2016-2017 Avrupa Şampiyonu: Fenerbahçe

2016-2017 Avrupa Şampiyonu Fenerbahçe! Bu cümle dahi her şeyi anlatmaya yeter. Dün akşam hayatımın en mutlu günlerinden birisiydi. Uzun süredir hiç bu kadar mutlu olmamıştım. Yıllardır izlenen hedefe sonunda ulaşmayı başarmıştı takımım, finalde Olympiakos‘u yenip şampiyon olmuştu.

Sıkı fıkı bir basketbol seyircisi değildim aslında. Her şey üniversite yıllarında başladı. Fenerbahçe futbol takımı tökezleye tökezleye yoluna devam ederken, başkan verdiği sözleri tutmamakta ısrar ederken, teknik direktör üstüne teknik direktör gönderirken bize bir yandan isyan etmek, diğer yandan ise takımımıza olan sevdamızı korumak kalmaktaydı. İşte böyle bir ortamda basketbol takımına gönül vermeye başladım.

Tarih Unutmaz: Avrupa Şampiyonu Fenerbahçe

Üniversitede ikinci sınıfa giderken en çok görüştüm arkadaşlarımdan birisi olan İrfan‘ın Fenerbahçe basketbol takımı hakkında anlattıklarıyla başladı her şey aslında. Fırsatını bulduğu her maç salondaydı, her maçta birisiyle resim çekiliyordu. Ertesi gün ise maçı anlatıp duruyordu ve elbette bize dinlemek düşüyordu. Çünkü o zamanlar basketbol hakkında bilgim çok fazla değildi. Ne öğrendiysem ondan öğreniyordum.

Neven Spahija Dönemi

İlk kez kıyıdan kıyıdan basketbol takımını takip etmem Hırvat koç Neven Spahija dönemine denk gelir. Bu dönemde Fenerbahçe yavaş yavaş takıma yatırım yapmaya başlamıştı. İki yıl boyunca takımın başında kalan koç ayrılmadan önce kulübe Türkiye Ligi ve Türkiye Kupası birinciliği kazandırmıştı. Fakat İrfan’dan aldığım bilgiler bunun yeterli olmadığı yönündeydi.

İrfan sürekli söylenip duruyordu tabi ama anlattıklarının bir kısmı bana anlamsız geliyordu. Şu pozisyonda oyuncu sakat yerine adam yok, rotasyon sıkıntılı, oyun kilitlendiğinde oyunu açacak adam yok söylenişlerini az duymadım. Buna rağmen koçtan memnundu, memnun olmadığı durum takımda birbirini tamamlayamayan oyuncuların varlığıydı.

Simone Pianigiani Dönemi

Yavaş yavaş basketbol takımına ısınmaya başlarken takımda koç değişikliği yaşandı. Neven Spahija gitti, yerine İtalyan koç Simone Pianigiani geldi. Her ne kadar İrfan bu koçtan çok umutlu olsa bile sezon sonu her şey geçen seneye göre çok daha berbat durumdaydı. Sezonu kupasız tamamlamış, üstüne üstlük hedeflerin çok uzağında kalmıştık.

Koç değişikliği yine kapıdaydı. Birçok farklı isim konuşuluyordu ve söyleniyordu. Fakat başkan Aziz Yıldırım’ın hedefinde daha farklı şeyler vardı. Önümüzdeki sezon aynı zamanda Fenerbahçe Erkek Basketbol takımının kuruluşunun 100. yılıydı ve aynı zamanda erkek basketbol takımı için neredeyse yeniden doğuş anlamını taşıyacaktı.

Zeljko Obradoviç Dönemi

Fenerbahçe erkek basketbol takımına yatırımlar çok daha önceden başlamış olsa bile en önemli adımların atılışı Avrupa basketbolunun efsane koçu Zeljko Obradoviç‘in ikna edilip takımın başına getirilmesiyle başladı. Kulüp başkanı Aziz Yıldırım’ın tüm başkanlık kariyeri boyunca attığı en önemli adımlardan birisi buydu çünkü Obradoviç demek aynı zamanda ilgi alanı olmak demekti.

Kısa süre içerisinde takım bir gelişim sağladı. Artık ne yaptığını bilen, ne yapmak istediğini dile getiren bir Fenerbahçe vardı parkede. 2014 yılının Mayıs ayında ise atılan yatırım temelinin en başına güçlü bir isim genel menajer Maurizio Gherardini getirildi. Fenerbahçe bu hamlesiyle birlikte “ben şampiyonluklar istiyorum” demeye başlamıştı.

2013-2014 sezonunda Obradoviç’in liderliğinde Luka Zoric, Linas Kleiza ve Nemanja Bjelica gibi isimlerin yer aldığı kadroyla Türkiye Ligi şampiyonu olmayı başarırken, Türkiye Kupası macerasında yarı finalde elenmiş, Euroleague’de ise son 16 takımdan ilerisini görememiştik.

2014-2015 sezonunda daha farklı beklentilerimiz vardı. Bogdan Bogdanoviç, Jan Vesely, Ricky Hickman ve Andrew Goudelock gibi isimlerin takıma katıldığı sezonda maalesef ulusal turnuvalarda sonunu getirememiştik. Euroleague’de ise ilk defa Final Four yüzü görmüş ama yarı finalde Real Madrid‘e elenmiş, üçüncülük maçında ise CSKA Moskova‘ya kaybedip dördüncü olmuştuk.

2015-2016 sezonunda Obradoviç’in takımı artık daha büyük sorumluluklar almaya hazırdı. Bir önceki kötü giden sezona rağmen Final Four yüzü görmüş olmak, o tadı almış olmak her şeyin habercisi gibiydi. Türkiye Ligi şampiyonu olan ve Türkiye Kupası macerasında da başarıya ulaşan takımın hedefi Avrupa Şampiyonluğu’ydu. Euroleague finalinde rakip CSKA Moskova‘ydı. Son saniyelerde verilmeyen faulün ardından gelen basketler sonrasında ikincilik ile yetinmek zorunda kalmıştık.

2016-2017 Avrupa Şampiyonu: Fenerbahçe

Obradoviç bağıran çağıran, basket attığında bile oyuncusuna kızan tavrıyla bir efsane olarak parkenin kenarında olsa bile oyuncularına sahanın içerisinde olduğunu hissettiriyordu. Geldiği tarihten beri adım adım takımı hedeflerine ulaştırmak için yoğun çaba göstermişti. Bu sezon diğerlerinden farklıydı çünkü pek çok oyuncu bir hedef uğruna, geçen yıldan kalan hesabı kapatmak için takımda kalmayı tercih etmekteydi.

Oyuncular, teknik heyet ve taraftar artık herkes hazırdı. Normal sezon çok iyi başlamıştı ama kötü bitmek üzereydi. Fenerbahçe iç saha avantajı olmadan çıktığı ilk tur maçlarında Panathinaikos‘u hem deplasmanda hem kendi evinde yenerek ilk sinyali vermişti. Aynı turda Anadolu Efes, Olympiakos‘a ve Darüşşafaka Doğuş ise Real Madrid‘e elenmişti.

Euroleague yarı finalinde rakip Real Madrid‘ti. Oldukça fazla sayı ortalamasına sahip olan Real Madrid’i ilk çeyrekteki şok baskıyla sarsan ve bunu maçın sonuna kadar götürmeyi başaran Fenerbahçe finale adını yazdırmayı başarmıştı. Finalde rakip Anadolu Efes‘i eleyen Olympiakos‘tu. Aynı şok baskıyı ilk çeyrekte gösteren ve rakibinin yaklaşmasına izin vermeyen Fenerbahçe her çeyreği üstünlükle kapatırken Türkiye’ye “dökülün sokaklara” mesajını vermişti.

Ekpe Udoh‘un kendi destanını yazdığı final karşılaşmasını 1 dakika bile oturmadan izlemenin heyecanıyla maç sonunda şampiyon olmak büyük bir mutluluktu. Uzun zamandır hiç bu kadar mutlu olmamıştım. Teşekkürler Avrupa Şampiyonu Fenerbahçe!

Görsel Kaynağı: Fenerbahçe

Kaan Karadeniz

28 yaşındayım. Yüksek lisans öğrenimini "Bilgi ve Belge Yönetimi" bölümünde sürdürmekteyim. Psikolog veya terapist değil, araştırmacıyım. Başarının çaba ile doğru orantılı olduğuna inanlardanım.

Yorum yapıp katkı sağla...