Şiirler ve Hikayeler
Kalbin ötesinde…
0Yürüyen bilir bu yolların uzunluğunu,
Yaşayan bilir bu dertlerin yükünü.
Bir insan ömrü gelip geçmiştir
Harcanıp giden yürekten yüreğe.
Bir sevgidir zamanın öncülük ettiği
Çırpınır durur kalbin ötesinde…
Ellerde boş yükler sallanır rüzgardan
Alınan çiçekler soluk birer süs misali
Savrulur durur pencerenin önünde
Az da olsa kokusu gelir bu taraflara
Bir umut getirin o yollardan…
Yalnız değilsiniz soluk dostlar
Yağmur yine yağar,
Güneş yine doğar,
Yeniden yeşerirsiniz!
Bense soluk bir genç
Ömrümün kıyısında
Göç edeceğim zamanı beklerim
O olmadan aklımda…
Görebildiğim Tek Beyaz: Bulutlar…
0Gökyüzünü kaplamış yine bulutlar… Beyaz tenleriyle eşlik ediyorlar o mavimsi bedene. Kimisi çok küçük olsa da sarılmış sımsıkı kimisi de kocaman bir parça olmuş diyarın o hazin bulutlarına. Onlar benim görebildiğim tek beyazlar. Artık seçemiyorum bu rengi, beyaz dendiği zaman o sade ve saf renk gelmiyor aklıma. Bir çok beyazın kirlendiğini gördüğümden olsa gerek…
Gözlerim bulutlar dışında beyaz görmüyor benim
Yalan dolu bir dünyada kürek çektiğimden olsa gerek…
Seni her düşündüğümde bir damla iniyor gözlerimden yere doğru
Her bakışında gözlerime dokunduğundan olsa gerek…
Hani dolu dolu yağıyordu da yağmur saklanıyorduk ya saçakların altında
O gün havada kara bulutlar vardı ve sen onları göremiyordun,
O zaman anlamamış, görmezden gelmiştim ama şimdi çok iyi anlıyorum
Kirlenmiş bir ruhu taşıdığından olsa gerek…
Korku doluda olsa yüreğimiz ufak bir tekne ile salmıştık kendimizi denize… Ben korkuyordum, suya düşersem hayatımı teslim edecektim ilahi kudrete. Ama senin korkun başkaydı, sen suyun içine düşersen ölmekten değil temizlenmekten korkuyordun! Bunu o zaman gözlerine baktığımda anlamıştım. Anladığım andan itibaren rüzgar şiddetini arttırmış; o ufak tekne bir o yana bir bu yana sallanırken, iki kişiyi taşıyamayacağını belli etmişti… Ve o gün birimiz suya düşmüş, bir diğerimizde uzaklaşarak kıyıya çıkmayı başarmıştı…
Belli ki yaşamak gerekiyormuş bu duyguyu derin derin
Suyun dibini boyladıktan sonra nefessiz kalmalıymış insan
Çırpınmalı, haykırmalı ve savaşmalıymış suyun altında
Bunu anladım, insan kendi başının çaresine bakmalıymış usulca…
Kurtulmak isteseniz de kurtulamadığınız anlar olacaktır kalbinizde yaşattıklarınızdan… Uğraşmayın, bırakın kendi seyrinde hareket etsin kalbiniz. Eğer unutmanız gerekiyorsa o zaten gerekeni yapacaktır. Ama gerçekten yaşamış olduklarınızı unutmak istemiyorsanız, kendinizi unuttum diye kandırsanızda başaramazsınız.. Gün gelir tekrardan çıkarlar karşınıza…
Saygılarla…
Yüzme Bilmeyen Çocuklar…
0Bizim denize olan sevdamızı anlatmaya kelimeler yetmez. Yıllar geçse de yüzme bilmiyoruz biz. Belki öğrenmişizdir yüzmeyi ama hiç bir zaman boyumuzdan ötesine gidemedik. Tabiri caiz ise korktuk, cesaret edemedik. Ama bir an olsun denizin bize anlattıklarından nefret etmedik. Hem korktuk, hem de sevdik onu. Tıpkı imkansız bir aşkın getirisi gibi…
Yüzme bilmeyen çocuklar… Hikayenin adı bu. Her şey var içerisinde; ailenin getirdikleri ve götürdükleri, bir kadının hayatı nasıl zehir edeceği ve bir kadının bataklıktan sizi nasıl kurtarabileceği; tecrübeler var ötesinde, pişmanlıklar var, tekne ile denize yolculuklar var, okyanus ortasında yalnız başına kalmak var… Sonra yanınıza yaklaşan iki dost var… Kıyıya çıktığınızda kendinizi bulduğunuz kent var, İstanbul var içerisinde… Cepte tek kuruş yokken İstanbul’u İstanbul olarak yaşamak var… Bu hikayenin kahramanı yok sadece adı var… O da Yüzme Bilmeyen Çocuklar…
Yüzme Bilmeyen Çocuklar… Yeni bölümümüzün hangi içeriklere sahip olacağını niteleyen giriş yazımızdı. Yazıdan anlaşılacağı gibi bundan sonra sadece objektif yazılar yazmayacağız. Acılarımızı, hüzünlerimizi, mutluluklarımızı, kısacası kendi içimizde yaşattıklarımızı burada yazıya dökeceğiz. Bu yazılar (hikaye olur, şiir olur vb.) herhangi bir kaynaktan veya kişiden esinlenerek yazılmayacak, tamamen kendimize ait olacaktır…
Saygılarımızla,
Gri Sayfalar
