Kişisel
Kalbin ötesinde…
0Yürüyen bilir bu yolların uzunluğunu,
Yaşayan bilir bu dertlerin yükünü.
Bir insan ömrü gelip geçmiştir
Harcanıp giden yürekten yüreğe.
Bir sevgidir zamanın öncülük ettiği
Çırpınır durur kalbin ötesinde…
Ellerde boş yükler sallanır rüzgardan
Alınan çiçekler soluk birer süs misali
Savrulur durur pencerenin önünde
Az da olsa kokusu gelir bu taraflara
Bir umut getirin o yollardan…
Yalnız değilsiniz soluk dostlar
Yağmur yine yağar,
Güneş yine doğar,
Yeniden yeşerirsiniz!
Bense soluk bir genç
Ömrümün kıyısında
Göç edeceğim zamanı beklerim
O olmadan aklımda…
Bir Rüyanın Sonu
0Bir Rüyanın Sonu
Sana kavuşmak… Sana veda etmek…
Unutmaman Dileğiyle
0Olmuyor…
Sensiz yaşanmıyor bu hayat.
Gözükmüyor…
Bir umutta olsa ilerisi bilinmiyor.
Bu yolculuk uzun sürdü artık bedenim dayanmıyor.
Bırakma diyemeyeceğim sana;
Gitte diyemeyeceğim…
Yaşamak için ihtiyacım olan;
Sadece mutluluk ve sevgi.
Onlardır ki;
Kaç zamandır başkasında bulamadığım…
Bu yüzden;
Sana geldim…
Dünya meleği…
Çünkü…
Ancak sen yaşatabilirsin beni..
Yolculuklar uzun bilinmez dertler sahipsiz
Sende yollara koyarsan beni…
Bende sahipsiz.
Benim gücüm yok
Yeni yollara, yeni yolculuklara
Sadece sana gelen yollarda
Yorgunluğu hissetmem
Aynı yolda birçok kez harap olsamda…
Soğukta olsa, karda yağsa yağmurda ıslatsa
Buz tutsada kalbim;
Isıtır içimi hayallerin…
Bilmiyorum…
Güçlü olsam yine eskisi gibi
Kaybettiklerimi kazanabilir miyim geri?
Giden zamanı yaşayabilir miyim seninle?
Sanki hiç geçmemiş hiç yaşanmamış gibi…
Taşıdım bu hasreti yana yana
Doldurdum sayfaları kelimelerle
Soğuk akşamlarda güneş yoktu ufukta…
Yüreğimden gelenlerle,
Sana söyleyemediklerimle,
Gül bahçesi kurdum harabelerde…
Hatıralarımı serpiştirdim yüreklerine,
Açan tomurcuklara senin ismini verdim…
Unutmamak dileğiyle…
Bir rüyanın sonu;
Sana kavuşmak…
Sana veda etmek…
Senin ellerinde,
Işıltısı okunsun gözlerinde…
Bir rüyanın sonunda;
Unutmaman dileğiyle…
Ne Yapsın?
0Benimle tanışmak için uğraşırmış karanlıklar
Söyleyin vakit kaybetmeden girsinler içeri.
Zor bela gelmişler buraya kadar
Hep ışıltılar kesmiş önlerini.
Yıldızım uğramışssın bizim sokağa dün gece
Arayıpta bulamadığın neydi gel bir de bana söyle.
Neden bu geliş kapımı çalamayacak kadar gizli
Bir hayırsız değilsin sen, sadece korkak bir sevgili…
Anlatamadım aşkımı koyuldum kapının önüne.
Beni dışarıya atmayı başarabilmiş gibi,
Sevinmiştir içeride günden güne.
Ne yapsın, o garip bir sevgili…
Mutlulukla süsleyememiştir hayatını
Etrafında ki herkese parlar marifetmiş gibi
Bana gelinceyse utanır söndürür ışıklarını
Ne yapsın, yabancıdır ona bu sokağın sesi…
Bilmez fırtınaların şiddetini bu denizde
Rüzgar değmemiştir ki yüzüne
Hafif poyrazı görebilmiştir belki
Ne yapsın, o seyrini bilmeyen bir gemi…
O An Tanımsız
0Soğuk bedenimin tek hakimiyken
Bir anda gerilen sinirlerime engel olamayan ben.
Hayatımın kaybını getirecek olan o an;
Ve o his damarlarımda dolaşan…
Son durağı kalbim olacak olan bir sis bulutu,
Hüzünlü bir nefes alış, beraberinde yine bir kayıp…
Gözlerime doğru hareket eden bir birikinti
Damla damla akan gözyaşları…
Kirpiklerimin titremesiyle kapanması aniden
Açılınca yerinde bulamadığım sen…
O anı böyle tanımlamak isterdim ama…
O an hala tanımsız hatıralarımda.
Bir boşluk içi doldurulamayan…
Her seferinde farklı tarifler, farklı anlatışlar
Farklı dinletiler, farklı kelimeler…
Değişmeyen tek şey sonucunun kayıp olup
Yitirdiklerimin aynen kalması…
Ellerimin buz kesip kilitlenmesi,
Dilimin düğümlenmesi,
Gözyaşlarımın yoğun etkisiyle yutkunamamak…
Hatırladıklarım bunlar,
Gözlerimi açıp kapayınca kadar yaşanan
Sadece bunlar…
Tanımsız o andan geriye kalan…
Zamanın belirsizliği yaşanırken
Yağmurun günlerce yağması,
Havanın kararması aniden…
Gökyüzüne doğru yükselen bir yıldız;
Zamanın gizlendiği an…
Tanımsızlığa açılan bir yelken
Yolunu şaşıracan bir yolcu,
Sonra bir melek kanatları onun için siper…
Hislerin kabarması kalplerde
Zamanın unutulması…
Yüksekliğin hesaplanamaması…
Meleğin birden kaybolmasıyla
Gökyüzünden kayan bir yıldız misali
Yere çakılan ben…
O anı böyle de tanımlamak isterdim ama…
O an hala tanımsız hatıralarımda…
Değişmeyen tek şey sonucunun kayıp olması…
Yitirdiklerimin aynen kalması…
Artık senin olmaman hayatımda.
Nasıl yaşar bu halde diye düşünmeyip
Giderken yerinden sökmek kalbimin yarısını
Farklı diyarlarda, farklılıklarla yok etmek…
Benden uzaklarda beni
Yalnızlıklara emanet etmek…
Başka yolu yokmuş gibi beni öldürmenin…
En acı verenini düşünmek…
Hatıralarıma sinen bir kokudur artık
Tanımlanamayan o an için bir not düşmek…
Sürükleniyorum Sona Doğru
0Adımlarımı ağır ağır atarken
Yavaşta olsa bir sona doğru sürüklendiğimi farkettim…
Varsın bir kerede adımlarım sürüklesin beni
Sevgiliye olan saygımdan ne kaldıysa geriye
Onlar taşısın şimdi sona doğru…
Belki kavuşmak var sonunda;
Belkide unutulamayacak bir veda…
Bilinmeyene doğru…
Sevgili ile buluşmaya az bir zaman kala
Uzun bir yolculuk bu…
Sonucu bir güzelin dudaklarından dökülecek,
Damla olup gözlerinden akacak…
Utangaç olursa içine kapanacak bir süre
Kendinde gizleyecek ne yapacağını bilmeden
Gittiği her yere götürecek,
Nefesiyle birlikte soluyacak…
Düşünmeden edemeyecek o sonucu…
Ne kadar uzun bir yolculuk olduğunu anlayacak…
Zamanın ne kadar geniş bir deniz olduğunu anladığı gibi…
Sürükleniyorum sona doğru şimdi
Aynı zamanda dünya meleğinide sürüklüyorum
Birlikte bir sona doğru gidiyoruz…
Kimdir diye sorarsan yazık sana ey yar!
Senden başkası olamaz ki,
Bu kalp sonra kime ağlar?
Sürükleniyorum sona doğru şimdi
Yalnız değilim yanımda sen varsın
Yaklaşınca haberdar edeceğim ben sana
Malum burası benim diyarım ve burda her an soğuk…
Belki önlemini alırsın, geriye tek başına dönmekte var…
Belki de bana sığınırsın daha ileriye beraber gitmekte var…
İşte bu yol böyle bir yol meleğim…
Sonuna doğru sürükleniyorum ben şimdi…
Neden Ben?
0Nereden başlamak gerekiyor bilinmez
Görebildiğin ilk noktadan hareket edersen
Görebildiğin en uzak yerle yetinirsin…
Hissedebildiğin ilk nokta olsa başlangıcın
Sonunu bir türlü getiremezsin…
Sistematikleştirirsen tat alamazsın
Sadece yaşarsın günleri…
Dünü özlersin…
Yarını beklersin…
Bugünü ise tefarruatmış gibi geçirirsin.
Sonra en ufak hatada namluyu çevirsin kendine
Parmağın tetikteyken bir de kendine sorarsın aynı soruyu…
Neden..
Neden ben?
Cevapsız kalan soruların üstüne eklenemeyecek kadar şeffaf
Aklının bir ucuna takıldığı zaman kemirici
Cevabını bulduğun an ise
Kendini sona doğru götürebilecek kadar ihanetçi…
Bu soruyu sormak için çok geç kaldım aslında.
Gidenleri beklemekle geçirmemeliydim günleri
Bugünü yaşamalıydım…
Yarını beklememeliydim ısrarla
Gözümün önündekileri görmeliydim
Umut beslememeliydim uzaklarda
Her şeyi kabul ederek yükleri hafifletmemeliydim…
Tek başıma kalmamalıydım onca yükün altında
Seninde zarar görmene izin vermeliydim…
Bunları yapabilseydim ben
Bugün bu soruyla uğraşmayacaktım…
Neden ben? Kendimi es geçemeyecek kadar kibirli olduğum için;
Neden ben? Hala sana zarar gelmesini istemediğim için…
Neden ben? Mutlu olmanı isteyebildiğim için;
Neden ben? Onca olana rağmen seni değerli görebildiğim için…
Neden ben yanarım her an için için…
Çünkü sevdanın ateşi artık yanamayacak kadar güçsüzdür başka kalplerde…
Sorunun cevabı bu olsa gerek,
Devamı hatıralarda gizlidir…
Alınganlıklara yer yok artık ikimiz arasında;
Yine de bil!
Bu bir sitem değil sana…
Olsa olsa günlerdir bileyerek zaman geçirdiğim
Sapı yosun tutmuş, ucu paslı hançerdir!
Islak Hayaller
0Bu gece kalbimde gizli bir misafiri çıkarıyorum ortaya
Islak hayallerim…
Yağmurun değil gözyaşlarımın altında ıslanan geleceğim…
Eğer merak ediyorsan nasıl gizlendiklerini
Dilleri yok onların ama kalpleri bir bütün benimkiyle…
Sadece bir emir gönderirler ellerime ve onlarda yazar
Bir sonraki mısraları hiç çekinmeden…
Sonbaharın kara bulutlu ve yağmurlu bir günü İstanbul’da…
Kasvetli bir hava, sabahında sis kaplı sokaklar
Günü aydınlık gösterecek olan bir nefes yükselir yedi tepeye doğru
Güneşin habercisidir bu bulutların arkasında gizlenecek…
Olağan haliyle devam ederken yaşayış her yerde
Bir yer sallanır yıkılırcasına…
Deprem…
Kalp depremi…
Son adımı attığım ve yere yığıldığım o an haliyle…
Bir sokağın ortasında kimselerin olmayaşını fırsat bilerek
Dökülen gözyaşları…
Bir zaman sonra kanamaya başlar yorgunluktan gözler
Süzülerek bedene yayılır sulanarak akan kan.
Islanan hayaller…
Kendi gözyaşlarımla…
Kendi kanımla…
Ulaşır kalbime sonsuzluğumun göçebe misafirleri…
Unutturmak istemezler bana seni…
