Islak Hayaller
Bu gece kalbimde gizli bir misafiri çıkarıyorum ortaya
Islak hayallerim…
Yağmurun değil gözyaşlarımın altında ıslanan geleceğim…
Eğer merak ediyorsan nasıl gizlendiklerini
Dilleri yok onların ama kalpleri bir bütün benimkiyle…
Sadece bir emir gönderirler ellerime ve onlarda yazar
Bir sonraki mısraları hiç çekinmeden…
Sonbaharın kara bulutlu ve yağmurlu bir günü İstanbul’da…
Kasvetli bir hava, sabahında sis kaplı sokaklar
Günü aydınlık gösterecek olan bir nefes yükselir yedi tepeye doğru
Güneşin habercisidir bu bulutların arkasında gizlenecek…
Olağan haliyle devam ederken yaşayış her yerde
Bir yer sallanır yıkılırcasına…
Deprem…
Kalp depremi…
Son adımı attığım ve yere yığıldığım o an haliyle…
Bir sokağın ortasında kimselerin olmayaşını fırsat bilerek
Dökülen gözyaşları…
Bir zaman sonra kanamaya başlar yorgunluktan gözler
Süzülerek bedene yayılır sulanarak akan kan.
Islanan hayaller…
Kendi gözyaşlarımla…
Kendi kanımla…
Ulaşır kalbime sonsuzluğumun göçebe misafirleri…
Unutturmak istemezler bana seni…
