Arkadaş nasıl edinilir?

arkadaş nasıl edinilir
Görsel Kaynağı: Creative Market

Arkadaş nasıl edinilir? Bu soruyla çok sık karşılaştığımı söylemeliyim. Utangaçlık, aksilik ve içe kapanıklık arkadaş edinmenin önündeki temel engeldir. Genelde arkadaş sahibi olamayan insanlar kendilerini yalnız hissederler. Ancak iyi arkadaşlar edinebilmenin çeşitli yolları vardır.

Özet: Arkadaş nasıl edinilir?

Arkadaş edinmek hepimiz için önemli bir durumdur. Fakat bazı insanlar yeni arkadaşlar edinme konusunda ciddi problemler yaşarlar. Bu durumun birkaç farklı nedeni olabilir. Ama gerekli özveriyle bu tür problemleri çözüme kavuşturmak mümkündür.

“Arkadaş nasıl edinilir? Nasıl iyi arkadaş sahibi olurum?” gibi sorulara cevaplar arıyorsan aşağıdaki maddelere göz atabilirsin. Bu maddelerin her birisi özettir. Daha fazlasını öğrenmek istiyorsan yazıyı okumaya devam etmeni öneririm:

  • Arkadaşlar neden önemlidir?
  • Arkadaşlığın faydaları nelerdir?
  • Bir arkadaşta neler aramalısın?
  • Nasıl daha dost canlısı ve sosyal olabilirsin?
  • Yeni arkadaş edinmeye nereden başlamalı?
  • Arkadaş edinmek için çok mu meşgulsün?
  • Reddedilmekten korkuyor musun?
  • Arkadaş edinmek için neler yapmalısın?
    • Olumsuz düşüncelere son vermelisin
    • İyi bir dinleyici olmalısın
    • Hikaye anlatma kabiliyetine sahip olmalısın
    • Hayata gülümsemeye çalışmalısın
    • Yeniliklere açık olmalısın
    • Sakin kalmayı öğrenmelisin
    • Gerçekçi kişiliğe sahip olmalısın
    • Kendinle barışık olmalısın

Arkadaşlar neden önemlidir?

İnsanlar daha çok romantik ilişkileri ön plana çıkarma eğilimindedirler. Sadece doğru kişiyi bulmanın bizi mutlu edeceğini düşünürüz. Bu hatalı bir yaklaşımdır. Çünkü psikolojik olarak iyi olabilmek için aynı zamanda arkadaşlara ihtiyaç duyarız.

Bir sır vermiş olayım. Hayatta sahip olduğun mutluluğun büyük bir kısmını arkadaşlarına borçlusun. Arkadaşlar zihinsel sağlığın ve mutluluğun üzerinde çok ciddi etkilere sahiptirler. İyi arkadaşlar stresi azaltırlar, seni rahatlatırlar, sevinçli olmanı sağlarlar ve yalnızlığı önlerler.

Yakın arkadaşlıklar geliştirmek ayrıca fiziksel sağlığın üzerinde çok ciddi etkilere sahip olabilir. Sosyal bağlantı eksikliği, sigara içmek, fazla alkol tüketmek veya hareketsiz yaşam tarzı sağlığın için ciddi bir tehdit demektir. Bunlardan uzak durabilmek için iyi arkadaşlara ihtiyaç vardır.

Arkadaşlıklar uzun ömürlüdür. Yaşamına ömür kattıkları gibi kendilerini yaşatırlar. Fakat yakın arkadaşlıklar kendiliğinden ortaya çıkmazlar. Birçoğumuz insanlarla tanışmak ve kaliteli bağlantılar geliştirmek için çaba gösteririz. Çoğu zaman ise başarısız olduğumuz bir gerçektir.

Yaşın veya koşulların ne olursa olsun yeni arkadaşlar edinmek, eskilerle bağlantı kurmak ve sosyal yaşamını, duygusal sağlığını ve genel sağlığını büyük ölçüde geliştirmek için asla geç kalmış sayılmazsın. Doğru adımları takip ettiğin zaman arkadaş edinebilirsin.

Arkadaşlığın faydaları nelerdir?

Arkadaşlığın önemini ne kadar iyi kavrarsan senin için o kadar iyidir. Arkadaş edinmek için çaba gösterirken bunun neden gerekli olduğunu düşünebilirsin. Bu konuda daha önce kimse seni ikna edemediyse bu sefer şanssız olduğunu söylemeliyim. Birazdan ikna olacağını düşünüyorum:

  • Ruh halini iyileştirirler. Mutlu ve pozitif arkadaşlarla zaman geçirmek ruh halini ve aynı zamanda dış görünüşü iyileştirebilir.
  • Hedeflerine ulaşmana yardımcı olurlar. Zinde olmaya, sigarayı bırakmaya veya hayatını iyileştirmeye çaba gösterirler sana destek olurlar. Seni teşvik ederler, iradeni güçlendirirler ve başarı şansını artırırlar.
  • Stresi ve depresyonu azaltırlar. Aktif bir sosyal hayata sahip olmak bağışıklık sistemini destekleyebilir. Depresyona katkıda bulunan önemli bir faktör olan izolasyonun azalmasını sağlamak için sosyal hayat bir gereksinimdir.
  • Zor zamanlarda sana destek olurlar. Sadece problemlerini paylaşabileceğin biri olsa bile yeterlidir. Ancak arkadaşlar ciddi hastalıklarla, bir ilişki problemleriyle ve yaşamda karşına çıkabilecek diğer zorluklarla mücadele konusunda sana yardımcı olabilirler.
  • Yaşlandıkça sana destek olmaya devam ederler. Yaşlandıkça, emeklilik, hastalık ve sevdiklerinin ölümü ile izole bir hayat sürmeye başlayabilirsin. Hayatta destek alabileceğin insanların olduğunu bilmek depresyon, sakatlık, sıkıntı ve kayıplara karşı önleyici olacaktır.
  • Kendine değer vermeni sağlarlar. Arkadaşlık iki yönlü bir cadde gibidir. Alış ve verişin “verme” tarafı kendi kendine değer verme duyguna katkıda bulunur. Arkadaşların için bir yerde olmak kendini gerekli hissetmeni sağlar ve yaşamına bir amaç ekler.

Bir arkadaşta neler aramalısın?

Bir arkadaş, güvendiğin, derin bir anlayış ve iletişim seviyesini paylaştığın kişidir. Arkadaşlık iki yönlü bir şey olduğu için iyi bir arkadaşın destekleme ve kabul etme konusunda senin ne hissettiğini bilir. İyi olarak kabul ettiğin arkadaşında aşağıdaki özelliklerin olup olmadığını kontrol edebilirsin:

  • Yaşamında neler olup bittiğine, ne söyleyeceğine, düşüncelerine ve hislerine gerçekten ilgi gösterirler.
  • Seni olduğun gibi kabul ederler.
  • Seni yargılamadan, sana nasıl düşünmen gerektiğini söylemeden veya konuyu değiştirmeden seni dinlerler.
  • Kendileri ile ilgili şeyleri seninle paylaşmaktan çekinmezler.

Bir arkadaşlıkta en önemli şey senin neler hissettiğindir. Arkadaşlığın kağıt üzerinde nasıl göründüğünü veya başkalarının ikiniz hakkında ne düşündüğünü göz önünde bulundurarak arkadaşlığını sorgulamak gibi bir hatadan olabildiğince kaçınmalısın.

  • O kişiyle vakit geçirdikten sonra kendini iyi hissediyor musun?
  • O insanın yanında olduğunu düşünüyor musun?
  • Onun yanında kendini güvende hissediyor musun? Yoksa söylediklerine sürekli dikkat ediyor musun?
  • O kişi destekleyici mi? Ona saygı duyuyor musun?
  • Ona güveniyor musun?

Sonuç olarak arkadaşlık iyi hissettiriyorsa iyidir. Ancak bir kişi seni kontrol etmeye çalışır, seni eleştirir, cömertliğini kötüye kullanır veya yaşamına istenmeyen müdahalelerde bulunur ise arkadaşlığını yeniden değerlendirme zamanı gelmiş demektir.

Nasıl daha dost canlısı ve sosyal olabilirsin?

Eğer içine kapanık veya utangaç biriysen kendini sosyalleşme anlamında dışarı çıkartmak rahatsız edici olabilir. Ancak yeni arkadaşlar edinmek için doğal olarak dışarı çıkman veya parti gibi bir hayatının olmasına pek gerek yoktur. Bunlar olmadan da arkadaş edinmek mümkündür.

  • Kendine değil başkalarına odaklan. Diğer insanlarla bağlantı kurmanın anahtarı onlara ilgi göstermektir. Başkalarının düşüncelerine, duygularına, deneyimlerine ve görüşlerine gerçekten ilgi duyuyorsan bunu göstermelisin. Bu sayede insanların seni sevmesini sağlayabilirsin. İlgilendiğin kişileri, seninle ilgilenmeye zorlamak yerine bu yolu tercih edersen daha fazla arkadaş elde edebilirsin.
  • Dikkatini vermelisin. Akıllı telefonunu kapatmalı ve diğer dikkat dağıtıcı şeylerden kurtulmalısın. Karşındaki kişiyi gerçekten dinlemek için çaba göstermelisin. Ne söylediklerine, yaptıklarına ve nasıl etkileşimde bulunduklarına dikkat etmelisin. Bu sayede onları hızlı bir biçimde tanımayı başarabilirsin. Küçük çabalar ile uzun bir yol kat etmek mümkündür.

Hepimizin tanıdıkları vardır. Günlük küçük konuşmalar yaptığımız ve çevrimiçi ortamda sohbet ettiğimiz kişiler vardır. Bu tür kişileri gerçek bir arkadaşa dönüştürmek istediğinde işin rengi biraz değişir. Çünkü arkadaşlığın belirli karakteristik özellikleri vardır.

Arkadaşlık samimiyet ile doğru orantılıdır. Gerçek arkadaşlar birbirlerinin değerlerini, mücadelelerini, çabalarını, hedeflerini ve ilgi alanlarını bilir. Tanıdıklarını arkadaşın yapmaya çalışacak durumdaysan öncelikle onlara karşı açık olmayı denemelisin.

Burada en yakın sırrını paylaşmana gerek yoktur. Normalde olduğundan biraz daha kişisel bir şeyler paylaşarak ufak adımlar atmalısın. Onların tepkisini ölçerek durumu değerlendirmelisin. Onlar da kendileri hakkında bir şeyler paylaşıyorsa doğru yoldasın demektir.

  • Seni daha iyi tanımak istiyor mu? Sana, seninle ilgili sorular soruyor mu?
  • Sana küçük konuşmaların ötesinde kendisi hakkında bir şeyler söylüyor mu?
  • Onu gördüğünde tüm dikkatini sana verdiğini fark edebiliyor musun?
  • Karşındaki kişi iletişim bilgilerini paylaşmak veya bir araya gelmek için özel planlar yapmakla ilgileniyor mu?

Bu sorulara evet cevabı veremiyorsan karşındaki kişinin arkadaşlık için ideal bir aday olmadığından emin olabilirsin. Karşındaki kişinin senin için ideal arkadaş olmamasının belli başlı nedenleri vardır. Bu nedenle problemi hemen kendinde aramamalısın.

Yeni arkadaş edinmeye nereden başlamalı?

Genel olarak sürekli karşılaştığımız insanlarla arkadaş olma eğilimindeyiz. Okulda, çalıştığımız yerde veya aynı mahallede yaşadığımız insanlarla arkadaşlık kurarız. Birisini ne kadar çok görürsek bir arkadaşlığın gelişmesi de bir o kadar olasıdır.

Bu nedenle potansiyel arkadaşlar aramak için sürekli bulunduğun yerleri göz önünde bulundurman gerekir. Ancak her şey bununla sınırlı değildir. Çünkü arkadaşlıkta bir başka büyük faktör ortak çıkarlardır. Örneğin, benzer hobilere veya kültürel geçmişe sahip olmak arkadaşlığı etkiler.

  • Gönüllü olarak bir şeyler yapmaya çalışabilirsin. Bu sayede yeni insanlarla tanışma fırsatı elde edersin. Gönüllülük ayrıca sosyal becerilerini kullanma konusunda sana yardımcı olacaktır. Bu sayede daha sosyal bir birey olabilirsin.
  • Spor takımı veya kitap kulübü gibi gruplara katılabilirsin. Yaşadığın yerdeki fırsatları göz önünde bulundurmalı ve benzer ilgi alanlarını paylaştığın kişilerle bağlantıya geçmeye çalışmalısın.
  • Evcil hayvan sahiplenebilirsin. Bir evcil hayvan sahiplenmek yeni arkadaşlar edinmeni sağlayabilir. Örneğin, evinde bir kedi besliyorsan, evde kendi besleyen diğer insanlarla tanışabilir ve arkadaşlık kurabilirsin. Ancak, bir hayvanı sahiplenip sonra onu sokağa bırakacaksan bu yöntemi denemeni önermem.
  • Mevcut fırsatları değerlendirmelisin. Çok uzun bir süredir aynı yerde yaşıyor olabilirsin. Ancak henüz tanışmadığın insanlar olabilir. Sanki yaşadığın mahalleye yeni gelmiş biri gibi davranarak etrafında yer alan farklı insanlarla tanışmayı düşünebilirsin.
  • Bir spor kulübünün taraftarı olabilirsin. Taraftarlık aşırıya kaçılmadığı sürece önemli bir sosyalleşme adımıdır. Gönül verdiğin renkleri desteklerken aynı zamanda yeni arkadaşlar edinmeyi başarabilirsin.
  • Telefon ile arana mesafe koymalısın. Etrafında 100 farklı kişinin olduğu bir ortama girmen pek önemli değildir. Önemli olan aktif olarak ortamda yer almaktır. Sürekli telefonuna bakarsan ve onunla oyalanmaya çalışırsan arkadaş edinmen pek mümkün olmayacaktır.

Arkadaş edinmek için çok mu meşgulsün?

“Çok meşgulüm bu nedenle arkadaş edinemiyorum.” diyen biri misin? Eğer öyleyse istediğin türde iyi bir arkadaşlık oluşturma konusunda önündeki engelleri kaldırman gerekir. Bu engeller kendiliğinden var olmazlar. Daha çok sen fark etmeden gelişirler.

  • Takvimini ayarlamalısın. İşine zaman ayırdığın gibi arkadaşlarına da zaman ayırmalısın. Haftalık veya aylık düzenlemeler yaparak arkadaşlarına vakit ayırmalısın. Bu sayede arkadaşlarınla sözleşerek iyi bir vakit geçirebilirsin. Onlarla buluştuğun zaman ayrılmadan önce yeni bir tarih belirlemeyi ihmal etmemelisin.
  • İş hayatını ve sosyal hayatını karma haline getirebilirsin. Sosyalleşmek ile yapman gereken işi birleştirmenin bir yolunu bulmalısın. Spor yapmak bunun en basit çözümlerinden biridir. Hem üretken olup hem de arkadaşlarınla vakit geçirebilecek olduğun ortamlarda bulunmalısın.
  • Arkadaşlarınla tek tek görüşme fırsatın yoksa onları bir araya toplayabilirsin. Arkadaşlarını birbirleriyle tanıştırmak için en ideal yol budur. Elbette önce herkesin uyumlu olup olmadığını düşünmen gerekir.

Reddedilmekten korkuyor musun?

Yeni arkadaşlar edinmek kendi iç dünyandan kopman anlamına gelir. Bu senin için korkutucu olabilir. Geçmişte ihanete uğramış veya travma yaşamış bu durum çok daha korkutucudur. Doğru bir terapistle çalışarak yaşadığın problemleri aşmayı başarabileceğini unutmamalısın.

Herhangi bir şekilde reddedildiğin zaman arkadaşsız kalacağını falan aklına getirip canını sıkmana gerek yoktur. Çünkü sen ne kadar korkarsan bir işin gerçekleşme olasılığı bir o kadar fazla olacaktır. Kimse reddedilmeyi sevmez ancak bununla baş etmenin sağlıklı yolları vardır:

  • Sadece birinin seninle konuşmak veya seninle takılmak istememesi otomatik olarak diğer insanların da seni reddedeceği anlamına gelmez. Bunun bilincinde olmalısın.
  • Birisi seninle konuşmayı reddederse onun kişisel olarak seni reddettiğini düşünmemelisin. En azından peşin karar vermemelisin. Çünkü karşıdaki insan bir şeylerle uğraşırken bu tür bir teklifle gidersen reddedilme olasılığın yüksek olacaktır.
  • Hayatında karşına çıkan herkese sevemezsin. Arkadaşlık kurmak biraz rastlantısal bir şeydir. Her zaman bir sonraki kişinin olacağını bilmelisin. Önemli olan kurduğun arkadaşlığın kaliteli olmasıdır.
  • Reddedildikten sonra ruh halini mercek altına almalısın. Kendini asla iyi hissetmezsin ama nadiren hayal ettiğin kadar kötü durumda kalırsın. Kendine yüklenmek yerine yeni denemeler yapmak için kendine kredi açmalısın.

Arkadaş edinmek için neler yapmalısın?

Bunu samimiyetle dile getirebilirim. Arkadaşlarımın büyük bir kısmından memnun bir bireyim. Aynı zamanda içe kapanık birisi olduğum için yeni bir arkadaş edinmek benim için epey zaman alıcı olabilir. Burada aslında kendime de yol göstermiş olacağımı bilmeni istiyorum.

Arkadaş edinmek için neler yapabileceğini düşünüyorsan eğer bu soruya da bir cevap vereceğim. Öncelikle bu noktaya gelene kadar aklındaki diğer sorulara cevap bulabildiğini umut ediyorum. Amacım yeni arkadaşlara sahip olma konusunda sana yol göstermekten başka bir şey değildir.

Olumsuz düşüncelere son vermelisin

Olumsuz değil daima olumlu bir insan olmalısın. Hayatında yaşadığın zorlukları başkalarıyla paylaşmaktan hoşlanıyorsan bunu sürdürmelisin. Fakat her koşulda olumsuz olmayı kafaya koymuşsan kimse seninle arkadaşlığını devam ettirmeyi düşünmez.

Her konuya olumsuz fikirlerinle yaklaşırsan insanlar senden çabuk sıkılırlar. Bu nedenle olumsuz düşünmeyi değil olumlu düşünmeyi öğrenmelisin. Herkesin hayatında yeteri kadar problem vardır. İnsanların hayatına yeni problem ekleyen biri olmamalısın.

Onlarla problemlerini paylaşırken gelen her görüşe olumsuz yaklaşırsan sürekli tepki çekersin. Bu tepkiler hayatta yalnız kalmana neden olur. Yeni arkadaşlar edinmek istiyorsan vaktinin bir kısmını kesinlikle olumsuz fikirlerden uzaklaşmayı öğrenmeye ayırmalısın.

İyi bir dinleyici olmalısın

En anlaşılır biçimde ifade edeceğim, başkalarına ilgi duymak zorundasın. Yeni arkadaşlar edinmek istiyorsan başkalarına ilgi duyman gerekir. Sadece kendi hayatından söz etmeyi alışkanlık haline getirmek yerine karşındaki insanı dinlemeyi öğrenmelisin.

Birisi konuşmak istediğinde sadece dinlemelisin. Eğer karşındaki insan sürekli kendinden bahsetmeye çalışırsa ve bunu her görüşmede yapmaya çalışıyorsa bu durumda o kişiden iyi arkadaş olmayacağını anlamalısın. Ama aynı şeyin senin için de geçerli olduğunu bilmelisin.

Yaşam enerjisi taşımalısın

İnsanlar genellikle sıkıcı kişilerden hoşlanmazlar. Hayatın genel kaidesi gibi bir durum karşısında atılması gereken adım bellidir. Yaşam enerjisi taşımalısın, başka şeylere merak duymalısın ve her zaman enerjini yüksek tutmalısın.

Yaşam enerjinin yüksek olması yeni şeyler deneme, yeni bilgiler edinme ve bir şeyler yaratmaya çalışma konusunda kendini teşvik edeceğin anlamına gelir. Bir şeylerle ilgilenen birisiysen insanlar seninle iletişim kurmak isterler.

Ancak tam tersini yapıp bir şeylerle ilgilenmeyi reddeden biriysen bu durumda insanlar senden uzaklaşmayı seçeceklerdir. Arkadaş edinmek istiyorsan biraz bile olsa yeni bilgiler edinmeye ve yeni bir şeyler öğrenmeye meraklı olmalısın.

Hikaye anlatma kabiliyetine sahip olmalısın

Hiçbir insan uzun ve sıkıcı hikayeler dinlemek istemezler. Hatta hikaye ne kadar ilgi çekici olursa olsun kötü bir anlatıcıyı dinleme taraftarı olmazlar. Hikayelerini olabildiğince kısa tutmalı ve hikaye anlatırken tonunu iyi ayarlamalısın.

İlk önce karşıdaki kişide merak uyandırmalı ve ardından bu merakı iyi bir hikaye sonuyla taçlandırmaya çalışmalısın. Hikaye anlatmada becerikli değilsen bu kabiliyeti geliştirmeyi denemelisin. Bu sayede yeni arkadaşlar kazanmanın çok daha kolay olacağından emin olabilirsin.

Hayata gülümsemeye çalışmalısın

Sahte gülüşler çabuk fark edilir. Burada sözünü ettiğim gülümseme sahte ve insanları kandıracak gülümsemeler değildir. Sürekli olarak samimi gülüşlere sahip olan birisinin çevresinde daha fazla kişi olur çünkü bu insanlar sahip oldukları pozitif enerjiyi başkalarıyla paylaşabilirler.

Asla ama asla uygunsuz zamanlarda gülmek gibi bir hata yapmamalısın. Gülümsemenin bir yeri ve zamanı vardır. Bu zamanı yakalamayı başararak etrafındaki kişileri etkileyebilecek bir mizaca sahip olabilirsin. Böylece insanlarla etkileşim kurma konusunda daha girişken olabilirsin.

Yeniliklere açık olmalısın

Daha önce meraklı olmanın arkadaş edinme konusunda sana yardımcı olabileceğini belirtmiştim. Bu merakı içinde saklı tutmak demek onun yitip gitmesi anlamına gelir. Yeni şeyler denemelisin, yeni fikirlere açık olmalısın ve her türlü yeniliği kucaklayabilecek bir tutum sergilemelisin.

Böylece insanların arkadaş olmak isteyeceği kişilerden biri olabilirsin. Çünkü yeniliklere açık olmak aynı zamanda birbirinden farklı fikirlere sahip insanlara açık olman anlamına gelir. İnsanlarla bu şekilde daha kolay iletişim kurabilirsin.

Sakin kalmayı öğrenmelisin

Yaşam enerjisine sahip birisiysen heyecanlı birisi olma olasılığın yüksektir. Fakat enerjiyle heyecan arasındaki dengeyi iyi kurmak gerekir. Arkadaş edinmek istiyorsan kıpır kıpır hareket eden birisi olmak sana fazla bir şey kazandırmaz.

Bunun yerine yaşam enerjini muhafaza ederek sakin kalabilmeyi düşünmelisin. Arkadaşlarının yaşadığı problemleri çözmek için sorumluluk alabilirsin ama en doğru çözümü bulmak için sakin kalman gerektiğini unutmamalısın.

Gerçekçi kişiliğe sahip olmalısın

Yukarıdaki önerileri okuduktan sonra aniden kendini değiştirmeye çalışabilirsin. Bu son derece gereksiz bir tutum olur çünkü gerçek dışı kişiliğini ömrün boyunca taşıyamazsın. Önce kendini tanımaya çalışmalısın.

Kendini tanıdıktan sonra yukarıdaki önerilerimi en uygun şekilde hayatına dahil etmelisin. Gerçekçi birisi olmazsan, gerçek kişiliğini yansıtmayı tercih etmezsen insanları kandırmış olursun. Arkadaşlıklarda kandırmalara ve yalanlara yer yoktur.

Kendinle barışık olmalısın

Şimdi sana kocaman bir sır vereceğim. Kendinle barışık olmazsan önerdiğim şeylerin hiçbirisini yerine getiremezsin. Belki burada belirtilenlere zıt birisi olabilirsin ama bunu değiştirmek senin elindedir. Kendinle barışık olamazsan bunu yapabilmenin herhangi bir yolu yoktur.

İnsanlar sürekli olarak kendine kızan ve kendini suçlayan kişilerden hoşlanmazlar. Kendinle barışık olmalı ve kendinden mutluluk duymalısın, gelişmek ve daha iyi birisi olmak her zaman mümkündür. Arkadaş edinmek için geç kalmış değilsin.

Umarım bu yazı yeni arkadaşlar edinme ve daha sosyal biri olma konusunda sana yardımcı olmuştur. Eklemek istediğin bir şeyler varsa hemen yorum yapabilir veya önerilerimi beğendiysen yazımı arkadaşlarınla paylaşabilirsin.

Takibe ne dersin?Beni takip edenlere her yeni yazıyla ÜCRETSİZ bülten ulaştırırım. Beni takip etmek ister misin?

Kaan Karadeniz

İstanbul Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi bölümünden mezunum. Yazı yazmayı ve araştırma yapmayı seviyorum. Psikolog, terapist veya yaşam koçu değilim. Hedefim insanların hayatlarına değer katabilecek bilgileri insanlarla buluşturmaktır.

49 Responses

  1. fddsfsdf23 dedi ki:

    Ben 13 yaşındayım sesim ince kalınlasır ama biraz hızlı konusyorum r harfi söylüyorum ama çok değil tam söyelyemiyorum(r) harfini ondan biraz ortamlara giryprum okulda arkadasliklarim var olmasinada tek sıkıntı mahallede konusmak istemiyorum utaniyorum ya ne derlerse diyoeum almazlar aralarina konusamam falan filan dahasini diyorum işte bi kerede basketbol oynayacaktim futbol oynuyoşardi orda bise diyemedim gittim birkeresindede basketbol oynuyorlardi aralarina katılmaya kortum bende oynayacam demeye brnde bu sıkıntı var

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Bunun sebebi endişe ve kaygıdır. Ancak bu konuda yalnız olmadığını bilirsen kendini daha iyi hissedersin. Arkadaşlarına katılmaya çalıştığında “Acaba ne derler?” sorusunu emin ol en az senin kadar onlar da kendilerine soruyorlar. Her insanın benzer düşüncesi vardır. Sen sadece bunu biraz daha yoğun hissediyorsun hepsi bu. Birileriyle konuşmaya çalıştığında “Acaba ne derler?” sorusunu sormamaya çalışmak biraz güçtür. Bunu çok iyi anlıyorum. Bir tür kabul edilmeme endişesiyle hareket ediyorsun.

      Peki yapman gereken ne? Cesaretli olmak. Onlarla oynamak istediğini söylediğinde sana olumsuz cevap vereceklerini düşünürsen en başından kaybetmiş olursun. Olumlu yaklaşmalısın, seni kabul edeceklerini düşünerek hareket etmelisin. Genel olarak iyi arkadaşlıklar bu denli iletişim kurmaktan çekinildiği durumlarda oluşurlar. Bunu kendine iyi bir pay çıkaracak şekilde kullanabilirsin.

  2. Sadece elif dedi ki:

    Dün kursa gideceğim icin cok gergindim. Arkadas edinemezsem diye korkuyordum. Sonra bu sayfaya girdim ve benim gibi zorluk çeken insanlar oldugunu fark edip kendimi sakinlestirdim. Bugün yazdiklarinizi aklimda tutarak kursa gittim ve cok komik bir sey oldu kursta yasitim kimse yok aralarinda en buyuk ben çıktım az bir farklada değil (5-6 yas kadar) jcncncn Ben bir mucize olmasini beklemistim. Olmadi . Olsun denemeyi birakmicam

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Yorumun için teşekkür ederim. En azından gerginliği üzerinden atmış durumdasın. Bundan sonrasında daha sakin kalıp insanlarla etkileşim kurmaya çalışabilirsin. Yazım beklentini tam anlamıyla karşılayamadı sanırım. Bunun için üzgünüm.

  3. Üzgün dedi ki:

    Merhaba. Ben 16 yaşında bir lise ögrencisiyim. Ortaokulda çevrem baya genişken lise hayatım berbat. Arkadaşım yok. Arkadaşınım diyenler de sürekli beni dışlıyorlar. Bende haliyle kırılıyorum. Ne yapmam gerek bilmiyorum. Kitap, spor, müzik gibi alanlarda konuşuyorum, oyunlar üretiyorum, dertleşmeye çalışıyorum Ama ne yaparsam yapayım Bi sınıfa dahil olamıyorum. Belki saçma gelebilir ama ben artık Bi arkadaşım olsun beni koskoca okulda yanlız bırakmasın, biraz olsun güleyim istiyorum :'(

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Öncelikle yorumunuz için teşekkür ederim. Arkadaşlarınızın sizi dışlamasının çeşitli nedenleri olabilir. Bu konuda kendinizde bir suç veya kusur olup olmadığını netleştirmeniz gerek. Onların canını sıkacak veya onların canını acıtacak bir şeyler yaptınız mı? Eğer yapmadım diyorsanız bu durumda iletişim konusunda aynı frekansta kalamıyor olabilirsiniz. Önerim şudur, arkadaşlarınla görüştüğünüz zaman onlara selam verin ama ardından onlarla konuşmayın. Eğer sizin sessizliğinizi fark edip sizinle konuşmaya çalışıyorlarsa bu durumda onlar gerçekten sizin arkadaşınız demektir. Yok konuşmuyorlarsa o insanlardan arkadaşlık beklentisi içine girmemelisiniz.

  4. Rabia dedi ki:

    Merhaba şöyle bir yorumlara bakınca kendimden utandım.. Bu sorunları yaşayanlar 10-15 yaş arası kesimmiş benim yaş olmuş 24 hala yaşıyorum.. 🙂 . Gerçi psikolojik tedavi de alıyorum ama bir fikir alayım dedim… Ben içine kapanık mı sinirli mi alıngan mı kırılgan mı ne derseniz artık, insanlarla yakın ilişki kuramıyorum. Çevrem ailem ve erkek arkadaşımdan ibaret. Ve benim için faaliyet, insanlarla birşeyler paylaşmak yaşıtlarım gibi cafede saatlerce oturmak asla değil.. Ve bir insanın yamuğunu gördüm mü lafı yumuşatma ile uğraşmam pat söylerim. . Lisede bol arkadaşları olan sürekli arkadaşlarıyla birşeyler yapan hem okuyup hem çalışan enerjik biriydim. Fakat (psikoloğun deyişiyle) hayatı koşarak yaşadım ve durup etrafıma bakınca (üniversite dönemi) uçuruma düştüm. Lise hayatım çok zor iken güçlü ve mutluydum şimdi rahat fakat (rahat batıyor sanırsam) aileme karşı o dönemlerden sitemliyim ve sevgilim standart oturup konuşma ile vakit geçiren insanlardan oldu zamanla… Bunun dışında da kimle vakit geçirmeye kalksam tatmin olmuyorum. Ya gerçekleri kaldırmıyorlar ya boş konuşmalar beni sıkıyor.. Bulunduğum şehirden mütevellit pek bir faaliyet imkanı da yok sıkıştım.. Psikoloğa göre ameliyat ve depresyon sonrası doğa yürüyüşü yapmam ve derslere odaklanmam yeterli olsa da canım sıkıldığında telefona sarılmak. Yada film izlemek istemiyorum gülmek istiyorum sizce ne gibi şeyler düşünebilirim.? Ne gibi fikirler verebilirsiniz standart kafelerde oturup bu yazanlardaki gibi kendimi insanlara göre değiştirmeli miyim? Yoksa şimdilik gerçekten insanlarla iletişim kurmamak iyi mi?

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Öncelikle terapilere devam etmelisiniz. Düşüncelerinizi tam olarak olmasa bile kısmi olarak anlayabiliyorum. Bir değişim karşısında (lise ve üniversite yılları) yaşanan değişime karşı direnç gösterme içerisinde olduğunuza inanıyorum. Bu direnç yüzünden yaşadığınız çatışma hali maalesef hayat genelinde sizi yoruyor gibi geldi bana. Neler yapabilirsiniz kısmı aslında sizinle alakalı bir şey tamamen. Yeni insanlar tanımaya çalışabilirsiniz. Belki erkek arkadaşınızın çevresinden birileriyle tanışmayı düşünebilirsiniz. Bir yenilik gerekli size ama boş bir yenilik değil, hayatınıza anlam ve değer katacak bir yenilik olmalı.

  5. Ali dedi ki:

    ben kendimi çok yalnız hissediyorum.. bu genellikle kuzenimin yanına gidince oluyor evime gelince çok sıkılıyorum ve içim daralıyor dışarda beraber gezebileceğim takılabileceğim hiç arkadaşım yok. sınıfta 8 kişiyiz 5 kız var 3 erkek bazen sınıfta tek erkek kalıyorum. Diğer okullardanda arkadaş bulamıyorum sohbetim olmuyor hiç yalnızlıktan çok daraldım

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Neden kızlarla arkadaşlık kurmaya çalışmıyorsunuz? O kısmı tam olarak anlayamadım. Çevrenizde insanlar varsa onlarla arkadaşlık kurmaya çalışmalısınız. Bunun dışında farklı sosyal ortamlara girmeyi düşünebilirsiniz. Hayatınız sadece okuldaki arkadaşlarınız ve kuzeniniz ile sınırlı değildir.

  6. azra dedi ki:

    Benim bı kaç arkdasim var ama daha çok arkadaş edinmek istiyorum bu arada lise 1 im.erkek kız karışık bir ortam istiyorm ama yapamıyorum içine kapanık birisiyim herkesle nasıl iletişime geçip büyük bir ortam kurabilirim ?

  7. damla dedi ki:

    merhaba ben 13 yaşındayım kendimi çok yalnız hissediyorum bir arkadaşım yüzünden hayata küstüm resmen herzaman üzüyor beni 😭😭

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Buna benim yapabileceğim ne var bunu tam olarak anlayamadım. Detayları bilmediğim sürece yorum yapmam çok doğru olmaz. Yaşınız gereği şu an hassas bir evrede yer alıyorsunuz ve bu evrede arkadaş seçiminde kendinize dikkat etmeniz gerekmektedir. Gerektiği zaman ailenizden ve büyüklerinizden yardım almayı ihmal etmemelisiniz.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim. Dilediğiniz zaman yorum, e-posta, Facebook veya Twitter yoluyla iletişim kurarak bana ulaşabilirsin.

      E-posta: [email protected]
      Facebook: http://www.facebook.com/Grisayfalar
      Twitter: https://twitter.com/grisayfalarcom

  8. Asel dedi ki:

    Merhaba, mesajımı okur musunuz bilmiyorum ama tavsiyenize gerçekten ihtiyacım var. 17 yaşıma gireceğim ve bu zamana kadar hep arkadaş edinme konusunda sıkıntı yaşadım. Yani yeni bir ortama girdiğimde sessiz ve sakin duruyorum insanlara merhaba ben yeniyim vs. vs. Gibi cümlelerle başlayan yada daha farklı iletişim cümleleri kurmak istemiyorum yani bir türlü yapamıyorum çok içime kapanık olduğumu düşünüyorum. Dışardan bakıldığında sert duruyorum. Aslında herkesin yardımına koşmayı severim iyi bir dinleyiciyim fakat arkadaşım yok edinemiyorum. İnsanlarla kaynaşmakta sıkıntı çekiyorum. Ne yapmalıyım? Teşekkür ederim.

  9. nur dedi ki:

    Merhaba. 17 yaşımdayım. Kendimi bildim bileli çekingen ve sakin biriyim. Genelde yeni bir ortama girdiğimde ilk adımı atan ben olmam. Çevredekilerin aşırı enerjisine uyum sağlayamam ve açıkçası insanlarla henüz bir samimiyet oluşturamamışken yanlarına gidip eğlenip konuşacak modu kendimde bulamam. Bu yıl yeni bir okuldayım ve kimseyi tanımıyorum. 1 haftadır bu insanlarla beraberim. Hepimiz okulda yeniyiz fakat çoğu daha önceden arkadaş olan kişiler, dolayısıyla samimiler. Elbette hiç kimseyi tanımayan benim gibi insanlardan da onlara dahil olanlar var. Ama ben bunun için ne kadar uğraşsam da yapmaya çalıştığım samimiyet göstergesi bende çok yapmacık ve iğreti duruyor. İnsanlarla tanıştığım anda çok hareketli olamıyorum ya da kendimi rahat ifade edemiyorum. Dışarıdan bakınca da sert bir duruşum var ve bu da insanlarda bir önyargı oluşturuyor. Diğer insanlar, benim gibi sessiz ve ağır olsalar dahi çok rahat kasmadan arkadaş edinip çevrelerine insanları çekebiliyorlar. Fakat ben çabalarımdan da sonuç göremiyorum. Ve çaba gösterdikçe sanki olduğum kişiden farklı oluyormuşum gibi hissediyorum ve bunu doğru bulmuyorum. Birileriyle iletişime geçsem de duygularımı ve kendimi yansıtamayınca bulunduğum durumdan rahatsızlık duyuyorum. Amacım illa ki arkadaş edinmek değil. Sadece beraber olduğum insanlarla en azından sohbet edebilecek durumda olmak ama çoğuyla neredeyse konuşmuşluğum bile yok. Bu kişilere karşı günaydın diyerek falan bir adım atmaya çalışsam da yanıt alamıyorum. İnsanlara beklediği enerjiyi hiçbir şekilde yansıtamıyorum. Mimiklerimle bunu düzeltmek için bir çabaya giriyorum ama bunun için uğraştıkça, bahsettiğim gibi kasıntı bir izlenim oluşturuyorum. Ben her şeyi düzeltmeye çalışıp adım attıkça bu gergin durumdan kurtulamıyorum ve kendimde bir sorun olduğunu düşünmek özgüvenimi zedeliyor.

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Problem içe kapanık olmanız. İçe kapanık olduğunuz için dışarıdan gelen her şeyi reddedebilme potansiyeline sahipsiniz. Bu potansiyel dışarıda yer alan kişilere yansıdığında sizinle iletişim kurmanın doğru olmayacağını düşünürler. Siz bunu yansıtmış olduğunuz için belirttiğiniz durumdasınız. Peki, bu gerçekten kötü bir şey mi? Aslında değil çünkü çok arkadaşın olması demek her zaman iyi bir şey anlamına gelmez. Göstermiş olduğunuz çabayla kendi sınırlarınızı aşmış olduğunuzdan rahatsızlık duyuyorsunuz. Bunların hepsi anlaşılabilir durumlar. Ancak kendi içinizde yaşamış olduğunuz ikilemler bunu görmenizi engellerler.

      Neler yapabilirsiniz? Öncelikle içe dönük ve dışa dönük insan arasındaki farkları öğrenmeniz gerek. Aşağıdaki maddeler size bu konuda yardımcı olabilecektir:

      – İçe dönük, yalnızlık arar. Dışa dönük, sosyal statü meraklısıdır.
      – İçe dönük, daha az uyarılmayı tercih eder. Dışa dönük, duyusal olarak uyarılmayı tercih eder.
      – İçe dönük, birkaç insan ile iletişimi tercih eder. Dışa dönük, herhangi bir insanla iletişim kurmaktan çekinmez.
      – İçe dönük, yalnız çalışmayı seçer. Dışa dönük, takım halinde çalışmalara yatkındır.
      – İçe dönük, plan yapmaktan ve rutinde kalmaktan hoşlanır. Dışa dönük, risk almaktan ve maceralara atılmaktan hoşlanır.

      Sanırım sizi anlatanın hangisi olduğunu biliyor olmalısınız. Ancak bunlar tamamen sizin kontrolünüzde değildir. Dışa dönük olmak daha çok biyolojik bir etkendir. Eğer sağlam bir kaynaktan kişilik testi yaparsanız çıkan sonuç ile ne olduğunuzu daha iyi anlayabilirsiniz. Buna ek olarak utangaç olma ile içe dönük olma arasındaki farkı saptamanız gerek. Utangaçlık daha çok endişe ve korku ile oluşan bir durumdur.

      Eğer içe dönük olduğunuzu düşünüyorsanız sizin için ideal olan endişe seviyesini tespit etmelisiniz. Bu seviyeye çıkmak sizi rahatsız etmeyecek ama aynı zamanda rahat bırakmayacaktır. Bir adım ilerisi aslında geriye doğru gitmek olduğundan idealin peşinden gitmeniz gerek. İletişim konusunda dün olduğu gibi çeşitli adımlar atmalısınız. Bu sizi rahatsız etmemeleri çünkü sizin ihtiyacınız olan tam olarak bu. Tüm bunlara ek olarak sosyal etkinliklere vakit ayırmanın sizi biraz daha mutlu edeceğini unutmamalısınız.

      Kişilik testi için aşağıdaki bağlantıya göz atabilirsiniz:

      https://www.grisayfalar.com/kapsamli-kisilik-testi-kisilik-tipini-ogrenme-firsati/

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

      • nur dedi ki:

        Yanıtınız için teşekkür ederim. Testi daha önce yapmıştım ve sonuç %58 içe dönük çıktı. Ben de tam olarak böyle düşünmekle beraber kendimi tam olarak bunlardan birisi olarak tanımlayamıyorum. Çevremdeki insanlara göre şekil alıyor da diyebilirim bunun için belki. Düşünceleriniz ve tavsiyeleriniz için teşekkür ederim.

        • Kaan Karadeniz dedi ki:

          Merhaba,

          Çok baskın sayılmaz aslında ama bunu çözebilmek sizin elinizde. Önerilerimi dikkate alırsanız çözüm getirebilirsiniz. Belki bir süre sonra içe dönüklük ile ilgili bir şeyler yazmaya çalışabilirim.

          Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  10. Eylül dedi ki:

    Selam, ben yaklaşık 8 yaşından beri sanaldan arkadaş ediniyorum. Değişiyor sürekli ve onlara çok fazla değer veriyorum. Bu da gerçek hayatıma yansıyor. Onları kıskanıyorum özlüyorum falan. Aralarından buluştuklarım da oldu. Neyse, gerçek hayatta anne ve babamın işi nedeniyle sürekli şehir ve okul değiştiren biriyim. Çevrem olmuyor bir türlü, yalnız hissediyorum hep. 15 yaşındayım şu an. Telefonu bıraktığım anda kendimi berbat hissetmeye başlıyorum. Tek dayanağım sanaldaki arkadaşlarım çünkü. Fakat bir süre onlarla da sorun yaşamaya başlıyorum. Sonsuza dek sürecek değil ya? Etrafımda arkadaş grupları var imreniyorum. Arkadaş ediniyorum ama onlar da beni sevmiyormuş gibi. Kısaca sadece sevilmediğimi hissediyorum, insanlar sevdiklerini belirtseler de konuşmak istemiyor gibiler. Belki de sadece paranoyak oluyorum. Bu hem sanal hem de gerçek hayatım için geçerli. Gece yatarken aklımda yalnızlık oluyor sadece. Uzun süreli arkadaşım olsun istiyorum. Galiba bu hayalim hiçbir zaman gerçekleşmeyecek.

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Bundan elim olamazsınız. Bence bu konuyu gereksiz yere çok fazla kafaya takıyorsunuz. Arkadaşlarınızı sorgulamaya çalışmak yerine onlarla geçirdiğiniz vaktin tadını çıkarmaya çalışmalısınız. Sanal ve gerçek arkadaş ayrımı çok eskide kaldı artık. İnternet şu an en çok kullandığımız iletişim aracı. Dolayısıyla insanlarla daha fazla konuşabiliyor, anlaşıp anlaşamadığımızı daha net görebiliyoruz. Ben bu ayrımı kafanızdan atmanızı öneririm.

      Benim birçok arkadaşım İnternet üzerinden tanıştığım kişiler. Arkadaşlarımın geri kalan kısmı ise liseyi beraber okuduğum pek çok insan ve birkaçı da ilkokuldan arkadaşım olanlar. Bunlar bana fazlasıyla yetiyor. Elbette yeni insanlarla tanışıyorum, elbette iletişim kuruyorum. Bunlar tamamen farklı şeyler. Biriyle arkadaş olmak istediniz diye hemen arkadaş olamazsınız. Bunu zaman belirler ve siz bu zamana ayak uydurmak zorundasınız.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

    • Beyza Akın dedi ki:

      Eylül seninle arkadaş olabilir miyim?

      • Kaan Karadeniz dedi ki:

        Merhaba Beyza Hanım,

        Eylül Hanım sizin sorunuza cevap verdikten sonra sosyal medya hesabınızı paylaşsanız çok daha iyi olur. Lütfen ondan gelecek olan cevabı bekleyin.

        Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  11. Ayçaa dedi ki:

    Merhaba ben lise 2 ye geçtim ama lise 1 de pek düzgün arkadaşlıklar edinemedim sınıftaki herkes sanki 40 yıllık arkadaşmış gibi kaynaştılar hemen şaşkınlıkla izliyorum sınıftaki çoğu kişi de kötü akışkanlıkları olan ve birbirlerine olan üslupları çok kötü sürekli hakaret içerisindeler ve bundan kimse rahatsız olmuyo nasıl bu sınıfa düştüm diye türlü sorularla cebelleşiyorum lisenin böyle bi ortam olduğunu hiç tahmin etmezdim benimde bi ortamım olucağını eğleneceğimi sanmıştım ama tam tersi oldu koskoca lisede sadece 3-5 arkadaş edindim onlarla da çok fazla yakın değilim ve birbirleriyle anlaşamadıklarından dolayı ayrı ayrı takılmak zorunda kalıyoruz ortaokulda herşey çok güzeldi arkadaş ortamı falan burda okuyacağım daha 3 senem var bu yılları nasıl değerlendirip güzel anıllarla biriktirebilirim acaba yardımcı olur musunuz tavsiyenize ihtiyacım var

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Kötü alışkanlıkları olanlardan koşulsuz bir biçimde uzak durarak ilk adımı atabilirsiniz. Hayatınızın en hızlı akıp giden günlerinde olduğunuzu unutmamalısınız. Çok fazla dışa kapalı olmanızı önermem ama kendinizi korumayı bilmelisiniz. Bu yılları verimli bir biçimde geçirmek istiyorsanız ilk yıllardan itibaren üniversite sınavına odaklanın ve üniversiteyi sizi buradan kurtaracak yegane şey olarak düşünmeye başlayın. Temel hedefiniz bu olursa gerisi kolay bir biçimde gelecektir.

      Eskiden liseler bu durumda değildi. Yine kötü alışkanlığı olan pek çok insan vardı ama hepsi zamanla arkadaşlarının desteğiyle bunlardan kurtulmayı başardılar. Şimdi her şey çok hızlı akıp gidiyor, herkesin kendini farklı gösterme ve gösteriş yapma çabası var. Buna yenik düşmezseniz geleceğiniz çok parlak olacaktır. Ancak herkes gibi olmak isterseniz siz de kaybedenlerden birisi olacaksınız. Kısacası dikkat etmenizi öneririm.

      Olumlu alışkanlıklar geliştirin. Kendinizi önemseyin, kendinize bakın. Spor yapın. Bol bol kitap okuyun. Araştırma yapın. Sorgulayın, eleştirin ama yıkıcı eleştirilerden uzak durun. Bu doğrultuda ilerlerseniz gelecekte çok daha iyi bir yerde olacağınızdan emin olabilirsiniz.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  12. Şeyma dedi ki:

    Merhabalar, ilkokul dönemlerinden beri oyunlardan sanal arkadaşlıklar ediniyorum. 4 yıl devam eden de oldu 2 günü zor ettiğim de. Çeşitli sebeplerden dolayı bu arkadaşlıklarım bitti zaman içerisinde. Hiç olmadığım kadar yalnız hissediyorum. Şunu da ekleyeyim: Okulda veya kurslarda tanıştığım insanlardan aramın iyi olduğu var fakat yüzeysel gibi geliyor hakkımda hiçbir şey bilmiyorlar, ben de onların bilmiyorum. Tanımaya başladığımda da onlardan soğuyorum. Arkadaşlık ilişkilerim hep beklentimin altında. Bunları karşımdaki kişiye yansıtmamaya çalışıyorum, beni en iyi arkadaşı olarak gören insanı bile doğru dürüst sevemiyorum. Kısacası sanal arkadaşlık olmazsa olmaz gibi geliyor eksikliğini hissediyorum hep bu önyargıyı nasıl yenebilirim?

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Sanaldan gerçeğe dönüşmüş çok fazla arkadaşlığım var. Sizi bu konuda daha iyi anlıyorum. Şu an iletişim tercihlerim arasında ilk sırada sanal ortamda yazışma gelir mesela. Çünkü bir şey yazarken ekstra düşünürsün. Her şey geçmişte görüntülü kalır ve gidip ne dediğini görebilirsin. İnsanların gittikçe yükselen bir iletişim problemi söz konusu. Yüz yüze konuştuğun insanlar eğer yeteri kadar hafızan iyi değilse birkaç hafta sonra söylediklerinden farklı şeyler söyleyebilirler. Anladığım kadarıyla bu durumdan yeteri kadar etkileniyorsunuz.

      Bu bir önyargı olmaktan ziyade bir kontrol durumu sizin için. Bunu aşabilmek için üstüne gitmeniz gerek. Yani arkadaşlıkları doğrudan bitirmek yerine onlara ekstra zaman tanımayı düşünmelisiniz. Belki o zaman bazı şeylere karşı bakış açınız değişebilir. Bu konuda daha fazla problem yaşamanız durumunda mutlaka bir doktora gözükmelisiniz. Belki bir takım kişilik problemlerine sahip olduğunuz için bu tür davranışlara meyilli olabilirsiniz.

      Kalın sağlıcakla, hayat boyu başarılar dilerim.

    • Anıl Aslan dedi ki:

      Yorumu bir an ben yazdım sandım. Oyun ortamlarına 11 12 senemi verdim. Bazı sağlık problemleri başta olmak üzere bir çok sebepten oyunları ve beraberinde gelen arkadaşlarımı (gerçek hayatımda yer edinenler hariç ) geride bıraktım. Ve şimdi bakınca yapayalnızım. Umarım bu sorunları atlatabilirsin, atlatabiliriz.

  13. azize dedi ki:

    Lise öğrencisi 10.sınıfim.Bir arkadaşım vardı ve onla çok güzel anlaşıyoduk. Aramıza bi kız aldık ve hep birlikte çok iyi arkadaştık. Ama sonra zaman geçtikçe bunların ikisi takılmaya başladılar ilk arkadaşım aramıza aldığımız kişiyi yanına çağarıyodu sınıfta sıraya.Bende bişey demiyodum .On siraya geçiyodum.Artık önde oturuyorum. Bunlar dışarı çıkarken beni çağarmamaya başladılar ama durağa inerken falan koluma giriyolardı okul çıkışında. Bazen o kadar çok sinirleniyorum ki yüzlerine kalleşsiniz diyesim geliyo iki yüzlüler diyesim geliyo kurguluyorum kafamda ama soyleyemiyorum belkide kaybetmek istemediğimdendir. Mesela biri okula gelmediği zaman diğeriyle çok iyi anlaşıyorum(ikisi içinde geçerli) ne yapmam gerektiğini gerçekten bilmiyorum

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Olumlu açıdan bakmanız çok daha doğru olur. O kız olmasa başka bir kız olacaktı. Kin beslemenizi gerektirecek bir durum olduğunu düşünmüyorum. Onlara sana verdikleri değer kadar değer verip yoluna devam etmelisiniz. Böylece kafana takıp gereksiz stres de yapmamış olursunuz.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

      • Kaan dedi ki:

        Merhaba lise 18 yaşıma gireli 4-5 ay oldu. Lise son sınıftayım.

        Bundan yıllar önce orta okulda kız arkadaşım vardı , okul ortamında sevilen sayılan birisiydim . Çevremde o kadar çok insan vardı ki en yakınımdaki kardeş dediğim insan kız arkadaşım ile bir cafede gizli işler çeviriyor. Boynuz kulağı geçer hesabı. 14 yaşında yaşamış olduğum bu olay bu yaş için çok sakıncalı bir durum . Gelelim bu güne 4 sene geçti 2-3 sene önce arkadasımla bulusur eğlenirdik ancak son yıllarda güven probleminden kaynaklı arkadaş ilişkilerim darmadağın . Tek bir derdimi anlatacağım arkadasım yok, işi düşünce yazanlar hariç. Bu 4 sene boyunca bir kız arkadasımda olmadı. Kimseye güvenim kalmadı anlayacağınız. Seçici de değilim ancak olmuyor artık. Geçen 3 yıl boyunca aşırı derecede bilgisayarda oyuna bağlı kaldım, ben bu değildim. Rotasız gemi gibiyim. Bir yön verir misiniz?

        • Kaan Karadeniz dedi ki:

          Merhaba,

          Güven kaynaklı problem yaşadığınızı kendiniz biliyorsunuz. Bu aslında güzel bir şey ama hayatın devam ettiğini kabul etmeniz gerek artık. Son birkaç yıldır kız arkadaşınızın olmaması sizi hayata karşı küstürmemeli. Tabi hayatınız için yegane hedef kız arkadaş edinmek ise durum biraz farklı olur. 29 yaşındayım ve hayatımda ilişki diyebileceğim şey 0.5 + 1 + 0.5 yani 2 kez yaşandı. Birisi benim hatamdan başlamak üzereyken bitti, ötekinde karşıdaki kişiye vakit ayırmakta zorlandım ve anlaşarak ayrıldık, diğeri de başlamadan bitti.

          0.5 ile 1 arasında yaklaşık 5-6 yıl vardı. 1 ile diğer 0.5 arasında ise yaklaşık 1 yıl. Ama bu benim için hiçbir zaman temel hayat kıstası olmadığı için sizin kadar derin düşüncelere dalmadım. Yaşım aldı başını gidiyor ama hala hayatımda böyle bir şeyin çok üst düzey önemli konumda olduğuna inanmıyorum.

          Arkadaşlık meselesinde aradaki güven problemini kaldırmak sizin elinizde. Kontrol dışı bir durumla karşı karşıya değilsiniz. Herkesle hemen birkaç gün içerisinde sıkı fıkı arkadaş olamazsınız. İnsanlara şans vermeli, onlara zaman tanımalısınız. İyi anlaşıyorsanız ve birbirinize yalan söylemekten olabildiğince kaçınmak için çaba gösteriyorsanız arkadaşlığınız bir şekilde devam edecektir. Biraz klişe bir laf olacak tabi ama zincirlerinizi kırmalısınız.

          Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

          • Kaan dedi ki:

            Önerilerinizi göz önünde bulunduracağım, umarım hayatımda değişiklikler meydana gelir.
            Teşekkür ederim.
            İyi günler…

          • Kaan Karadeniz dedi ki:

            Merhaba,

            Umarım hedeflerini yerine getirmeyi başarabilirsiniz. Olumsuzluklarla karşılaşmanız durumunda yine bana ulaşabilirsiniz. Elimden geldiğince size yardımcı olmaya çalışırım.

            Sağlıca kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  14. Naim dedi ki:

    Merhaba, ben de universiteye yeni basladim . Arkadas edindim ama şöyle bir durum var. Insanlarla konusmak istemiyorum bir sure sonra. Mesela yakin arkadasim beni surekli elestiriyor gibi geliyor .ayrica herhangi biriyle konustugum zaman hemen sıkılıyorum ve insanlari cok gozlemliyorum. Bir kisi nasil diger arkadasi hakkinda konusuyorsa benim hakkimda da oyle konusuyordur diye uzaklasiyorum . Nasil yenebilirim sizce?problem ne tam olarak

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Bu bir problem değil. Doğru olanı yapıyorsunuz aslında ama anladığım kadarıyla aşırı seçicisiniz. İnsanların sizin eleştirmesinden kaçınmak yerine bu eleştirileri anlamlı oldukları müddetçe kabul etmelisiniz. Bunlar kendinizi geliştirmeniz için muazzam fırsatlardır. Tabi bazıları sürekli tenkit amacıyla birilerini eleştirirler. Onlardan olabildiğince uzak durmanız çok daha sağıklı olacaktır. Arkadaş edinmek için acele etmemelisiniz. Elbet birileriyle iyi anlaşmaya başlarsınız. Sadece insanlara peşin hükümle yaklaşmayıp onları iletişime göre değerlendirmeye çalışın.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  15. Bora dedi ki:

    Merhaba bende aşırı içe kapanık biriyim yeni üniversiteye başladım herkez kaynaştı ama ben hala yalnızım insanlarla nasıl yanlış anlaşılmadan muhabbet açacağımı bilemiyorum insanlara yanlış izlenim vermeden nasıl yaklaşabilirim acaba ve birilerine yanaşmaya çalışmayı kendime yediremiyorum onlar bana gelsin istiyorum ama olmuyor ne yapmalıyım

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      İletişim tek taraflı bir durum değildir. İki taraflı bir durumdur. Siz herkes bana gelsin ben kimseye gitmeyeyim diye düşündüğünüz ve hareket ettiğiniz sürece bu tarz kendi kendine yeten birisi olmaya devam edeceksiniz. Devletler arası diplomaside dahi devletler belirli düzeyde diyalog kapısını açık bırakabilirken siz neden tamamen kapalı tutuyorsunuz? Tam olarak ne hissediyorsunuz? Bir başkasıyla ilk siz konuştuğunuz zaman bir ödün veya bir taviz vermiş olacağınızı mı düşünüyorsunuz? Sizi ödün veya taviz veremeyecek kadar önemli kılan durum nedir?

      Bu sorularımı düşünürseniz yanlışın nerede olduğunu görebilirsiniz. İçe kapanık olmak kötü bir şey değildir. Ancak siz içine kapanık birisi olmaktan öte dış dünyaya kapanık birisisiniz. Dolayısıyla artık kapıları açmalı ve aralamalı, bunun gibi adımlar atmalısınız. Aksi taktirde ömrünüz boyunca hayatta yalnızlık rolünü oynarsınız.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

      • Bora dedi ki:

        Çok teşekkür ederim sizin bu konuda ilk adımlar için tavsiyelerinizi alabilir miyim lütfen

        • Kaan Karadeniz dedi ki:

          Merhaba,

          İnsanlarla iletişim kurmak adına daha istekli olmalısınız. Arkadaş olmaya çalıştığınız kişiler için hemen not vermemeye çalışmalısınız. Biraz vakit geçirdikten sonra onlarla arkadaş olup olamayacağınıza karar vermelisiniz. Kendinizi dışarıya kapamayın. Başlangıç adına bu sizin için yeterli olacaktır.

          Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

  16. Dashaa dedi ki:

    Size bir şey sormak istiyorum. Ben cekingen biriyim fakat istersem insanlarla hemen kaynaşabiliyorum. Fakat ice kapanikta olduğum için konuşma uzun süre devam etmiyor. karşımdaki kişi paylaşımcı olmadığındam dem vuruyor. Diğeri ise çok kısa sürede en ufak yanlışta o kişiye karşı sinirleniyorum. Bunu içimde tutuyorum. Tabi o kişiye karşı arkadaslik hissim git gide yok oluyor. Mesela şuan yalnız olmak daha mantıklı geliyor ama hayatta yalnız olarak başarıya ulaşılamıyor. Kendimi kapatıyorum ama kızıp bunu yapma diyorum. Fakat insanları çoğu sahte gibi geliyor. Şu sıralar kendimi sürekli sorguluyorum. Ozguvensiz miyim yoksa asosyal mi ? Ice kapanik mi bencil mi? Bana bu girdaptan kurtulmak için tavsiye verebilir misiniz?

    • Kaan Karadeniz dedi ki:

      Merhaba,

      Sanırım her birinden bir tutam taşıyorsunuz. İstediğiniz kadar içe kapanık, öngördüğünüz kadar bencilsiniz. Bu nedenle asosyal davranmak hoşunuza gidiyor çünkü kendinizi o şekilde çok daha rahat hissediyorsunuz. İnsanların davranışlarına karşı sinirlenmeye bir son vermelisiniz. Buna hiç gerek yok. Kimsenin davranışından sorumlu değilsiniz ve herhangi bir kimsenin davranışlarını değiştiremezsiniz. Bunu böyle kabul etmeniz durumunda problemlerinizi biraz olsun aşmayı başarabilirsiniz.

      Yardımcı olabileceğim farklı bir konu varsa çekinmeden bana ulaşabilirsiniz. Kendinizi sorgulamayı bir kenara bırakın veya sorguluyorsanız bu konuda dürüst olun ve kendinize yönelttiğiniz sorulara verdiğiniz cevapları kayıt altına alın. Daha sonra onları gözden geçirip gerçekten anlamlı olup olmadıklarını kontrol edin. Sizin için iyi bir serüven olacaktır.

      Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

      • Dashaa dedi ki:

        Verdiğiniz cevap için çok teşekkür ederim. Çok faydali oldu. Fakat kendimden korkuyorum. Gercek kendimden çok korkuyorum. Onunla yüzlesmek istemiyorum. Çünkü eger bencilsem ya da ne biliyim asosyal ya da ice kapanik olmak toplum tarafindan kötü seyler olarak algilaniyor. Hayatima bir yön vermek istiyorum artik. Kendim gibi olmak eger bencilsem bencil gibi ya da kötü biriysem kötü olmak istiyorum. Ama yüzleşmek beni o kadar korkutuyor ki hatta bu korku normal hayatımı da etkiliyor. Tekrardan rahatsiz ediyorum sizi ama cidden sanki bir girdabın icindeyim. Kafamdaki düsünceler susmuyor.

        • Kaan Karadeniz dedi ki:

          Merhaba,

          Eğer davranışlarınızda “toplum ne der” diye düşünmeye eğilimli biriyseniz elbette işe buradan başlamalısınız. Siz hayatı kendi istediğiniz gibi değil başkalarının istediği gibi yaşamaya mahkum olmuşsunuz. Yaptıklarınız için kimseden onay almanıza -aile bireyleri dışında veya başkalarına hoş görünmenize gerek yoktur. Böyle bir düşünceyle hareket ederseniz hayatta hiçbir zaman mutlu olamayacağınızı bilmeniz gerekir. Kendinizle yüzleşmeyi tercih etmelisiniz; başkalarını değil, kendinizi düşünmelisiniz.

          Sağlıcakla kalın, hayat boyu başarılar dilerim.

Yorum yapıp katkı sağla...