorum. Aşırı duygusallığın veya aşırı hassasiyetin çok kötü bir şey olmadığını bilmelisin. Yine de duygularını dengede tutmak hayatının daha kaliteli olmasını sağlamak için çok daha iyi bir tercih olacaktır. Bu konuda daha fazla bilgiye ihtiyacın varsa yorum yapıp bana ulaşabilirsin.

Kaan Karadeniz

28 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini "Bilgi ve Belge Yönetimi" bölümünde sürdürmekteyim. Psikolog veya terapist değil, araştırmacıyım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanlardanım.

20 Cevaplar

  1. ömer dedi ki:

    kaan karadeniz dilerim herşey gönlünce olur. yazılarınız hep beni anlatıyor her konusu her kelimesi aynı beni tarif ediyorsunuz. önerileriniz içime ferahlık getirdi hafifledim resmen çok sağol ALLAH razı olsun. çok Ama çok dar bir dünyadayım hücre de yaşıyorum duygularımla adeta düşüncelerim o kadar anlamsız ve derinki çıkmam için ömrüm yetermi bilmiyorum. Allah’a emanet ol

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba Ömer Bey,

      Çok teşekkür ederim düşünceleriniz için. Kendinizi bu kadar sıkmanızı pek tavsiye etmem ama bu işin kolayı olur. Sizi bu denli dar bir dünyaya neyin ittiğini öğrenirseniz probleminizi çözmeye başlayabilirsiniz. Bana dilediğiniz zaman ulaşabilirsiniz. Bilgili olduğum bir konu olduğu sürece elimden geldiğince size yardımcı olmaya çalışırım.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  2. Buse dedi ki:

    Duygusal olduğum için etrafımdaki insanlar sürekli dalga geçiyor ve duygusallığımdan şikâyet ediyor defalarca ağlamamak için kendime söz verdim ama beceremedim düşünmekten günlerce uyumadığım zamanlar oluyor bazen 3-4 gün uyuyamıyorum çok düşünmekten her şeyi düşünmekten herkesi düşünmekten yoruldum ve bunları yapmak istemiyorum artık daha başka önerilerde bulunursanız çok sevinirim

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Ne gibi bir öneri istediğinizi tam olarak anlayamadım. Siz kendiniz ile barışık olmadığınız sürece ilerleme kaydedemezsiniz. Şu an kendinizi sorguluyorsunuz ve insanların istediği gibi birisi olmak için çaba gösteriyorsunuz. Buna ihtiyacınız yok. İnsanların düşüncelerine göre hayatınızı şekillendirmemelisiniz. Bu durumda asla kendinizden memnun, hayatınızdan ise mutlu olamazsınız.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  3. zübeyir dedi ki:

    Merhaba.Benim şöyle bir problemim var size danışmak istedim.Yazılarınızda bahsettiğiniz üzere benim de aşırı duygusal bir yapım var. En azından ben yaşadıklarımın sebebinin bu olduğunu düşünüyorum. Yaşadığım şeylerden bahsedecek olursam, 6 ay kadar mazisi olan bir ilişkim oldu ve hala daha devam etmekte yalnız ben şu noktada sıkıntı yaşıyorum. Herhangi bir işle uğraşırken ya da arkadaş ortamında dahi bulunsam sürekli onu düşünmekten, yazışmalarımızı düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum. Bana bir şey yazdığı zaman tek bir anlam içeriyor oysa ki ben birden fazla anlamlar türetip acaba şöyle mi demek istedi yoksa bunu mu düşünüyor tarzında sürekli düşünmeye başlıyorum. Gün boyu ya da günlerce acaba şu mesaja şöyle mi cevap verseydim şeklinde düşünüyorum ve kendimi alıkoyamıyorum. Gün içerisinde bir mesaj geldi mi acaba diye düşünüp sürekli sosyal medya hesaplarımı kontrol eder hale geldim. Sürekli istemsizce düşünme eylemi içerisinde olduğum için gün içerisinde de neşe ve mutluluğu sağlayamıyorum ne yazık ki. Her sabah uyandığımda istemsiz olarak onunla ilgili hayaller kurduğumu fakat önüne geçemediğimin farkına vardım. İzlemiş olduğum filmlerin bilinçaltıma yerleşmesiyle beni üzecek şekilde rüyalar görmeye başladım. Ondan dolayı film/dizi izlemeye bir süre ara verdim. Sürekli onu düşünme eylemine son vermeyi istiyorum. Bunun mümkün olup olmadığı hakkında da pek bir fikrim yok açıkçası. Bana önerebileceğiniz bir şey var mı acaba ?

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Bu söylediklerinizin aşırı duygusallık ile bir ilgisi yok maalesef. Sırılsıklam aşık durumdasınız. Sizin için en doğru tabir budur. Bu bir süre daha devam edecek. Buna engel olmanız pek mümkün değil. Mümkün olsa bile bunu yapmamalısınız. Herkes sizin gibi aşık olmak ister ama başaramaz. Bunu başarmışken elinizin tersiyle itmek çok doğru değil.

      Sizi anlıyorum, hayatınız şu an bir çeşit duygu ablukası altında. Bir adım atacakken hep “o ne düşünür” kısmı aklınıza geldiği için böyle hareket ediyorsunuz. Bu kendiliğinden oluşan bir bağdır, sadakattir. Sevgiliniz kendini çok şanslı hissetse yeridir. Hatta kıymetinizi bilmesi gerekir. Tabi burada bir problem var.

      İçinizde yaşadığınız duygu yoğunluğunu karşı tarafa yansıtmayı başarabiliyor musunuz? Yoksa her şey kendi içinizde gizli kapılar ardında gerçekleşip öylece son buluyor mu? Sevgiliniz ona duyduğunuz aşkı yeteri kadar hissetmediğini söylerse iş sizin için biraz daha çıkmaza girebilir. Çünkü içinizdeki yaşadığınızı çok sağlıklı bir biçimde hissediyorsunuz ve bunun her koşulda karşıya yansıttığını düşünürsünüz. Bu her zaman mümkün olmayabilir.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  4. Nur dedi ki:

    Merhabalar ben 21 yaşındayım ve daha önce hiç yaşamadığım kadar duygusallık yaşıyorum. Bir problemi çözerken başka insanların beni izlemesinden çok rahatsız oluyorum (örneğin bir arkadaşımı rahatsız edici bir sebepten uyarmak istediğimde başka birinin orda olmamasına çok dikkat ediyorum.) Eleştirilere karşı çok hassasım eleştiri aldığım zaman kendimi daha çok eleştiriyorum buda bir sonraki eleştiri anında karşımdakini kırmama sebep oluyor. Eleştirilirken yaşadığım bir başka problemde kendi fikrimi öyledikten sonra gelen eleştiriler beni inanılmaz bir panik haliyle başbaşa bırakıyor ve kendi doğrumu unutup karşı tarafın fikrini benimsiyorum. Bu eleştirilerin duygusallığımı perçinlemesiyle beraber kendi köşeme çekiliyorum bütün moralim alt üst oluyor. Eleştiren insanlara karşı kendimi yeterince savunup veya kendimi doğru anlatamadığım için de beni asla anlamayacakları yargısına varıyorum ki bu çoğu zaman içgüdüsel olarak gerçekleşiyor. Birde bu insanlara karşı sevgim ve ilgim azalıyor ve onlarakarşı ölümcül bir sessizlik içerisine bürünüyorum. Ne yaparlarsa yapsınlar sanki yoklarmışçasına yaşıyorum. Görünce konuşma arayı iyi tutmaya neşeli gözükmeye zorlasamda kendimi bu asla olmuyor onlara karşı bir duvar oluyorum. Sizinde yukarıda yazdığınız gibi asla o an o duygusallığı yaşarken, yaşadığım karmaşayı anlamlandırıp çözemiyorum. Kendimi sürekli kanıtlamak istiyorum. İnsanlara karşı uzun ve gereksiz açıklamalarda bulunuyorum. Kendi halimde çözümler bulmaya çalışsamda bu bir noktaya kadar fahdalı olabiliyor. Yakın zamanda destek almak istiyorum. İnşallah bu sorunu yaşayan herkes duygusallığını kontrol edebilmeyi hayatına sokabilir. Yazınız için çok teşekkürler

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Güzel düşünceniz için asıl ben teşekkür ederim. Anlatımınız çok iyi olmuş ve kendinizi bilmeniz iyi bir şey. Profesyonel destek almayı kafaya koymanız özellikle en doğru tercihi yaptığınızı göstermektedir. Yaşadığınız problemi tam olarak tanımlayabilmem pek mümkün değil. Bunun sebebi birbirinden farklı durumlar olabilir ama genel olarak birkaç öneride bulunabilir.

      Öncelikle eleştirilere karşı bu kadar hassas olmanızı sağlayan durumun kendinizi bir nebze olsun kusursuz görmenizdir. Bu hatalı bir yaklaşımdır çünkü kimse kusursuz değildir. Başkalarından gelen yapıcı eleştirilere karşı açık olmazsanız çok büyük sorun yaşarsınız. Birisi sizi eleştirdiği zaman anında bir refleks gibi kendinizi savunmaya geçmemelisiniz. Yapmanız gereken öncelikle o eleştirinin haklı olup olmadığını belirlemektir. Haksız eleştiri söz konusu olduğunda kendinizi savunmalısınız çünkü bunu yapmazsanız karşı tarafa gücünüzü devretmiş olursunuz.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  5. Renas dedi ki:

    mrb bende aşırı dugusalım kalp atışlarım hızlı atıyor kötü düşünyorum ne yapmalıyım tedavisi yokmu acaba

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Bir doktora gitmeyi düşündünüz mü hiç acaba??? Muhakkak bir doktora gözükün. Ben net sizde şu rahatsızlık var diyemem ama doktor size bu konuda yardımcı olacaktır.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  6. Faruk dedi ki:

    Hocam ben 34 yaşındayım aşırı duygusallığın var ama bir türlü atlatamıyorum ne yapmalıyım ve Yavaş yavaş artık piskolojik sorunlarda çıkmaya başladı panik atak gibi belirtiler var dahada artıyor ne yapmalıyım kısa ve öz buradan tazarmisiniz yada sizinle konuşma fırsatı oluşursa daha iyi anlatma imkanım olur teşekürler

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Yazımda her şeyi adım adım anlattım. Neler yapabileceğinizi, neler yapmanız gerektiğini, ne gibi sonuçlar alabileceğinizi, çabalarınızı desteklemek için yapabileceklerinizi ve bunun gibi birçok bilgiye yer verdim. Lütfen yazıya göz atın. Aradığınız cevaba yazıdan ulaşabilirsiniz. Eğer yazıyı okuyup adımları uygulamanıza rağmen sonuç alamıyorsanız mutlaka profesyonel bir destek almayı düşünmelisiniz.

  7. zeynep dedi ki:

    çok tskr edrm sizinle konusmak ıyı geldi bana kattıklarınız için çok tskr ederm.oda karsıdakı ınsan konusmk istese oturup etraflıca konusuruz oda fırsat gbı bırsey ….

  8. zeynep dedi ki:

    tskr edrm galiba bu anlattıklarınıza bakılırsa ben bu yüzü vermişim ona …sorunlar bende dağ gibi olmuş ama sadece üzülen ben oluyrum ve kendimi tanıyamaz bir hale getirmişm bazen yaptıgım sıradan bır davranısı bıle cok buyutuyorum…evet zamanında kalbını çok kırdım onun ama sonucta ben bır kulum hatasız olurmuyum hiç, hata yaparak insan birşeyler öğrenir …defalarca pişmanlığımı dile getirdim özür diledim galiba artık yapcak birşeym yok herseyn hayrlısı deyip önüme bakmam lazım …sizin sözlerinz benim için çok kıymetli anlattıklarm size beni oyaladığı kanısına vardınız galiba haklısınız ….canım yanıyor ama yine de zeynep gibi durmak zorundaym…çok tskr edrm tekrardan…

  9. zeynep dedi ki:

    kaan bey defalarca konusmaya calısmadım mı zannedıyrsunuz…ama olmuyr hep susuyr bu susması benı ölduruyr.evet haklısınız umud insanı en çok öldüren şey.suan konusmak ıstesem bıle konusamam o farklı bır sehıre gıtmıs bense memleketımdeyım …bu yarım yamalak laflarından çok sıkıldım net bırsey önume koymuyr hep kısa cvblar…bende hep uzuluyorum.dıyorsunuz ya umud evet haklısınız anlatıgınız gıbı cevreye kendımı kapattım .sankı bır yerden cıkacak bana yıne hata yaptın gıbı bır ıkılem var ne yapacagmı bılmyrum sureklı aklımda dusunmeden edemıyrum…herseyde her konuda aklımda.dogum gunlerımı yada vesaıre her önemlı gunlerı kutluyr.sankı kendını hıc unutturmuyr.ama net net bırsey de demıyr.yarım yamalak bır hayat yasıyrum ne ılerıye gıdıyrum ne de bırsey oldugum yerde kaldım …byle bır durum ıcerısındeym

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      İkili ilişkiler söz konusu olduğunda işte tam olarak bu nedenden ötürü bir şeyler söylemek istemiyorum. Şu an sadece sizi dinliyorum ve sizin söylemiş olduklarınızdan onun sizi oyaladığını çıkarmak hiç zor değil. Ancak onu dinlemediğim için asıl amacının ne olduğunu bilemem. Sizin açınızdan gözüken bu veya belki böyle gözükmesini istiyorsunuz. Sizi çok iyi anlıyorum, duygularınız her zaman değerlidir ama bu duygular hayatı sizin için yaşanamaz hale getiriyorsa artık onlara söz geçirmek zorundasınız. Yapabileceğiniz pek fazla bir şey yok maalesef.

  10. zeynep dedi ki:

    tamam kaan bey bu tavsiyenızı dıkkate alır en kısa zaman da doktora gıderım yazınızıda okudum …tskr edrm…bide size bir sorum olacak yakın bır zaman once bır ılıskım var dı.üç yıl kadar sonra olur olmadık hatalar yaptım cocukca seyler .ama kısa bır zaman da hatalarımın farkına vardım.ve kendimi affetmek için elimden geleni yaptım defalarca özür diledim defalarca konutum…bir sürü çekişmeli yanımız oldu…ama bn sevgımı bellı ettım.simdide ayrıyız ve her defasında konustugumuzda bu halde olmamızın tek sebebı sensın dyr baskada bır sey sylemyr ve hep susuyr knustugum herseye karsı …yınede kopamıyrz sosyal medyalarımızda ıkımızde varız telefonlarımız bırbırımzde var sadece ıletısımımız yok eskısı gıbı sizce ne yapmalıyım …sabretmelımıyım yoksa hayatıma kaldıgım yerden devam etmelımıyım tavsıyelerınızı beklıyrm ama onuda hala ılk gun kı gbı cok sevıyrum….bana yardımcı olsanız sevınırım …

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      İkili ilişkilere çok fazla dahil olmayı tercih etmem ama burada olan nokta koyulmamış bir cümle gibi bir şey. Onunla son bir kez oturup etraflıca konuşmadığın sürece her zaman umudunu koruyacaksın, kendini etrafa kapatacaksın ve bu böyle sürüp gidecek. Bir hata yapmış olabilirsin ama hatalar olmadan insanın bir şeyler öğrenmesi çok kolay olmaz. Hatanı kabulleniyorsun, özür dilemiş ve erdemli bir davranış ortaya koymuşsun. Karşıdaki kişinin daha başka ne tür bir beklentisi var? Bunu bir türlü anlamış değilim. Bence bir araya gelip bu meseleyi çözmelisiniz. Ya tamam ya devam demelisiniz yani. Sonuç ne olursa olsun ikinizin de mutlu olacağından eminim.

Yorum yapıp katkı sağla...