Archive for Ağustos, 2010
Facebook “Dislike (Beğenme)” Butonu Aldatmacısı
1Bugün teknoloji haber sitelerine düşen bir haberle belkide bir çok kullanıcı şöyle derin bir nefes aldı bilgisayarının başında. Her ne kadar tartışmalı da olsa Facebook kendini yenilemek, bir şeylere imkan sağlamak için uğraş veriyor. Ama her nedense bu uğraşlar hep kullanıcı tarafından yetersiz bulunuyor ve geliştiricilerin ortaya koydukları Facebook uygulamalarına (applications) başvuruluyor. Peki buna başvururken kullanıcılar hangi uygulamanın ne işe yaradığını biliyorda kullanım şartlarını okuyor mu?
Dislike (Beğenme) Butonu Tamamen Aldatmaca !
Facebook üzerinde bir çok uygulama yer almaktadır. Bir çoğu kişinin profiline direkt etki eder, bir çoğu oyundur, bir çoğu da önemli ya da anlamlı sözler vb. ama unutulmamalıdır ki bir çoğu da gereksiz veya tehlikelidir. Bunların en can alıcı örneğini “Dislike (Beğenme)” düğmesi olarak nitelendirebiliriz.
Birileri bir uygulama geliştirmiş ve sözde kullanıcı o uygulama kullanmayı kabul ederse Facebook’ta yapılan yorumlarda, resimlerde, gönderilerde kısacası kullanıcı aktivitelerinde “Beğen” butonunun yanında “Beğenme” butonuda bulunacakmış. Böylece söz konusu kullanıcı düşüncelerini daha kolay bir şekilde ortaya koyabilirmiş. Öncelikle sormak lazım: “Beğen” düğmesini oraya koyan Facebook yetkilileri “Beğenme” düğmesinin olacağını düşünememişler mi? Yoksa “Beğenen beğenir, beğenmeyende es geçer.” diyerek gereksinim duymamışlar mı?
Her neyse konumuza geri dönelim; işte bu sözde “Beğenme” düğmesini profiline ekleyen kullanıcının önüne kullanım şartları getirilir. Burası ya İngilizce olur ya da pek çok kişinin anlayamayacağı dildedir. Gerçi İngilizce’de olsa farketmiyor hatta Türkçe bile olsa farketmiyor çünkü bizim kullanıcılarımızın büyük bir bölümü orayı okumuyor. Bu kullanım şartlarında “Uygulamayı geliştiren kişi kullanıcının duvarına erişim sağlayabilir.” şeklinde bir de madde yer alır, tabi kullanıcı okumadığı için kötü niyetli geliştiriciler açısından sorun yok onlar istediklerini elde etmişlerdir. Ardından kullanıcılar profillerine girdiklerinde duvarlarında bir sürü reklam benzeri gönderiler görürler. Umursamayan için hoş tabi ancak bu arkadaştan arkadaşa bu şekilde devam eder ve sonuç: Tebrik ederiz, reklam yağdıran bir profile sahipsiniz.
Binlerce Benzer Uygulama Bulunuyor…
Fazla detaya girmeden yani lafı fazla uzatmadan söyleyeceğim, yukarıda söylemiş olduğumuz durumlar sadece “Beğenme” butonu ile ilgili bir olay değildir. Buna benzer onlarca,yüzlerce hatta binlerce uygulama bulunuyor. Tabi ki bununda önüne geçilebilir, her teklif edilen uygulamayı kabul etmezsiniz, güvenmediğiniz uygulamalardan uzak durursunuz veya kullanım şartlarını okuduktan sonra uygulamayı ekleyip eklemeyeceğinize karar verebilirsiniz. Ayrıca eğer onlarca uygulamaya sahip bir profiliniz bulunuyorsa en yakın zamanda temizlik yapmanızı öneririz.
Haber için CHIP Online ve CNet Türkiye’ye teşekkürler...
Google, Korsana “Dur!” Diyebilir Mi?
0Korsan paylaşım ya da yasadışı paylaşım, bu konu internet dünyasının en hararetli tartışmalarından birisidir. Yıllardır süre gelen bu tartışmaya “Dur!” diyebilmek için Google yeni bir yöntem geliştirmeyi önerdi. Google Chrome işletim sisteminde kullanılacak olan bulut sistemi medya paylaşımına da uyarlamaya çalışacaklar. Yani kullanıcı direkt olarak istediği medyaya ulaşabilecek, dinleyebilecek ancak onu elde edemeyecek. Bunun için gerekli olan tek şey ise internet bağlantısı, bu durumda taşınabilir medya aygıtlarının durumunun ne olacağını kestiremiyoruz. Çünkü bir çoğunda internet özelliği yok ve kişi istediği her yerde bir internet bağlantısına sahip olamayabiliyor.
Bölüm 1 : Chrome OS Başarılı Olabilecek Mi?
Bulut sistemi düşünmeye başlarken en güçlü örneklerden birini göz önünde bulundurmak gerekir. Chrome OS, bulut sistem üzerine kurulacak olan bir işletim sistemi. Açık kaynak kodları kullanılarak geliştirilmesi sürdürülüyor. Muhtemel olarak 2010 yılının sonlarında ya da 2011 yıllarının başında resmi olarak dağıtılmaya başlanacak.
Chrome OS’un asıl hedefi Netbook olarak tabir edilen küçük dizüstü bilgisayarlar. İnternet kullanıcılarına odaklı olan bu sistem daha önceden anlaşma sağlanan üreticilerin piyasaya sürdükleri dizüstü bilgisayarlarda yer alacak. Bu işletim sistemi için ekstra bir miktar ödenmeyecek veya ödenecek miktar düşük düzeylerde olacak.
Şu ana kadar yazmış olduklarımız bilgilendirici detaylar. Ancak Chrome OS ne kadar sevilecek, akibeti ne olacak bunu bilemiyoruz. Bu durumda bulut sistemin başarılı olup olamayacağınıda kestirmek zor olacak. Yani Google’ın bulut sisteminin neler getireceğini ancak Chrome OS resmi olarak kullanıcıya sunulduğunda görebileceğiz.
Bölüm 2 : Korsan Kullanım ve Tespiti
Google korsan paylaşımı durduramayabilir ancak korsan paylaşımı denetleyebilir. Bugün dünya üzerinde çoğu kişi arama motoru olarak Google’ı tercih ediyor. Google neyin arandığını, nerede bulunduğunu ve nereye girildiğini aslında çok iyi biliyor. Bu durumda kendi sayfasına eklediği siteleride takip edebilecek niteliğe sahip olduğunu düşünüyoruz. Telif hakkı savunucularının mensup olduğu büyük kuruluşlar Google ile anlaşmaya gitseler; kimin neyi nereden indirdiklerini, nerede neyi bulduklarını belirleyebilecekler. Bu durumda ortaya sadece hukuki işlemleri başlatmak kalacak. Tabi bunlar niye yapılmıyor ya da neden yapılamıyor bunu da bilemiyoruz.
Bölüm 3 : Taşınabilir Medya Aygıtları
Çoğumuz müzik dinlemek için cebimizdeki telefonu ya da ayrı olarak aldığımız taşınabilir medya aygıtlarını (Mp3 Player, iPod vs.) kullanıyoruz. Bunların bir bölümünde internet yer almıyor veya yer alsa bile kullanmak için ekstra maliyet gerektiriyor. Bu durumda Google’ın oluşturacağı sistemi medya aygıtlarında kullanmak biraz zor gibi gözüküyor. Bize kalırsa da Google’ın sisteminin önünde yer alacak en büyük engel bu.
Google’ın korsan paylaşım ya da yasadışı paylaşım ile mücadelesini ilerleyen günlerde göreceğiz. Ancak bizim yorumumuz bu sistemin önündeki engeller kaldılırsa büyük ölçüde başarı sağlayabileceğini yönündedir. Yine de bekleyip görmek lazım.
İlgili habere buradan göz atabilirsiniz.
